Ahmet Ümit
Beyoğlu Rapsodisi
BEYOĞLU RAPSODİSİ
Üç arkadaşın hikayesi bu. Biraz da Beyoğlu'nun hikayesi. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikayesi. Sokakların, binaların, bildik bilmedik köşelerin, ama en çok da insanların hikayesi. Çocukluktan başlayan, mekanı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor Beyoğlu Rapsodisi'nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birleştiği bir nokta bu dostluk. Önce onları tanıyoruz, hayatlarına tanık oluyoruz. Sanıyoruz ki, her şey hep böyle doğal gidecek. Sanıyoruz ki, hayat normal seyrini sürdürecek. Ama gün geliyor, bir fotoğraf sergisi hayatlarını değiştiriyor.
Üç arkadaşın hikâyesi bu. Biraz da Beyoğlu’nun hikâyesi. Beyoğlu’nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikâyesi. Sokakların, binaların, bildiğimiz, bilmediğimiz köşelerin, ama en çok insanların hikâyesi. Çocukluktan başlayan, mekânı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor “Beyoğlu Rapsodisi”nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birleştiği bir nokta bu dostluk. Önce onları tanıyoruz, hayatlarına tanık oluyoruz. Sanıyoruz ki, her şey hep böyle doğal gidecek. Sanıyoruz ki, hayat normal seyrini sürdürecek. Ama gün geliyor, bir fotoğraf sergisi hayatlarını değiştiriyor. Önce bir kadın giriyor bu üçlünün arasına, bir Rus. Sonra cinayet fikri hayatlarının bir parçası oluyor. Soruşturmalar, sorular... Ve sırlar geliyor ardından. Ahmet Ümit bu son romanında polisiye gerilim edebiyatının sınırlarını aşmayı deniyor. Okuyucusunu sürpriz bir sonla ödüllendirmenin yanı sıra ölümsüzlük üzerine, dostluk üzerine, aile üzerine, sahip olma duygusu üzerine sorular sorduruyor.
Ahmet Ümit’ten heyecan dozu yüksek bir polisiye roman bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmayacak, ama yazarın daha geniş sularda da keyfince yelken açtığını kanıtlayan bir kitap “Beyoğlu Rapsodisi”. Adım adım Beyoğlu ve karış karış insan var bu romanda.
Ynt: Ahmet Ümit
"homeros'un lyada sı, Musa nın Tevrat ı,isa ın incili Muhammed in Kur'an ı ve yüzlerce filozofun yazdığı binlerce sayfalık metinler işe yaramadıysa Patasa nın tabletleri de insanoğlunun yüreğindeki vahşeti durdurmaya yetmeyecektir."
"Bütün bu metinler yazıldıktan sonra insanoğlu vahşetini katlayarak sürdürdü.20.yüzyıl tarihe vahşet çağı olarak geçecektir.İnsanoğu tarihinin hiçbir döneminde Nazilerin yaptığısoykırımı yaşamamış,Hiroşimada olduğu gibi bir anda yüzbin kişiyi yok etmemiştir"
"patasana insanın düzeleceğine ilişkin umut taşımasaydı bu tabletleri yazmazdı.insanlar dilleri,dinleri,ırkları farklı olduğu için birbirlerini öldürmesinler diye yazdı bunları.Öteki büyük metinler de bunun için yazıldı."
"ama söyler misiniz ne işe yaradı? şu anda dünyanın pek çok bölgesinde insanlar toprak için,kar için,pazarları ele geçirmek için ,dillerin, dinlerin, ırkların ayrılığını bahane ederek birbirlerini boğazlamıyorlar mı? dikkat edin aradan tam 2700 yıl geçmiş,insanoğlu toprağın, denizin, gökyüzünün, gizini çözmüş ama birbirini öldürmekten vazgeçmemiş.Milyonlarca insanı etkileyen kutsal kitapların yapamadığını Patasa nın tabletleri mi yapacak?
BUNA İNANACAK KADAR SAF MISINIZ?"
beni en çok etkileyen replikler bunlar dı....
| |
Benzer Başlıklar
Ümit Yaşar Oğuzcan Ümit Yaşar Oğuzcan 22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi...
Basketbol Ümit Milli Takımı Avrupa İkincisi Oldu Başarılarında dolayı bu gençleri kutlayalım önce. Final maçında 10 günde 8 maç yapmanın yorgunluğu...
Ümit Yasar Oğuzcan 1926 - 22 Ağustos ` ta Tarsus ` ta dünyaya geldi. Babası Lütfi, anası Güzide. 1939 - Eskişehir...
Ahmet Piriştina Oğlunun düğünü yüzünden şehir dışında bulunan eşinin evde olmadığı sırada kalp krizi sonucu ölmüş,...











Ynt: Ahmet Ümit