Orhan Veli Kanık
Pazar Akşamları ve İncelemesi
Şimdi kılıksızım, fakat
Borçlarımı ödedikten sonra
İhtimal bir kat da yeni esvabım olacak
Ve ihtimal sen
Yine beni sevmeyeceksin.
Bununla beraber pazar akşamları
Sizin mahalleden geçerken,
Süslenmiş olarak,
Zannediyor musun ki ben de sana
Şimdiki kadar kıymet vereceğim ?
(Mehmet Ali Sel adıyla,Varlık,15.9.1937)
Şiirde yoksul ve kılıksız birinin,sevdiği kız karşısındaki duyguları ortaya konur;fakat şair konuyu işlerken romantiklerde olduğu gibi santimantalizme ve sembolistlerde olduğu gibi kapalılığa kapılmaz.Ne melankolik ne de çok duygulu bir aşk var,bir çeşit acı hayat hikayesini anlatır.
Şiir iki bölümden oluşur,birinci bölüm 'Yine beni sevmeyeceksin' dizesi ile biter.Şiirde anlatıcı yazarın kendisidir.Zaten işlenen de sıradan insanlardan birinin yaşadığı aşktır.
Figür,kızın onu sevmesi için borçlarını ödeyip yeni esvap almayı düşünür.Bundan sonra ihtimal vermez seveceğine.Burada gerçekçilik var,ne yaparsa yapsın kızın onu sevmeyeceğini biliyor çünkü arada sınıf farkı var.Bu gerçeği kabullenir,kafasına da takmaz.Bu sıradan kişinin çocukça düşünceleri onun kültürünü de gösterir.Kişi,son cümlede gerçek duygularını ortaya koyar.Şiirin sonunda şair bu gence acımak yerine bizi gülümsetmektedir.İnce bir alay seziliyor.Bu alayın altında,hınçla beslenen bir duygu vardır ama şair buna yenilmez.Bunu yenerek akla seslenmeyi seçer.
Bu şiire,bir şiirde bulunması gereken estetik unsurların dışında,tema olarak bakmak gerekir.Yalın söyleyişler var.Ayrıca şiirde Garipçiler'in istedikleri 'kafiye' yok.Şiir özgür bir formla yazılmış.Dili oldukça sade,halkın kullandığı sözcükler ağır basar.Söz dizini yazı dilinin özelliklerini taşır.Bir hayli de düz yazıya kaçar.Orhan Veli eski şiirin dizeci özelliğinden kurtulmak isterken düz yazının tuzağına düşer.Şairin başlangıç şiirlerinin çoğunda bu yetersizlikle karşılaşırız.











Ynt: Orhan Veli Kanık
Gün dogmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin iri pınarların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul.
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamet kopacak ufuklarda.
Deniz kızları mi dersin, kuşlar mi dersin;
Bayramlar seyranlar mi dersin, senlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mi ?
Heeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere.
Ynt: Orhan Veli Kanık
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüyünde ayrı bir telaş!
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur, başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...
Ynt: Orhan Veli Kanık
Baka kalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.
------------------------------------
yalnızlık şiiri
bilmezler yanlız yaşmayanlar
yalnızlık nasıl korku verir insana
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl konuşur aynalarla
Bir cana hasret,
Bilmezler.
Ynt: Orhan Veli Kanık
Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Mavilerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.
Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
Bir limanda, büyük ve beyaz...
Mercan adalarda bir liman..
Beyaz bulutların ardından
Gelse altın ışıklı bir yaz.
Doldursa içimi orada
Baygın kokusu iğdelerin.
Bilmese tadını kederin
Bu her alemden uzak ada.
Konsa rüya dolu köşkümün
Çiçekli dalına serçeler.
Renklerle çözülse geceler,
Nar bahçelerinde geçse gün.
Her gün aheste mavnaların
Görsem açıktan geçişini
Ve her akşam dizilişini
Ufukta mermer adaların.
Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
İller, göller, kıtalar aşmak.
Ne hoş deniz deniz dolaşmak
Düşünceler gibi başıboş.
Versem kendimi bütün bütün
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an güzelliğine
Kuşlar gibi serseri ömrün.
Ynt: Orhan Veli Kanık
İSTANBUL'U DİNLİYORUM
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum.
| |
Benzer Başlıklar
Orhan Kemal Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal, 15 Eylül 1914'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde doğdu....
Orhan Pamuk Kişisi Üzerine Türkiye'de 30 bin Kürt öldürüldü 1 milyon da Ermeni Bu cümleler Türkiye'nin en saygın...
Avrupa'nın gözü bugün başlayacak Orhan Pamuk davasında http://www.nethaber.com/?h=40114 Duruşma az sonra başlayacak... İstanbul Şişli'de, Adliyenin...
Veli Mehmetoglu Abimiz gurbetçi tayfadan :) Ama müziği güzel, soundclick.com'a üyeliğiniz varsa tüm şarkılarını...
Orhan Atasoy Gemiler' i Orhan Atasoy' dan dinlemekten daha güzel ne olabilir ki?