Basketbol Milli takımımızın da yer aldığı 2007 Avrupa Basketbol Şampiyonası 3-16 Eylül arasında İspanya'da oynanacak. Şampiyonanın resmi yayıncısı NTV, Türkiye maçları başta olmak üzere turnuvayı canlı yayınla evlere taşıyacak. Türkiye’nin
|
#1
|
||||
|
||||
|
Eurobasket 2007
Basketbol Milli takımımızın da yer aldığı 2007 Avrupa Basketbol Şampiyonası 3-16 Eylül arasında İspanya'da oynanacak. Şampiyonanın resmi yayıncısı NTV, Türkiye maçları başta olmak üzere turnuvayı canlı yayınla evlere taşıyacak.
Türkiye’nin Litvanya ile oynayacağı ilk maç Pazartesi 21:30’da NTV’den canlı yayınlanacak. Grubumuzdaki diğer maç ÇEK C.-ALMANYA maçı ise 19:00’da. Turnuvanın iddialı ekipler arasında bulunan Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Litvanya ve Almanya’nın da yer aldığı C Grubu’nda mücadele edecek. A Grubu'nda Rusya, Sırbistan ve Yunanistan, B Grubu'nda Portekiz, Letonya, Hırvatistan ve İspanya, D Grubu'nda ise Polonya, İtalya, Slovenya ve Fransa mücadele edecek. Yarın İspanya'ya uçacak olan Milliler'de 12 kişilik kadro şöyle oluştu; PG-Ender-Engin-Hakan SG-İbrahim-Cenk SF-Hidayet-Ersan PF-Kerem-Kaya C-Mehmet Okur-Ermal-Semih Türkiye, 4 Eylül'de Almanya, 5 Eylül'de ise Çek Cumhuriyeti ile karşı karşıya gelecek. 4 Eylül Salı 19:00 LİTVANYA-ÇEK CUMHURİYETİ (C) 21:30 TÜRKİYE–ALMANYA (C) 00:00 İTALYA-FRANSA (B) 5 Eylül Çarşamba 19:00 LİTVANYA-ALMANYA CANLI (C) 21:30 TÜRKİYE - ÇEK CUMHURİYETİ (C) 00:00 HIRVATİSTAN sustukların büyür içinde |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Serkan Erdoğan'ın sakatlığı kötü oldu, rakibimiz olarak gördüğümüz çoğu takıma karşı backcourtta büyük bi dezavantajımız olacak İbrahim'in iyice yaşlandığını, Cenk'in ise bu sene beklenen patlamayı yapmak bir yana düşüşünü göz önüne alırsak. Ama pota altının maşallahı var oh, tosunlar.
devrim için tek yol tabldottur. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
heyecanla bekliyorum maçları bir an önce başlasada izlesek
Son düzenleyen JosefK : 01-09-2007 - 08:47 |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Grubumuzdaki ilk maçlar sona erdi, favori Almanya Çek Cumhuriyeti karşısında oldukça zorlandı ve ancak uzatmalarda maçı ittirerek, tökez tökez kazanabildi. Nowitzki 35 sayı 11 ribaundla takımını sırtladı. Bizim maçımıza geçmek istiyorum şimdi ama iç çekmeden gelemiyorum. Turnuva başlamadan nerde bu Tutku Açık niye Ömer Onan da alınmadı bu kadroya diye hemen cozdurmak, hemen kalayı basmak istemiyordum fakat Litvanya maçı beni ve tüm kahve ahalisini haklı çıkardı. Zaten bu maçı kazanmamızı beklemiyordum çünkü geçen turnuvada oynamayan - NBA'de de oynamaya oynamaya biraz paslanmış olsa da - Jasikevicius'lu ve kişisel olarak çok beğendiğim Siskauskas'lı Litvanya bence bizim değil bir üst seviye olan Yunanistan, İspanya gibi takımların rakibi. Zaten Litvanyalılar bu maça Japonya'da onları 2 kez yendiğimiz için çok daha farklı bir gözle bakıyordu. Litvanya bir ekoldü vs... Hem içerden hem dışarıdan oynayabilen Serkan Erdoğan sakattı bizde ve bu yüzden hücumda 2 küsür metrelik tomruk yığınları olarak karşı sahaya yuvarlanarak geçen bir 5 imiz olacaktı. Ve beklenildiği gibi karşı sahaya yuvarlanarak geçtik, kendi sahamıza dönmedik, vakarlı şekilde ilerledik ve bir sürü fast break yedik, kolay sayı şansı verdik. Hakan Demirel birazcık olsun Jasikevicius'u yavaşlatmayı denedi, çok azıcık yavaşladı Jasikevicius, pek iplemedi, cofur cofur yaktı fileleri. Bir coachtan gördüğüm en aciz hamlelerden biriydi bu tüm doğuştan gelen milli takım taraftarlığım boyunca. Şu takıma faydalı olabilecek, hem de Jasikevicius gibi sinirlendiğinde takıma zarar verebilecek, zırlayacak, mızıkçılık yapacak bir adamı zamanında sinirlendirmeyi başarabilmiş Tutku Açık varken sene içinde takımında sahaya sadece yerine girdiği oyuncu alkışlatılmak istenilirse giren Hakan Demirel'in tercih edilmesi.. Hakan iyi bir oyuncu olabilir, ama hayır iyi bir oyuncu olamaz. Kötü bir oyuncu hatta düpedüz. Ve ne olursa olsun bu kadar karaktersiz bir hücum ortaya koymamızı, sahanın 5 farklı köşesine dizilip - uzunlarımız dahil - teker teker mancınık gibi şut atacağımızı, bu kadar 3lük deneyeceğimizi beklemiyodum. Hidayet, Memo'yu boş yere eleştirmemek gerekir, takım halinde hiç bir şey üretmeyi denemedik ki onlardan yüzdeli şut atmalarını bekleyelim. Takımda en çok Ender'i beğendim, nedenini bilmiyorum, asist yapmayı denedi arada bir içeri penetre etti en azından sanırım bundan. Bir takım point guardı kadar konuşur diyen kısa boylu, bolca beyin yiyen, kıvrak guard arkadaşları sevindiren bir maç oldu. 86-69 ohş. Son sözüm Kaya'ya. Basketbolun Servet Çetin'i bu arkadaştır. Efes'te yetişti Tau'da pişti, milli takıma patladı.
devrim için tek yol tabldottur. Son düzenleyen wikmaster : 03-09-2007 - 23:52 |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
maçın son 2-3dksını izlemeye yüreğim el vermedi ama galiba felaket bi şekilde yenildik
:
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Almanya maçınıda seyretme şansım oldu ve Almanya tek başını sırtını Novitzky'e dayamış gittiği yere kadar gidecek. Şutu olan ve dengeli atışlar yapan Dirk'te takımını taşıyacak. Eğer mithat her maç bu oyundaki gibi katkı yaparsa Almanya ilerler bu turnuvada çünkü Dirk durdurmak imkansıza yakın.
Bizim maç için söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. Bir takım sıfır hucüm planıyla mı sahaya çıkar ? Bir takımda şutu en kötü oyuncu olan Kerem'in nasıl üç sayı çizgisi arkasından şut atması beklenir ? Bu takım nasıl birtek oyun kurucuyla turnuvaya katılır ve tüm yük ender'in sırtına bırakılır. Hakan konusunda kesinlikle katılıyorum , yeteneğine güvendiğim bir oyuncu ancak daha gelişmesi gerekiyor. Milli takım'da oyuncu geliştirme yeri değil. Bunun yanısıra Ibrahim'in hala bu takımda olmasınıda aklım almıyor. Oyunu çok iyi takip edenler şunu çok dikkatli görebilmiştir. Litvanya Ibrahim'in girmesiyle bir anda coştu çünkü ibrahim'in savunmadaki ve hucümda yavaş kalması yanısıra dengesizliği bir anda üst üste fast breakler sonucu dağılmamıza yol açtı. Ayrıca Nba'de oynayan oyuncularımızın yaratıcı oyuncular olmadığını kabul etmemiz ve onlara büyük yıldız muamelesi yapmaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Hem Hidayet hem Mehmet ikiside takımlarında bitirici oyuncu olarak oynuyorlar. Bu ikiliye karşı Dirk hem yaratıcı hem bitirici oyuncu ancak özellikle Hidayet yaratıcılık rolüne soyunduğu zaman dengesini kaybettiğinden normal perfonmansının altında kalıyor. En büyük üzüntüm ise Tanyeviç'in Aydın Örs hocanın yerine Fenerbahçe'nin başına gelmesidir. Belliki bir sonraki deneyi Fenerbahçe olucak. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
yazık etti türkiyem
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Ayrıca Nba'de oynayan oyuncularımızın yaratıcı oyuncular olmadığını kabul etmemiz ve onlara büyük yıldız muamelesi yapmaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Hem Hidayet hem Mehmet ikiside takımlarında bitirici oyuncu olarak oynuyorlar. Bu ikiliye karşı Dirk hem yaratıcı hem bitirici oyuncu ancak özellikle Hidayet yaratıcılık rolüne soyunduğu zaman dengesini kaybettiğinden normal perfonmansının altında kalıyor. Ortalamanın üstü takımların çoğunda - NBA'de oynamasa da olur - fırsat verilirse, şut kullan denilirse aşağı yukarı Memo - Hido yüzdesinde 15-20 sayı üretebilir hücum yeneteği olan birçok oyuncu. Oyuncular arasında yaratılmak istenilen havanın aksine büyük, kocaman farklar yok - belli gerçek yıldızlar haricinde. Bugün de yoktu sonuçta. Geçen turnuvada ofansif anlamda canımızı çok yakan Litvanya gençleri bugün aslar sahada yer alabildiği için görev adamı, savunma delisi, örümcek kollu, Zalgiris'li beyaz tenli cillop çocuklar gibi gözüktüler bizlere. Ama bunu farketmeyen, her takımın durdurulamaz yıldızları olduğuna inanmak istiyen, o yıldızlar her maç 50 sayı atsın ribaunda gerek yok ama 8 top çalsın, 3 blok yapsın isteyen bu zihniyet ABD her turnuvada elendiğinde şoka giriyor, 3'lük çizgisi geride onlarda alışamadı garipler diyor. Memo - Hido'nun overall olarak çok büyük fazlaları yok rakiplerine göre dediğim gibi ama tabii iyi oldukları alanlar fazlaca olduğu için üst düzey basketbolda kendilerine çok iyi bir yer bulabiliyorlar. Ama genel artılarını kullanmak yerine takımın en şöhretli oyuncuları olduğu için şutları hep bunlar atsın, bunlar üretsin asistleri diye beklersen, bu oyunculara sürekli top verip onlardan Nowitzki gibi oynamalarını beklersen onların en büyük özelliklerinden de mahrum kalırsın. Ki basketbol dahil çoğu şeyde galibiyet böyle işler, rakibinin zayıf yönünü bulursun ve kendi güçlü yönlerini açığa çıkartmaya çalışırsın ki rakibini alt edebilesin. Ama bugün avantajlarımızı kullanmadık, handikaplarımızı da kazdırdık. Mehmet son dakikaları çok iyi oynabilen bir oyuncu olmasına rağmen son 4 dakika oyunda değildi, ki fark çok yüksek değildi. Hidayet bitirici bir oyuncu fakat hep kendi şutunu yaratmaya çalıştı bugün. İbrahim iyi bir şutör olabilir ama iyi şutörüm ben lan diye kanıtlamak istercesine sürekli rakibin parmağı gözündeyken şut atmaktan vazgeçmeli. Bir de İbrahim ne zaman sol eliyle top sektirebilecek merak ediyorum. Savaşçı dediğimiz pota altı oyuncularımız, rakibin kısaları içeri drive ettiğinde izlemekle yetindi, rakip uzunların atletik yetenekleri karşısında direnmediler bile. 2 maçımız daha var, gruptan 3 takım çıkacağı için Çek Cumhuriyeti bizi gözüne kestirecektir. Litvanya'nın onların 2 basamak üstünde olduklarının onlar da farkındalar. O maçta basit hataları tekrarlamamak ve gruptaki asıl rakibimiz olan Almanya'yı daha doğrusu Nowitzki'yi nasıl durduracağımızı düşünmeliyiz şimdi. Ana rakibimizin Almanya olması bence yine bir şans çünkü en azından Nowitzki'nin karşısına kalıbı kalıbına dikebileceğimiz 2 oyuncumuz var. devrim için tek yol tabldottur. |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Dirk'in karşısına koyabileceğimiz bir tane bile oyuncumuz olduğunu düşünmüyorum malesef. Dirk topu aldığı zaman gerçek anlamda hızla içeri drive edebilen gerektiği zaman Magic'i aratmayacak paslar çıkarabilen , hem içerden hem dışardan oynayabilen bir oyuncu. Karşısına kalıbına ugun koyabileceğimiz oyuncular Mehmet ve Semih , ancak Mehmet'in ayakları Dirk'in yanında çok yavaş kalıyor ve karşı karşıya oynatırsak ciddi anlamda sıkıntı yaşarız. Semih'te çok yetenekli olmasına karşın heyecanlı ve çabuk faul yapan bir oyuncu ancak ayaklarının daha hızlı olması bir nevi avantaj. Aslında yapılması gereken hamle çok basit. Dirk'e top geçtiği zaman Mithat haricinde seçeceğimiz bir oyuncularını riske ederek Dirk'e çok sert ikili savunma oynayacağız. Bunun yanısıra Dirk'i yormanın ikinci sırrıda hucümdayken Dirk'in üstüne oynamaktan geçiyor. Çünkü Dirk yorulduğu zaman şutu normalde olduğundan daha güçsüz durumda oluyor.
Almanya karşısında hucümda yapmamız gereken en önemli olgulardan biriside 1 nolu hucüm opsiyonu olarak Ersan'ı ve bence ilk 5 te başlaması gereken Semih'i kullanmalıyız. Bu iki oyuncunun dışarıya çıkaracağı paslar ile birlikte 2-3 opsiyonlu olarak Mehmet ve Hidayet skor gücümüzü üstlenmeli. Litvanya mükemmel bir takım ve eğer bu akşamki perfonmanslarını sergilerlerse açıkçası benim en önemli favorilerimden. MO kadar oyuncu ismi yazmışsın ama mesela bence hem savunma hem hucümda çok kritik rol üstlenen Macilius'u atlamışsın. Mükemmel altyapıya sahip oyunculardan oluşuyor Litvanya. Savunmadan hucüme çıkarlarken insanın gözü kamaşıyor. Bir takım nasıl bu kadar başarılı bir şekilde her boşluğu kullanarak hucüma çıkabilir resmen ders veriyorlar izleyenlere. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. Son düzenleyen Lizard King : 04-09-2007 - 01:25 |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
bende semihi neden oyundan çıkardı onu anlamadım geçen seneki oyunu ve isteği bir tek onda görmüştüm bu maçta.
sustukların büyür içinde |
|
#11
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Bugün Litvanya'da bunlar iyi oynadı diye yazmadım kimseyi zaten çünkü hepsi iyi oynadı neredeyse. Lavrinovic biraderlerden tut, Jasikevicius'un yerine giren, ismini bilmediğim ve bakmaya üşendiğim K ile başlayan oyuncuya, düşüşte denilen Javtokas'a kadar hepsi iyi oynadı seyir zevki verdiler tarafsız gözlere. Macilius zaten oldukça da genç ileride daha çok konuşmak zorunda kalırız onu her açılış maçını Litvanya ile oynamaya devam edersek turnuvalarda.
Dirk'le eşleşmeyi sadece fiziksel bağlamda dedim zaten, Dirk ne yapar eder sayısını bulur ama fiziksel eşleşebilcek adam bulunsun ya da bulunmasın. Dirk'ü ancak Shawn Marion'u falan türkleştirebilirseniz tutma ihtimaliniz olur. Ama en azından yıpratabiliriz onu boylu poslu adamlar vererek savunmasına. Öyle hem atletik, hem uzun, iyi zıplayan ayakları üzerinde hızlı ve savunmayı bilen bir adamımız zaten yok. Olsa öyle bir insanoğlu sırtına 10 numara verir her branşta oynatırdım, hücumda yetenekliyse de Dirk onu savunmak zorunda kalırdı belki. Çoğu takımda onun cüssesinde 3 numaraya çıkabilen bir oyuncu bile yok ki Çekler de bunun sıkıntısını çektiler bugün gayet. Ama en azından Hidayet, biraz Ersan ve Kaya boy olarak eşleşebilirler onunla. Gazetelere inanırsanız Hidayet zaman zaman Nowitzki'yi oyuna küstürebiliyordu bile NBA dönemlerinde. Ersan'da biraz faullü falan durabilir bir süre karşısında 3 numarada oynadığı dönemlerde, ama takım savunması yapmadan yardım getirmeden çok kısıtlı sayıdaki belli ve gününde oyuncular dışında kimse tutamaz zaten Dirk'ü bu turnuvada, Dirk iğneyle sahaya çıkmazsa. Zaten Dirk'ün olayı savunmacısının ona yapıştığı anlarda ortaya çıkıyor. Çok çeşitli yollardan sayı üretebiliyor ve fade away atışını sahanın her tarafından kusursuca yapabiliyor. Savunmayı küçümseyen,yok sayan,ona burun kıvıran bir hücum gücü bu. Eğer enerjisi olsa ve tüm topları kullansa %50 civarında falan atar 40 dakika boyunca. 4 numarada ise Kaya önceki Almanya maçlarından birinde Nowitzki'yi oldukça sinirlendirebilmişti. Tekrarlayabilirse kazanırız, çünkü Almanya zaten Nowitzki durunca duran bir takım. Hücumda Ersan demişsin ama Ersan oldukça formsuz bu aralar ve kendi şutunu pek yaratamıyor hala, ama iyi bitirebiliyor istikrarsız da olsa kimi günler. Bence Almanya maçını kazanırken yapacağımız hücum savunmamızdan başlamalı. Çünkü diğer oyuncuları pek top sevmeyen, baskı yediğinde hata yapabilen oyuncular. Yaşlı da bir takım - turnuvanın en yaşlısı - ve onları koşarak, kaptığımız toplardan çıkacağımız fast breaklerle oldukça yıpratabiliriz. Biraz akıcı oynayabilirsek setlerde ve hızlı koşabilirsek ileri kazanacağımızı düşünüyorum. Ömer Onan'ı arıyorum ah. devrim için tek yol tabldottur. Son düzenleyen wikmaster : 04-09-2007 - 15:29 |
|
#12
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Ömer Onan benimde içimde çok büyük bir yara açıkçası. Bugün Litvanya'ya bizden alıp bir oyuncu koysak tek sırıtmayacak isim belkide Ömer Onan. Ayrıca bir diğer noktada büyük koç ! Tanyeviç Fenerbahçe'ye geldiğinde Ömer'den nasıl yararlanacak ? Yada yararlanabilecek mi ? Buda beni çok düşündüren noktalardan bir tanesi.
Dirk'i hucümda Ersan , Hidayet , Kaya hepsini ezer geçer. Bir kere boy olarak çok fazla üstünlüğü var bu üçlüye karşı ve bu üçlünün hiçbirisi onu durduracak güce sahip değil. Belki Hidayet yavaşlatabilir ama ben yinede Semih'in en verimli olacağını düşünüyorum. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#13
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Ya Semih'i seviyorum - çok sakat oldu - ilerde baya bir şeyler bekliyorum ondan ama henüz şapşal ve sırıtkan. Üzgünüm acımasızca oldu ama öyle. Çok kolay faul problemine girebiliyor ve biraz annesinin yemek yedirmesi lazım sanki ona. Bu çocuğa resmen mantı gerek, biraz daha cüsseli olabilseydi keşke. Nowitzki'nin karşısında durabilirse çok şaşırmayabilirim ama 10 saniyede 2 faul alırsa da şaşırmam, henüz bel bağlanacak, bu kadar mühim bir görevi üstlenecek kadar kaşarlanmadı, mahir değil. Ama atletik yetenekler bakımından üstün, yıllarca sırtını dönüp de napıcam lan ben diye aval aval benche bakıp tiyo isteyen uzunlarımızdan sonra ilaç gibi geliyor smaçları falan. Muhtemelen başkasıyla savunmaya başlayacaktır Dirk'ü Tanyevik ama sonra cayıp, tırsarak, yan çizerek Semih'i falan deneyip müsbet sonuç alabilir.
devrim için tek yol tabldottur. |
|
#14
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
İlk yarı henüz bitti. 40-27 geride kapattığımız ilk yarıda Nowitzki başarılı oyunuyla dikkat çekerken, milli takımımızda tek etkili isim olarak..
Yazmıyorum lan uzun uzun. a.q. böyle işin ya.. allah belanızı vermesin, fellahlar tükürsün lan suratınıza, serbest atış lan bu, atın lan yeter artık. devrim için tek yol tabldottur. |
|
#15
|
||||
|
||||
|
Ynt: Eurobasket 2007
Maç bitti, ilk yarıda ikinci yarıya oranla daha iyi bir oyun ortaya koyduk. Nowitzki'yi 2. yarıda yavaşlattık, ama ne yazık ki 30 sayı farkla yenildik. Oysa Dirk baya bir durulmuştu, kullanamadık bu fırsatı. Zaten rakibimiz Almanlar değil onlar bir üst seviye takım. Bizim rakibimiz Çek cumhuriyeti. Barton'u durdurabilirsek maçı alabileceğimiz düşünüyorum. NBA patentli oyuncular Jiri Welsch'de bir diğer etkili silahı onların. Tabi savunmadan başlamalı hücum, önceki maçlar ölçü değil...yuh..
Tüm bu scriptleri geçersek resmen inancımı yitirdim, bu işten azıcık da olsa dahi anladığıma ve milli takımın başarısına dair tüm inancımı. Leblebi gibi şut sokuyor milli takım diyorlardı turnuvadan önce, serbest atış atamadık. Tanjevic oyun tahtasına kesinlikle yıldız ya da Pentagram falan çiziyor ki oyuncularımız 5 ayrı köşeye ağır ağır geçip şut atıyorlar. Dinsiz ibne. Ve son olarak ben böyle hantal takım görmedim, böyle ruhsuzluk da görmedim, 2 maçtır ortadaki topa atlayan bir oyuncumuz bile yok. 12 troll resmen yawu, El Amin'i falan türk yapsaydınız bari de bişeyler izleseydik. Maçtaki tek olumlu hareket Hidayet'in kasti faulu falandı, izlemeyenler şanslı sayabilir kendini. devrim için tek yol tabldottur. |
|
#16
|
|
|
|