Jim Morrison
Jim Morrison
Jim'in en büyük isteği birgün bi yazar olmaktı. Idol olarak kendisine Rimbaud , Keats ve Jack Kerouac gibi yazarları seçmişti.
Öğrenci olarak Jim tarih , bilim , filozofi , ingilizce ve sanat üzerine dersler aldı ancak derslerinde genelde problem yaşıyordu. Arkadaş yapma konusunda sorun yaşamamasına rağmen arkadaşları ile babasının amiral olması ve seyahat etmeleri sebebiyle fazlasıyla yakınlaşmıyordu.
Sinematografi üzerine üniversiteye giden Jim gerçektende bir film yaptı. Film azınlık bir kesim tarafından bir sanat şaheseri olarak adlandırılırken birçok profesör gördükleri en kötü film olduğunu belirtti. "Garip" aslında en doğru açıklama sayılırdı. Filmden çok kısa bir süre sonra eski bir sınıf arkadaşı olan Ray Manzarek ile karşılaştı ve Ray'in grubu olan 2Screaming 'Ray Daniels' grubuna katılma ve yazdığı lyricleri denedi. Çok kısa bir süre sonra Ray ve Jim yanlarına Robbie Krieger ve John Densmore'u alarak The Doors grubunu kurdu.
Aldous Huxley'in "The Doors Of Perspection" kitabundan dolayı kendilerine The Doors ismini seçtiler ve grubun kurulmasından 6 ay sonra Los Angeles'ın en önemli Rock Kulübü olan Whiskey a Go Go da sahne aldılar. Bu süre içinde Jim kendi kafasındaki şeyleri söylerken The Doors gittikçe daha çok sadık hayran kitlesi kazanmaktaydı.
Bir gece Electra Recod başkanı Jac Holzman ve yapımcı Paul Rothschild kulube gelerek grupla 10.000$ karşılığında anlaşma imzaladı. 1967 yazında ilk albümleri "The Doors" yayınlandı ve piyasaya çıkmasıyla birlikte müthiş bir başarı yakaladı. Light My Fire albumun ilk single'ıydı. Bir sonraki albümleri Strange Days , The Doors'un başarısını tastikledi. Ilk 10 da bulunan iki albümle , gazetelerin ön sayfalarında yer alan konser haberleri ve hit single'lar sayesinde Jim şiir , delilik ve tartışmaya açık konuşmaları ile farklı bir kahraman olma yolundaki amacına ulaşmıştı.
Sex , uyuşturucu , isyan , ölümden bahseden The Doors , Jim önderliğinde inanılmaz bir mith olma yolunda ilerliyordu. Amerikanın önde gelen bütün gençlik dergileri Jim'i kapağa koyuyor ve şu şekilde yakıştırmalarda bulunuyorlardı The King of Acid Rock - Acid Rock'ın kralı , The King of Orgasmic Rock - Orgazm Rock'ın Kralı. The Lizard King artık her kızın rüyalarını süsleyen her erkeğin ise kendisine idol olarak seçtiği birisiydi.
The Doors üçüncü albümü olan Waiting For The Sun'ı piyasaya sürerken Jim gittikçe daha fazla uyuşturucu kullanmaya daha çok sarhoş gezmeye ve şişmanlamaya başlıyordu.
The Doors'un 2 Mart 1969'da Miami'de verdiği konser sonrasında Jim yarattığı imajın altında kalmış ve gittikçe daha fazla eyaletten dışlanmaya başlamıştı. Daha önceki 12 tutuklanması fazla etki yapmamışken son tutuklanması gittikçe üstünde yük olmaya başlıyordu.
Bir sonraki albümleri olan The Soft Parade 1969 yazında yayınlandığında ilk albümlerin başarısını yakalayamamıştı ama 1970 başında yayınlanan Morrison Hotel The Doors'un hala en iyi olduğunun kanıtıydı.
L.A Woman isimli blues ağırlıklı albümleri sonrasında Jim sembolist şiir ve sürrealizmden etkilenip ilham almak üzere Paris'e gitti. Paris'te partneri Pamela ile buluşan Jim sonunda huzura bir banyo küvetinde 3 Haziran 1971 yılında kavuştu. Ölümü hakkında birçok spekulasyon yapıldıki hala canlı olduğuna dair söylentiler bulunmaktadır.
1978 yılında kalan The Doors üyeleri Ray Manzarek , Robbie Krieger ve John Densmore bir araya gelerek Jim'in şiirlerini An American Prayer isimli albümde bir araya getirdi. Bu albümde Jim kendi ölümünü gördüğünü şu cümleler ile açıklar :
Öğrenci olarak Jim tarih , bilim , filozofi , ingilizce ve sanat üzerine dersler aldı ancak derslerinde genelde problem yaşıyordu. Arkadaş yapma konusunda sorun yaşamamasına rağmen arkadaşları ile babasının amiral olması ve seyahat etmeleri sebebiyle fazlasıyla yakınlaşmıyordu.
Sinematografi üzerine üniversiteye giden Jim gerçektende bir film yaptı. Film azınlık bir kesim tarafından bir sanat şaheseri olarak adlandırılırken birçok profesör gördükleri en kötü film olduğunu belirtti. "Garip" aslında en doğru açıklama sayılırdı. Filmden çok kısa bir süre sonra eski bir sınıf arkadaşı olan Ray Manzarek ile karşılaştı ve Ray'in grubu olan 2Screaming 'Ray Daniels' grubuna katılma ve yazdığı lyricleri denedi. Çok kısa bir süre sonra Ray ve Jim yanlarına Robbie Krieger ve John Densmore'u alarak The Doors grubunu kurdu.
Aldous Huxley'in "The Doors Of Perspection" kitabundan dolayı kendilerine The Doors ismini seçtiler ve grubun kurulmasından 6 ay sonra Los Angeles'ın en önemli Rock Kulübü olan Whiskey a Go Go da sahne aldılar. Bu süre içinde Jim kendi kafasındaki şeyleri söylerken The Doors gittikçe daha çok sadık hayran kitlesi kazanmaktaydı.
Bir gece Electra Recod başkanı Jac Holzman ve yapımcı Paul Rothschild kulube gelerek grupla 10.000$ karşılığında anlaşma imzaladı. 1967 yazında ilk albümleri "The Doors" yayınlandı ve piyasaya çıkmasıyla birlikte müthiş bir başarı yakaladı. Light My Fire albumun ilk single'ıydı. Bir sonraki albümleri Strange Days , The Doors'un başarısını tastikledi. Ilk 10 da bulunan iki albümle , gazetelerin ön sayfalarında yer alan konser haberleri ve hit single'lar sayesinde Jim şiir , delilik ve tartışmaya açık konuşmaları ile farklı bir kahraman olma yolundaki amacına ulaşmıştı.
Sex , uyuşturucu , isyan , ölümden bahseden The Doors , Jim önderliğinde inanılmaz bir mith olma yolunda ilerliyordu. Amerikanın önde gelen bütün gençlik dergileri Jim'i kapağa koyuyor ve şu şekilde yakıştırmalarda bulunuyorlardı The King of Acid Rock - Acid Rock'ın kralı , The King of Orgasmic Rock - Orgazm Rock'ın Kralı. The Lizard King artık her kızın rüyalarını süsleyen her erkeğin ise kendisine idol olarak seçtiği birisiydi.
The Doors üçüncü albümü olan Waiting For The Sun'ı piyasaya sürerken Jim gittikçe daha fazla uyuşturucu kullanmaya daha çok sarhoş gezmeye ve şişmanlamaya başlıyordu.
The Doors'un 2 Mart 1969'da Miami'de verdiği konser sonrasında Jim yarattığı imajın altında kalmış ve gittikçe daha fazla eyaletten dışlanmaya başlamıştı. Daha önceki 12 tutuklanması fazla etki yapmamışken son tutuklanması gittikçe üstünde yük olmaya başlıyordu.
Bir sonraki albümleri olan The Soft Parade 1969 yazında yayınlandığında ilk albümlerin başarısını yakalayamamıştı ama 1970 başında yayınlanan Morrison Hotel The Doors'un hala en iyi olduğunun kanıtıydı.
L.A Woman isimli blues ağırlıklı albümleri sonrasında Jim sembolist şiir ve sürrealizmden etkilenip ilham almak üzere Paris'e gitti. Paris'te partneri Pamela ile buluşan Jim sonunda huzura bir banyo küvetinde 3 Haziran 1971 yılında kavuştu. Ölümü hakkında birçok spekulasyon yapıldıki hala canlı olduğuna dair söylentiler bulunmaktadır.
1978 yılında kalan The Doors üyeleri Ray Manzarek , Robbie Krieger ve John Densmore bir araya gelerek Jim'in şiirlerini An American Prayer isimli albümde bir araya getirdi. Bu albümde Jim kendi ölümünü gördüğünü şu cümleler ile açıklar :
"Death makes angels of us all & gives us wings
Where we had shoulders smooth as raven's claws
No more money, no more fancy dress
This other Kingdom seems by far the best
until its other jaw reveals incest
& loose obedience to a vegetable law
I will not go
Prefer a Feast of Friends
To the Giant Family. "
Where we had shoulders smooth as raven's claws
No more money, no more fancy dress
This other Kingdom seems by far the best
until its other jaw reveals incest
& loose obedience to a vegetable law
I will not go
Prefer a Feast of Friends
To the Giant Family. "
Jim 8 haziran 1971 tariginde Paris Pere-Lachaise mezarlığına gömüldü. Pere-Lachaise Paris'in en eski ve prestijli mezarlıklarından biridir. Oscar Wilde , Chopin gibi birçok ünlü bu mezarlıkta yatmaktadır.
<< < Sonraki Sayfa: Awake Ghost Song (Sayfa 1 of 103) > >>
#2
Gönderen Lizard King
on
05-06-2007, 18:42
Ynt: Jim Morrison
#3
Gönderen marlasinger
on
20-01-2008, 18:23
Ynt: Jim Morrison
Kapıda biri var
kapıda biri var..
bir mütecaviz içeriye dalıyor kapıyı kırıp.
ne acı, ne de ölüm..
biziz sadece,tekrar tekrar.
içeri geliyoruz..
tamam,arayın bakalım etrafı
hiç bir şey bulamıyacaksınız...
tüm perspektifleri bir anda görmek..
herşey donduğunda
ve sanki kendine doğru
Jim Morrison
Buraya Kadar
Buraya kadar güzel dostum
buraya kadar tek dostum
ayrıntılı planlarımız buraya kadar
başka ne varsa buraya kadar
ne güvenlik, ne sürpriz buraya kadar
gözlerine bakmayacağım bir daha
neler olacağını tahmin edebiliyor musun
böylesine sınırsız ve özgürce
umutsuz bir ülkede
umutsuzca bir yabancının eline muhtaç
buraya kadar güzel dostum
buraya kadar eski dostum
buraya kadar ilgisiz dostum
buraya kadar tek dostum
buraya kadar
acı veriyor seni bırakmak
ama beni izlemeyeceksin artık
gülüşler ve tatlı yalanlar buraya kadar
ölmeye çalıştığımız geceler buraya kadar
buraya kadar
Jim Morrison
Bedenlerimizi Laflarla Sakatlıyoruz
Sex, yalanlarla dolmuş,
Beden, gerçeği görmeye çalışsada,
Kurallarla bastırılmış olduğundan,
Beceremiyor! !
Bedenlerimizi, laflarla sakatlıyoruz,
Toplum, gerçekten hissettiğimizi,
SÖYLEYEMEMENİN, başarı olduğunu,
öğretmiş bize.
Jim Morrison
kapıda biri var..
bir mütecaviz içeriye dalıyor kapıyı kırıp.
ne acı, ne de ölüm..
biziz sadece,tekrar tekrar.
içeri geliyoruz..
tamam,arayın bakalım etrafı
hiç bir şey bulamıyacaksınız...
tüm perspektifleri bir anda görmek..
herşey donduğunda
ve sanki kendine doğru
Jim Morrison
Buraya Kadar
Buraya kadar güzel dostum
buraya kadar tek dostum
ayrıntılı planlarımız buraya kadar
başka ne varsa buraya kadar
ne güvenlik, ne sürpriz buraya kadar
gözlerine bakmayacağım bir daha
neler olacağını tahmin edebiliyor musun
böylesine sınırsız ve özgürce
umutsuz bir ülkede
umutsuzca bir yabancının eline muhtaç
buraya kadar güzel dostum
buraya kadar eski dostum
buraya kadar ilgisiz dostum
buraya kadar tek dostum
buraya kadar
acı veriyor seni bırakmak
ama beni izlemeyeceksin artık
gülüşler ve tatlı yalanlar buraya kadar
ölmeye çalıştığımız geceler buraya kadar
buraya kadar
Jim Morrison
Bedenlerimizi Laflarla Sakatlıyoruz
Sex, yalanlarla dolmuş,
Beden, gerçeği görmeye çalışsada,
Kurallarla bastırılmış olduğundan,
Beceremiyor! !
Bedenlerimizi, laflarla sakatlıyoruz,
Toplum, gerçekten hissettiğimizi,
SÖYLEYEMEMENİN, başarı olduğunu,
öğretmiş bize.
Jim Morrison
| |











Ynt: Jim Morrison
And there are things unknown
Between them there are doors.