Enis Batur
Fugue IV - Fugue V
Ben daha yokum 'Sizi kendi şehirlerime götürmeliydim' demişti adam. 'Kendi sokaklarıma, çıkmazlarıma, durmadan taşındığım, hiçbirini unutmadığım evlere'. Donmuş gibi dinlemişti. Saydığı şehirlerin hepsini su ikiye bölüyordu. Andığı sokaklar hiçbir rehberde kayıtlı olamazdı. Evlere gelince: Onları belki unutmamıştı, ama bir daha uğramadığı nasıl da belliydi. 'Ben yokum' demek istemişti birden, 'ben daha yokum'. 'Bu ev, bu sokak, bu şehir bu şehri ikiye bölen su daha yok.' Çoktan susmuşlardı oysa.
FUGUE V
Bu çocuğu hemen aldırtmazsam
'İşaretleri bunca sevdiğine göre
ona yorulmadan işaret vermeliyim'.
Nasıl yorulmazdı: Kapısına götürüp
bağladığı beyaz at, aynı gün içinde
postaya attığı binbir mektup, beklenmedik
gecede beklenen bir güneş olmak -
verdiği her işaret hayatında birikmiş
büyük bir imgeyi söküp atıyordu ondan.
Kadın doymuştu oysa bu duygulara.
Beklediği işaretler değil işaretlerin
işaret ettiği yere çağrılmaktı.
Olmayınca o da yorulmadan işaret
verdi. Nasıl yorulsundu ki: Adamın
çakmağı bitince onu değiştirdi,
gömleğine sinmiş kokuyu benimsedi,
istedi ve isteklerini onun istediği
kadar göstermeyi öğrendi, kabul etti.
Yalnız kaldığında düşünüyordu: 'Bu
çocuğu hemen aldırtmazsam, onunla
ölebilirim.' Zaman geçiyor ve çocuk
büyümüyordu oysa. Neden sonra içinde
kaskatı bir ur olduğunu farketti
ve onu sevdi.,
| |










