Ceviz Kabugundan: KEVORKYAN: ‘‘SOYKIRIM YOK’’ HRANT DİNK: ‘‘ASALA ADINA ÖZÜR DİLİYORUM’’ Ermeni olaylarının başlangıcının 90’ıncı yıldönümü olan 24 Nisan günü yaklaşırken, Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Halil Berktay’ın
|
#1
|
||||
|
||||
|
Sozde Ermeni Soykirimi
![]() Ceviz Kabugundan: KEVORKYAN: ‘‘SOYKIRIM YOK’’ HRANT DİNK: ‘‘ASALA ADINA ÖZÜR DİLİYORUM’’ Ermeni olaylarının başlangıcının 90’ıncı yıldönümü olan 24 Nisan günü yaklaşırken, Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Halil Berktay’ın “Tehcir kanunu etnik bir temizliktir” ve ünlü yazar Orhan Pamuk’un “Bir buçuk milyon Ermeni öldürüldü” sözleri üzerine, sözde Ermeni soykırım İddiaları yeniden alevlendi. Cumartesi gecesi Flash TV Bursa stüdyosundan canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu Programında da sözde Ermeni soykırım iddiaları masaya yatırıldı. Hulki Cevizoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu programına stüdyo konuğu olarak katılan Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof.Dr. Mehmet Saray, “Milletimiz aleyhinde söylenenler bütünüyle iftiradır” diyerek belgeler gösterdi ve “Bir soykırım olmadı ki biz kabul edelim” dedi. “Sözde Ermeni soykırımının hiçbir belgeye dayanmadığını, Ermeni ve Türk tarihçilerinin bir araya gelerek belgeleriyle tartışması gerektiğini vurgulayan Saray, “Gelin ortak heyet oluşturalım, ilgili belgeler toplansın. Türkler’e ve Ermeniler’e ne olmuş ise, ilmi ve resmi bir açıklama getirelim” diye ekledi. Ceviz Kabuğu programına katılan Gedikpaşa Ermeni-Protestan Kilisesi Pastörü Kirkor Ağabaloğlu, “90 yıldır Türkiye’de bu meselenin çözülemediğini ve Anadolu’da yaşayan Ermeniler’in öldürülmüş olduklarını” iddia etti “Türk halkının geçmişi çok iyi bildiğini söyleyen Ağvaloğla, İncil’den örnek vererek “Taşlar konuşmaya başladı” dedi. “Siz kendinizi taş olarak mı görüyorsunuz?” diye soran Cevizoğlu’na “Taşlar Avrupalılardır. Türkiye’de yaşayan Ermeniler ağızlarını açamadılar. Türk aydınları konuşunca vatan hainliğiyle suçlandılar. Savcıların kılıcı Türk aydınına dayanınca taşlar konuşuyor” dedi. “Savcının kılıcının gırtlağında durduğunu, bu yüzden konuşmasının bir sınırı olması gerektiğini, ifade eden Ağabaloğlu’na, Cevizoğlu, Bu sözler üzerine “Savcı neden sizi yargılasın? İddialarınızın belgesi var mı?” diye sordu. Ağabaloğlu, “Elinde bir belge olmadığını, soykırımın canlı tanıklarının torunlarından biri olduğunu” ifade etti. Bu sözler üzerine sinirlenen Prof.Dr. Saray, “90 yıldır yalan söylüyorsunuz, üstelik bir din adamısınız. Hangi savcıysa söyle o savcıyı Adalet Divanına şikayet edeyim” dedi. ÖLÜ İNSANLAR ÇOĞALMAZ Programa telefon konuğu olarak katılan Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve Ermeni Araştırmacısı Prof.Dr. Enver Konukçu Erzurum’u örnek göstererek, herkesin Erzurum’dan göçürülmediğini, Erzurum, Ilıca, Tercan, Bayburt, Erzincan ve Malatya üzerinden güvenlikleri sağlanarak 200’er kişilik kafileler halinde Ermeni aileler göçürülürken Türk ailelerinin uğurlamaya geldiğini, fakat yolda 200-250 civarında Ermeni’nin çetelerin saldırısına uğrayarak bazı hadiseler olduğunu, bunun bir soykırım değil, çete saldırısı olduğunu” söyledi. “Şimdi ise 250 civarındaki Ermeni’nin 25 bin kişiye nasıl çıkarıldığını anlamadığını , çetenin 25 bin kişiyi katletmesinin mümkün olmadığını” kaydetti. Bu açıklamalar üzerine “Ağabaloğlu’nun ‘Bugüne kadar insanlar susturuldu, Türk aydını vatan hainliğiyle suçlandı, kılıç var gırtlağımda’ diyor” sözlerini hatırlatan Cevizoğlu, “Aradaki çelişkiyi anlatır mısınız?” demesi üzerine, Prof. Konukçu, “Tarihçiler ortaya belge koymak zorundadır. Orhan Pamuk edebiyatçıdır, romancıdır. Onun ileri sürdüğü bir buçuk milyon Ermeni öldürüldü sözünü söylerken bir kaynak göstermesi gerekirdi. Berktay da aynı şeyi yapıyor . Canlı insanlar çoğalabilir ama ölü insanların çoğaldığı görülmemiştir. Bu sayı 200 binden nasıl bir buçuk milyona çıktı?” diye sordu. “Ermeni vatandaşlarımız T.C. vatandaşıdır, biz hangi hakka sahipsek onlar da sahiptir ama kilise konusu farklıdır” diye ekledi Öte yandan Saray, Konukçu’nun kazısının ele alındığı bir kitabı masaya vurarak Ermenilerin katlettiği insanların ceset resimlerini gösterdi. Bunun üzerine Ağabaloğlu, “O sizin hikayeniz” diye yanıt verdi. Bu sözler üzerine sinirlenen Saray, “Sizleri kim susturdu? Yasalarda birini itham ettiğinizde ispat etmek zorundasınız. Ben buraya tarihi kaynaklarla geldim. Bir şey söyleyeceksen ispat et. Ben buraya ne söylediğini bilmeyen bir din adamıyla tartışmaya gelmedim ” diye sert tepki verdi. HRANT DİNK: ‘‘ASALA adına özür diliyorum’’ Programa telefonla katılan “Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur” beyanıyla tanınan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, “Bir Ermeni vatandaşı olarak, Asala terör örgütü adına bütün Türk halkından ve Türk diplomatlarından, örgütü üstlenmeden özür diliyorum” dedi . “Ermeni tarihçilerle Türk tarihçilerin karşılıklı konuşması gerektiğini fakat, Türkiye Ermenileri içerisinde TV’ye çıkıp tarih ve belge üzerine konuşacak tarihçileri ve profesörlerle belge yarıştıracak bilimadamları olmadığını, bildiklerini ailelerinden öğrendiklerini” kaydetti. Ermenistan Dış İşleri Bakanı Oskanyan’ın “Siyasal bir tavır sergileyerek tartışma yapmaya gerek yok” dediğini hatırlatarak bu sözlere katıldığını” ekledi. KÖKLÜ ‘‘Kazıda 98 İskelet Çıktı’’ Programa telefon konuğu olarak katılan Yeniçağ Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hayri Köklü ”‘Fransız TV’sinin Ayıbı’ diye haberi yayınlanan gazetelerde Ermeniler’in şehit ettiği mezarları Ermeni mezalimi diye tanıtmamasını, tarihçilerin Ermeni soykırımını Türkler’e dayattıklarını söyleyerek 1986 yılında Erzurum’da Milliyet Haber ajansında görevliyken, Ermenilikle ilgili bir tarihe tanık olduğunu söyleyerek bir anısını anlattı: “1 Mart 1986 günü Atatürk Üniversitesi öncülüğünde Iğdır’da Oba Köyü kazısı yapıldı. Bu kazı Türkiye ve dünya basınında yankı uyandırdı. Kazıda 98 kişinin iskeleti çıktı. Kurşunlanmış, kafaları, gözleri baltayla yarılmış, yakılarak gömülmüş. 1 Temmuz 1086’da Erzurum’un 25 km batısında Alacaköy’de kazı düzenlendi yine Atatürk Üniversitesi öncülüğünde. 10 Mart 1918 yılında gerçekleştirildiği belirtilen annesinin kucağına almasıyla sağ kurtulan biri mezalimi anlattı bize. Üç ayrı mezar kazıldı. Bu mezarlarda meslek hayatımda çektiğim en acı fotoğraftı. 5-6 yaşlarında kız çocuğu, kafatasında yarık, 1 çift örgü saçı, mavi boncuklar, annesinin kucağında kurşun izleri, yanmış kemikler vardı. Önce köye geliyorlar toplayıp, kurşuna diziyorlar sonra balta, satır yakıyorlar. Bu olaylara, 80 yıl sonra bir kazıyla tanıklık ettik” dedi. Ermeniler’in 10. Sınıf Tarih kitabında yazan soykırım iddialarını hatırlatması üzerine Cevizoğlu, Dink’e dönerek “Ermenistan 10. Sınıf ders kitabında bunlar mı yazıyor?” diye sordu. Dink, “Tarihin, Köklü’nün anlattığından farklı olduğunu söyleyerek, bunlar bilinen gerçeklerdir. Diaspora’da da bu böyledir. Bütün Ermeniler soykırım tarihini öğrenirler, böyle yetişirler ” dedi. Bunun üzerine Köklü “Ağabaloğlu’nun sözleri 10. Sınıf tezleridir” dedi. Dink, “Son 4-5 yıl içinde Ermeniler’in Ruslar’la işbirliği yapıp tehcir edildikleri konusu daha fazla işlenmeye başladı. Ermeniler’in Türkler’ii katlettiği bir tarih anlatılıyor. Hepimizin monolog belleği var. Türkler ve Ermeniler sadece 1915’i yaşamadılar. Öncesi ve sonrası da vardır. Tarihi gerçekler lafına hiç girmem. Mehmet Hocama saygım vardır. Karşısında bir uzman ve akademisyen olmalı” dedi. Bu sözler üzerine, Prof. Saray, “Gelin ortak heyet oluşturalım. İlgili belgeler toplansın. Türkler ile Ermeniler ne olmuş ise, ilmi ve resmi bir açıklık getirelim. Biz Türk bilimadamları olarak kabul etmeye hazırız. Benim uzmanlık alanım 19 ve 20. Asırdır. Kafkasları Orta Asya’yı ve dolayısıyla Ermeni Tarihini çok iyi bilirim” dedi. Kitabını göstererek biz gerçeklerin ortaya konmasını istiyoruz” dedi. Konuşan Değil Konuşturan Önemli Flash TV stüdyosundaki Düşünce Kampı Kim Haklı?’nın katılımcılarından Hüseyin Karanlık, “Şaşırmıyorum, Berktay, Pamuk, Ağabaloğlu konuşuyor. Konuşan değil, konuşturan önemli. Konuşturanlar, AB Parlamentosu ve bağlı ülkelerin parlamentolarıdır. Böyle bir ortamda mesele tarih değil, politik meselelere bağlı olarak bir paket haline getiriyorlar” deyip Dink’e dönerek “Ermeni Dışişleri Bakanının “Soykırımın gündeme taşınmasına gerek yok” açıklamasına katılıyor musunuz? diye sordu. Dink, “Söylemi iyi analiz etmek gerekir. Türkiye Ermeni ilişkilerini gözden geçirecek anahtar sadece tarih değildir. Bu şifrelenmiş bir kilide benzer ve ilk şifre de tarih değildir. Asıl olan ilişkileri kurmak ve bu ilişkiler içerisinde bu sorunları çözmektir. Benim savunduğum budur” diye yanıt verdi. Bu sözler üzerine Saray, “Beni sükut-u hayale uğrattınız. Tarihi olaylar olmadan neyi tartışacaksın? Konular belgelere dayalı olmadan neyin tartışmasını yapacaksınız? Türkiye’yi soykırımla itham edenlerle Türkiye Cumhuriyeti işbirliği yapmaz” dedi ‘‘Ermeni Kamavarları Dedemi Diri Diri Yaktılar’’ Programa telefonla bağlanan Emekli Hava Pilot Tuğgeneral İhsan Aygün programı heyecanla izlediğini söyleyerek şu açıklamaları yaptı: “Ben bir şehit torunuyum, benim dedem Ermeniler tarafından diri diri yakılarak şehit edilmiştir. Burada vereceğim isimler oradan buradan duyduğum isimler değildir. Bunları araştırarak öğrendim. Ben bir şehit torunu olmama rağmen 70 tane Türk diplomatını öldüren Ermeniler gibi intikam peşinde değilim. Çünkü benim ulusum böyle basit duygularla uğraşmaz. Ben Türk’üm. Türk milleti beraber yaşadığı insanlara saygı gösterir. Ağabaloğlu, belgeye dayanmadan iddialarda bulunuyor. Çok iddialı konuştuğu belgeleri getirmesi gerekirdi. Ortada belge olmadan Ermeniler 20 bin tane kitap yayınlamışlar. Bu belgelerin sahtelikleri ispatlanmıştır. Bir davanın sahte belgeler üzerine oturtulmasının arkasındaki maksatları incelemek gerekir. Ermeni toplumu tarihin başından beri Emperyal güçlerin bir aleti olmuştur. Benim dedemle beraber fırında yakılan isimleri araştırdım: Kaymakam Serdarı Hamdi Bey, Tahrirat katibi dedem Ali Rıza Efendi ve emekli yüzbaşı Mehmet Bey. Diri diri Ermeni kamavarları tarafından yakılmıştır. Kamawar, eğer Ermeniler içerisinde beş tane Türk’ü işkenceyle öldüren olduğu takdirde bunlar bundan sonra işleyecekleri cinayetlerden muaftırlar. Buna biz Adana ağzıyla Gamafor deriz. Kiliseler ve din adamları her özü cephanelik haline getirdiler.Doğu Anadolu’daki isyanları ve katliamları, bu tehcir olayından öncesini düşündüğümüz zaman deniyor ki, kiliseler asla böyle bir şeye karışmamıştır. Ama kiliseler bu işlerin öncüsüdür. E. Tuğgeneral: ‘‘Bir Buçuk milyon Ermeni Nerede?’’ Programa telefonla katılan Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Ramiz İlker ,Ağabaloğlu’na “Kendisi Doğu Anadolu’da kaç tane Ermeni olduğunu bana söyleyebilir mi?” diye sordu. Ağabaloğlu, 3 milyona yakın olduğunu söyleyince, “Bunun tamamen yanlış olduğunu, birinci Cihan Harbine girildiğinde Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ ve Sivas’ta yaşayan Ermeni sayısı 2 milyon civarındadır. Türkiye’nin nüfusu o zaman 28-29 milyondur. Türk askeri sayısı 2 milyon 900 bindir. Şehit sayısı ise 400 bindir. Osmanlıların zayiat miktarı ise 1 milyon 50 bindir. Nerede kaldı şimdi katledildiği ileri sürülen 1 buçuk milyon Ermeni?” dedi. “Pamuk ve Berktay’ın ise düşmanlarımıza koz verdiğini” ekledi. İlker, “Kesilen Türk rakamını net olarak verebilirim” diyerek, “1906 ile 1922 arasında katledilen Türklerin sayısı 519 bin 755’tir” açıklamasını yaptı. İlker, Kafkas Kolordu komutanı Kazım Karabekir’in sözlerini hatırlatarak “Facianın en müthişi buradaydı. Süngülenmiş ve yakılmış cesetlerin başındaki ağlaşma ve bağrışmalar insanın tüylerini ürpertiyordu. Alacaköyü’nde cenazeler insanın aklını oynatacak bir haldeydi. Bütün çocuklar süngülenmiş, yaşlılar ve kadınlar samanlıklara doldurulup yakılmış, gençler baltalarla parçalanmıştı. Asılmış ciğerler ve kapler görünüyordu. Sanıyorum ki yeryüzünde bu kadar feci sahneyi gören gözler pek azdır. Aacaköyü’nde insanların iyi duygularında mahrum kalınca hayvanlardan daha vahşi mahluk olabileceklerini ibretle seyrettik. Bütün bu dehşetli sahneler, Erzurum’a ve oradaki zavallılara yardıma koşmaya bizi mahkum etti. Uluca’da gördüğüm manzara karşısında duyduğum acıyı şimdiye kadar gördüğüm en kanlı muharebe manzaralarında, gerek Çanakkale’de gerekse Irak cephesinde görmedim. Zaten yürümek, koşmak ve biçare vatandaşlarımızı canavarların elinden kurtarmak için büyük bir azmim vardı. Bu manzara karşısında dimağım, kalbim büsbütün ateşlendi. Elimdeki kuvvetlerle bir an evvel Erzurum’u, Kars’ı alarak Ermenistan’ın yüreğine saplamak için her şeyi göze aldım diyor.” “Bu durumu göz ardı edemeyiz. Osmanlı arşivleri açılmıştır. Gelin inceleyin diyorlar. Kimse gelmiyor. Sayın Cevizoğlu’nun başından beri söyledikleri gibi, Atatürk dönemi hariç bütün Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin hatası vardır. Türk devleti güçlü olmalıdır. Biz bu durumda zaafa düştüğümüz zaman batı ve batılılar üzerimize geliyor. Kıbrıs gitti gider, kırmızı çizgiler gider, başımıza çuvallar geçirilir sonra da Ermenistan. Yakında Sivas’a kadar ver arkadaş diyecekler. Benim kendini hakiki Türk’ten çok daha Türk gören komşularım var. Ne mutlu Türk’üm diyebilen Atatürk milliyetçisi olan Ermeni kökeninde yurttaşlarıma saygılarımı sunuyorum. Ağabaloğlu da ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ desin” dedi bunun üzerine Ağabaloğlu, “Ne mutlu T.C. vatandaşıyım diyene” diye yanıt verdi. Ben Ermeni’yim Ne mutlu Türk’üm diyene dersem yalan olur diye ekledi. Kevorkyan: ‘‘Soykırım yok’’ Programa telefonla katılan Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Dikran Kevorkyan “Soykırım diye bir şey yok, tehcir var. Tehcirin verdiği insani acılar var. Ortada iki taraflı acı var. o ortamda bir iç savaş var. Müslüman Türk’ün, Hıristiyan Ermeni’nin çektiği ıstırabı unutmak mümkün değil. Bunu alet olarak kullanıp, ithamda bulunulmasını kabul etmek de mümkün değil. Bu acı Osmanlı’nın son döneminde Osmanlı’yı istismar etmeye kalkan 5. Kol’un Faaliyetidir. Acı, Müslüman Ermeni Hıristiyan evlatlarına ve torunlarına intikal etmiştir. Partizanlar bunu istismar etmesinler. ” dedi. Bunun üzerine 1 Nisan tarihinde yürürlüğe girecek olan 76. Maddenin c fıkrasında yapılan soykırım tanımını hatırlatan Ağabaloğlu’na, Kevorkyan, “Bırakalım laf kalabalığını, olaya insani olarak yaklaşalım” diyerek sert tepki verdi. [U][I]So do all who live to see such times. But that is not for them to decide. All we have to decide is what to do with the time that is given to us...[/I][/U] |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı: Atatürk dönemi hariç bütün Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin hatası vardır. Türk devleti güçlü olmalıdır. Biz bu durumda zaafa düştüğümüz zaman batı ve batılılar üzerimize geliyor People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
katılmayan olamaz heralde...
*wolrath the kapitan* |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Liz ve butun Ayya$lar.Ceviz Kabugu cumartesi gunu saat 11:00 PM'de basliyor.Sanirim ayni konu gorusulecek yine(tabi zortlak anti-turk profesorunun programa gelmeye cesareti olursa).Herkes izlesin bence.
[U][I]So do all who live to see such times. But that is not for them to decide. All we have to decide is what to do with the time that is given to us...[/I][/U] |
![]() |
| Etiketler |
| ermeni, soykirimi, sozde |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| ABD'de Ermeni atağı | heimdall | Güncel Olaylar | 2 | 22-04-2005 10:48 |
| ermeni kıyımıymış,kırılasıcalar.. | pırzanê | Beyin Fırtınası | 0 | 19-04-2005 15:17 |
| TBMM’den Ermeni deklarasyonu | Lizard King | Güncel Olaylar | 2 | 14-04-2005 07:13 |
| Buyuler Kitabi sozde:) | Arioch | Road Trip | 13 | 23-09-2004 21:42 |
| "Ermeni soykirimi gunu" / Turk Bayragi yakildi | void | Güncel Olaylar | 4 | 25-04-2004 17:55 |