Trgamer adlı siteden aldıım ve sonuna kadar katıldıım yazı... 1. kişi: Half Life 2 çıkmış oynadın mı abi? 2. kişi: Yok hacı oynayamadım daha, nasıl güzel mi? 1. kişi: Ne
|
#1
|
||||
|
||||
|
Oyunlara neler oluyor ¿
Trgamer adlı siteden aldıım ve sonuna kadar katıldıım yazı...
1. kişi: Half Life 2 çıkmış oynadın mı abi? 2. kişi: Yok hacı oynayamadım daha, nasıl güzel mi? 1. kişi: Ne diyosun oğlum ya grafikler falan dehşet! Fizikleri koparmış zaten oyunu.. 3. kişi: Doom3'ün grafikler daha güzel bence. Adamların kullandığı bump map olayı aşmış 2. kişi: Hikayesi nasıl? 1. kişi: Evet ama HL2'nin de surat ifadeleri süper. 3. kişi: Doom3'teki Real-time morphingleri de çok iyi. Bump mapping'in normal scalasını değiştirmişler morph olayını abartmışlar 2. kişi: Peki oyun eğlenceli mi? 1. kişi: Öyle diyorsun ama baştan aşağı bump map çok RAM yiyor, Half Life 2 daha iyi çalışıyor Doom3'ten.. 2. kişi: E bari konusunu anlatsanız?? 3. kişi: İyi de Doom3 Half Life 2 shader bump map per pixel lighting hö hü.. 2. kişi: YETEER!!!" Bu tarz konuşmalara sıkça rastlamaz mısınız günlük hayatınızda? Oyun delisi arkadaşlarınız varsa rastgelmemeniz mümkün değil. Oyunlarda grafikler, fizikler, kısacası oyunun teknolojisi artık bazı şeylerin önüne geçti ve bu durum eski oyuncuların her fırsatta "nerde o eskiler" muhabbetleri etmelerine sebep oldu. Yeni çıkan hiçbir oyundan eski zevki alamadı kimse, Mario oynadığı zamanları özler oldu. Kafa ayarı yapmaktan başka bir derdi olmayan makinelerde oyunlar çalışmaz, çalışsa bile takıla takıla, saniyede birkaç kare verir oldu. Peki oyunlar gerçekten geriye mi gidiyor? Zamanında oynamış olanınız var mıdır bilemiyorum, şayet varsa hanginiz inkar edebilir cızır cızır ses efektlerine, 16 tane renge sahip Sid Meier's: Pirates'ın şimdiki en baba oyunlardan bile daha zevkli ve bağımlılık yapıcı olduğunu? Hanginiz tarihin ilk FPS'si Wolfenstein 3D'yi oynarken kendinden geçmedi, Sonic oynamak için okulunu asmadı? Peki yine hanginiz, Far Cry'dan, Doom3'ten, Half Life 2'den bu denli günlük yaşamını değiştirecek bir baskı gördü? Eminim çoğunuz buna hayır diyecektir. Kafa ayarı yapmanın aslında oyun oynamak kadar zevkli olduğunu biraz geç de olsa anladığımız şu günlerde, gittikçe büyüyen ve sinema sektörüne yetişen oyun sektörüne biz oyuncuların yetişemiyor olması, dahası eskisi kadar keyif alamamamız ne kadar da acı verici. Çok iyi hatırlıyorum, Sensible'ı bırakamadığım için 2 kere fazla ısındığından adaptörümden duman çıkmış, ve biricik C64'üm bilgisayarcı amcaya gitmişti. Ne kadar zamanda yapılacağını bilemiyordum, belki de bilgisayarım hiç geri gelmeyecekti. Ama ben bilgisayarıma, harcadığım zamana, harcanacak paraya önem vermiyordum; tek istediğim şey yeniden Sensible Soccer oynamaktı, Barbarian'da düşman kesmeye devam etmekti, Pacman'deki anlamsız yaratıklardan uzak durup manasız noktaları yutmak, Mario'daki gerçeklikle ilgisi olmayan düşmanların üstüne basmaktı. Ancak bunların hiçbirisini bilgisayarda yaşayamadım. 2 hafta bilgisayarımda yüklü durmasına karşın işten güçten fırsat bulup açamadığım Half-Life 2'yi oynamadığım için üzülmedim (oynadıktan sonra başımı duvarlara vurdum, orası ayrı , biraz olsun eski heyecanı yaşatır belki dediğim Doom3'ten bırakın zevk almayı, sıkıldığım için yarıda bırakmak zorunda kaldım. İkisi de grafikte, fizikte, teknolojide, atmosferde abartmış oyunlar. E be adam, neden 16 renkten aldığın zevki milyonlarca poligon ve kod yığınından alamazsın, dengesiz misin nesin sen? Oyun sektörünün bu kaçınılmaz geleceğine doğru hızlı adımlarla yaklaşırken 80'li yıllar ve 90'ların yarısına kadar tek bir şey önemliydi oyunlarda; saf eğlence. Oyun oynamak demek eğlenmekti, düşman keserek veya yaratık avlayarak; hangi yolla olursa olsun. Programcılar günümüzde olduğu gibi birbiriyle (çok afedersiniz) sidik yarıştırırcasına teknoloji çıtasını yükseltmeye çalışmaz, oyundaki ruha, eğlenceye yoğunlaşırlardı. Grafikerler poligon sayısını abartmaz, müzisyenler Hollywood stüdyolarıyla anlaşıp en etkileyici müzikleri yapmak adına gecelerini gündüzlerine bulamaç etmezlerdi. Hatta bazı oyunlarda ses efekti bile nadiren bulunurdu! Kısacası benim fikrime göre oyunlardaki ruhsuzluğun sebeplerinden en büyüğü, yapımcıların kendi arasındaki rekabet ve grafiğe, kodlamaya yoğunlaştıklarından dolayı "oyun" denilen olgunun anlamını unutarak eğlenceyi arka plana atmaları, dolayısıyla da ruhsuz yapımlar çıkarmaları. Ama bir de işin psikolojik tarafı da var; bizler açısından.. Oyun yapımcılarının, ağızlarıyla atmaca tutsalar dahi eski oyunlardaki tadı bizlere veremeyeceğine inanıyorum. Çünkü tüm sorun aslında onlarda değil; kısmen bizde. O zamanlar küçüktük, tecrübesizdik, ve oyunlarla yeni yeni tanışıyorduk. Şundan eminim ki yeni nesil oyuncular, GTA'dan, Need for Speed'den veya Far Cry'dan bizim zamanında Prince of Persia'dan aldığımız tadı, o başkalık duygusunu alıyorlar. Ve yeni oyunlar da çağa ayak uydurup biz dinazorları unuttuğundan, nereden geldiğini unutup yeni nesle yöneldiğinden yeni nesil oyuncularla eskiler arasında böyle bir uçurum oluşuyor. Bunu sadece Lucas Arts'a bakarak bile görebiliriz; Sierra ile beraber macera türünü yaratıp geliştirerek bugünlere getiren Lucas Arts artık sadece çağın gerektirdiğine, aksiyon oyunlarına yoğunlaşıyor. Hatta öyle ki, sırf çok gelir getirmeyeceğine inanarak Sam�n Max ve Full Throttle gibi efsanelerin devamını yapmaktan vazgeçti, Grim Fandango bu türe bıraktığı son şaheser olacaktı. Oyun dünyası böylece bir zamanların tek oyun türü olan macera türünün yok oluşuna şahit oldu. Eğer bu yargı birdenbire değişmezse, Sims alan oyuncuların tamamı macera oyunlarına bulaşmazsa bir daha hiçbir zaman Sanitarium gibi bir oyun gelmeyecek, gelemeyecek. Teknolojik olarak gelişmiş diyemeyeceğimiz makinelerde haliyle arcade tarzında veya macera türünde oyunlar yer alırken donanımlar ile beraber oyunlar da gelişerek FPS kavramını yaşamlarımıza soktular. Oyunlar daha iyisini yapabilmek için yüksek sistem istedi, donanım firmaları yeni parçalar çıkardıkça oyunlar daha da yüksek sistemler istediler. Böylece çağımızın oyun camiasının en büyük sorunlarından biri doğdu; sistem yetmezliği. [IMG]http://www.danasoft.com/sig/d3ng3siz.jpg[/IMG] |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Artık oyunların tek önem verdiği şey teknoloji, bu şüphe götürmez bir gerçek. id gibi FPS türünü "icat eden" bir firma bile Doom ve Quake serilerindeki eğlenceyi Doom3 ile arka plana attı. Çoğumuz Doom3'ten beklediğini bulamadı. Klavyeye basmayı öğrendiğinden bugüne dek oyun değil teknoloji yazan ancak sihirli parmaklarıyla teknolojinin arasına bizlere zevk köpürtüleri saçtırabilecek eğlenceyi sığdırabilen John Carmack, ilerledikçe ruhsuzlaşan ve cehennemin içine girmemize rağmen çok da kafayı "yedirtemeyen" bir oyun üretmişti. Yanlış anlaşılmasın, Doom3 bana kalırsa çok güzel bir oyundu. Bu söylediklerim sadece Doom3 için de geçerli değil ayrıca, Doom3 sadece bir sembol; "bu kadar beklenen oyun bile böyle olacaksa diğerleri ne yapsın"ın sembölü..
İşin iyi olmayan kısmı ise teknolojinin hiç durmadan yükselmekte olan ivmesi. İyi olmayan diyorum; çünkü 10 küsür senelik oyun hayatımda tecrübe ettiğim üzere teknoloji bu oyunlara yaramıyor. Playstation 3 ve Xbox 2'nin görüntüleri yavaş yavaş yayınlanmaya başladı. "Resmen gerçek" dediğimiz Doom3'ten bile daha iyi grafiklere sahip bu oyunların ne kadar eğlenceli olacağını zaman gösterecek elbette; ancak şahsen ben oyunların geleceği konusunda hiç mi hiç umutlu değilim. Günümüzün en popüler oyun türü olan FPS'nin belli kalıpları vardır; ya günümüz veya yakın gelecekte geçen bir oyun yaparsınız, ya yaratık öldürürsünüz, ya da savaşa girişirsiniz. Bu zamana kadar fena değildi bu kalıp, fakat kendi açımdan konuşmam gerekirse artık sıkıldım ben bu rutinlikten. Sağa sola manevralar yapan, en fazla bir varilin veya duvarın arkasına siper almayı akıl eden düşmanları öldürmek artık beni çok fazla çekmiyor. İşin iyi olmayan kısmı dediğim de bu zaten; şimdiden yavaş yavaş sıkkınlık veren oyunları 10 sene sonra belki hiçbirimiz oynamayacağız, çünkü birer teknolojik yazılımdan farkları kalmayacak. Bir de şu durum var ki, o da yapımcıların yeniyi üretmekten kaçınıp var olan ve para getireceği kesin gibi görünen bir tema veya konuya yoğunlaşmaları. Bunun en büyük örneğini piyasadaki zibille 2. Dünya Savaşı oyunundan görebiliriz. Rutinleşmeye etkisi olan bir diğer unsur da bu çok çeşitlilikten yoksun, devam oyunlarıyla popülerliğini sürdüren oyun dünyası. Farkındaysanız son birkaç yılda çıkan yüksek not alan oyunların çoğu 2, 3, veya 4 rakamlarını taşıyor. Ve yine farkındaysanız yanına rakam takısı getirmeyen oyunlar da en fazla bir yıl sonra 2.siyle karşımıza çıkıyorlar. 10 seneden bu yana pek çok şey değişti, artık oyunlar kesinlikle eskisi gibi değil ve oyunlarla beraber bizim değişiyor olmamız da göz ardı edilemeyecek bir unsur. Bütün bu sebeplerden dolayı teknoloji ileri gitse de oyunlar ne yazık ki geriye, koşar adımlarla ilerliyor. Umarım bu lale devri fazla uzun sürmez, ve yeni bir Doom'a burun kıvıracağım günler hiçbir zaman gelmez. [IMG]http://www.danasoft.com/sig/d3ng3siz.jpg[/IMG] |
|
#3
|
||||
|
||||
|
hartkor bi oyuncu olduğumdan UT2k4'ü tek geçerim gerisi yalan
Demem o ki Hollywood oyunlarının alayına kibrit suyu doğru dürüst oyunlar Avrupa'dan çıkar Demem o ki artık kıçını kırmış Ameriganya oyunları ile Dünya'nın yaşadığınız kısmından çıkan oyunları karşılaştırın. Bir örnek daha Adventure oyunları mazi oldu diyorsunuz, zira quicktime'in 360 derecelik fotoğrafları üstüne kurulmuş bok gibi (hem sayıca hem oyun olarak) oyunlarının yanına şimdide 3d yine bir boka benzemeyen oyunları var değil mi? Hah Syberia ve TLJ gibi muhteşem oyunlarda Avrupa yapımı ki kaldı ki TLJ'nin ikinci oyunu (hangi ülkeden hatırlamıyorum) Sinema ve Kültür bakanlıklarının katkıları ile hazırlanıyor. Kültür bakanlığından hem maddi hem manevi destek alankaç tane oyun var dünya üstünde? Son olarak hoop hoop yakan top... [COLOR=DarkSlateBlue]Yarım cümlelerin sonuna konan birden fazla nokta "Ve atına binip gün batımına doğru sürdü" efekti vermemektedir.[/COLOR] |
|
#4
|
||||
|
||||
|
"blizzard'dan babam çıksa yerim" demişler.. iyi de demişler
bugüne kadar çıkardıkları her oyundan büyük zevk aldım. Bana göre bu adamların yaptığı oyunların en büyük özelliği herhangi bir oyuna benzetilememesi. her blizzard oyununun kendine ait bir atmosferi var ki oyuncuyu başarılı bir şekilde içine çekiyor Bu arada DM denecekse ben de oyumu UT serisi tarafına kullanırım :-) We live Son düzenleyen zephyrune : 16-12-2004 - 15:56 |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Alıntı: zephyrune
"blizzard'dan babam çıksa yerim" demişler.. iyi de demişler [IMG]http://www.danasoft.com/sig/d3ng3siz.jpg[/IMG] |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Blizzard'ın beyin takımı ayrıldıktan sonra Blizzard'dan havyar çıksa çıksa yemem
[COLOR=DarkSlateBlue]Yarım cümlelerin sonuna konan birden fazla nokta "Ve atına binip gün batımına doğru sürdü" efekti vermemektedir.[/COLOR] |
|
#7
|
||||
|
||||
|
blizzard blizzard'dır... havyar havyar dır...
[IMG]http://www.danasoft.com/sig/d3ng3siz.jpg[/IMG] |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Alıntı: Hanginiz tarihin ilk FPS'si Wolfenstein 3D'yi oynarken kendinden geçmedi Alıntı: E be adam, neden 16 renkten aldığın zevki milyonlarca poligon ve kod yığınından alamazsın, dengesiz misin nesin sen? Alıntı: Prince of Persia'dan aldığımız tadı valla şaka maka bi yana bende hiç alışamadım 3d grafiklere..hele tutupda macera oyunlarını üç boyutlu yapınca boğasım geliyor insanları...şu güne kadar bi tek grim fandango da yakıştırdım o kadar...ayrıca artık icon adventure yapmıyolar ve macera oyunlarınıda bozdular yani... Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |
|
#9
|
||||
|
||||
|
evet aynen karsıyım 3d grafiklere oynayamıyom 3d destekli oyunları yaa
allah direckx ve 3d grafik motorunun belasını versin ya bende oynamak istiyom wolfeinstain ya gerci bitirdim o oyunu ama şimdi tekrar oynamak istiom :böhüheea: şubat 10 da bütün barlarda ve publarda !! |
|
#10
|
||||
|
||||
|
walla 3d motoru ve DX modüllerine laf etmişiz ama ayıp etmişiz biraz?
ben de hatırlıyorum wolfenstein dan sıkılıp da catacomb3d oynadığım günleri, oyun satan bilgisayar firmalarından kataloglara saatlerce bakınıp disket çektirdiğim günleri, 18 yaşında küçüklere adult satmayan dükkanlara bahaneler uydurup gizli kasayı açtırdığımızı :-p ama kim ne derse desin.. oyun konusundaki en zengin ve lezzetli dönem 96 civarıydı yani 3d nin diş doldurmaya başladığı dönem.. crusader serisi de o döneme denk geliyordu ve inanılmaz bir oyundu (win95 im defalarca çökmüştü bunun yüzünden ama yine de kızmam).. sonra diablo var.. 2000 yıllarında undying isimli şaheserle karşılaşmamız gibi güzelliklere de tanık olduk. We live |
|
#11
|
||||
|
||||
|
varda benim mına kodugum ekran kardı directx i desteklemedigi için oynayamıyom :böhüüüö:
şubat 10 da bütün barlarda ve publarda !! |
|
#12
|
||||
|
||||
|
Elaman güzel yazmiş ama doğruda yazmiş yanında kaset sardığında komple açardim ütü masasında uzerine bi bez komple ütülerdim sonra iyi bir muzik setinde kopya alirdim ahh ahh
3dfx dönemide oldukca iyiydi şu anki sektörde iyi ama iyi amaçla kullanilmiyor yoqsa daha derin grafikli daha tatli oyun neden olmasin ki eskisinden oldukca az oldu...
[CENTER][COLOR=DarkRed][B]...Yes I'm...[/B][/COLOR][/CENTER] |
|
#13
|
||||
|
||||
|
bende tekrardan wolf oynamak istiyorum ama kimbilir nerelerde
Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |
|
#14
|
||||
|
||||
|
arkadaslar..
ben denedim ve hayal kırıklıgına ugradım.. street road 2 sensıble soccer test drıve II , III gıbı oyunları zaten sımdıkı bılgısayarlarda acamıorsun bu 1.. acarsan da ucuor oynayamıorsun bu 2..goz zevkım degısmıs bea.. bu da 3.. onlar o zaman dı.. geldı gectı bır anı gıbı... *wolrath the kapitan* |
![]() |
| Etiketler |
| neler, oyunlara |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hologramlar nasıl oluyor da oluyor? | kymophobia | Visual Trip | 3 | 20-06-2006 17:16 |
| Arkamda neler var? | ebbil | Echoes | 2 | 27-02-2006 11:29 |
| bak neler oluyor... | byexpert | Güncel Olaylar | 1 | 06-04-2005 19:21 |
| Yaz aktiviteleriniz neler.. | onrush | Çıtırlinkler ve Anketler | 25 | 14-03-2005 02:25 |