Jules Verne

MASALIN EŞİĞİNDEKİ ŞATO Zeki Bulduk Efsaneler, halkın savunma yurdudur; realitenin egemen dünyasında. Dünyanın hangi köşesine bakarsanız bakın; Lévi Strauss’un o gizemli köşelerden gerçeğe cevaplar çıkardığını göreceksiniz. Yaban Düşünce de Hüzünlü

Jules Verne

Published by Sound_Of_Silence 18-08-2005


MASALIN EŞİĞİNDEKİ ŞATO
Zeki Bulduk
Efsaneler, halkın savunma yurdudur; realitenin egemen dünyasında. Dünyanın hangi köşesine bakarsanız bakın; Lévi Strauss’un o gizemli köşelerden gerçeğe cevaplar çıkardığını göreceksiniz. Yaban Düşünce de Hüzünlü Dönenceler de o efsunlu hayatlardan izler taşıyan almanaklar olmuşlardır. Edebiyatın doğuşunu ‘efsane söylemeye’ dayandıran teoriden yola çıkarsak Ulysses de çağdaş bir efsaneden öte değildir. Ama şunu öncelikle belirtmekte yarar görüyorum: Kitabın ya da anlatılanın adı vurmalı ilkin okuyucuyu. İsminde, eğer efsanesinden ya da realitesinden haber vermiyorsa kitap; kırık dökük bir aynada portre seyretmeye benzer okuma.
Karpatlar Şatosu, ismiyle alabildiğine bir görkemi önümüze koymaktadır. Her ne kadar şatodan daha büyük eserler yıkılıp muhteşemliğini kaybetse de; köşkler, saraylar, şatolar barok bir korkuyu, Victoria dönemi şaşaasını insanın hayaline yine de kazımaktadır.
Romen dendi mi, çingeneler, vampirler, demirperdenin kömür yüzlü, tütün sıcaklığındaki insanları, Hagi bir de Mircea Eliade geliyor aklıma. Karpatlar Şatosu ise bildikrlerime aslında çok fazla bir şey eklelmiş değil ama Jules Verne’in unuttuğum dünyasına yeni bir yolculuk yapmam gerektiğini hatırlattı. Dünya’dan Ay’a, Dünya’nın Merkezine Seyahat nedense çocukça bir heyecanla okuduğum kitaplardı. 80 Günde Devr-i Alem hayal kurmak, gezmek, gitmenin mümkün olduğu bir tasavvur geliştirmek adına okunası olmuştu uzun zaman önce. Nedense Karpatlar Şatosu’nda o çocukluk ülkesinden çok büyüklerin masalları çevirdi önümü. Hayallerine, önyargılarına ve masallarına kapılmış Transilvanya insanları çok da uzağımda değillerdi. Aşkları, dedikoduları, korkuları, erke bağlılıkları, görenekleri ve kendilerini değiştirme ürpertileri aslında acıklı aşkların ve onulmaz ödlekliklerin olduğu ülkeme çok benziyordu. Anlatılan yüz yıldan daha fazla bir zaman öncesinin Karpatlar’ı olsa da günümüz dünyasıyla örtüşen çok tarafı var öykünün.
Anadolu’da kaya mezarları, söylenceler, ödlekler ve cesurlar dirilerle koyun koyuna yatar. Birden karşınıza bir kilise yıkıntısı ya da yeraltı çarşısı çıkar. Kayaların ardından başka bir dünya vardır. Masalın dünyası gibidir görünen. Bu bir yanılsamadır. Yüzyıllar öncesinin Bizansı ya da Pagan toplulukları ayin yapar köylülerin gözünde gecenin bir yarısı. Ya da bir şehzade kellesi koynunda Çiçekdağ ormanında hâlâ sallanmaktadır. Batıl inancın bini bir para topraklarda, geleceğin hiper-ultra ürünleri bile cin işi şeytan işi olup çıkıverir. Her neyse…
Daha önce de söylediğimiz gibi efsanedir halkın sığınağı. Kötülüğe ya da şeytana haçını doğrultan bir ortaçağ papazı gibi masallarını doğrultur halk Karpatlar’da, Anadolu’da, Endülüs’te bilinmeyene ve tasavvur edilemeyene karşı.
Jules Verne babasının azarını yemekle, parasının kesilmesiyle hem ataerkil yapıdan hem de halkın tek boyutlu dünyasından kopmuştu. Uzayda serseri bir meteor gibi dolaşmaktansa uzaydaki yerimizi bulmaktı görevi. Dünyanın ulus-devlet diktatörlüklerine ayrıştığı bir zamanda başladı hikayesini anlatmaya. Öykü çok eski zamana aitti; efsaneydi. Öykü bilinmeyen bir zamana aitti; maddeye egemenliğin geleceği yıllardı. O, geçmişin ve geleceğin tam ortasında, Karpatlar Şatosu’nda bir yönüyle Baron, öteki yanıyla medyatör olarak çıktı karşımıza. Anlattığı hikâyede eski bir masalın izine rastlanmıyor da değil; Cadı, delikanlıdan sonsuz ömre karşılık sesini ister. Güzel sesli delikanlı bir aptallıkla sesini Cadı’ya verir ve sonsuz ömrü alır. Ama bir zaman sonra pişman olur yaptığına… Ve sesini yeniden kazanmak için tüm varını yoğunu ortaya koyar, Cadı’yla savaşa tutuşur.
La Stilla’yı sesinden kavrar Baron de Gortz. Kont Franz de Télek ise La Stilla’ya sahip olmak ister. Baron amacına ulaşır; tekniğin imkanlarıyla. Ama de Télek muhteristir ve kaybeder. La Stilla ki dönemin Diva’sıdır. Sesi de yüzü de büyüleyicidir. Ama asıl büyüleyici olan Jules Verne’in Sanayi Toplumuna geçiş dönemi Avrupası’ndan aldığı öyküdür. Bu öykünün büyüsü hala etkisini korumakta ve gizeminden gram kaybetmemektedir.
Şato, Baron, Kont, La Stilla, cesur ormancı ve köylüleri… Bunların üzerinde bir güce sahip olan Şato ve esrarıdır. Bu yüzden, “iyi kalpli insanların batıl inançlarından vazgeçmeleri için uzun yıllar gerekecektir.” Ve kitap bittiğinde anlayacağız ki hikaye kahramanındır; gerisi sadece fondur!
Şiir’in, efsanenin, teknolojinin, batıl inançların, acıklı bir aşkın kusursuzca örüldüğü Karpatlar Şatosu, aslında, yazarın yaptığı “basit, optik bir hiledir.” Ve açıklanamaz zannedilenler yine kahramanlardan birinin, Kont de Télek’in dediği gibi: “Her şeyin açıklanacağına, hem de en basit şekilde açıklanacağına emin olun.” Bu yüzden o çılgın zamanda yatıyla dünyayı dolaşın ve efsanelerle teknolojiyi nikahlayan Jules Verne’e yeniden göz atmalıyız. Çünkü Jules Verne çocuklardan çok tasavvur yapmasını bilenler için yazmıştır.
Karpatlar Şatosu
Jules Verne
Fransızca’dan Çeviren: Işık Ergüden

Jules Verne Eklentileri

jules-verne-accueiljpeg   jules-verne-vernejpeg   jules-verne-verne1jpeg  

Jules Verne Yorumları

  #1  
Gönderen Sound_Of_Silence on 17-07-2006, 01:30
İşte geçmişte yaşayıp geleceği tasarlayan yazarlardan Çağına göre oldukça modern macera romanları yazmakla kalmayıp çağına yön de vermiştir. Yazdığı öykülerden yola çıkılarak bazı teknik şeyler üretilmiştir {mesela denizaltı fln. Hatta ilk denizaltının ismi öykülerindekinden etkilenilerek "nautilus"{sedefli deniz salyangozu--fransızcası nautile'dir} konur.}
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
jules, verne

Yazar Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on