Pragmatist ve keyifli En iyi yabancı film dalında Oscar ödülü kazanan Hayat Güzeldirin ardından Kar ve Kaplan ile yeniden karşımızda İtalyan yönetmen Roberto Benigni.Modern zamanların Şarlosu, hem başrolünü oynadığı hem
|
#1
|
||||
|
||||
|
pragmatist ve keyifli
Pragmatist ve keyifli
En iyi yabancı film dalında Oscar ödülü kazanan Hayat Güzeldirin ardından Kar ve Kaplan ile yeniden karşımızda İtalyan yönetmen Roberto Benigni.Modern zamanların Şarlosu, hem başrolünü oynadığı hem de yönettiği son filmi ile kazandığı başarının tesadüfi olmadığını da kanıtlamakta.Ne bir tekrar filmi ne de bir düşüş filmi bu bağlamda Kar ve Kaplan.Ama Hayat Güzeldir ile ortak noktalar da taşımıyor değil. Yine aşk, umut ve sevgi gibi olmazsa olmaz insani temaların temelinde sinemanın büyüsüyle harmanlanan bir hikaye. Bir sinemasever içinse hem faydalı hem de keyif verici. Sinema tarihinde klasik olmaya aday bir düş sekansı ile başlıyor film.İlk yarı boyunca da tıpkı Hayat Güzeldir de olduğu gibi kah gülümsediğimiz kah şaşırdığımız ama hep Benigni zekasından izler taşıyan ve kendisine yapılan Şarlo benzetmesini meşrulaştıran bölümler izletiyor seyircisine .Şampanyanın patladığı ve Freudlu rüya sahneleri bunların içinde akılda en çok kalanları olsa gerek.Baş karakterlerin gerektiği gibi işlendiği, filmin asıl anlatmak istediği temanın altyapısının doldurulduğu, bütün bir dramuturjik yapının sağlam bir çerçeveye oturtulduğu ilk bölüm filmin ikinci yarısına da ışık tutmakta.İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçen Hayat Güzeldir ve Irak Savaşının başlangıç dönemine tekabül eden Kar ve Kaplanı savaş filmlerinin baş yönetmeni olan Spielberg’in filmlerinden ayrı kılan temel noktada bu zaten.Sinemanın temel ilkelerinden sapmadan insani duyguların merkeze konulduğu ve kabul edilmek istenmese de ideal anlamda realistliği yansıtan bir sinema Benigni sineması.Savaşı bir güldürü unsuru olarak değerlendirdiği yönündeki eleştiriler ise işte bu açıdan haksız bir nitelik taşımakta.Propagandacı ama basma kalıp Spielberg sinemasına nazaran Roberto Benigni’nin filmlerinin neden daha kaliteli olduğunu da anlamakta yine bu yolla mümkün.Benigni’nin bir sanatçı olarak erdemi de bu noktada ortaya çıkmakta.Bütün bir sinema sanatının gerçek işlevini kavrarken gerçek bir yönetmenin sahip olması gereken entelektüel birikimi kaotikleştirmediği ve kişiselleştirmediği noktada ürünlerini farklılaştırmakta olan bir yönetmen Roberto Benigni.İzleyicisine zevk veren sinema dili ile sanatını insanların ‘gerçek hayatlarına ve gerçek sorunlarına’ indirebildiği noktada hem belirli bir kalite kazanmakta hem de büyük kitlelere ulaşmakta filmleri.Her iki filminde de yaşanan onca üzüntü ve yıkıma rağmen son kertede umut ve iyimserliğin ön plana konulduğu final sahneleri de izleyicileri salonlardan ayrılırken hayatın içine güzel duygularla uğurlama isteğini yansıtmakta.Bu özelliği ile ülkemiz sinemasında Çağan Irmak ile ortak bir paydada buluştuklarını söyleyebilmek de mümkün kanımca. Hayat Güzeldir filmini kişisel listesinin en üst noktasına koyan bir sinemasever olarak bu filmin Oscar ödülü kazanmasına ne kadar çok sevindiysem filmin bu ödülü kazanımını sadece final sahnesi ile ilişkilendiren zihniyete de o günlerde şaşırmadığımı söylemem mümkün değil.Tam yedi yıl sonra Kar ve Kaplanda savaşın tarafları değişmiş durumda.Üstelik Benigni filmin finalini de bu sefer hiçbir art niyetli yoruma yer vermeyecek bir biçimde gerçekleştirmiş.Filmin vizyona girmeden olumsuz eleştiri yağmuruna tutulmasına yol açan neden de budur belki, kim bilir. .........[COLOR="Purple"][FONT="Comic Sans MS"][/FONT][/COLOR]kekk kapanı barizZ......... |
![]() |
| Etiketler |
| keyifli, pragmatist |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|