BEYOĞLU RAPSODİSİ Üç arkadaşın hikayesi bu. Biraz da Beyoğlu'nun hikayesi. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikayesi. Sokakların, binaların, bildik bilmedik köşelerin, ama en çok da insanların hikayesi. Çocukluktan başlayan,
Ahmet ÜmitPublished by Sound_Of_Silence 24-07-2005 |
|
BEYOĞLU RAPSODİSİ Üç arkadaşın hikayesi bu. Biraz da Beyoğlu'nun hikayesi. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikayesi. Sokakların, binaların, bildik bilmedik köşelerin, ama en çok da insanların hikayesi. Çocukluktan başlayan, mekanı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor Beyoğlu Rapsodisi'nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birleştiği bir nokta bu dostluk. Önce onları tanıyoruz, hayatlarına tanık oluyoruz. Sanıyoruz ki, her şey hep böyle doğal gidecek. Sanıyoruz ki, hayat normal seyrini sürdürecek. Ama gün geliyor, bir fotoğraf sergisi hayatlarını değiştiriyor. Üç arkadaşın hikâyesi bu. Biraz da Beyoğlu’nun hikâyesi. Beyoğlu’nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikâyesi. Sokakların, binaların, bildiğimiz, bilmediğimiz köşelerin, ama en çok insanların hikâyesi. Çocukluktan başlayan, mekânı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor “Beyoğlu Rapsodisi”nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birleştiği bir nokta bu dostluk. Önce onları tanıyoruz, hayatlarına tanık oluyoruz. Sanıyoruz ki, her şey hep böyle doğal gidecek. Sanıyoruz ki, hayat normal seyrini sürdürecek. Ama gün geliyor, bir fotoğraf sergisi hayatlarını değiştiriyor. Önce bir kadın giriyor bu üçlünün arasına, bir Rus. Sonra cinayet fikri hayatlarının bir parçası oluyor. Soruşturmalar, sorular... Ve sırlar geliyor ardından. Ahmet Ümit bu son romanında polisiye gerilim edebiyatının sınırlarını aşmayı deniyor. Okuyucusunu sürpriz bir sonla ödüllendirmenin yanı sıra ölümsüzlük üzerine, dostluk üzerine, aile üzerine, sahip olma duygusu üzerine sorular sorduruyor. Ahmet Ümit’ten heyecan dozu yüksek bir polisiye roman bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmayacak, ama yazarın daha geniş sularda da keyfince yelken açtığını kanıtlayan bir kitap “Beyoğlu Rapsodisi”. Adım adım Beyoğlu ve karış karış insan var bu romanda. |
|
#1
Gönderen
Sound_Of_Silence
on
17-07-2006, 00:58
|
|
Tüm eserlerini bir solukta okuduğum ender yazarlardan. Gerçekten kurguları çok güzel ve "son"lar etkileyici oluyor
Eğer "hangi kitabından başlasam acaba?" diye düşünüyorsanız "Sis ve Gece" öncelikli tavsiye edeceğimdir. Kimbilir belki de ben de ilk olarak o kitapla başladığım içindir. Yahut çok kalın olmadığı{251 sayfa} için gözü pek korkutmayacak ve yazara karşı bir ön yargı oluşturmayacaktır. Kitabın sonu gerçekten ilginç gelmişti; hiç beklemediğim biri katil olup çıkmıştı. |
|
#2
Gönderen
gudem
on
10-02-2007, 18:49
|
|
patasanayı okurken kurgusu (olayın polisiye yönü)çok sıradan ve çabuk anlaşılır gelse de dil olarak akıcı bi uslubu var.daha çok eğlencelik bi tarz gibi geldi ama tabii ki dğer kitaplarını da okumadan kesin bişey söylemek istemem.özellikle bu kitapta bence sadece ucundan kıyısından değinmiş dahi olsa bir çok güncel olaya yer verebilmesi de önemli.özellikle bahsettiğiniz insanın içindeki şiddet ve insanın aslında daima kötüyü ve şidddeti tercih etmeyi düşünen bir varlık olduğu konusundaki yorumları dikkate değer.
"homeros'un lyada sı, Musa nın Tevrat ı,isa ın incili Muhammed in Kur'an ı ve yüzlerce filozofun yazdığı binlerce sayfalık metinler işe yaramadıysa Patasa nın tabletleri de insanoğlunun yüreğindeki vahşeti durdurmaya yetmeyecektir." "Bütün bu metinler yazıldıktan sonra insanoğlu vahşetini katlayarak sürdürdü.20.yüzyıl tarihe vahşet çağı olarak geçecektir.İnsanoğu tarihinin hiçbir döneminde Nazilerin yaptığısoykırımı yaşamamış,Hiroşimada olduğu gibi bir anda yüzbin kişiyi yok etmemiştir" "patasana insanın düzeleceğine ilişkin umut taşımasaydı bu tabletleri yazmazdı.insanlar dilleri,dinleri,ırkları farklı olduğu için birbirlerini öldürmesinler diye yazdı bunları.Öteki büyük metinler de bunun için yazıldı." "ama söyler misiniz ne işe yaradı? şu anda dünyanın pek çok bölgesinde insanlar toprak için,kar için,pazarları ele geçirmek için ,dillerin, dinlerin, ırkların ayrılığını bahane ederek birbirlerini boğazlamıyorlar mı? dikkat edin aradan tam 2700 yıl geçmiş,insanoğlu toprağın, denizin, gökyüzünün, gizini çözmüş ama birbirini öldürmekten vazgeçmemiş.Milyonlarca insanı etkileyen kutsal kitapların yapamadığını Patasa nın tabletleri mi yapacak? BUNA İNANACAK KADAR SAF MISINIZ?" beni en çok etkileyen replikler bunlar dı.... |
|
Son düzenleyen gudem : 10-02-2007 - 18:55.
|
![]() |
| Etiketler |
| ahmet |
| Yazar Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Yazar | Yazar Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Ümit Yaşar Oğuzcan | Sound_Of_Silence | Mürekkep Hokkası | 1 | 12-02-2007 16:42 |
| Basketbol Ümit Milli Takımı Avrupa İkincisi Oldu | ern | Türk Ve Dünya Sporu | 5 | 27-07-2006 12:35 |
| Ümit Yasar Oğuzcan | Lizard King | Beyin Fırtınası | 10 | 18-11-2004 18:26 |
| Ahmet Piriştina | Jack Bauer | Güncel Olaylar | 2 | 17-06-2004 13:42 |