Böyle birşey ne yazılmış, ne duyulmuş, ne de çekilmiştir: Bir tanrı, bir Dionysos çekebilir bu acıyı. Bu "ışık içinde güneş yalnızlığı" dithyrambos'una verilecek yanıt Ariadne (Minos'un kızı. Theseus Minotauros'u öldürmek
Friedrich Wilhelm NietzschePublished by Lizard King 27-10-2005 |
|
Böyle birşey ne yazılmış, ne duyulmuş, ne de çekilmiştir: Bir tanrı, bir Dionysos çekebilir bu acıyı. Bu "ışık içinde güneş yalnızlığı" dithyrambos'una verilecek yanıt Ariadne (Minos'un kızı. Theseus Minotauros'u öldürmek üzere labirent'e onun ipliğiyle inmemiş. Sonra birlikte kaçmışlar; ama Theseus Ariadne'yi Naksos adasında yapayalnız bırakıp gitmiş. Neyse ki Dionysos gelmiş de, kızı kendine eş olarak almış...) olurdu... Ama Ariadne kimdir, benden başka bilen mi var!... Bu tür bilmecelerin çözümünü bulamadı hiç kimse; burada bir bilmece olduğunu gördüklerinden de şüpheliyim. -Zerdüşt bir seferinde, ödevini -ki benim de ödevimdir- öyle bir kesinlikle belirtmiştir ki, yanlış anlayamaz artık hiç kimse: Geçmiştekileri de temize çıkarmaya, kurtarmaya dek varan bir olumlayıştır bu. İnsanlar arasında, geleceğin kırık parçaları arasında gibi dolaşıyorum: O gördüğüm geleceğin. Derdim günüm bu benim, kırık parça, bilmece, ürkünç rastlantı olan herşeyi toplamak, tek birşey yaratmak. Nasıl katlanırdım insan olmaya, aynı zamanda ozan, bilici, rastlantının kurtarıcısı olmasaydı insan? Tüm geçmişi kurtarmak, "böyleydi" denilen herşeyi yeni baştan yaratmak "ben böyle isterdim" diye, -benim için bu olurdu ancak kurtuluş. Zerdüşt başka bir yerde de, olabildiğince katı yüreklilikle, kendisi için "insan" ancak ne olabilir, bunu anlatıyor, -bir sevgi, hele acıma konusu değil hiç, -insandan o büyük tiksinmeyi de yenmiştir Zerdüşt: Onun gözünde insan biçimlenmemiş özdektir, yontucusunu bekleyen çirkin bir taştır. Artık hiç istememek, artık değer biçmemek, artık hiç yaratmamak: Bu büyük yorgunluk benden ırak olsun hep! Bilip tanırken bile, istemimin doğurtmaktan, oluştan aldığı tadı duyuyorum yalnızca; benim bilgim bir çocuk gibi arıksa, onda doğurtma istemi olduğu içindir. Bu istem tanrıdan, tanrılardan uzağa alıp götürdü beni: Yaratacak ne kalırdı, tanrılar... varolsaydı? Ama beni hiç durmadan insana doğru çekti bu yanıp tutuşan yaratma isteğim; taşı böyle arar çekiç de. Bilseniz, nasıl bir yontu taşta benim için, o yontular yontusu! Ah, taşların en sertinde, en çirkininde mi uyumalıydı böyle! Azgınca vuruyor şimdi çekicim, acımadan vuruyor onu tutsak eden taşa. Yongalar savruluyor: Varsın savrulsun! Onu tamamlayacağım; bir gölge geldi göründü çünkü bana, -tüm şeylerin en eşsizi, en tüy gibisi göründü bana bir kez! Gölge olup geldi bana üstinsanın güzelliği: Bundan böyle bana ne... tanrılardan!.. Bu koşuklar dolayısıyla, sırası gelmişken, bir başka görüşü de belirtmek isterim: Çekicin sertliği, yoketmenin kendisinden alınan tad, Dionysosca bir ödev için gerekli başlıca koşullardandır. "Sert olun" buyruğu, tüm yaratanların sert olduğunu en büyük kesinlikle biliş, gerçek belirtisidir Dionysosca bir yaradılışın.- Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de! (...) Kendinizden öte seveceksiniz bir gün! Onun için önce sevmeyi öğrenin. Sevginizin acı kadehini işte bu yüzden içmek zorunda kaldınız. En iyi sevginin kadehinde dahi acılık vardır, Üstinsana özlemi böyle uyarır sevgi, böyle uyarır sende susuzluğu, ey yaratıcı! (...) Vaktinde öl! Vaktinde öl: bunu öğretir Zerdüşt. Elbette hiç bir zaman vaktinde yaşamayan, nasıl vaktinde ölsün? Keşke hiç doğmasaydı! (...) Siz ey bugünün yalnızları, ey çekilenler, siz ilerde bir ulus olacaksınız: sizden, kendini seçmiş kişilerden bir ulus doğacak: -bu ulustan da, Üstinsan. (...) Artık beni yitirmenizi ve kendinizi bulmanızı istiyorum, ancak hepiniz beni yadsıdığınız zaman döneceğim size. Gerçek, o zaman başka bir gözle arayacağım yitik kişilerimi, kardeşlerim, o zaman başka bir sevgiyle seveceğim sizi. (...) Şudur büyük öğle: insan, hayvanla Üstinsan arasındaki yolunun ortasındadır ve akşam yolunu en büyük umudu olarak kutlamaktadır: Çünkü bu, yeni bir sabah yoludur. (...) "Öldü bütün tanrılar. Üstinsanın yaşamasını istiyoruz artık." -O büyük öğlede son arzumuz bu ola! Zerdüşt - I. Bölüm |
|
|
|
|
|
#2
Gönderen
getto
on
04-11-2005, 03:39
|
|
böyle buyurdu zerdüst hayvanları kendine insanlardan daha yakın hissederek
|
|
#4
Gönderen
getto
on
24-12-2005, 23:12
|
|
tek satır yazı yazılabilecek sayılı kişilerden olduğu bir gerçek
|
|
#8
Gönderen
nugo
on
18-02-2006, 19:47
|
|
Evet bu saçma söz heryerde dolaşıp duruyor. ''Neitzche is dead'' kısmı şüphesiz ama sonuna ''GOD'' diye eklemeleri oldukça sinir bozucu. Kim konuşmuş ''GOD''la da bu sözü bize aktarmış?
|
|
#9
Gönderen
Cey
on
19-02-2006, 12:58
|
|
Ben aynı duvar yazısının Sartre için ölümünden sonra yazıldığını duymuştum . Demek bütün ateistler için aynı gerizekalı duvar yazısını kullanıyolar bıktık yani ayyaşa yazmayın beri. sanki ilk defa duyuyoruz veya çok mühim bi bilgi veriyomuş gibi..
|
|
#10
Gönderen
arrau
on
26-02-2006, 17:11
|
|
Bazı sözleriyle gerçeğin içine insanı çırılçıplak fırlatan ve insanın yüreğini yakabilen insan... üst insan kavramını getirmiş, bununla ne demek istediği insanlar arasında tam olarak anlaşılmamıştır.
|
|
#12
Gönderen
Edmond
on
28-06-2006, 10:56
|
|
bana yalan söylemiş olman değil,artık sana inanmamam sarsıyor beni.
|
|
#13
Gönderen
Edmond
on
01-07-2006, 12:09
|
![]() Öyle kolay bir sanat değildir uyumak: onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir. Günde on kez altetmelisin kendini: bu iyi bir yorgunluk verir ve canın afyonudur. On kez yine barışmalısın kendinle: çünkü altetme acıdır ve kötü uyur barışmayan On gerçek bulmalısın kendine günde: yoksa gece de ararsın gerçeği ve canın aç kalır. On kez gülmelisin günde ve sevinmelisin: yoksa miden, o dert babası, gece seni tedirgin eder. biraz önce yonja dakilere yorum olarak gönderdim. |
|
#14
Gönderen
pdoff
on
30-10-2006, 00:08
|
|
biz arzulanana değil arzulamanın kendisine aşığızdır
zayıflar bizi kendi gücümüzden utanmaya zorladıkları için kazandılar bu dahil butun genellemeler yanlistir ''yukseldikce ucma bilmeyenlere daha kucuk gorunmemiz kacinilmazdir'' insan senin kaybettigini kaybetse bir yerlerde duramaz bir daha umut(ümid etmek) sadece eziyetin(işkencenin) süresini arttırır dilencileri yok etmek gerek, çünkü insan onlara verince de pişman oluyo, vermeyince de en büyük kötülük, en büyük iyilik için gereklidir |
|
#15
Gönderen
mio
on
04-02-2007, 01:43
|
|
Nietzsche seni ne kadar kıskandığımı bilemezsin
dili nasıl olabiliyorda bu kadar güzel kullanıyorsun sonra herşeyi sorgulamanı da hayranım ve en önemlisi nasıl oluyorda dünyanın can pahasına benimsediği kuralları olguları ideolojileri yok sayan cesareti gösterebiliyorsun |