Knut Hamsun
Knut Hamsun
Knut Hamsun
Norveçli yazar Hamsun’ın asıl adı Knut Pedersen’dir. Yazarlıkta kullandığı Hamsun adını, babasının 1863’te yerleştiği Hamsund köyünden aldı. Çocukluğu ve gençliği kırsal bölgede geçti. Hemen hemen hiç resmi eğitim görmedi. Genç yaşta çeşitli işlerde çalışmaya bir yandan da yazmaya başladı. Üniversiteye gitmek için yeterli parayı bulamayınca, çalışmak üzere ABD’ye gitti. 1884’te beklediğini bulamamış olarak Norveç’e döndü. Ancak iki yıl sonra yeniden ABD’ye gitti, orada edebiyat üstüne konferanslar vermekten tramvay biletçiliğine kadar, çeşitli işlerle uğraştı. 1884'te bir konuşma sırasında yere yığıldı,öksürüğünden kan gelmişti.Doktorlar 2-3 ay ömür biçtiler Hamsun'a.Ölürsem memleketimde öleyim diyerek Norveç'e döndü..Mucizevi bir şekilde yolda iyileşti.1889’da Norveç’e dönüşünde Amerikan yaşamını eleştiren bir makale yayınladı. İlk romanı olan Açlık’ın büyük başarı kazanmasından sonra, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı.
1920’de Nobel Ödülü’nü aldı. 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. II. Dünya Savaşı’nda Norveç’in işgali sırasında Almanlar’ı destekledi. Savaştan sonra, bu nedenle tutuklandı, ancak ileri yaşı dolayısıyla yalnızca para cezasına çarptırıldı.
1890’da Açlık kitap halinde yayımlandı. kitabın psikolojik yönü fazlasıyla dikkat çekti ve Hamsun’a haklı bir ün kazandırdı. 1894’te Pan romanı (teğmen thomas glahn’ın notlarından, adıyla da bilinir) yayımlandı. Pan, hem güçlü bir aşk romanı, hem de zengin bir tabiat övgüsüdür. Şiirselliğiyle bu roman hamsun’un dünyaca tanınmasında çok etkili oldu. Aynı zamanda modern psikolojinin çok canlı bir örneği olarak da sayıldı. 1899’da Victoria romanı çıktı. Yazarın sanatının doruğunda olduğu muhteşem bir aşk hikayesi olarak kabul edildi. 1917’de Dünya Nimeti (markens gröde- toprak yeşerince) iki cilt halinde yayımlandı. Göçebe, üç bölümlük diğer büyük romanına yazarın verdiği genel addır. ilk kitap Sonbahar Yıldızları Altında 1906’da, Hüzünlü Havalar 1909’da, Son Mutluluk 1912’de yazıldı çıktı.
Hamsun’un yalın ve çocuksu üslubu incelikle örülmüş bir düzyazı şiirini andırır. Rus yazarlarının, özellikle de Dostoyevski’nin ruhsal yaklaşımı ile ABD edebiyatının etkilerini taşıyan bir kara gülmeceyi birleştirmiştir. Romanlarındaki neşeli hava, insanların çevresini saran boşluğu gizlemekten uzaktır. Eserlerine olan ilgi, ancak ölümünden bir süre sonra canlanmıştır.
Norveçli yazar Hamsun’ın asıl adı Knut Pedersen’dir. Yazarlıkta kullandığı Hamsun adını, babasının 1863’te yerleştiği Hamsund köyünden aldı. Çocukluğu ve gençliği kırsal bölgede geçti. Hemen hemen hiç resmi eğitim görmedi. Genç yaşta çeşitli işlerde çalışmaya bir yandan da yazmaya başladı. Üniversiteye gitmek için yeterli parayı bulamayınca, çalışmak üzere ABD’ye gitti. 1884’te beklediğini bulamamış olarak Norveç’e döndü. Ancak iki yıl sonra yeniden ABD’ye gitti, orada edebiyat üstüne konferanslar vermekten tramvay biletçiliğine kadar, çeşitli işlerle uğraştı. 1884'te bir konuşma sırasında yere yığıldı,öksürüğünden kan gelmişti.Doktorlar 2-3 ay ömür biçtiler Hamsun'a.Ölürsem memleketimde öleyim diyerek Norveç'e döndü..Mucizevi bir şekilde yolda iyileşti.1889’da Norveç’e dönüşünde Amerikan yaşamını eleştiren bir makale yayınladı. İlk romanı olan Açlık’ın büyük başarı kazanmasından sonra, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı.
1920’de Nobel Ödülü’nü aldı. 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. II. Dünya Savaşı’nda Norveç’in işgali sırasında Almanlar’ı destekledi. Savaştan sonra, bu nedenle tutuklandı, ancak ileri yaşı dolayısıyla yalnızca para cezasına çarptırıldı.
1890’da Açlık kitap halinde yayımlandı. kitabın psikolojik yönü fazlasıyla dikkat çekti ve Hamsun’a haklı bir ün kazandırdı. 1894’te Pan romanı (teğmen thomas glahn’ın notlarından, adıyla da bilinir) yayımlandı. Pan, hem güçlü bir aşk romanı, hem de zengin bir tabiat övgüsüdür. Şiirselliğiyle bu roman hamsun’un dünyaca tanınmasında çok etkili oldu. Aynı zamanda modern psikolojinin çok canlı bir örneği olarak da sayıldı. 1899’da Victoria romanı çıktı. Yazarın sanatının doruğunda olduğu muhteşem bir aşk hikayesi olarak kabul edildi. 1917’de Dünya Nimeti (markens gröde- toprak yeşerince) iki cilt halinde yayımlandı. Göçebe, üç bölümlük diğer büyük romanına yazarın verdiği genel addır. ilk kitap Sonbahar Yıldızları Altında 1906’da, Hüzünlü Havalar 1909’da, Son Mutluluk 1912’de yazıldı çıktı.
Hamsun’un yalın ve çocuksu üslubu incelikle örülmüş bir düzyazı şiirini andırır. Rus yazarlarının, özellikle de Dostoyevski’nin ruhsal yaklaşımı ile ABD edebiyatının etkilerini taşıyan bir kara gülmeceyi birleştirmiştir. Romanlarındaki neşeli hava, insanların çevresini saran boşluğu gizlemekten uzaktır. Eserlerine olan ilgi, ancak ölümünden bir süre sonra canlanmıştır.
#3
Gönderen Sound_Of_Silence
on
15-11-2006, 22:37
Ynt: Knut Hamsun
ben de "açlık"romanını okumuştum.. gerçekten güzel bir kurgusu vardı.. insan psikolojisini çok güzel yansıtmıştı
Ynt: Knut Hamsun
Viktoria,Pan,Sonbahar Yıldızları Altında ve Açlık romanlarını okumuştum. Son derece sürükleyicidir öyküleri. Garip bir şekilde Sonbahar Yıldızları Altında en çok sevdiğim kitabıydı. Muhtemelen doğa aşığı bir insandır ki feci tasvirler yapar. Nazilikle suçlanması da ilginç bir özelliğidir bu şekerin.
#5
Gönderen mandragora
on
22-06-2007, 10:01
Ynt: Knut Hamsun
açlık mükemmel bir kitap.okuduktan sonra bi süre yemek yiyemediğimi bilirim.ancak bu kadar anlatılır.çiğ eti yediği o an hissetikleri,açlığın etkisi ile nefesinden rahatsız olması, kendi durumunun korkunçluğunu görmeyip insanlara yardım etme çabası ve açlığını aşk la kapamaya çalışan bir adam...
| |











Ynt: Knut Hamsun