Jules Verne

Düşlerimizi Çağıran Yazar: Jules Verne Okumaya başladığınız ilk satırlardan itibaren “düşlerinizi çağıran”, günlük hayatınızda çeşitli nedenlerle bastırmak zorunda kaldığınız bütün heyecanlarınızı ayaklandıran kitapların yazarıdır Jules Verne. Kapağını kapattığınızda sonunun ne

Jules Verne

Published by Sound_Of_Silence 18-08-2005


Düşlerimizi Çağıran Yazar: Jules Verne
Okumaya başladığınız ilk satırlardan itibaren “düşlerinizi çağıran”, günlük hayatınızda çeşitli nedenlerle bastırmak zorunda kaldığınız bütün heyecanlarınızı ayaklandıran kitapların yazarıdır Jules Verne. Kapağını kapattığınızda sonunun ne olduğunun pek de önemli olmadığı... Sizi hep tekrarların sahnelendiği hayatınızdan “başka olan”a götüren... Heyecanlı kitaplar. “Başka şeyler”i anlatan: hayatınızda hep ertelemek zorunda olduğunuz başka şeyleri...
Bir deniz yolculuğunu, bir ülke gezisini baştan başa...
Tam anlamıyla bir düş çağırıcısı olan Jules Verne’i yüz elli okunan bir yazar yapan, hayatın insandan çaldığı heyecanı ona geri vermesidir. Yaşadığınız dünyaya bir kere daha hayran bırakır sizi...
O, bilim tutkunu ve “yazmaktan” başka bir işi olmayan, bu işi de hakkını vererek yapan, biraz gözükara bir usta yazar. İnatçı Keraban’da İstanbul’a gelen misafirini para vermeden karşı yakaya geçirmek için Üsküdar’dan başlayarak bütün Karadeniz’de dolaştıracak kadar... Dünya’dan Ay’a da, Ay’a bir mermi gönderip, içine de üç kişi ve iki köpek yerleştirip, Ay’da köpek neslini yaratmayı düşünecek kadar...
Çocukluk yıllarından bellidir Jules Verne’i neyin heyecanlandırdığı; deniz tutkusuna ket vuramayıp bir gemide çalışabilmek için evden kaçmasından... Hep hayal ettiği gibi ve çok istediği halde, dalgaların kucağında geçmez yaşamı ve o da vakit kaybetmeden ansiklopedilerin, sözlüklerin ve herhalde bolca haritanın arasındaki yerini alır...
Heyecan vericidir kitaplarla ilişkisi, çünkü bütün dünyadır önünde duran; denizleri ve coğrafyası, ülkeleri ve tarihi ile... Ve Jules Verne eşsiz hayal gücüyle önündeki dünya haritasında gezinmeye başlar... Hiç görmediği ülkeleri anlatır, hiç görmediği halde...
İşte burasıdır Jules Verne’in Jules Verne olma noktası: sınırsız hayal gücü ile bir dünya haritasının, bir mühendislik, bir astronomi, bir jeoloji ve bir tarih kitabının buluşması...
Sonuç: Yaklaşık yüz elli yıldır okunan, fantastik ve bilimkurgu türlerinin temelini atan bir yazar.
Bir Dünya haritası, bir coğrafya kitabı, bir tarih defteri demek yanlış olmaz Jules Verne için...
Kaptan Grant’in Çocukları’nda anlattığı sadece kaybolan Kaptan Grant değildir, toplam üç ciltlik kitapta size Arjantin’i, Avustralya’yı, Yeni Zelanda’yı baştan başa –bitki türlerinden hayvan nesline, ağaç çeşitlerinden dağlara denizlere– anlatır...
Biraz daha iddialı cümleler kurmak da mümkün: İçinde bütün bilimlere dair bilgilerin olduğu, ama aynı zamanda sihirli bir büyü kitabıdır bir Jules Verne kitabı: Hiçbir ayrıntıyı atlamadan yaptığı tasvirleriyle coğrafyacı Jules Verne Avustralya’nın her türlü coğrafi özelliğini anlatırken, botanikçi Jules Verne bitki; zooloji meraklısı Jules Verne ise kuş türlerinden bahsetmekten geri durmaz. Bütün bunlarla birlikte –tam da bir bilim tutkununa yaraşır şekilde– sosyal bilimci Jules Verne Yeni Zelandalı kabilelerin nasıl beslendiğini anlatır uzun uzun; coğrafi nedenlerle antropolojik sonuçların ilişkisini bir çırpıda sıralayıverir...
Kesin olmamakla birlikte Jules Verne’in bugüne dek yazdığı yaklaşık iki yüz kitabında yazarın ustalıklı diliyle birlikte tek bir şey göze çarpar; her birinde konu bir bilim dalının üzerinden kurgulanır... Jules Verne’in bilim, denizcilik, tarih, coğrafya ve macera tutkusu kitaplarının çekirdeğini oluşturur... Ve en şaşırtıcı olanı da hiçbir bilim dalında uzmanlığının olmamasıdır; bütün bildiklerini, saatlerini geçirdiği kütüphanelerdeki binlerce kitaba ve bilime tutkun kişiliğine borçludur.
Dünyadan Ay’a da gökbilimci, Dünya’nın Merkezine Seyahat’te yerbilimci, Madenin Esrarı ve Altın Volkanı’nda madenci, Karpatlar Şatosu’nda mucit, Wilhelm Storitz’in Sırrı’nda görünmezliğin formülünü bulan bir kimyacı, Dünyanın Ucundaki Fener’de ve Kaptan Grant’in Çocukları’nda denizcidir Jules Verne... Bütün bu saydığımız alanlardaki teknik bilgiye hâkimdir; bu nedenle eğer yazarın denizcilikten bahsettiği bir kitabını okuyorsanız “orsa alabanda eğlendirmenin” ne demek olduğunu kaçınılmaz olarak öğrenirsiniz...
Bunları, bütün kitaplarında koruduğu üslubuyla anlatır. Malum, bilimsel bir kitap her zaman ve herkes için pek cazip olmayabilir; ama bir kitapta bilim, ders kitaplarından alışık olduğumuz gibi alt alta sıralanmış formüllerden ibaret değilse ve tıpkı varoluşumuzu açıklaması gibi, hayatımızdaki bir özneyse... Anlamlandıramadığımız soyut cümleler olmaktan çıkar. Sandığımız gibi “sıkıcı” değil, “cezbedici” olur. Hatta heyecan verici ve Jules Verne’in yarattığı bütün komik kahramanlar adına “eğlendirici”.
Böylelikle Jules Verne tarzıyla “bilimin sıkıcı olduğu” önyargısını yıkar ve bizi yaşamın “bu sıkıcı şeyin” üzerine kurulu olduğu gerçeğiyle yüzleştirir. En belirgin üslup özelliği; bütün bunları yaparken kullandığı eğlenceli dil ve yarattığı komik karakterlerdir: Bunun en iyi örneği Kaptan Grant’in Çocukları’ndaki bütün sevimli halleriyle okur için âdeta ete kemiğe bürünen dalgın bilgin Paganel’dir. (Bu sevimli coğrafyacı öylesine dalgındır ki İspanyolca niyetine “yanlışlıkla” Portekizce öğrenir... )
Ufku bu kadar geniş bir yazarın dili de kusursuz olunca ve Jules Verne Kitaplığı’nda birinci yılı geride bırakan İthaki’nin orijinal metinlere sadık kalarak ve titizlikle yayınladığı eserler elinin altındayken; okura sadece okurluk görevini keyifle yerine getirmek kalıyor, azımsanmayacak sayıda insan, bu usta yazarın kitaplarını dilimizde ilk kez “kısaltılmadan” okuyor. Bir başka deyişle Türk okuru Jules Verne’i yeniden keşfediyor...
Hep söylenegeldiği gibi Jules Verne’in sadece çocuklar için yazmadığı aşikâr, çünkü büyüdükçe yitirdiğimiz merak ve heyecan çocuklukta zaten var; belki tek bir soru sormak gerek tam bu noktada, büyüdükçe heyecan ya da merak ya da mucitlik; kısaca farklılıklarımızı yitirdiğimiz için mi sadece çocuklara yakıştırıyoruz Jules Verne’i?
Büyük ve sınırsız hayallerimiz çocuklukta kaldığı için mi? Yaşımız ilerledikçe pek çok şeyi yitirdiğimiz doğru, ama heyecanımızı olsun saklı tutamaz mıyız peki?
Şule C. Koçak

Jules Verne Eklentileri

jules-verne-accueiljpeg   jules-verne-vernejpeg   jules-verne-verne1jpeg  
««  «    Sonraki Sayfa: Aya Seyahat Üzerine (Sayfa 9 of 13)    »  »»

Jules Verne Yorumları

  #1  
Gönderen Sound_Of_Silence on 17-07-2006, 01:30
İşte geçmişte yaşayıp geleceği tasarlayan yazarlardan Çağına göre oldukça modern macera romanları yazmakla kalmayıp çağına yön de vermiştir. Yazdığı öykülerden yola çıkılarak bazı teknik şeyler üretilmiştir {mesela denizaltı fln. Hatta ilk denizaltının ismi öykülerindekinden etkilenilerek "nautilus"{sedefli deniz salyangozu--fransızcası nautile'dir} konur.}
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
jules, verne

Yazar Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on