Türkiye ve dünyadaki en önemli sümerolog,hayatını sümer tarihini gün ışığına çıkarmaya adamış bir bilim insanı...zaman zaman söyledikleri ya da bilimsel buluşların ışığında yaptığı yorumlar yanlış algılanmış ve bu yüzden ülkemizdeki
muazzez ilmiye çığPublished by gudem 11-02-2007 |
|
Türkiye ve dünyadaki en önemli sümerolog,hayatını sümer tarihini gün ışığına çıkarmaya adamış bir bilim insanı...zaman zaman söyledikleri ya da bilimsel buluşların ışığında yaptığı yorumlar yanlış algılanmış ve bu yüzden ülkemizdeki bir çok aydın yazar gibi eleştirilmiştir.ancak unutulmamalıdır ki sümer tarihi konusunda bilimsel açıdan başarıları yadsınamaz bir gerçektir.
Ailesi Kurtuluş Savaşı sırasında göçmen olarak Çorum a gelmiştir.ilk okula Çorum da başlayan Çığ,ailecek Bursa'ya taşınmalarının ardından özel bir okul olan Bizim mektep'te keman ve fransızca dersleri aldı. 1926'da sınavla Bursa Kız Muallim Mektebi'ne girdi. 1931 yılında mezun oldu ve babasının da öğretmenlik yapmakta olduğu Eskişehir'e tayin oldu. Öğretmenlik mesleğini dört buçuk yıl yaptı; 1935'te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sümeroloji bölümüne girdi. Üniversiteyi 1940 yılında bitirdi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne tayin oldu. Aynı yıl Kemal Çığ ile evlendi. Müzede çalıştığı 31 yıl boyunca meslektaşı Hatice Kızılay ve Dr. F.R. Kraus ile birlikte müzenin deposunda bulunan Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış onbinlerce tableti temizleyip, sınıflandırıp numaralandırdı; 74bin tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturdu; üç bin tabletin kopyasını yapıp katalog halinde yayımladı; dünya bilim adamlarına eşsiz bir kaynak hazırladı. 1957'de Münih'teki Oryantalistler Kongresi'ne katıldı. 1960'da Heidelberg Üniversitesi'nde altı aylık bir çalışma yaptı. 1965'de Roma'da sergilenen Hitit sergisini bu şehirden alarak Londra'ya götürdü. 1972'de emekliye ayrıldı. Emeklilikten sonra bir süre yurtdışında yaşayan Muazzez İlmiye, 1988'de Philadelphia'daki Asuroloji kongresine katıldı. Prof. Kramer'in History Begins at Sumer adlı kitabını Türkçeye çevirdi ve kitap 1990'da “Tarih Sümerle Başlar” adıyla Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Kitabın çok ilgi görmesi üzerine 1993'te çocuklara yönelik Zaman Tüneliyle Sümerlere Yolculuk kitabını yazdı; ilerlemiş yaşına rağmen ardı ardına eser vermeyi sürdürerek Sümer ve Hitit kültürlerini tanıtan 13 kitap yazdı. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi kendisine "Fahri Doktor" unvanı verdi. 2005 yılında Osmaniye'nin Çardakköyü'ndeki Anadolu Kültür Araştırmaları Derneği tarafından "Özgür İnsan Ödülü" ile ödüllendirildi. "Vatandaşlık Tepkilerim" adlı kitabında, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçuyla yargılandığı davada beraat etmiştir. Kaynak:Muazzez İlmiye Çığ - Vikipedi Çoğunu emekliye ayrıldıktan sonra keleme aldığı kitaplarının arasında bilimsel olanları da var, halkın okuması için basit ve sadeleştirerek yazdıkları da... “Hep bilimsel olarak kanıtladığım şeyleri yazıyorum” diyor. İşte ilk akla gelen kitaplarından birkaçı: Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni (1995, 7. bası) Sümerli Ludingirra. Geçmişe Dönük Bilimkurgu (1996, 4.bası) İbrahim Peygamber (1997, 3.bası) Zaman Tünelinde Sümer’e Yolculuk (1998) İnanna’nın aşkı-Sümer’de İnanç ve Kutsal Evlenme (1998) Hititler’de Hattuşa. İştar’ın Kaleminden (2000) Gılgameş. Tarihte İlk Kral Kahraman (2000) Ortadoğu Uygarlık Mirası I (2002) Ortadoğu Uygarlık Mirası II (2003) Sümer Hayvan Hikâyeleri (2003) Vatandaşlık Tepkilerim (2005) Yeni Sümer Çağına ait Hukuki ve İdari Belgeler Atatürk Düşünüyor (2005) Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği (2005) İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan Sümer Tablet ve Parçaları I, II. Tarih Sümer’le Başlar (Prof. Dr. Samuel N. Kramer’den çeviri 1990) Çivi Çiviyi Söker. Serhat Öztürk’ün yazdığı bir Muazzez İlmiye Çığ kitabı (2002) -------------------------------------------------- Sumerli Ludingirra'nın Yaşamöyküsü Bu Öyküleri Neden Yazıyorum? Ben bir Sumerli öğretmen, şair ve yazarım. Yaşım yetmiş beşi bulduğundan öğretmenliği bıraktım çoktan; fakat şairlik ve yazarlığım ölünceye kadar sürecek herhalde. Bu yaşamöykümü daha çok gelecek kuşaklar için yazmaya başladım. Bizim ulusumuz, geleneklerimiz, dilimiz, sosyal yaşantımız, sanatımız unutuluyor artık. Bu güzel ve uygar ülkemize her taraftan göz diktiler Bu güzel ve uygar ülkemize her taraftan göz diktiler. Göklere uzanan basamaklı kulelerimizin, görkemli tapınaklarımızın, arı gibi işleyen çarşılarımızın, her tarafa ulaşan kervanlarımızın, dümdüz uzanan yollarımızın, bol ürün veren tarlalarımızın, nehirlerimizde ve açtığımız kanallarda salına salına yüzen teknelerimizin, dolup taşan iskelelerimizin, her tür bilgiyi veren okullarımızın ünü uzak ülkelere kadar yayıldığından; ilkel olan bu ülkelerin halkı kıskandı bizi. Fırsat buldukça üzerimize saldırdılar Fırsat buldukça üzerimize saldırdılar. Kentlerimizi yakıp yıktılar. Biz yaptık, onlar yıktılar; biz yaptık, onlar yaktılar. Halkımız, hatta krallarımız tutsak oldu. Ailelerimiz dağıldı. Tarlalarımız, bahçelerimiz bakımsızlıktan kurudu; hayvanlarımız açlıktan öldü ve böylece kökü binlerce yıl önceye dayanan ulusumuz yoruldu, dayanamayacak hale geldi ve içimize yavaş yavaş sızıp bizi yiyen yabancıların kucağına bırakıverdi kendini. Ulusumuz yabancıların kucağına bırakıverdi kendini Onlar yönetiyor bizi şimdi. Topraklarımıza ilkel geldiler; sayemizde uygar olmaya başladılar. Ne yazıdan, ne tarımdan, ne sanattan, ne dinden, ne okuldan, ne attan, ne arabadan, ne aydan, ne yıldan haberleri vardı. Hepsini bizden öğrendiler. Sonra da "biz yaptık, biz bulduk" diye övünmeye başladılar. Hep korkuyorum, bir gün gelecek, adımız da uygarlığımız da unutulacak. Biz ne yaptık, ne başardıysak hepsini onlar üstlenecekler. Ben küçük bir adamım, bunu önlemek elimden gelmez diye yakınıyordum Bu durum beni yıllardan beri üzüyordu. Ben küçük bir adamım, bunu önlemek elimden gelmez diye yakınıyordum. Bir gün birdenbire aklıma geldi. Ben bir yazar olduğuma göre; ulusumuzun bulduklarını, başardıklarını, geçmişimizi, geleneklerimizi, ne kadar uygar olduğumuzu, gerek Sumerliliklerini unutmaya başlayan gençlerimize, gerek daha sonra gelecek kuşaklara neden yazılarımla bildirmeyeyim dedim ve yaşamöykümü yazmaya karar verdim. Böylece her tarafa, herkese, her çağa ulaşacağımı umut ediyorum. Arşiv ve kitaplıklarda araştırma yaptım Çocukluğumdan bugüne tüm yaşantımı anımsamanın, ulusumuzun binlerce yıllık geçmişini çıkarıp hepsini bir araya toplamanın pek kolay olmayacağını tahmin edersiniz herhalde. Fakat ben bu yaşa kadar birçok olaya tanık oldum. Arşiv ve kitaplıklarda araştırma yaptım. Büyüklerimden, çevremden bilgiler topladım. Şiirlerimizden, destanlarımızdan, masallarımızdan örnekler vereceğim Şimdi, bu biriken bilgilerin ışığında, yaşamıma ait hatırlayabildiğim anılarımla birlikte ulusumuzun başından geçen acı tatlı olayları, gelenek ve göreneklerimizi, inançlarımızı, Tanrılarımızı size tanıtmaya çalışacağım. Şiirlerimizden, destanlarımızdan, masallarımızdan örnekler vereceğim. Bunları, sizi sıkmadan okutabilirsem ne mutlu bana! Onlar da bizi hatırlayıp bıraktığımız kültür mirasları için teşekkür edebilseler Bizim uygarlığımız belki binlerce yıl sonra yaşayan insanlara da geçecek. Bizim attığımız temeller üzerine yenilerini koyacaklardır. Ah! Onlar da bizi hatırlayıp bıraktığımız kültür mirasları için teşekkür edebilseler! Ludingirra ---------------------------------------------------- |
|
|
|
#1
Gönderen
Cey
on
11-02-2007, 15:13
|
|
Sümerlileri incelemek içinden çıkılamaz karmaşık bir düğüm gibi. Medeniyetlerin bütün temellerini hatta 3 büyük dinin temelini Sümerlilere dayandırmak mümkün. Gılgameş destanında Kutsal kitaplardan çok önce Adem ve Havva'dan bahsediliyor ilk insanlar olarak. Bu yüzden bana kalırsa 3 büyük din kurgusunu sümerlilerin mitlerinden almıştır. Bildiğim kadarıyla Muzazzez İlmiye Çığ dünyadaki sayılı sümerologlardan biri ülkemizde ise tek.
|
|
#2
Gönderen
gudem
on
11-02-2007, 19:44
|
|
zaten o da butür savları irdeyen bi araştırmacı. hali hazırda özellikle eserlerini tavsiye edebilirim mitolojik olmasının yanın da bir dönemin gerçekliğini birebir yaşamak çok farklı bir duygu.binlerce yıl öncesi yazılmış bu yazıları bu kadar zaman geçtikden sonra ilk okuyan insan olmak nasıldır acaba? öteyendan önemli açıklamaları içinde üç büyük dini anlatan kutsal kitapların özündeki bir takım bilgilerin sümer tabletlerinde bahsedilen olaylara dayanabileceğidir.özellikle"vatandaşlık tepkilerim "kitabını bil hassa tavsiye edebilirim.orada değindiği bazı gerçekler aslında bir çoğumuzun günlük hayatta konuştuğu ama bir araya getiriken yorumlarımız arasında boğulduğumuz konulardan ibaret.hatta bi ara fırsat bulursam o kitabın giriş bölümünü bi tartışma için beyin fırtınasında açmayı düşünüyorum.bu arada evet türkiyedeki ilk ve tek sümerolog
|
![]() |
| Etiketler |
| cig, ilmiye, muazzez |
| Yazar Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|