Alıntı: Am_I_Evil bu olay tamamiyle karanlık bir konu süper bir bilgisayar ağı sadece konuşlandırılmış tüm sitelerin domain adlarını bilen ve buna göre yönlendiren ip lere ulaşmamızı sağlayan çeşitli dns sunucularıyla
|
#26
|
||||
|
||||
|
Alıntı: Am_I_Evil
bu olay tamamiyle karanlık bir konu süper bir bilgisayar ağı sadece konuşlandırılmış tüm sitelerin domain adlarını bilen ve buna göre yönlendiren ip lere ulaşmamızı sağlayan çeşitli dns sunucularıyla (ki sayılacak kadar az) yapılan bir bağlantı söz konusu, bunun öncesinde de evde/iş yerinde kullandığımız ADSL/Kablo Net/Dial up gibi herhangi bir bağlantı tipi var. Ve bize DNS sunuculuğu yapan bir ISP ve istemeden de olsa istediğimiz yere ulaşmamızı sağlayan herhangi bir proxy sunucusu ve üzerinden gelen giden tüm paketleri inceleyebilecek bir sistem, ayıkla pirincin taşını, at Microsoft u bir yana bağlandığın anda DNS sunucusu isim çözümlenmesi onun üzerinde ki proxy den geçiş ve onun da bizi sonuca götürmek için nereden/lerden proxy ve DNS kullandığını düşününce hangi işletim sistemi olursa olsun daha öncesinde sallama bir düzenle, ISP lere X yerlere uğrayarak bilgilerimizi isterlerse okumalarını önleyemeyerek ancak kendi bilgisayarımız da firewall kullanarak paylaşmadığımız herşeyi saklayarak güvende hissetmek netice itibari ile iş oldukça sakat
[I][SIZE="1"]..i used to be schizophrenic, but we're ok now..[/SIZE][/I] |
|
#27
|
||||
|
||||
|
Alıntı: Am_I_Evil
bu olay tamamiyle karanlık bir konu süper bir bilgisayar ağı sadece konuşlandırılmış tüm sitelerin domain adlarını bilen ve buna göre yönlendiren ip lere ulaşmamızı sağlayan çeşitli dns sunucularıyla (ki sayılacak kadar az) yapılan bir bağlantı söz konusu, bunun öncesinde de evde/iş yerinde kullandığımız ADSL/Kablo Net/Dial up gibi herhangi bir bağlantı tipi var. Ve bize DNS sunuculuğu yapan bir ISP ve istemeden de olsa istediğimiz yere ulaşmamızı sağlayan herhangi bir proxy sunucusu ve üzerinden gelen giden tüm paketleri inceleyebilecek bir sistem, ayıkla pirincin taşını, at Microsoft u bir yana bağlandığın anda DNS sunucusu isim çözümlenmesi onun üzerinde ki proxy den geçiş ve onun da bizi sonuca götürmek için nereden/lerden proxy ve DNS kullandığını düşününce hangi işletim sistemi olursa olsun daha öncesinde sallama bir düzenle, ISP lere X yerlere uğrayarak bilgilerimizi isterlerse okumalarını önleyemeyerek ancak kendi bilgisayarımız da firewall kullanarak paylaşmadığımız herşeyi saklayarak güvende hissetmek netice itibari ile iş oldukça sakat The most dangerous man is who has nothing to lose |
|
#28
|
||||
|
||||
|
Önder hacklemez, süründürür
|
|
#29
|
||||
|
||||
|
Nokta o ne ki bir nefeste daha iyidir ben bi sifonu çekeyim noktalar için, en büyük hacker kısmını bilmemekle ve anlamamakla birlikte Can'ın yoruma koptum
[CENTER][COLOR=DarkRed][B]...Yes I'm...[/B][/COLOR][/CENTER] |
|
#30
|
||||
|
||||
|
Ynt: Dünyanın en büyük Hackeri kim ?
bu kel mi hacker euheuehue güldürmeyin beni
ya hackerı en büyük olarak nitelendirmek çok anlamsız gibi geliyor. kimileri explotler kimileri kendi yazılımları kimileri direk root olayına girip hack işine kalkışıyor. ama mantık aynı hack. arkadaşımızın dediği gibi km bu derece ünlenmesi biraz popülist olması oldu. çaldığı 20 bin kredi kartından dolayı mahkemeye çıkarılmadan hapse atılması insanların ayaklanması v.s v.s... ona bakarsak iskorpixmiydi neydi bir türk yaptığı işlerle göz önüne geldi. işte yazı: HÜRRİYET - Öznur KAYMAKO, hacker’lık aleminin son efsanesi. Bir Türk, lakabı İskorpitx. Tüm dünyadan hacker’ların, çökerttikleri siteleri kaydettikleri, İtalyan güvenlik sitesi Zone-h’de, hack’lediği 141 bin siteyle ilk sırada. Önce Microsoft’un Meksika sitesini hack’lemesi olay oldu. 17 Mayıs’ta 43 bin siteyi 10 dakika içinde çökertmesiyle asıl sükseyi yaptı. Hack’lediği sitelere üzerinde Atatürk resmi olan bir Türk bayrağı ve PKK, Yunanistan, Fransa ve Ermenistan’la ilgili küfürlü bir mesaj bırakıyor. Ancak onun hakkında, zehirli iskorpit balığından türettiği ismi ve yaşı dışında hiçbir şey bilinmiyordu. Baktık olmayacak, İskorpitx’in peşine düştük. İzini bulmamız iki gün sürdü. Önce web site tasarımcısı bir arkadaşına ulaştık. E- posta ile konuşma isteğimizi bildirdik. Uzun uzun derdimizi anlattık. Ertesi gün ikna oldu. Bizimle telefonla bağlantıya geçti. İskorpitx, 45 yaşında, Ege’de yaşıyor ve muhasebecilik yapıyor. Meğer bu hacker’lık işlerine de, internette tavla oynarken puanları çalınınca başlamış. Nasıl başladınız bu işlere? - Hacker’lıkla 2002’den beri ilgileniyorum. Bir hobi gibi. turk.net’te sanal tavla oynarken başladı bu merakım aslında. Bir gece oyunda tüm puanlarımı çaldılar. Çok da uğraşmıştım onları biriktirmek için. turk.net’in operatörlerine bildirdim durumu ama hiç ilgilenmediler. Ben de bunu nasıl yaptıklarını merak ettim ve kurcalamaya başladım. Kısa süre sonra, ne kadar puan varsa ele geçirdim. Muhasebeciyim aslında. 1989’da bilgisayarla muhasebe tutulmasına izin verildiğinden beri, bilgisayarla iç içeyim. Şimdi 45 yaşındayım, hálá boş zamanlarımda uğraşıyorum. Dünyada hacker’lıkla ilgilenen herkes tanıyor sizi. Bu nasıl oldu? - Beni Microsoft’un Meksika sitesini hack’ledikten sonra tanıdı çoğu insan. Microsoft’u hack’lemenin anlamı benim için çok büyük. Peki, 17 Mayıs’ta 43 bin siteyi çökertirken bir amacınız var mıydı? - Ermeni yasa tasarısı. Kendinizi sanal ortamda bir savaşçı olarak mı görüyorsunuz? - Yakında savaş meydanları, silahlar kalmayacak, tüm savaşlar dijital ortamda yapılacak zaten. Türk siteleri, PKK sempatizanları tarafından sürekli tehdit ediliyor. Sitelere Apo resmi ve marşlar bırakıyorlar. KKTC sitelerine de Rumlar saldırıyor. Bush Türkiye’ye geldiğinde, Brezilyalılar Türk sitelerine karşı savaş ilan etmişti. Binlerce siteyi korumaya aldım. Bunlardan biri de, KKTC Bayrak Radyo TV’nin sitesiydi. Sitenin webmaster’ı benimle bağlantıya /_newsimages/1622172.jpggeçip, işi devralana kadar, siteyi Rum hacker’lardan korudum. İskorpitx’in kötü bir amacı yok. Türklere karşı dijital ortamda yapılanlara bir karşılık vermek amacım. Bilişim alanında biz de varız demek. ABD ve Avrupalılara aslında ne kadar içi boş bir teknolojiye sahip olduklarını göstermek. Halkın duygularına tercüman olduğumu düşünüyorum. Ermeniler konusundaki suçlamalar çok ağır. Onlar bizim yumuşak tarafımızı buluyorlar. Biz de sanal ortamda onlara karşılık veriyoruz. Sitelere bıraktığım küfürlü mesaj, benim üslubum değil aslında. Ama böyle olmasını onlar istiyor. SİTELERİ GÜNDEME GÖRE HACK’LİYORUM Hack’leyeceğiniz siteleri neye göre seçiyorsunuz? - Siteleri biraz gündem belirliyor. Danimarka’daki karikatür krizi zamanında da, Danimarka sitelerine karşı saldırılar yaptım mesela. Türk sitelerine kesinlikle el sürmüyorum. Tehlikede olanları koruyorum. Ama Antakya Devlet Hastanesi’nin sitesi gibi Türk kamu sitelerinde de sizin mesajınızı görüyoruz. - Hosting şirketleri üzerinden binlerce site tarıyorum. Arada Türk siteleri de karışabilir. Örneğin geçen gün ABD’li bir şirketten hosting alan Digiturk’ün sitesi karşıma çıktı. Yalnızca uyarı mesajı gönderdim. Türk sitelerini kullanım dışı bırakmak gibi bir amacım yok. Yalnızca güvenlik açıklarını gördüğümde uyarıyorum. Sizi rekortmen hacker yapan şey nedir? - Yüzde yüz Türk yapımı bir yazılım kullanıyorum. 15 saniyeden daha az sürede, üç bin 500 siteye ulaşabiliyorum. Zaten işinizi en çok 10 dakikada bitirmeniz gerekiyor. Özellikle ABD’deki siteler, çok oyalanan hacker’ları fark edebiliyor. 43 bin siteyi, 10-12 dakika içinde hack’ledim. Böyle hızlı olamadıkları için bu kadar başarılı olamıyorlar. Bu bilgi ve yeteneğinizi hacker’lıktan başka şeyler için kullanıyor musunuz? - Hacker’lar kara ve beyaz olarak ikiye ayrılır. Kara olanlar, son olarak Gima’ya yapılan saldırıdaki gibi kredi kartı kopyalayan hacker’lar. Ben böyle bir hacker olsaydım, inanın tüm hacker’lardan daha çok kredi kartı bilgisine sahip olurdum. Ama şu anda cezaevinde olurdum herhalde. Ben internette karşıma çıkan database’leri yok ediyorum, benden sonra gelen hacker’lar bulmasın diye. Bu kötü niyetli insanlar, kolayca yakalanıyor. Türklerin hacker’lıkta Brezilyalıları bile geride bıraktığı yönünde haberler çıkıyor. Sizce neden Türkler hacker’lığa merak saldı? - Ben ADSL’in yaygınlaşmasını büyük bir etken olarak görüyorum. Eski bağlantılarla hacker’lık yapılamazdı zaten. Genç insan sayısı çok ve hepsi de inanılmaz yetenekli. Bilgisayar merakı ve zeka biraz fazla oldu mu, gençler hacker’lığa sarıyor. İSKORPİTX OLDUĞUMU AZ KİŞİ BİLİYOR İskorpitx, iskorpitten geliyor. Türkiye’de çoğunlukla Ege Denizi’nde bulunan, çarpan balığının ismi. İnsana çarptığında, deriyi şişiren bir tür zehirli balık. İskorpitx olduğumu, ailem ve çalışma arkadaşlarım biliyor sadece. Küçük bir yerde yaşadığım için kolayca duyulabilir ve deşifre olabilirim. Çok büyük şirketler ve sitelerle uğraştığım için beni çekemeyen pek çok insan var. SAHTEKARLIĞA GİRMEDİĞİM İÇİN İÇİM RAHAT Yeni bilişim yasasına göre, evinizden hacker’lık yapınca suçlu, internet kafeden yapınca suçlu olmuyorsunuz. Böyle saçmalıklar var. Ama yasadan önce de, yurtiçinden hiçbir siteyle uğraşmadığım, sahtekarlığa girmediğim için içim rahat. Benim amacım protesto. Yabancı siteleri hack’leyerek Türklerin sesini duyuruyorum. |
|
#31
|
||||
|
||||
|
Ynt: Dünyanın en büyük Hackeri kim ?
Hacker kavramının anlamı hala büyük bir muammadır.Hakkında çok fazla şey yazılıp üzerine çok fazla yorum yapılsada hacker kavramının tam olarak hangi anlamda kullanıldığı kafalarda soru işareti yaratmaktadır.Türk Dil Kurumu'nuninternet üzerindeki sözlüğüne göre (Türk Dil Kurumu) bu kelimenin anlamı "Bilgisayar ve haberleşme teknolojileri konusunda bilgi sashibi olan,bilgisayar programlama alanında standartın üzerinde beceriye sahip bulunan ve böylece ileri düzeyde yazılımlar geliştiren kişi" olarak tanımlanıyor.
Hacker kavramının nasıl Türkçeleştirileceği konusundaki karmaşa dışında, bu kavramın evrensel boyuttaki anlamı da gerçek bir muammadır. Değişik sözlüklerde bu kavram hakkında bazı ortak ifadeler olsa da,bu konuda tam anlamıyla bir mutabakata varılmış depildir. Yine de, hacker olarak nitelendirilebilecek kişinin şu özelliklerden birine veya birkaçına sahip olması beklenebilir: Programlama dilleri hakkında bilgi sahibi olmak Bilgisayar sisteminin detaylarını öğrenmekten zevk almak Programlama dillerini hızla ve kolayca öğrenmek Programlama hakkında konuşmak ya da teoriler üretmektense kod yazmaktan hoşlanmak Bilgisayar sistemleri hakkında sahip olduğu bilgileri kendisine kişisel çıkar sağlama veya başkalarına zara verme amacıyla kullanmak. 1960’lar: Hacker’ların doğuşu İlk bilgisayar hacker’ları büyük bilgisayar sistemlerinin bulunduğu üniversitelerde ortaya çıkmaya başladı. Özellikle Massachusetts Institute of Technology’deki yapay zeka laboratuarı hacker’ların maharetlerini geliştirebileceği bir platform oldu. Başlarda olumlu bir anlama sahip olan hacker sıfatı, programları planlanandan daha farklı işler yapmaya zorlayan bilgisayar ‘dahileri’ için kullanılıyordu. 1970’ler: Telefon hacker’ları (phreak) 70’lı yılların başında ortaya çıkan telefon hacker’ları ücretsiz görüşme yapabilmek için uluslararası telefon şebekelerine sızmaya başladı. Bunların en ünlüsü John Draper, Cap’n Crunch marka gevrekten çıkan bir oyuncağın çıkardığı ses ile defalarca ücretsiz görüşme yapmayı başardı. Daha sonra ‘Captain Crunch’ lakabıyla anılan Draper, bu oyuncağın 2600 hertz’lik bir sinyal çıkardığını tespit etmişti. Bu değer, AT&T’nin uzak mesafe görüşme sistemine erişim için kullanılan tonun aynısıydı. Draper daha sonra ‘blue box’ adlı bir cihaz geliştirerek, phreak’lerin bedava görüşme yapmasını sağladı. Draper’ın 70’ler boyunca sürdürdüğü bu ‘muzipliği’ onun tutuklanmasına neden oldu. Bu blue box’ları üretenler arasında Steve Wozniak ve Steve Jobs adlı iki kolejli öğrenci de vardı. İki kafadar yıllar sonra bilgisayar dünyasında devrim yaratan Apple’ı kurdu. 1980’ler: Hacker mesaj grupları Telefon hacker’ları yavaş yavaş bilgisayar alanına kaymaya başladı. Ayrıca ilk elektronik mesaj pano sistemleri (BBS) ortaya çıkmaya başladı. Usenet’in ve e-posta’nın öncüsü olan bu panolarda (Sherwood Forest ve Catch-22 gibi) hacker’lar bir araya gelerek, kredi kartı numaraları, şifreler gibi bilgileri paylaşıyordu. Bu yıllarda ilk hacker grupları da kurulmaya başlandı. ABD’deki Legion of Doom ve Almanya’daki Chaos Computer Club öncüler arasında yer alıyordu. Yazar William Gibson, Neuromancer adlı bilim kurgu romanında siber alem kavramını kullandı. 80’lerin sonunda ABD’de ‘Computer Emergency Responce Team’ adlı acil müdahele ekibi kuruldu. Bu ekibin görevi, giderek artan saldırıları araştırmaktı. 1983: Hacker’lar Hoolywood’da War Games (Savaş Oyunları) hack’lemeyi ve ‘hacker efsanesini’ geniş kitlelere tanıttı. Filmde, Matthew Bredorick’in oynadığı ana karakter, oyun oynamak için bir üretici firmanın bilgisayar sistemine girmeye çalışıyor, ancak yanlışlıkla ordunun nükleer savaş simülasyon sistemine giriyor. Bunun ardından ordu yüksek düzeyde alarm (Def Con 1) ilan ediyor. Aynı yıl, yetkililer 414 olarak bilinen bir çeteye mensup altı genci tutukladı. Bu gençler dokuz gün içinde aralarında nükleer silahların geliştirildiği ABD’deki Ulusal Laboratuar’dakilerin de bulunduğu 60 bilgisayara sızmıştı. 1984: Hacker dergileri 2600 adlı ünlü hacker dergisi düzenli olarak basılmaya başlandı. Bir yıl sonra online dergi Phrack çıktı. Her iki dergide de hacker’lar için ‘yararlı bilgilerin’ yanı sıra yorumlar yer aldı. 1986: Hapis cezası Kamu bilgisayarlarına sızma eylemlerinin artması üzerine ABD Kongresi, bilgisayar sistemlerini hack’lemeyi suç sayan yasayı kabul etti. Ancak yasa belirli bir yaşın altındakileri kapsamıyordu. 1988: Morris solucanı Cornell Üniversitesi öğrencisi Robert T. Morris, ARPAnet (internetin öncüsü) üzerinde kendi kendine çoğalan bir solucan yarattı. Morris, bu solucanın UNIX sistemlerini etkileyip etkilemeyeceğini görmek istiyordu. Ancak solucan kontrolden çıktı ve ağa bağlı 6 bin bilgisayarı etkiledi. Üniversiteden kovulan Morris, 10 bin dolar para ve 3 yıl gözaltı cezasına çarptırıldı. 1989: Almanlar ve KGB Batı Almanya’daki hacker’lar ABD’deki kamu ve özel sektör sistemlerine sızarak, işletim sistemlerinin kaynak kodunu Sovyet’lerin KGB’sine satmak suçundan tutuklandı. Bu, tarihe açığa çıkan ilk siber casusluk vakası olarak geçti. Bu hacker’lardan üçü gözaltı ve para cezasına çarptırılırken, dördüncüsü intihar etti. Kendine The Mentor adını veren bir hacker yakalandı. The Mentor bugün çok ünlü olan bir tez yayınlamıştı. Zamanla hacker’ların manifestosu olan bu tez aslında bir savunma niteliğindeydi. Mentor ‘savunmasında’, “Suçum merakımdan geliyor.. Ben bir hacker’ım ve bu da benim manifestom. Beni engelleyebilirsiniz, ama hepimizi durduramazsınız...” diyordu. 1990: Sundevil operasyonu: Uzun bir araştırma döneminin ardından ABD’deki gizli servis ajanları 14 şehirde baskınlar düzenleyerek bazı hacker’ları tutukladı. Operasyonun amacı kredi kartı hırsızlığı ve telefon sahtekarlığının önüne geçmekti. Elbetteki hedefler BBS’lerin müdavimleri arasından seçilmişti. Operasyon, hacker’ların af karşılığında birbirlerini ihbar etmeleri yüzünden hacker camiasında bir bölünmeye yol açtı. 1993: Araba alma, ‘hack’le Kevin Poulsen ve iki arkadaşı, radyodaki yarışmadan araba kazanmak için ilginç bir yola başvurdu. İki Porche ve 20 bin dolara göz koyan üç kafadar radyonun telefon sistemiyle oynayarak kendilerinin dışındaki aramaları blokladı. Poulsen daha önce de bir telefon sistemine sızdığı için 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1996 yılında dışarı çıktıktan sonra bilgisayar suçları üzerine serbest gazetecilik yapmaya başladı. İlk Def Con Konferansı toplandı. Bu konferans BBS’lere “hoşçakal” demek için düzenlenmişti. Ancak o kadar popüler oldu ki her yıl düzenlenen geleneksel hacker konferansına dönüştü. 1994: Bilgiler internette İnternet yeni tarayıcısı Netscape’e kavuştuğu zaman hacker’lar da BBS’lerdeki bilgileri web sayfalarına taşımaya başladı. Hack programları ve ipuçlarına erişim kolaylaştığı için hacker’lıkta yeni bir dönem başlamış oldu. 1995: Mitnick yakalandı Efsanevi hacker Kevin Mitnick, 20 bin kredi kartı numarası çalmak suçundan tutuklandı. Mahkemeye bile çıkarılmadan dört yıl hapiste tutulan Mitnick, hacker dünyasında büyük bir isim haline geldi. 1999’daki davada suçlu bulunan Mitnick bir süre daha cezaevinde kaldı. Mitnick, geçen sene tekrar ‘özgürlüğüne’ kavuştu, ama elektronik cihazlara yaklaşması bile yasak. Tutuklu olduğu süre içinde çok sayıda hacker, ‘Kevin’e özgürlük’ için eylem yaptı. Rus hacker’lar Citibank’tan 10 milyon dolar çalarak, dünyanın çeşitli yerlerindeki hesaplarına aktardı. Çetenin 20 yaşındaki lideri Vlademir Levin, ABD’de yargılanarak 3 yıla mahkum oldu. Yetkililer çalınan paranın sadece 400 bin dolarını bulabildi. 1997: AOL hacklendi AOHell adlı program çıktı. Bu programı kullanan herkes çok fazla bilgisi olmasa bile America Online’a saldırabiliyordu. Programın çıkışının ardından yüzbinlerce kullanıcı, mailbox’larının mesaj bombardımanına tutulduğunu, sohbet odalarının spam mesajlarla dolduğunu gördü. 1998: Back Orifice çıktı Ünlü hacker grubu The Cult of Death Cow, Back Orifice adlı Trojan (truva atı) programını çıkardı. En etkili hack araçlarından biri olarak bilinen Back Orifice girdiği bilgisayarın kontrolünü kötü niyetli kişilerin erişimine açıyor. Basra Körfezi’nde tansiyonun yükseldiği günlerde Pentagon’un bilgisayar sistemlerine art arda saldırılar gerçekleşti. ABD’li yetkililer bunu, askeri sistemlere yönelik en organize ve sistemli saldırı olarak nitelendirdi. 90’lar boyunca, CIA, NASA, Hava Kuvvetleri, Pentagon ve Adalet Bakanlığı gibi ABD’nin önde gelen kurumlarının bilgisayar sistemleri ya da web siteleri defalarca hack’lendi. 1999: Yazılım güvenliği Microsoft’un Windows 98 işletim sistemini çıkarmasıyla birlikte, 1999 hack ve güvenlik yılı oldu. Windows’taki açıklar için yüzlerce uyarı ve yama yayınlandı. Bilgiyarlar için çok sayıda anti-hack ürünleri çıkarıldı. 2000: DoS saldırısı Bugüne kadarki en büyük ‘Denial of Service’ türü saldırılardan biri gerçekleşti. eBay, Yahoo ve Amazon gibi dev internet portallarını veri bombardımanına tuturak çökerten hacker’lar milyonlarca dolarlık zarara da neden oldu. Microsoft’un kurumsal sistemlerine giren hacker’lar Windows ve Office’in son sürümlerinin kaynak koduna ulaştı. ‘Love Bug’ ya da Aşk virüsü tüm dünyayı kasıp kavurdu. Milyonlarca bilgisayarın etkileyen virüs, milyonlarca dolarlık maddi hasara da yol açtı. 2001: DNS saldırısı Microsoft domain name sunucularının hedef alındığı yeni bir tür denial of service saldırısına maruz kaldı. Milyonlarca kullanıcı, saatlerce Microsoft’a bağlı kuruluşların sitesine giremedi. İki saat içinde tespit edilen saldırı, iki gün boyunca giderilemedi. kaynak: Ana Sayfa - Vikipedi ve ntvmsnbc.com |
#32
|
||||
|
||||
|
Ynt: Dünyanın en büyük Hackeri kim ?
Dünyanın En Büyük Hackeri Kevin Midnick , EBRAR , Tamer Şahin Azrail58 bu dördü Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Büyük Hackeridir..
Midnick@midnicksecurity.org Azrail58@chc.org HackerEbrar@Gmail.com Admin@istihbaribilim.org Dünyanın En Büyük Hackerlerinin Mail Adresleri Bunlar Ben Metlak Vatan Thacker gibileri Crackerdir yani site hackleriz Bu saydıklarım kişiler ise sistem hackerleridir yani bizim büyükleirmizdir Selam ve dua ile Siyami Özkan siyamiozkan@mavideniz.org |
|
#33
|
||||
|
||||
|
Ynt: Dünyanın en büyük Hackeri kim ?
Alıntı: iskorpitx;250346;
Selam ve dua ile Siyami Özkan Bütün Türkiye çalkalandı bir ara... Have you ever danced with the devil in the pale moonlight? |
![]() |
| Etiketler |
| hackeri, kim |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
LinkBackler (?)
Bu konuya gelen LinkBack ile izlemeye al: http://www.ayyas.com/high-tech/2581-dunyanin-en-buyuk-hackeri-kim/
|
||||
| Gönderen | For | Tarz | Tarih | |
| Lamer iskorpitx Hacklendim :( - Webmaster Forum | Mesaj #32 | Pingback | 12-04-2007 00:53 | |
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Dünyanın En Büyük HD Tv'si | Lizard King | Visual Trip | 2 | 14-04-2006 14:39 |
| Büyük uçurum ve dokuz dünyanın yaradılışı... | BeeLzebuB | FRP & Mithology | 5 | 11-11-2005 07:34 |
| Dünyanın ilk BBG çocuğu | Lizard King | Güncel Olaylar | 8 | 03-10-2004 23:10 |
| Dünyanın içi boş mu ? | Cey | Beyin Fırtınası | 6 | 05-05-2004 19:14 |
| Dünyanın en büyük sözlüğü net'te | Lizard King | High Tech | 0 | 18-12-2003 08:41 |