Jim'in en büyük isteği birgün bi yazar olmaktı. Idol olarak kendisine Rimbaud , Keats ve Jack Kerouac gibi yazarları seçmişti. Öğrenci olarak Jim tarih , bilim , filozofi , ingilizce
Jim MorrisonPublished by Lizard King 25-10-2005 |
|
Jim'in en büyük isteği birgün bi yazar olmaktı. Idol olarak kendisine Rimbaud , Keats ve Jack Kerouac gibi yazarları seçmişti. Öğrenci olarak Jim tarih , bilim , filozofi , ingilizce ve sanat üzerine dersler aldı ancak derslerinde genelde problem yaşıyordu. Arkadaş yapma konusunda sorun yaşamamasına rağmen arkadaşları ile babasının amiral olması ve seyahat etmeleri sebebiyle fazlasıyla yakınlaşmıyordu. Sinematografi üzerine üniversiteye giden Jim gerçektende bir film yaptı. Film azınlık bir kesim tarafından bir sanat şaheseri olarak adlandırılırken birçok profesör gördükleri en kötü film olduğunu belirtti. "Garip" aslında en doğru açıklama sayılırdı. Filmden çok kısa bir süre sonra eski bir sınıf arkadaşı olan Ray Manzarek ile karşılaştı ve Ray'in grubu olan 2Screaming 'Ray Daniels' grubuna katılma ve yazdığı lyricleri denedi. Çok kısa bir süre sonra Ray ve Jim yanlarına Robbie Krieger ve John Densmore'u alarak The Doors grubunu kurdu. Aldous Huxley'in "The Doors Of Perspection" kitabundan dolayı kendilerine The Doors ismini seçtiler ve grubun kurulmasından 6 ay sonra Los Angeles'ın en önemli Rock Kulübü olan Whiskey a Go Go da sahne aldılar. Bu süre içinde Jim kendi kafasındaki şeyleri söylerken The Doors gittikçe daha çok sadık hayran kitlesi kazanmaktaydı. Bir gece Electra Recod başkanı Jac Holzman ve yapımcı Paul Rothschild kulube gelerek grupla 10.000$ karşılığında anlaşma imzaladı. 1967 yazında ilk albümleri "The Doors" yayınlandı ve piyasaya çıkmasıyla birlikte müthiş bir başarı yakaladı. Light My Fire albumun ilk single'ıydı. Bir sonraki albümleri Strange Days , The Doors'un başarısını tastikledi. Ilk 10 da bulunan iki albümle , gazetelerin ön sayfalarında yer alan konser haberleri ve hit single'lar sayesinde Jim şiir , delilik ve tartışmaya açık konuşmaları ile farklı bir kahraman olma yolundaki amacına ulaşmıştı. Sex , uyuşturucu , isyan , ölümden bahseden The Doors , Jim önderliğinde inanılmaz bir mith olma yolunda ilerliyordu. Amerikanın önde gelen bütün gençlik dergileri Jim'i kapağa koyuyor ve şu şekilde yakıştırmalarda bulunuyorlardı The King of Acid Rock - Acid Rock'ın kralı , The King of Orgasmic Rock - Orgazm Rock'ın Kralı. The Lizard King artık her kızın rüyalarını süsleyen her erkeğin ise kendisine idol olarak seçtiği birisiydi. The Doors üçüncü albümü olan Waiting For The Sun'ı piyasaya sürerken Jim gittikçe daha fazla uyuşturucu kullanmaya daha çok sarhoş gezmeye ve şişmanlamaya başlıyordu. The Doors'un 2 Mart 1969'da Miami'de verdiği konser sonrasında Jim yarattığı imajın altında kalmış ve gittikçe daha fazla eyaletten dışlanmaya başlamıştı. Daha önceki 12 tutuklanması fazla etki yapmamışken son tutuklanması gittikçe üstünde yük olmaya başlıyordu. Bir sonraki albümleri olan The Soft Parade 1969 yazında yayınlandığında ilk albümlerin başarısını yakalayamamıştı ama 1970 başında yayınlanan Morrison Hotel The Doors'un hala en iyi olduğunun kanıtıydı. L.A Woman isimli blues ağırlıklı albümleri sonrasında Jim sembolist şiir ve sürrealizmden etkilenip ilham almak üzere Paris'e gitti. Paris'te partneri Pamela ile buluşan Jim sonunda huzura bir banyo küvetinde 3 Haziran 1971 yılında kavuştu. Ölümü hakkında birçok spekulasyon yapıldıki hala canlı olduğuna dair söylentiler bulunmaktadır. 1978 yılında kalan The Doors üyeleri Ray Manzarek , Robbie Krieger ve John Densmore bir araya gelerek Jim'in şiirlerini An American Prayer isimli albümde bir araya getirdi. Bu albümde Jim kendi ölümünü gördüğünü şu cümleler ile açıklar : "Death makes angels of us all & gives us wings Where we had shoulders smooth as raven's claws No more money, no more fancy dress This other Kingdom seems by far the best until its other jaw reveals incest & loose obedience to a vegetable law I will not go Prefer a Feast of Friends To the Giant Family. " Jim 8 haziran 1971 tariginde Paris Pere-Lachaise mezarlığına gömüldü. Pere-Lachaise Paris'in en eski ve prestijli mezarlıklarından biridir. Oscar Wilde , Chopin gibi birçok ünlü bu mezarlıkta yatmaktadır.
|
|
|
|
|
|
#1
Gönderen
janis joplin
on
11-04-2007, 13:16
|
|
There are things known
And there are things unknown Between them there are doors. |
|
#3
Gönderen
marlasinger
on
20-01-2008, 18:23
|
|
Kapıda biri var
kapıda biri var.. bir mütecaviz içeriye dalıyor kapıyı kırıp. ne acı, ne de ölüm.. biziz sadece,tekrar tekrar. içeri geliyoruz.. tamam,arayın bakalım etrafı hiç bir şey bulamıyacaksınız... tüm perspektifleri bir anda görmek.. herşey donduğunda ve sanki kendine doğru Jim Morrison Buraya Kadar Buraya kadar güzel dostum buraya kadar tek dostum ayrıntılı planlarımız buraya kadar başka ne varsa buraya kadar ne güvenlik, ne sürpriz buraya kadar gözlerine bakmayacağım bir daha neler olacağını tahmin edebiliyor musun böylesine sınırsız ve özgürce umutsuz bir ülkede umutsuzca bir yabancının eline muhtaç buraya kadar güzel dostum buraya kadar eski dostum buraya kadar ilgisiz dostum buraya kadar tek dostum buraya kadar acı veriyor seni bırakmak ama beni izlemeyeceksin artık gülüşler ve tatlı yalanlar buraya kadar ölmeye çalıştığımız geceler buraya kadar buraya kadar Jim Morrison Bedenlerimizi Laflarla Sakatlıyoruz Sex, yalanlarla dolmuş, Beden, gerçeği görmeye çalışsada, Kurallarla bastırılmış olduğundan, Beceremiyor! ! Bedenlerimizi, laflarla sakatlıyoruz, Toplum, gerçekten hissettiğimizi, SÖYLEYEMEMENİN, başarı olduğunu, öğretmiş bize. Jim Morrison |
|
Son düzenleyen marlasinger : 20-01-2008 - 18:32.
|
![]() |
| Etiketler |
| jim, morrison |
| Yazar Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|