Leni Riefenstahl

Asıl adıyla Helena Bertha Amalie Riefenstahl, 22 Ağustos 1902’de Berlin’de dünyaya gelir. Bale eğitimi alır. Başarılı bir dansçı olarak Münih’de, Berlin’de, Prag’da solo gösterilere çıkar. Ayağını incitmesi üzerine dansa ara

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Sinema - TV  »  Perde Arkası  »  Leni Riefenstahl

Cevap
 
LinkBack Film Araçları Görünüş Şekli

Leni Riefenstahl

Published by Dairuin 01-12-2008

Asıl adıyla Helena Bertha Amalie Riefenstahl, 22 Ağustos 1902’de Berlin’de dünyaya gelir. Bale eğitimi alır. Başarılı bir dansçı olarak Münih’de, Berlin’de, Prag’da solo gösterilere çıkar. Ayağını incitmesi üzerine dansa ara vermek zorunda kalır. O sakatlığı geçirmese her zaman zevkle dans etmeye devam edeceğini çok sonra öğreniriz. Sanat yaşamı içinde onu en çok mutlu eden şeyin dans etmek olduğunu söyleyecektir.


Bacağındaki sakatlığı doktora göstermeye giderken tren istasyonunda bir postere gözü takılır. Öyle etkilenmiştir ki treni unutur. Poster sinemalarda gösterimde olan bir dağ filmine aittir. Film dramatik bir temayı dağlarda işleyen ilk sinema filmidir. Eski bir kayak öğretmeni olan Arnold Fanck’ın yönettiği Kader Dağı filmini sinemada defalarca seyreder ve yönetmenini arayıp bulmaya karar verir. Bir sonraki filminde rol almak istiyordur. O posteri gördüğünden tam 18 ay sonra Arnold Fanck’ın yönettiği başka bir dağ filminde, Kutsal Dağ’da başrol onundur. Film, dansçı Leni Riefenstahl için yazılmıştır. Riefenstahl’ın, dağ filmlerinde oynamak için kayak ve dağcılık öğrenmesi gerekir. Berlinli balerin birden hevesli bir dağcı oluvermiştir. Çıplak ayakla dik kayalara cesurca tırmanır. Erkekler dünyasında, hırsıyla kendi yerini açmaya başlamıştır.

Fanck’ın yönettiği 7 dağ filminde daha oynadıktan sonra artık kendi filmini çekmeye karar verir. Işık ve doğa çekimleri konusunda en iyi yönetmen olarak bahsettiği Fanck’tan, bütün film tekniklerinin ayrıntılarıyla birlikte drama oyunculuğunun temellerini öğrenir.

Yönetmenliğe ilk adım: Mavi Işık

1932’de ilk yönetmenlik denemesi, başrolünü de oynadığı dramatik bir masal olan Mavi Işık’la birlikte gelir. Filmde mağarada yaşayıp dağ kristalleri toplayan garip bir kızın öyküsünü anlatır. Bu filmi için özel kameralar geliştirir. Gündüz vakti gece çekimleri yapmayı sağlayan yeni bir film materyali keşfeder. Ayrıca, sinema tarihinde ilk defa gerçek iç mekanlarda çekimler yapar.

Bu filmle Riefenstahl’ın önlenemez yükselişi başlamıştır. Hayatında gördüğü en güzel şeyin “Leni Riefenstahl’ın Kutsal Dağ filminde denize karşı yaptığı dans” olduğunu söyleyen Hitler, Mavi Işık filminden de etkilenir ve Leni Riefenstahl’le tanışmak ister. Aynı günlerde Riefenstahl de ilk defa katıldığı bir siyasi toplantıda Hitler’i görmüş ve onun insan yığınları üzerinde bıraktığı hipnotize edici etkiden o da nasibini almıştır. Büyük bir heyecanla Hitler’e kişisel bir mektup yazar ve tanışmak istediğini söyler. Karşılıklı tanışma isteği Leni Riefenstahl ile Hitler’i Baltık kıyılarında biraraya getirir. Hitler’in isteği onun için film çekmesidir. Riefenstahl ise şiddetle reddederek “Hayır Führerim, ben sadece içimden gelen, tutku duyduğum filmleri çekebilirim, görev filmleri değil” der. Fakat olaylar hiç de bu şekilde gelişmeyecek, Riefenstahl Hitler için tüm zamanların gelmiş geçmiş en etkileyici, en görkemli filmlerini çekecektir.

Hitler İçin Üçleme

1920’lerde Almanya: Savaş kaybedilmiştir. Halk açlık ve umutsuzluk içindedir. Tek umut olarak görülen Adolf Hitler hızla iktidara doğru ilerler.

Alman Film Stüdyoları ise aynı yıllarda bütün dünyada başarı kazanmakta ve Holywood’la yarışmaktadır. Marlin Dietrich Holywood’a gidip Hitler’e karşı bir duruş sergilerken, aynı olanaklara sahip olan Leni ise Almanya’da kalacak ve Führer için filmler yapacaktır.

Her ne kadar Leni, Nazi kahramanlık filmleri çekmek istemese de, Hitler ısrar eder. Yalnızca bir film çekme şartı ile işe başlayan Leni, daha sonra 3 film çekmiş olmasını ise şöyle açıklar: “Parti kongresini çekmeye karar verdim. Bana başka bir film için ısrar etmeyeceğine söz verdi. Fakat ilk filmde (İnancın Zaferi, 1933) Propaganda Bakanı Goebels, Hitler’in talimatlarına rağmen bana çekimlerde yardımcı olmayıp işimi zorlaştırdı. Birkaç kilometre film çekmiştim ki partililer kameralarımı devirdiler. Olanları Hitler’e anlattım. Çok sinirlendi. Bana elimdekilerle en iyisini yapmamı söyledi ve böylelikle kurgu masasına oturdum. İnancın Zaferini kısa bir film olarak kurguladım.” Fakat ertesi yıl Hitler, Riefenstahl’den gerçek bir film çekmesini ister. Ve sonuç İradenin Zaferi olur. 1934’de çektiği bu film Leni Riefenstahl’in hayatını kendi deyimiyle ancak ölümle kurtulabileceği kara bir bulut gibi kaplayacaktır.

Nasyonal Sosyalist Parti’nin Nürnberg Kongresi’nde çektiği İradenin Zaferi’nde gerçek anlamda tekniğini konuşturur. Çekimlerini istediği gibi yapar. Ortaya çıkan yalnızca bir belgesel değil aynı zamanda bir sanat eseridir. Kurgusunu yapmak için günde 20 saat masa başında çalışır. Işık seçimi ve montajla Hitler’in korkutucu gücünü yansıtmayı başarmıştır. Walter Benjamin bu belgeseli siyasetin estetikleştirilmesi olarak nitelendirir. Bir çok eleştirmene göre Leni Riefenstahl nasyonal sosyalizmin negatif estetiğini, sinemanın pozitif estetiğiyle popüler kılmıştır. Kitlelerin güzelliğini, onları harekete geçirerek görselleştirmiş, Hitler’in hareketini bir anlamda iki katına çıkarmıştır. Halk, ilk defa Führer’i bu kadar yakın çekimde görür.

Filmin gösterimi sırasında parti içinde tartışmalar çıkar. Ordu, kendi askerlerin filmde görünmemesinden şikayetçidir. Bunun üzerine Hitler bir sıra boyunca dizili askerleri tek tek çekmesini ve her birinin adlarının ve rütbelerinin görülmesini ister. Riefenstahl bu teklifi kabul etmez. Fakat, en iyi kameramanı Willi Zielke’yi Nürnberg’e ordunun kente girişini görüntülemek için gönderir. Daha sonra Riefenstahl, Hitler için gerçekleştirdiği üçüncü filmi olan Özgürlük Günü: Ordumuz’un kendi filmi olmadığını, hem çekimlerini hem de kurgusunu Willi Zielke’nin yaptığını ama her nedense filmin kendi adıyla gösterildiğini söyleyecektir. Filmi uzun yıllar filmografisine almaz. Uzun yıllar kayıp ya da tahrip edilmiş sanılan bu film, festivalimizde izleyeceğimiz filmlerinden.

İradenin Zaferi’nin başarısı, Alman Film Ödülü ve Venedik’te altın madalya ile onaylanır. Bu belgeseli gördükten sonra müttefik devletlerin karşı propaganda şefi İngiliz belgesel yönetmeni John Grierson Londra’da çalışanları ve dostlarının arasında “tüm zamanların en büyük belgesel film yapımcısı” olarak nitelendirirdiği Leni Riefenstahl’ın ayakkabılarını çıkararak ayaklarından öper.

Leni Riefenstahl’ın eylülde gerçekleşecek parti kongresinin çekimleri için hazırlıklara Mayıs ayında başladığı, aylar öncesinden filmi sahne sahne planladığı hatta kitlelerin düzenini kendinin oluşturduğu söylenir. Riefenstahl ise bunlara karşılık “Tek bir sahneyi bile harici olarak planlamadım, sadece olanları kaydettim. Filmin kalitesi kurgu masasında ve müzikal alt yapı sayesinde oluştu” der.

Gösterildiği anda bütün uluslararası ödülleri toplayan film savaştan sonra propaganda filmi olmakla suçlanır. Savaştan önce onu övenler, savaştan sonra lanetlerler. Tüm ülke tavır alır. Boykot edilir, sorgulanır. Daha sonra film hiç gösterilmez??

Riefenstahl filmi için yöneltilen suçlamaları hiçbir zaman kabul etmez. Ona göre İradenin zaferi “barış” and “iş yaratma” üzerinedir. Bu yorumunu desteklemek için Hitler’in filmdeki konuşmalarında ırkçı bir unsur bulunmadığını iddia eder. Primo Levi’nin şu sözü, Leni Reifenstahl’ın bu iddiasına yanıt niteliğindedir: “Hitler’in takıntılı bir şekilde Yahudilere kinini tekrarlamadığı hiçbir konuşması, hiçbir yazısı yoktur. Nazizme aykırı değil ki bu”

Filmi için yıllar sonra şunları söyleyecektir: “Bundan ne kazandım. Film çok güzel bir belgeseldi ama bana sadece zararı dokundu. Savaştan sonra sadece zarar getirdi. Ben bu filmi yaptığım için üzgün ve mutsuzum. Eğer bu filmin neler getireceğini bilseydim asla çekmezdim”

Olympia

Riefenstahl bu üç parti filmi ardından, 1936’da Berlin Olimpiyatları’nı kaydetme teklifi alır. Çekimleri propaganda bakanlığı finanse eder. Filmin çekimi ve kurgulanması tam 2 yıl sürer. O tarihe kadar ve aslında bugüne kadar hiçbir belgesel filmin çekilmesi bu kadar uzun sürmemiştir. Başından sonuna kadar tüm filmleri kendi keser. Fotoğraf estetiği açısından bugüne kadar daha iyisinin yapılmadığı kabul ediliyor. Film için 60 kameraman yetiştirir, 170 kişilik bir ekibi yönetir. Olympia, Riefenstahl’ın sinema tekniklerinin yanı sıra idarecilik yeteneklerini de sınadığı bir çalışma olur. Olympia filmiyle amaçlanan Almanya’nın hoşgörülü, huzurlu ve demokratik yüzünün tüm dünyaya tanıtılmasıdır. Leni ise amacının, olimpiyat oyunlarını tüm dünyaya en mükemmel şekilde yansıtmak olduğunu söyler.

400 kilometre film kullanılır. Bir çok çekim tekniği bu filmde ilk kez denenir. Bugün televizyon ve filmlerde spor çekimlerinde kullanılan birçok teknik Leni Riefenstahl tarafından Olympia çekimleri sırasında keşfedilir. Sahaya çukurlar kazılır, raylar üzerinde hareketli kameralar kullanılır, yavaş çekimler yapılır, çok yüksekten ve çok alçaktan geniş ve dar açılı çekimler gerçekleştirir. Sonuç, kusursuz bir sinema başyapıtıdır. İlk gösterimi 1938 yılında Hitler’in doğumgününde yapılır. Film “Halkların fienliği” ve “Güzelliğin fienliği” adında ikişer saatlik iki bölümden oluşur.

Ne teknik ne de estetik olarak kimse bu filme bir eleştiride bulunamaz. Yalnızca bazı çekimler ideolojik açıdan eleştirilir. Alman atletlerin kusursuz vücudunun gösterilmesi bazı eleştirmenler tarafından özel bir ırkı yansıtma ve faşist bir sanat yaratma iddiası güttüğü için eleştirilir. Riefenstahl ise kendini şöyle savunur: “Jesse Owens’ın filmimde yer alması ırkçı bir politikayla film yapmadığımın bir kanıtıdır. Sporcuların ırkına değil, performansına baktım sadece...”

Olympia, Amerika’da dünyanın en iyi 10 filmi arasında yer alır. Venedik Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü alır.

Aynı yıl Riefenstahl, Olympia’nın tanıtımı için Amerika turuna çıkar. Aynı günlerde Hitler hepimizin çok iyi bildiği ölüm kamplarını kurmuş ve Yahudi ve çingene soykırımını başlatmıştır. Amerika’da kendisine o sırada Almanya’da yaşananlar söylendiğinde, gerçekleri farkedemeyecek kadar gözleri Hitler’e hayranlığıyla kamaşmış olan Riefenstahl duyduklarına inanamaz, yalanlar. Bu hareketleriyle basının hedefi olur, ‘Leni, evine dön’ manşetleri yükselir. Leni, ödüllü filmine dağıtıcı bulamadan evine geri döner. Döndükten sonra gerçekleri gözleri ile gördüğünde neden tepki göstermediği sorulduğunda ise verdiği cevap çok safçadır: “Bir daha olmaz sanmıştım.”

Son filmi: Ova

1939’da Alman orduları Polonya’ya girer. Leni Riefenstahl, kendi isteğiyle savaş muhabiri olarak cepheye gider fakat daha ilk günden bir çatışmaya tanık olur ve hemen geri döner.

1940’da çekmeye başladığı Ova onun son filmi olur. Mavi Işık’tan buyana çektiği ilk ve tek dramatik filmdir. İspanya’da başladığı çekimlerin başından beri herşey ters gider. İspanya’da savaş çıkar ve ülkeden ayrılmak zorunda kalır. Filmi önve Avusturya Alplerine, oradan da Prag stüdyolarına taşır. Savaş filmi olmadığı için parasal yardım alamaz. Uzun çabalar sonu filmini 1944 yılında tamamlar.

Nisan 1945- İkinci Dünya Savaşının sona ermesiyle birlikte Riefenstahl Amerikalılar tarafından tutuklanır ve Nazi olmakla suçlanır. Hitlere olan gözönündeki yakınlığı ve onun için yaptığı propaganda filmleri ile Riefenstahl açık bir hedef olmuştur. Birkaç ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakılır. Amerika kontrolü altında olan Avusturya’daki film arşiv evine gri döner. Bulunduğu bölge Amerikalılardan Fransızların kontrolüne verilir. Riefenstahl’a herhangi bir Amerikan bölgesine geçmesi salık verilir fakat o evini bırakmak istemez ve nasıl olsa aklandığını düşünür. Fakat Fransızlar tarafından da tutuklanacak ve 3 ay akıl hastesinde kalmaya kadar uzanan bir sorgulama dönemi geçirecektir. Tüm filmlerine Fransa el koyar. 1949 yılında bu kez Fransız mahkemeleri tarafından aklanır ve filmleri bazı kısımları eksik olarak kendisine teslim edilir.

1954’de Cannes’da galası yapılan Ova’ya herkes hayran kalır. Ova, fakir bir çingene dansçının, toprak sahibi, karanlık ve öfkeli bir marki tarafından esaret altına alınması ve ardından, onu seven bir çoban tarafından kurtarılmasını anlatır. Riefenstahl’ın bu filmi propaganda ve savaş filmi çekmekten bir kaçış, bir “iç göç” olarak düşünülür. Sander-Brahms’a göre Ova, Hitler’in sinemasal reddi, bir isyanın öyküsüdür.

Riefenstahl filminin ani bitişinden memnun değildir. Bunun için el koydukları parçalar yüzünden Fransızları suçlar. Filmini en çok eleştirilen yönü başrol için uygun bir oyuncu bulamadığından Martha karakterini kendisinin canlandırmış olmasıdır. Riefenstahl da rolünün hakkını veremediğini düşünür ve bunu üzerindeki baskıya bağlar. Filmi hemen gösterimden çeker. Toplama kampından getirttiği çingeneleri kullandığı ve film çekimleri boyunca onlara kötü davrandığı gerekçesiyle kendisine açılan davadan aynı yıl içinde beraat eder.

Her ne kadar film yapmasına yasak getirilmese de o günden sonra Riefenstahl bir daha film çekmez.

1960’lar da Afrikaya bir gezisi sırasında Nuba kabilesi ile tanışır. Güzelliklerine hayran olmuştur. Onlarla birlikte 8 ay yaşar. O sırada 60 yaşındadır. Nubaların arasındayken çektiği fotoğrafların kitaplaştırılması 10 yıl sonra olur, The Last of the Nuba,1973. Nubaları seçmiş olmakla, tıpkı Naziler gibi insan bedeninin güzelliğini kutsadığı için eleştirilir.

70’lerin başında yeni bir dünya keşfeder: su altı. 70 yaşındayken dalgıçlık lisansı alır, dalmaya ve su altı fotoğrafçılığına başlar.

1987’de 1902-1945 yılları arasındaki anılarını içeren kitabı basılır. Kitabın çıkması ve İngilizceye çevrilmesiyle hakkındaki tartışmalar ve araştırmalar yeniden alevlenir. Arkasından 1993 yılında Ray Müller, “Leni Riefenstahl’ın Muhteşem Korkunç Yaşamı” belgeselini gerçekleştirir.

Geçtiğimiz yıllarda Riefenstahl’ın yaşamını filme almaya niyetlenen Jodie Foster, Hollywood’un Yahudi topluluğunca kınanır. Foster’ı eleştirenler, Riefenstahl’ın, büyük yeteneğini, kıyıcı ve baskıcı bir rejimin hizmetine vermesini kabullenememekteler. Riefenstahl’ın kendisi de filmin çekimine karşı çıkmış ama elbette onun nedenleri değişik. Onun anılarında olmayan sahneler de çekmek isteyebileceklerinden Riefenstahl buna karşı çıkmış: “Eğer benim Hitler’in sevgilisi olduğu ya da onunla yattığımı ileri sürselerdi yalan olurdu, utancımdan ölürdüm.”

Dalmaya başladığından bu yana su altı fotoğraflarını biraraya topladığı iki kitabı basıldı. 22 Ağustos 2002’de 100. yaşını bugüne kadar sualtında yaptığı çekimlerden meydana getirdiği 45 dakikalık bir belgeselle (Impressions under Water) kutladı. 2000’den fazla dalış yaparak gerçekleştirdiği film çoklukla Papua Yeni Gine açıklarında yaptığı su altı çekimlerinden oluşuyordu. Bu onun son büyük projesiydi.

Riefenstahl sanatının tümüyle politikadan ayrı olduğunda ısrarlıydı. Belgeselleri çekerken, Hitlerin gerçekte nasıl bir şeytan olduğunu bilmediğini söylemişti: “Ben Hitler’de bütün yanıtları bulan milyonlarca kişiden biriyim. Biz yalnızca iyi şeyleri gördük; kötü şeylerin gelmekte olduğunu göremedik.”

Bir asırlık hayatı boyunca yaşadıkları, yaptıkları ve yaptıklarının sorumluluklarını ısrarla üstlenmiş olması ile Leni Riefenstahl 20. yüzyılın en sıradışı kadını ünvanını hak ediyor.

Filmografi

Oyuncu:
# Tiefland (1954) .... Martha, eine spanische Betteltänzerin
... aka Lowlands (USA)
# S.O.S. Eisberg (1933) .... Hella, sine Frau
... aka SOS Eisberg (Germany: poster title)
# S.O.S. Iceberg (1933) .... Ellen Lawrence
# Blaue Licht, Das (1932) .... Junta
... aka The Blue Light (USA)
# Weiße Rausch - Neue Wunder des Schneeschuhs, Der (1931) .... Leni
... aka Ski Chase (USA: reissue title)
... aka The White Flame (UK: alternative transliteration)
... aka The White Intoxication (USA: literal English title)
... aka White Ecstasy (International: English title)
... aka White Frenzy (International: English title)
# Stürme über dem Mont Blanc (1930) .... Hella Armstrong
... aka Avalanche (USA)
... aka Storm Over Mont Blanc
# Weiße Hölle vom Piz Palü, Die (1929) .... Maria Maioni
... aka The White Hell of Pitz Palu (UK: literal English title)
... aka White Hell of Pitz Palu (USA)
# Schicksal derer von Habsburg, Das (1928) .... Maria Vetsera
# Große Sprung, Der (1927) .... Gita
... aka The Big Jump (UK: literal English title)
# Heilige Berg, Der (1926) .... Diotima
... aka The Holy Mountain
... aka The Sacred Mountain
# Wege zu Kraft und Schönheit - Ein Film über moderne Körperkultur (1925) .... Dancer
... aka Ways to Strength and Beauty (International: English title)
... aka Wege zu Kraft und Schönheit (Germany: short title)

Yönetmen:
# Impressionen unter Wasser (2002)
... aka Underwater Impressions (International: English title)

# Tiefland (1954)
... aka Lowlands (USA)

# Olympia 1. Teil - Fest der Völker (1938)
... aka Olympia - Fest der Völker - Erster Film von den olympischen Spielen Berlin 1936 (Germany: poster title)
... aka Olympia 1. Teil - Götter des Stadions
... aka Olympia Part One: Festival of the Nations (International: English title: literal title)
... aka Olympia: The Film of the XI. Olympic Games Berlin, 1936 (UK)
... aka The Olympiad (USA)
# Olympia 2. Teil - Fest der Schönheit (1938)
... aka Olympia - Fest der Schönheit - Zweiter Film von den olympischen Spielen Berlin 1936 (Germany: poster title)
... aka Olympia Part Two: Festival of Beauty (International: English title: literal title)
... aka Olympia: The Film of the XI. Olympic Games, Part II (UK)
# Triumph des Willens (1935)
... aka Dokument vom Reichsparteitag 1934, Das (Germany: subtitle)
... aka Triumph of the Will (USA)
# Tag der Freiheit - Unsere Wehrmacht (1935)
... aka Day of Freedom (USA: video box title)
... aka Nürnberg 1935 (Germany: subtitle)
# Sieg des Glaubens, Der (1933)
... aka Sieg des Glaubens - Der Film vom Reichs-Parteitag der NSDAP, Der (Germany: poster title)
... aka Victory of the Faith (International: English title)
# Blaue Licht, Das (1932)
... aka The Blue Light (USA)


Kullanılan Kaynaklar

http://www.ucansupurge.org/index.php...&Itemid=79
http://www.imdb.com/name/nm0726166/


Leni Riefenstahl Yorumları

Cevap

Etiketler
leni, riefenstahl

Film Araçları
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on