Felsefe şeytanla muhabbettir."

Felsefe şeytanla muhabbettir." >Mantık, bilim felsefesi, bilgi teorisi başta olmak üzere, felsefe >tarihi, kültür felsefesi ve ahlak felsefesi alanlarında çalışmalarını >sürdüren >Prof.Dr. Ahmet İnam, Türkiye Felsefe Derneği Başkan Yardımcılığı'nın >yanısıra,

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Güncel Olaylar  »  Felsefe şeytanla muhabbettir."

Cevap Yaz
 
LinkBack Konu Araçları Topiği Değerlendir Görünüş Şekli
  #1  
Eski 17-03-2005, 11:57
esen nickli Ayya$'ın avatarı  
Felsefe şeytanla muhabbettir."

Felsefe şeytanla muhabbettir."
>Mantık, bilim felsefesi, bilgi teorisi başta olmak üzere, felsefe
>tarihi, kültür felsefesi ve ahlak felsefesi alanlarında çalışmalarını
>sürdüren
>Prof.Dr. Ahmet İnam, Türkiye Felsefe Derneği Başkan Yardımcılığı'nın
>yanısıra, ODTÜ Felsefe Bölümünün başkanlığını yürütüyor... İnam ile
>hayat üzerine konuştuk...
>**- Sevgili hocam, memleketin durumunu nasıl görüyorsunuz?
>**- Feci şekilde kokuşmuş bir şeyler var. Şimdi tabi bu lafı 1500 sene önce
>Platon da söylüyormuş, 500 sene önce Hamlet de söylüyordu, otuz yıldır
>da ben söylüyorum. Hayatımız kokuşuyor, güzel bir söz değil ama böyle.
>İnsanların seyrettiği televizyon dizileri kötü, okuduğu kitaplar kötü, ama
>benim şikayetim bunların kötü olduğunu söyleyen insanlardan. Sürekli
>şikayet edene entel diyoruz. Ne kadar çok şikayet ederseniz o kadar
>entelektüel
>oluyorsunuz. Oysa Entelektüel mutlu bir adamdır, burada mutlu demek
>memnun anlamında değil. Mutludur, yaşanan çirkinlikleri görür fakat bunları
>kabul etmez. Çirkinlikleri nasıl düzeltebileceğini düşünür, yolunu
>yordamını
>bulur. Kokuşmuşluk, önce kendimizle olan ilişkimizde başlıyor. Kendimizi
>çok fazla değerli gördüğümüzü sanmıyorum. İşin beteri kendimizi adam yerine
>de koymuyoruz. Yemek yemiyor artık çağımız insanı. Tıkınıyor. Yemeğin
>tıkınmaya döndüğü, sevişmenin düzüşmeye döndüğü bir çağda yaşıyoruz.
>Bütün bunlar**yozlaşmış bir hayatı gösteriyor, çünkü ortada zevk yok.
>Zevkin
>hançerlendiği bir yaşam var.
>**- Kendimizi nasıl kurtarırız bu hançerden?
>**- Hazların peşinden koşarak değil tabi. O da hayatımızı sürdürmek için,
>sabah sekiz akşam beş çalıştığımız işler kadar kokuşma belirtisi. Eğlenmek
>için yaptığımız şeyler de otomatikleşiyor. Çünkü şu film seyredilecek
>deniliyor, herkes o filmi seyrediyor, şu yazar okunacak diye emir geliyor,
>herkes o
>yazara çullanıyor. Fakat herkes o yazardan ne anlıyor? Madem ki
>farklıyız, herkes o farkı yaşamalı. Ama fark da bize giydirilen bir şeye
>dönüşüyor.
>Beymen'den giyinince farklı oluyorsun. Kendimizden kaynaklanmıyor. Yani
>diplomalar, nasıl yaşayacağımız, her şey bize dışarıdan giydiriliyor.
>Ama kim giydiriyor derseniz, kimse giydirmiyor aslında, birbirimize
>giydiriyoruz.
>Böyle olunca yaşama sevinci kayboluyor, bu çok büyük bir tehlike.
>**- Öğrencilerinizin yarısının anti-depresan kullandığı doğru mu?
>**- Doğrudur. Bizim ODTÜ civarında "hayat bir beladır "diye algılanıyor
>herhalde.
>Sürekli şişiriliyor gençler, sen akıllısın diye. Ailelerin de beklentisi
>büyüyor.
>Ama küçük bir başarısızlıkla karşılaştıklarında hemen bunalıma giriyorlar.
>O kadar el bebek gül bebek yaşamaya alıştırılmışlar ki, acılara tahammülü
>olmayan insanlar yetişmeye başlıyor. Yaralar almaya başlayınca,**bir çıkış
>noktası
>bulamayınca ya ilaçlarla tahammül etmeye çalışılıyor ya da savunma
>mekanizmaları
>aşırı gelişiyor.
>**- Bu durum başarıya koşullanmaktan mı kaynaklanıyor?
>**- Başarılı olsan, başarının hiçbir ölçütü olmadığı için, nerede
>duracağını
>bilemiyorsun ve başarı dangalağı oluyorsun. Sürekli önüne havuç konmuş
>eşek gibi koş Allah koş. İşkolik oluyorsun. Başarısız olsan geride durmaya
>tahammül edemiyorsun. O yüzden başarı ve başarısızlığın dışında bir hayatı
>**seçmiş olabilirsin, yani serseri olmak çok daha iyidir bence.
>Başarısızlık ve büyük beklentiler bir aradaysa o zaman anti- depresancı
>oluyorsunuz.
>Bunların dışında üçüncü bir yaşamın peşindeyseniz yaratıcı olmak
>zorundasınız.
>Yani dünyaya posta atmış, egemen değerlerin dışında bir insan**olmak
>gerekir.
>Dünyaya posta atabilmeniz için de önce kendi değerlerinizin olması gerekir.
>**- Mutsuzluk bulaşıcı mı?
>**- Pısırık, güvensiz insanların bu kokuşmuşluktan çıkma şansı yok. Mutsuz
>ve
>sinirliysen bol bol sigara içersin ve kısa bir süre sonra ölürsün.
>Mutsuzluk
>uzun sürmez. Trafikte kavga edersin, bir araba sopa yersin. Sevgilinle
>sevişemezsin, iktidarsız olursun. Onun için rahat olmak lazım. On derste
>rahat olma kitapları şimdi çok satıyor. Orada yazanların tam tersini
>yaparsan
>belki biraz rahatlarsın.
>**- Hayvan dergisine verdiğiniz beyanatta: "Bilge dediğin fırlama olur",
>demişsiniz. Bu görüşünüzde ısrarlı mısınız?
>**- Gayet ısrarlıyım, hatta bu görüşümü daha da ileri götürdüm, bilge
>dediğin hem fırlama olur, hem de puşt olur diyorum. Bilge, hayatın bütün
>hazlarının ardından koşar ama o hazların hiçbirinin dangalağı olmaz.
>Serserilerle
>konuşur, berduşlarla arkadaşlık eder, bir sürü dedikodunun farkındadır,
>magazinleri izler ama bulaşmaz. Günde on beş dakika televizyon izler ama
>sonra genellikle evleri iki katlı olduğundan yukarı çıkar, Mevlana'yı
>Farsça'sından okur, yatmadan önce iki bardak şarap içer. Bilge adamda
>hem sokakta süren hayatı yaşayabilme yeteneği ve gücü vardır hem de o
>hayatın dışına çıkabilme cesareti. Yani bilge insan, hayatın içindedir.
>Leman'ı,
>Penguen'i okuduğu zaman esprileri anlar, mel mel bakmaz. Yani ben bilgeyim,
>bu adamlar ne biçim espri yapıyor, çok ayıp demez. Son çıkan küfürleri
>bilir.
>Yeni küfürler üretir. Yaşamdan tat almayı bilir ama**bunu hiçbir zaman
>ayağa düşürmez.
>Ayağıyla yaşadığı yaşamı, yukarı çeker. O küfür ettiği zaman, küfür onda
>besmele
>gibi bir şey olur. Bizde bilge, yerinden kalkmaz, ak sakallı, yemek yemez,
>çişi gelmez biri olarak
>bilinir. Oysa bilge dediğin doğal gaz kuyruğuna girer, sırasını kapan
>olursa kavga eder,
>gerekirse karakolluk olur. Bu tanıma göre bilgelik, akademisyenlikle pek
>örtüşmüyor.
>Akademisyenlik kötü bir iş. Bilgeliğe aykırı, otuz yıldır millete not
>veriyorum, kusturucu
>bir şey, bıktım anasını satayım, "hepinize sıfır !" diyeceğim bir gün. Ya
>da "hepinize yüz"..
>ne fark eder. Ancak bilgelikle akademisyenlik arasında bir ilişki olabilir,
>o da yaşı 18-20 olanlarla
>sürekli bir arada olmaktan kaynaklanan bir şey. Bu avantajı kullanırsanız,
>yeni kalabilirsiniz.
>**- Biraz da aşktan konuşalım mı?
>**- Aşkta benim teorim şu; aşk doğuştan hormonlarla ilgilidir ama aynı
>zamanda
>kazanılması, edinilmesi gereken de bir şeydir. Emek ister. Hormonu iyi
>salgılayan aşık olduğunu sanabilir, çıldırabilir, azabilir ama aşk ayrı
>bir şey. Bir sanat, bir güzellik yaratmaktır aşk. Hıyarların, hamhalat
>heriflerin işi değildir. Diyelim ki kızın birini görüyorum, içime bir
>ateş düşüyor ve aşık oluyorum. Yok öyle yağma, böyle beleş bir şey olabilir
>mi?
>Ateş düştükten sonra ne halt yediğine bağlı olarak aşk olur ya da olmaz.
>Ateş düştükten sonra o ateşi düşüren kişiye gidip onu söndüreyim hemen
>diyorsan, orada aşk yoktur. Ama aşk düştüğünde; kendimizi, hayatı,
>yaşadığımız kültürü anlamaya ve dönüştürmeye çalışıyorsak, işte aşk odur.
>Bize insan olduğumuzu hatırlatır ve büyük bir sorumluluk yükler. Aşık
>olduğum zaman aklıma şu gelmeli, aşığım, demek ki yapacak çok iş var.
>Yani sevgilimle pastanede buluşacağım veya bir arkadaşın evine gidip
>yiyişeceğiz... Bu da yapılmalı tabi de yalnız bunu yapıyorsanız aşk
>falan yoktur. Yani burada, arkadaşın evine gittik, yiyiştik. Aşka giriş
>bile
>yok burada salt yiyiş var. Yani aşk, o yemekten aldığımız enerjiyle bir
>yere
>bir ağaç dikebiliyorsak, bir insana yardım edebiliyorsak, birlikte farklı
>kitaplar okuyabiliyorsak, gereğini yerine getirdiğimiz şeydir. Aşk eşittir
>sevgili değil, iki kişilik de değil çok kişiliktir aşk. Bütün dünyayı
>düşman belleyip Leyla'yı sevmek değildir. Leyla'da bütün insanlığı
>sevmektir.
>**- Bir entelektüel olarak mutlu musunuz?
>**-**Yalnız kaldığım zaman, genellikle gece ikiyle dört arasında mutlu
>olurum.
>Televizyonu açarım ama seyretmem. Sesini dinlerim, duvarlara bakıp öyle
>düşünürüm, belki yazasım gelir bir şeyler karalarım. Uykum gelince, bu
>dünya düzelmez arkadaş deyip yatarım. Bugün de kurtaramadık dünyayı ne
>yapalım
>derim. Hesabi duruş, mutluluğu öldüren şeydir. Örneğin Nıetzsche, adam
>hayatı boyunca bunu anlattı. Ama Nietzsche'yi okuyup karamsar olan
>adamlar var, onlara sopayla girişmek istiyorum bazen. Adam demiş ki, ben
>bir
>enerji kaynağıyım. Benim insan gibi insan olabilmem, içimdekilerin
>olabildiğince bastırılmadan ortaya çıkabilmesidir. Oysa yaşam buna izin
>vermiyor,
>birbirimizi maskelemek zorunda kalıyoruz. Gerçi Freud medeniyetin
>temelinin bu olduğunu söylemiş. Biz de içimizdeki hayvanlığı bastıracağız
>diye,
>içimizdeki insanlığı da bastırmışız. Hala içimizdeki erotik enerjiyle
>ilişkimizde sakatlık var. Erotik yanımız ortaya çıktıktan sonra ayıp bir
>şey yaptığımızı düşünüyoruz. Onun için vatan millet sakarya, ilim aşkı,
>sanki hiç eros yokmuş gibi davranıyoruz, "dava adamı" kalıbına sığınıyoruz.
>Bütün bu kalıplarım dışında felsefe; çözüm arayanların değil, soru
>soranların
>yeridir, şeytanla muhabbettir. Ne zaman ki şeytan sizi alt eder, o zaman
>insan olduğunuzu anlarsınız.



Valla bilemiyorum ama bu yazı benim epey ilgimi çekti biraz copy paste işi oldu ama okuyun inanın çok ilgi çekici gerçeklerle dolu
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
Chat yaparken, neden "v" leri "f"; "z" leri "s" yazıyoruz? High Hopes Beyin Fırtınası 86 27-06-2008 12:01
"Tüm zamanların "en iyisi" edony Sinema - TV 5 08-06-2005 21:35
Avrupa için ".com" yerine ".eu" geliyor Lizard King High Tech 1 28-02-2005 19:52
felsefe...!!! aXe666 Beyin Fırtınası 26 03-08-2004 17:55
"geyik değil"Az önce şair eşref bulvarında bomba i Road Trip 7 08-12-2003 11:35