ÇIKARAYAK Düne indim merdivenden: Saçlarını toplamışsın, ensende uçuşuyor nisan. Sahanda yumurta yapmışsın öğlen, Rue de Venise sonra, sonra herhangi bir köprü ve Seine: Eski bir pafta alacağız belki, Rabelais'in tuhaf
Enis BaturPublished by Dairuin 02-03-2008 |
|
ÇIKARAYAK Düne indim merdivenden: Saçlarını toplamışsın, ensende uçuşuyor nisan. Sahanda yumurta yapmışsın öğlen, Rue de Venise sonra, sonra herhangi bir köprü ve Seine: Eski bir pafta alacağız belki, Rabelais'in tuhaf bir basımını: Akşam gene yekpâre olacak Mouffetard'ın yüreğinde Aragon'u dinleyeceğiz Léo'dan: Je chante pour passer le temps. Bugün nasıl da kekre ve gamlı bugün: Opal, billûr ve ahşap içre kurduğun çatıdan görünmez kiremitler mi uçuyor yoksa? Merdivenin tam önüne dayamalı bu kurtlu tırnağı, çekmezse iki titrek bacak. ARS POETİCA Hiçbir şeye benzemediği söylendi şiirlerimin, Wallace Stevens'a benzediğim, hiç kimseye benzemediğim, olsa olsa "II. Yeni'nin devamı", "III. Yeni'nin ta kendisi" sayılabileceğim - "delisaçması bir söz ve işaret yumağı" denildi. Bütün bunlar bensem, bütün bunlar bendim. Yaktığım kağıtlar, fırladığım kürsüler ve çekilip dinlendiğim kör mağarada söyleştiğim gölge, örümcek, alter: Kendimden çekilsem de, gelsem de kendime farkedilmedi: Ateşin içine soktuğum el, gözümü ayırmadığım saat, insanlarla çarpıştığım seyrek günler ses ile kelimenin birbiriyle dikleştikleri yere kilitledi beni. Gençtim, çok genç - şiiri düzen sanmıştım: Çileydi gözümde, arınma ve yurttu, terkedilmiş yüzüm için her an yanımda yürüyen aynaydı, gecenin kaynağında gövdemi dalgalayan simsiyah su, sanmıştım. Yıllar başka bir yol çiziyor tortuya. Şüphesiz şimdi de sanıyorum: Sehere duyduğum inanç arkamdaki koyu, hem delifişek uykudan geliyor belli ki. Düzen değil şiir, kargaşa değil. İki uç arası zamanı çelen uçarı bir odak belki. Belki bazı ender seslerin eşiğinde tuzak, kıvrılıp yatmış çıngıraklı bir soru, öd noktasında, hançerede, yerimden her oynayışımda kuytudan çıkagelen kösnül bir yumak belki. Bir düzen değil ama - bekleyiş, zemberek, inatçı, köz, kaknus hep. Kömürden elmasa varmak için çıktığım yolda elmastan yola çıktığımı unutmadım: Yangınsa sonumda yazılan, orada yazacağım an gelmeli de. Birer kıvılcım olsun harflerim, her kelimemi yalım dili taşısın - öyle bir ateş ki içinde içimde tutuşmuş bir karanlıktan kana kanaya içsin herkes, istedim. |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| batur, enis |
| Yazar Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|