Jules Verne

Bilim-Kurgu Edebiyatı Bilimkurgu kelimesi ilk kez 1927’de kullanılmış ve bu edebiyat türü teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. Aslında bu edebiyatın kökenleri İ.S. II. yüzyılın ortalarında yaşayan Lukianos’un bir hikayesine

Jules Verne

Published by Sound_Of_Silence 18-08-2005


Bilim-Kurgu Edebiyatı
Bilimkurgu kelimesi ilk kez 1927’de kullanılmış ve bu edebiyat türü teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. Aslında bu edebiyatın kökenleri İ.S. II. yüzyılın ortalarında yaşayan Lukianos’un bir hikayesine kadar uzanır. Herodotos ve Homeros gibi mübalağlı anlatılarıyla ünlenmiş yazarları hicvetmek için yazdığı hikayesinde, fırtınaya tutulup aya fırlayan, aylılar ve güneşliler arasındaki savaşlara tanık olup farklı gezegenlerde yaşayanlar canlılarla tanışan bir adamın maceralarını anlatmıştı Lukianos. Astronomi ve matematiğe yaptığı katkılarıyla tanıdığımız Kepler, İngiliz papaz Baldwin ve ünlü şair Cyrano de Bergerac da aya yolculuk üzerine eğilmişlerdi.
Bilimkurguyu türleştiren en önemli isim, hiç kuşkusuz 19.yüzyılın ikinci yarısında ard arda yazdığı romanlarıyla Jules Verne’dir ve 1865 yılında yayımlanan ”Aya Seyahat”, gerçek anlamda ilk uzay romanıdır. Bir süre sonra H.G.Wells de ona katılmış ve aya yolculuk fikri insanlığın ufkuna yerleşmiştir. Lukianos, Verne ve Wells’in gerçekleşmesi imkansız gibi görünen hayallerinin çoktan aşıldığı günümüzde onların izinden giden çağdaş bilimkurgu yazarları yeni yolculuk hayalleri ile çıkıyorlar karşımıza ve insanoğlunun evreni keşfetme tutkusunun bitimsiz olduğunu kanıtlıyorlar.
İnsanoğlunun evreni keşfetme, anlamlandırma tutkusu henüz yazının keşfedilmediği ilk çağlara kadar uzanır. Anlamlandıramadıkları ya da korktukları olaylara ise doğa-üstü, fantastik yorumlar getiren atalarımız için her hikayenin gerçeklikle bir ilişkisi, her hikayenin iki yüzü vardı; hikayeler hem en ürkütücü nesne, olay ve düşüncelerin açığa çıkmasını sağlıyor, hem de dinleyiciye/okuyucuya bu korkularla yüzleşme ve böylelikle bir arınma fırsatı veriyordu. Sonrasında efsane, mitoloji ve masallar, hatta kutsal kitaplar yüzlerce yıldır bir kültürden ötekine, bir coğrafyadan diğerine taşınırken, evrensel diyebileceğimiz bir genişlikte ortak bir fantastik bellek yarattı. Dünyanın hemen her köşesinden fışkırdığına göre insanoğlunun zihniyet dünyasının o karmaşık yapısının sırlarını çözmemiz için sağlam ipuçları barındıran bu fantastik anlatılar modern romanlar için de ilham vericiydi. Ancak yine de, geçmişteki tek tük örneklerini saymazsak eğer, Bilimkurgu edebiyatının Aydınlanma çağının ürünü olduğunu söyleyebiliriz. Bilim ve teknoloji alanında elde edilen gelişmelerin; elektriğin, buharlı makinelerin, dokuma tezgahlarının, otomobillerin gündelik hayata katıldığı ve o zamana dek sürüp giden maddi manevi bütün ilişkileri alt üst ettiği Aydınlanma çağı, felsefeyi, sanat ve edebiyatı da derinden etkilemişti. Doğrusunu söylemek gerekirse, ne olup bittiğini tam anlamıyla kavrayamayan insanoğlu bir yandan bilimin üstünlüğüne ve yüceliğine boyun eğip ona “iman” ederken, bir yandan da bilime ve onun uygulamalarına yabancılaştı; “bilime ilkel bir korku içinde kavranması güç mucizeler yaratan bir araç gözüyle bakmaya başladı”. İşte Jules Verne’e “Aya Seyahat” romanını yazma düşüncesini veren tam da bu imandır.
Peki nedir “bilimkurgu” edebiyatı? Aslında pek çok kavram gibi “bilimkurgu”nun tanımı üzerinde de kesin bir uzlaşma yok. Kimileri için edebilik, kimileri için kurgusallık, kimileri içinse içerdiği bilimsel öngörüler öne çıkıyor. Dar bir kalıba tıkılmak zorunda değiliz elbette, ama yine de bir tanım denemesini örnek seçebilir, bilimkurguyu “geniş anlamda bilimsel -veya olası bilimsel- varsayımlara dayanan ya da var olmayan doğaüstü bir konumda yer alan olayları anlatan” bir edebi tür olarak tanımlayabiliriz. Belki de pratik örneklerinden yola çıkmak ve bilimkurguyu tanımlamak için türün sık tekrarlanan konuları üzerinde durmak daha anlamlı olacak; bu durumda, zamanda veya uzayda yolculuklar, başka dünyalardan gelen canlı türleriyle girilen ilişkiler, gelecek bir zaman dilimindeki yaşantı biçimleri, gelecek bir zamandan bugüne uzanan hayali tarih yazımları en sıkça rastlanan bilimkurgusal temalar gibi görünüyorlar.
“Bilim-kurgu yazarı, ya bugünün çağdaş bilim ve teknik gelişmelerini ya da bunların kısa sürede gerçekleştirecekleri sanılan etkilerini dikkate alır, bunlar olmazsa gelecekte var olacağını öne sürdüğü bir bilimsel gelişmeye dayandırır öyküsünü. Bu bilimsel gelişme ya da teknik buluş salt uydurma da olabilir, çağımızdaki bir varsayımın uzantısı da olabilir, örneğin Jules Verne, çağdaş bilim verilerine saygılıdır ve onların dışına çıkmaz pek. Öyküleri öğretici nitelikte bilimsel tanımlar ve kuramlarla doludur. Verne, aya adam gönderirken, füzenin itme gücünü, yer çekiminden kurtulması için gereken zamanı ve başka güçlükleri hesap eder”...

Jules Verne Eklentileri

jules-verne-accueiljpeg   jules-verne-vernejpeg   jules-verne-verne1jpeg  

Jules Verne Yorumları

  #1  
Gönderen Sound_Of_Silence on 17-07-2006, 01:30
İşte geçmişte yaşayıp geleceği tasarlayan yazarlardan Çağına göre oldukça modern macera romanları yazmakla kalmayıp çağına yön de vermiştir. Yazdığı öykülerden yola çıkılarak bazı teknik şeyler üretilmiştir {mesela denizaltı fln. Hatta ilk denizaltının ismi öykülerindekinden etkilenilerek "nautilus"{sedefli deniz salyangozu--fransızcası nautile'dir} konur.}
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
jules, verne

Yazar Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on