Bir oyun olmanın ötesinde Go, pek çok anlamları kendinde barındırır: yaşamla eşdeğer bir yaratılış, yoğun bir meditasyon, insan kişiliğinin bir aynası, soyut düşünmeyi geliştirmede bir alıştırma, ya da, iyi oynandığında,
|
#1
|
||||
|
||||
|
go oyunu ve tarihçesi
Bir oyun olmanın ötesinde Go, pek çok anlamları kendinde barındırır: yaşamla eşdeğer bir yaratılış, yoğun bir meditasyon, insan kişiliğinin bir aynası, soyut düşünmeyi geliştirmede bir alıştırma, ya da, iyi oynandığında, siyah ve beyaz taşların tahta üzerinde zarif bir dengeyle dans ettiği güzel bir sanat eseri.
Hala oynanan en eski tahta oyunu olan Go’nun temelleri 4000 yıl öncesine dayanır. Peki insanlar nasıl oldu da bu oyunu oynamayı bu kadar zamandır devam ettirebildi? Yıllar boyunca değişen kültürlerde yaşamayı sürdürdü? Umarız bu yazıyı okuduktan sonra cevabı kendiniz vereceksiniz. Go oyununu Trevanian’ın Şibumi adlı kitabında okumuş, ya da Akıl Oyunları, Pi gibi fılmlerde oynandığını görmüş olabilirsiniz. Go, kurallarının azlığından ötürü belki de dünyanın öğrenmesi en basit oyunlarından biri kabul edilebilir. Buna karşın, oyun ilerledikçe içerdiği karmaşıklığın ne büyük boyutlarda olduğu anlaşılır. ![]() Go 19 yatay, 19 dikey çizgili kare şeklinde bir tahta üzerinde ince kenarlı mercek şeklindeki siyah ve beyaz taşlarla oynanan iki kişilik bir oyundur. Oyundaki amaç kendi taşlarınızla rakipten daha geniş alanlar oluşturmaktır. Bunu yaparken tabi rakibiniz de aynı amaçla alanlar oluşturmaya başlayacak, ve oyunun ortalarınıa doğru birbirinizi de çevirmeye başladığınızı anlayacaksınız. (Go adı da aslında buradan gelmekte: Çevreleme) Çevrelenen taşlar esir düşmüş olacak, ölüm-kalım mücadeleleriyle, çarpışmalarla dolu bir oyuna başlamış olacaksınız. Go’nun Bulunuşu: Bir efsaneye göre Çin imparatoru Yao (M.Ö 2357-2255) Go’yu, oğlu Dan Zhu’yu aydınlatmak, bilgeleştirmek için buldu. Başka fakat benzer bir efsaneye göre Shun (M.Ö. 2255-2205) Go’yu pek de parlak bir zekaya sahip olmayan oğlu Shang Jun’u eğitmek amacıyla buldu. Brittannica Ansiklopedisi’ne göre Go, Çin’de milattan önce 2306 yılında bulunmuş. Go’nun Özellikleri, Gerektirdikleri Uzakdoğu dövüş sanatlarında olduğu gibi, Go size konsantre olmayı, dengeyi ve disiplini öğretebilir. Bu sanatlardaki gibi, Go’da da bir seviyelendirme sistemi vardır. Oyuncuların oynadıkları oyunlara göre seviyeleri belirlenir ve kendisinden güçlü bir oyuncuyla oynarken, zayıf oyuncuya belli bir sayıda taş avans verilir. Avans verilen taşlar tahtaya dizildikten sonra rakip oyuna başlar. Bu avanslara handikap denir. Böylece aradaki seviye farkı ne olursa olsun iki oyuncu da oyundan zevk alabilir. Birisiyle bir el Go oynamak, onunla bir yıl yaşamaya eşdeğerdir der Koreliler. Karşınızdakinin karakterinin saldırgan mı ihtiyatlı mı, yoksa umursamaz mı olduğunu onunla Go oynayarak kolaylıkla anlayabilirsiniz. Go, bir açıdan bakıldığında rekabete dayanan bir oyun gibi görünse de, temelinde hayati dersler veren bir uyum gizlidir. Her şeye sahip olmayı isteyen açgözlülük, sizi Go tahtasında fazla ileriye götüremez. Qing Hanedanı döneminde yaşamış ünlü Go oyuncusu Shi Dingan (1710-1770) “Go’da ağırbaşlılık ve zarafet entrikalardan üstündür” demiştir. Zhang Yunqi, Go oyununda gelişmek için gerekli olan özellikleri şöyle sıralıyor: “Bir askerin taktik gücü, bir matematikçinin kesinliği, bir sanatçının hayal gücü, bir filozofun dinginliği ve güçlü bir zeka”. Bu özellikler arasında en önemlisinin dinginlik olduğunu vurguluyor. Go’da söylenmeyen söylenenden çok daha fazla yer kaplar: Çok az kural vardır, geri kalan her şey oyunculara bırakılmıştır. 19 yatay 19 dikey çizgi bulunan Go tahtasında 361 kesişim noktası vardır. Bu da Çin ay takvimine göre bir yıldaki gün sayısıdır. Tahtanın dört köşesi de, mevsimleri temsil eder. Ortası gökyüzü, kenarlar yeryüzüdür. Siyah taşlar geceyi, beyazlar gündüzü simgeler. ![]() Üstteki fotoğrafta gördüğünüz 20 cm kalınlığında Japonya’da yetişen ender bir tür olan kaya ağacından yapılmış değerli bir Go tahtasıdır. Arka plandaki yazı Nobel ödüllü yazar Yasunari Kawabata’nın yazdığı bir kaligrafidir. Yazıda okunan Shin'o Yugen, ‘incelikli ve derin gizler’ anlamına gelmektedir. Bu sıfat Go oyununun büyüleyiciliği karşısında sıkça kullanılan bir söz haline gelmiştir. Türkiye’de ODTÜ, Bilkent ve Hacettepe Üniversiteleriyle Polis Akademisi’nde ve Kara Harp Okulunda Go Kulüpleri bulunmaktadır. Bunun dışında Türkiye Go Oyuncuları Derneği’nin Ankara’da Türk-Japon Vakfı Binasındaki odalarda haftasonları 11.00 ile17.00 arası Go kursu verilmektedir. Vakfın telefon numarası: 0312. 4911774 Kaynaklar: www.biltek.tubitak.gov.tr Elisabeth Papineau, The Game of Go: A Chinese Way of Seeing the World, MSO, 8 Mart 2001 Kiseido, http://www.kiseido.com/ |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Olm hayırdır? Başına taş falan mı düştü senden böyle bi oyuna karşı bi ilgi... alla alaa başımıza daş yaacak.
Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. Tarihimizi okuyunuz; görürsünüz ki, milleti mahveden fenalıklar hep din kisvesi altındaki kötülüklerden gelmiştir. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Türkiye'de nedense go birden yükselişe geçti. Gençlik her ne hikmetse go'ya merak sardı. Magic, frp'den sonra şimdide bunu tüketip bitirecekler heralde. Tabi geçekten bu işe gönlünü koymuş insanlara lafım yok ama benim çevremdekiler genelde Şibumi ve akıl oyunlarından etkilenmiş oradaki ana karakterlerle kendini kıyaslayan adamlar(hafif g.t kalkmışlığı söz konusu) Hayırlı olsun diyelim. Bu arada DhaMorGue
sana bi lafım yok ben kendi çevremdekileri eleştirdim, içimi size dökiim dedim. |
|
#4
|
||||
|
||||
|
ya memlekette go öğrenecek mekan yok.en kötüsü o.ben oynamak isterdim hatta heves ettim ama olmuyo.satranç oynamayı kitaptan öğrenmiştim tabi birazda izleyerek.ama go için iki olanakta mevcut deil.bi ara internetten öğrenebilirmiyim die yahoo nun go oynatan bi şeysi var oraya girdim bi iki oyun izledim ama oynayanlarda bilmio çünkü kazanan adam bana maç teklif etti tamam dedim oyunu bilmediim halde taşları rastgele yerleştirerek maçı kazandım sonra adama ben oyunu bilmiodum dedim adam bi maç daha teklif etti bilmeyenlerle oynamıyom diyip sittirdim mekandan.netice galiba avrupadada bilinio bu bok
" Nefret'e sevgiden daha çok güvenirim." dedi Şeytan. "Çünkü nefretin sahtesi olmaz." |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Arat google dan bulursun nasıl oynanabileceğini..
Sakın google ı çökerteyim deme bişi arıycam diye People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı: Tonyukuk
Türkiye'de nedense go birden yükselişe geçti. Gençlik her ne hikmetse go'ya merak sardı. Magic, frp'den sonra şimdide bunu tüketip bitirecekler heralde. Tabi geçekten bu işe gönlünü koymuş insanlara lafım yok ama benim çevremdekiler genelde Şibumi ve akıl oyunlarından etkilenmiş oradaki ana karakterlerle kendini kıyaslayan adamlar(hafif g.t kalkmışlığı söz konusu) Hayırlı olsun diyelim. Bu arada DhaMorGue millet filmlerden etkilenip sokakta birbirini zkiyo azcıkta faydalı şeylerden etkilenelim bunda bi negatiflik yok bence.. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Alıntı: DhaMorGue
Türkiyede go nun yükselişe geçmesi seni neden rahatsız etti anlayamadım? ayıp veya kötü birşey değil. |
|
#8
|
||||
|
||||
|
arkadasim onermisti, bu siteden ogrendim ben go'yu.
www.playgo.to/interactive satranctan, tavladan cok daha fazla permutasyonu olan bir oyun. japon'un cinli'in kulturunu almis ilginc bir oyun. turkiyede masaustu oyun oynanan bir cafeye gitseniz bulamazsiniz, tabu kadar ilgi cekmiyor elbette. kimisine sikici gelebilir ama ben seviyorum kafasini kullanmayi seven herkese de tavsiye ederim. |
|
#9
|
||||
|
||||
|
istanbulda yok mu
|
|
#10
|
||||
|
||||
|
istanbul'u bilmiyorum ama bu hafta sonu 27-28 kasım'da Ankara'da Orta Dünya Kafede turnuva var...
oyununun kuralları öğrenmek o kadar zor değil ama geliştirmek çok kasıyor... birde oyunu hayatınızla veya hayatla özdeşleştirince cidden çok zewk alıyosunuz... oyun hayat gibi... bir bölgede taşlarınızı kaybedebilirsiniz ama başka bir bölgede yeni bir kök yeni bir başlangıç yaratabilirsiniz... ve bu yeni yarattığınız şeyi hayatınızdaki, tahtadaki diğer taşlarla bağlayıp daha güçlü bir yaşam, oyun kurabilirisiniz... birde çok sevdiğim bir söz var sanırım Murphy Yasaları diye geçiyor onların içinden bir tane "İyi başlayan bir oyun kötü biter, kötü başlayan ise daha kötü" :> |
|
#11
|
||||
|
||||
|
Alıntı: casus istanbulda yok mu buralarda karşılaşacağınız insanların büyük çoğunluğu sizinle ilgilenecek ve go öğretmeye hevesli olacaklardır. güzel oyun. |
|
#12
|
||||
|
||||
|
-nerede oynariz?
ankaraliysaniz kolay, orta dunya cafe go'nun adresi. ogrenmek icin de orada birilerini bulursunuz oynamak icin de. go tahtasi ve taslarini da uretiyorlar. bir ugrayip brosurlerini almakta fayda var eger ilgileniyorsaniz kizilirmak sokak, kocatepe'de orta dunya cafe. cocuk yuvasinin yaninda, turunculu bir mekan. -nasil ogrenecegim, zor mu? hayir hic de degil. 4ooo yillik tarih, felsefe.. bunlar sizi korkutmasin. ogrenmek cok kolay, sadece ilginiz surerse ustalasmak icin yillar gerekebilir. fakat dusunuyorum ki, herkes go bilse dunya daha guzel bir yer olurdu. ![]() -ya ben hemen ogrenicem bunu gaza geldim. sitesi falan yok mu? al sana 1 www.playgo.to/interactive al sana 2 http://www.samarkand.net/Academy/learn_go/overview.html -turkce site istiyom, yok mu? biraz yardimci olur heralde http://kgs.kiseido.com/ |
![]() |
| Etiketler |
| oyunu |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| frp oyunu | ozy | FRP & Mithology | 35 | 20-10-2007 21:18 |
| Duke Nukem Forever tarihçesi | d3ng3siz | Oyunlar | 17 | 01-09-2006 16:32 |
| Reklamcılık oyunu. | Recnes | Road Trip | 0 | 31-05-2006 12:19 |
| Dövmecilik Oyunu | kymophobia | Oyunlar | 1 | 29-05-2006 11:41 |