KAR KOKUSU “Sis ve Gece” adlı romanıyla polisiye türe yeni bir soluk getiren ve büyük tartışmalara yol açan Ahmet Ümit ’in yeni romanı “Kar Kokusu”, Can Yayınları’nca yayımlandı. “Kar Kokusu”
Ahmet ÜmitPublished by Sound_Of_Silence 24-07-2005 |
|
KAR KOKUSU “Sis ve Gece” adlı romanıyla polisiye türe yeni bir soluk getiren ve büyük tartışmalara yol açan Ahmet Ümit’in yeni romanı “Kar Kokusu”, Can Yayınları’nca yayımlandı. “Kar Kokusu” da “Sis ve Gece” gibi Türk basınında büyük yankılar uyandırdı. Moskova’da Marksizm eğitimi gören bir grup Türk devrimcisinin yaşadığı çarpıcı bir serüveni anlatan bu roman 1986 yılında geçiyor. Sovyetler Birliği henüz yıkılmamış. Moskova’da aralarında Türklerin de bulunduğu değişik ülkelerden komünistlerin bir arada eğitim gördüğü Marksizm Enstitüsü’ndeki yaşam, Türklerden birinin öldürülmesiyle hareketlenir. Herkes korku içinde birbirinden kuşkulanmaya başlar. KGB, MİT ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) olayı kendi açılarından soruşturmaya koyulurlar. “Sis ve Gece”de başlattığı geleneği derinleştiren Ahmet Ümit, politik polisiyenin iyi bir örneği olan “Kar Kokusu”nda politik çalışmanın, inanca bağlılığın insan yazgısı üzerindeki etkilerini bir cinayet soruşturması ekseninde okura sunuyor. “Kar Kokusu”nda, Türkiyeli ve Yunanlı devrimcilerin ilişkileri de anlatılıyor. İktidarların yapay olarak yarattığı Türk -Yunan düşmanlığının içi boş bir entrika olduğu, Moskova’da biraraya gelen Türkiyeli ve Yunanlı devrimcilerin aynı kültür üzerinde yaşamaktan kaynaklanan sıcak dostluklarıyla bir kez daha kanıtlanıyor. Yazar; KGB, MİT gibi iktidarı korumakla görevli örgütlerle, TKP gibi iktidarı yıkmaya çalışan devrimci bir örgütün anlayışını karşılaştırıp, bireyin tarihsel olayların rüzgarında nasıl savrulduğunu, kendi varlığını koruyabilmek için, toplumsal olana duyduğu gereksinimi akıcı bir dille soluk soluğa anlatıyor. “Kar Kokusu”, TKP gibi Türkiye’nin en eski partisinin bir dönemine ilişkin de ilginç ipuçları, bilgiler sunuyor. Uzun yıllar yeraltında yaşamış bu partinin üyeleri, yöneticileri yalın bir gerçekçilikle anlatılıyor. “Kar Kokusu”, Türkiye’ye özgü polisiye romanın iyi bir örneği olarak öne çıkıyor. |
|
#1
Gönderen
Sound_Of_Silence
on
17-07-2006, 00:58
|
|
Tüm eserlerini bir solukta okuduğum ender yazarlardan. Gerçekten kurguları çok güzel ve "son"lar etkileyici oluyor
Eğer "hangi kitabından başlasam acaba?" diye düşünüyorsanız "Sis ve Gece" öncelikli tavsiye edeceğimdir. Kimbilir belki de ben de ilk olarak o kitapla başladığım içindir. Yahut çok kalın olmadığı{251 sayfa} için gözü pek korkutmayacak ve yazara karşı bir ön yargı oluşturmayacaktır. Kitabın sonu gerçekten ilginç gelmişti; hiç beklemediğim biri katil olup çıkmıştı. |
|
#2
Gönderen
gudem
on
10-02-2007, 18:49
|
|
patasanayı okurken kurgusu (olayın polisiye yönü)çok sıradan ve çabuk anlaşılır gelse de dil olarak akıcı bi uslubu var.daha çok eğlencelik bi tarz gibi geldi ama tabii ki dğer kitaplarını da okumadan kesin bişey söylemek istemem.özellikle bu kitapta bence sadece ucundan kıyısından değinmiş dahi olsa bir çok güncel olaya yer verebilmesi de önemli.özellikle bahsettiğiniz insanın içindeki şiddet ve insanın aslında daima kötüyü ve şidddeti tercih etmeyi düşünen bir varlık olduğu konusundaki yorumları dikkate değer.
"homeros'un lyada sı, Musa nın Tevrat ı,isa ın incili Muhammed in Kur'an ı ve yüzlerce filozofun yazdığı binlerce sayfalık metinler işe yaramadıysa Patasa nın tabletleri de insanoğlunun yüreğindeki vahşeti durdurmaya yetmeyecektir." "Bütün bu metinler yazıldıktan sonra insanoğlu vahşetini katlayarak sürdürdü.20.yüzyıl tarihe vahşet çağı olarak geçecektir.İnsanoğu tarihinin hiçbir döneminde Nazilerin yaptığısoykırımı yaşamamış,Hiroşimada olduğu gibi bir anda yüzbin kişiyi yok etmemiştir" "patasana insanın düzeleceğine ilişkin umut taşımasaydı bu tabletleri yazmazdı.insanlar dilleri,dinleri,ırkları farklı olduğu için birbirlerini öldürmesinler diye yazdı bunları.Öteki büyük metinler de bunun için yazıldı." "ama söyler misiniz ne işe yaradı? şu anda dünyanın pek çok bölgesinde insanlar toprak için,kar için,pazarları ele geçirmek için ,dillerin, dinlerin, ırkların ayrılığını bahane ederek birbirlerini boğazlamıyorlar mı? dikkat edin aradan tam 2700 yıl geçmiş,insanoğlu toprağın, denizin, gökyüzünün, gizini çözmüş ama birbirini öldürmekten vazgeçmemiş.Milyonlarca insanı etkileyen kutsal kitapların yapamadığını Patasa nın tabletleri mi yapacak? BUNA İNANACAK KADAR SAF MISINIZ?" beni en çok etkileyen replikler bunlar dı.... |
|
Son düzenleyen gudem : 10-02-2007 - 18:55.
|
![]() |
| Etiketler |
| ahmet |
| Yazar Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Yazar | Yazar Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Ümit Yaşar Oğuzcan | Sound_Of_Silence | Mürekkep Hokkası | 1 | 12-02-2007 16:42 |
| Basketbol Ümit Milli Takımı Avrupa İkincisi Oldu | ern | Türk Ve Dünya Sporu | 5 | 27-07-2006 12:35 |
| Ümit Yasar Oğuzcan | Lizard King | Beyin Fırtınası | 10 | 18-11-2004 18:26 |
| Ahmet Piriştina | Jack Bauer | Güncel Olaylar | 2 | 17-06-2004 13:42 |