Sappho
Sappho
Bizim Midilli dediğimiz Lesbos Adası, İsa'dan Önceki yıllarda nice şair ve filozof yetiştirmiş... Üstelik kültür yaşamı yalnız erkekler egemenliğinde değilmiş! İ.Ö. altıncı yüzyılda bu adada yaşayan Sappho kasıp kavurmuş ortalığı şiirleriyle ve aşklarıyla...
Sappho, toplumda bir önder, bir eğitmen, genç kızları yetiştirmeyi üstlenmiş bilge bir kadın. Aşk ilişkilerinde seçimini hemcinslerinden yana yapmış. Günlüğünü, mektup gibi, konuşur gibi, şiir olarak yazmış.
Sappho'yu Türkçeye kazandıran Cevat Çapan'a göre onun önemi, "şiire kişisel sesi getiren ilk büyük şair olması".
Yaşadığı dönemin yalnız şiir kurallarını değil, ahlak kurallarını da hiçe sayan Sappho, şiirlerinde köpüklerden doğmuş aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit'e övgüler yağdırıyor, aşık olduğu genç kızlara sesleniyor, tutkusunu en yalın biçimde dile getiriyor.
"Hiç uyarmadan / kasırga nasıl sökerse / meşeleri kökünden / öyle sarsıyor yüreğimi aşk." derken, "Doğru / Beni okşayanı seviyorum / Bence / Aşkın da payı var / Güneşin parıltısında ve erdeminde" derken, yücelttiği hep aşktır.
Sappho'nun, kimseden gizlisi saklısı yoktur, sevdiği genç kızlara adlarıyla seslenir: "Atthis, seni / Yıllar önce, / sen daha yaramaz bir çocukken sevdim." ... "Bana iyi davran Gongyla / Ak giysilerini giyin / yanıma koş hemen / senin güzelliğin besliyor isteğimi"
Yalnız yüreği değil, bedeni, teni de aşkla yanıp tutuşmaktadır: "Gece demeden, gündüz demeden / Özlüyorum / yanıyorum" ... "Bu gece / Ay battı, sonra yıldızlar; gece yarılandı / Zaman geçiyor / Bense yapayalnızım yatağımda."
Hınzır bir yanı da yok değil Sappho'nun. Şu Pazar günü yüzünüze bir tebessüm yerleşsin diye, işte Lesbos'lu Sappho'dan bir soru:
"Şu kadarını biliyoruz / Ölüm kötü bir şey; / bak işte tanrılardan belli; iyi bir şey olsaydı ölüm, önce tanrılar ölmez miydi?"
Sappho, toplumda bir önder, bir eğitmen, genç kızları yetiştirmeyi üstlenmiş bilge bir kadın. Aşk ilişkilerinde seçimini hemcinslerinden yana yapmış. Günlüğünü, mektup gibi, konuşur gibi, şiir olarak yazmış.
Sappho'yu Türkçeye kazandıran Cevat Çapan'a göre onun önemi, "şiire kişisel sesi getiren ilk büyük şair olması".
Yaşadığı dönemin yalnız şiir kurallarını değil, ahlak kurallarını da hiçe sayan Sappho, şiirlerinde köpüklerden doğmuş aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit'e övgüler yağdırıyor, aşık olduğu genç kızlara sesleniyor, tutkusunu en yalın biçimde dile getiriyor.
"Hiç uyarmadan / kasırga nasıl sökerse / meşeleri kökünden / öyle sarsıyor yüreğimi aşk." derken, "Doğru / Beni okşayanı seviyorum / Bence / Aşkın da payı var / Güneşin parıltısında ve erdeminde" derken, yücelttiği hep aşktır.
Sappho'nun, kimseden gizlisi saklısı yoktur, sevdiği genç kızlara adlarıyla seslenir: "Atthis, seni / Yıllar önce, / sen daha yaramaz bir çocukken sevdim." ... "Bana iyi davran Gongyla / Ak giysilerini giyin / yanıma koş hemen / senin güzelliğin besliyor isteğimi"
Yalnız yüreği değil, bedeni, teni de aşkla yanıp tutuşmaktadır: "Gece demeden, gündüz demeden / Özlüyorum / yanıyorum" ... "Bu gece / Ay battı, sonra yıldızlar; gece yarılandı / Zaman geçiyor / Bense yapayalnızım yatağımda."
Hınzır bir yanı da yok değil Sappho'nun. Şu Pazar günü yüzünüze bir tebessüm yerleşsin diye, işte Lesbos'lu Sappho'dan bir soru:
"Şu kadarını biliyoruz / Ölüm kötü bir şey; / bak işte tanrılardan belli; iyi bir şey olsaydı ölüm, önce tanrılar ölmez miydi?"
| |










