Bildiğiniz gibi bayram dolayısıyla belediye toplu taşıma araçları ücretsizdi. Her zaman yaptıkları gibi iyilik etmişlerdi, uzun zamandır görüşemeyen aileler, akrabalar varsa birbirlerine kavuşsunlar diye. Fakat bu gösterme iyiliğe karşın, halkın
|
#1
|
||||
|
||||
|
Bu ülkede yaşamak.
Bildiğiniz gibi bayram dolayısıyla belediye toplu taşıma araçları ücretsizdi. Her zaman yaptıkları gibi iyilik etmişlerdi, uzun zamandır görüşemeyen aileler, akrabalar varsa birbirlerine kavuşsunlar diye. Fakat bu gösterme iyiliğe karşın, halkın şiakyetlerine olan duyarsızlıklarında bir değişme yoktu. Bu ülke adam olmaz dedirtti yine bana, yine. Bunu her dediğimde hem kızıyorum kendime ama gerçeklerden de kaçılamayacağını anlıyorum. Bu ülkede yaşamak için ya kendinizi soyutlamanız lazım, ya da sürünün içindeki değersiz koyunlardan biri olmak.
Babanneme gitmek için otobüse binecektik annem, babam ve ben. Tuzla'da oturuyor kendisi. Önce tramvay ile sahile indik Moda'dan. Yolculuk güzel ve geyik başlamıştı. İneceğimiz durağa 100m kala ilk sorunla karşılaştık. Bir belediye otobüsü, tramvay yolunun ortasına gayet rahat park etmişti. Zili çaldı, bir çok şey denedi ama hiç bir faydası olmadı. Sonunda adam da indi, biz de inip yürüyerek varacağımız durağa gitmeye karar verdik. Tramvayın geçişini engelleyen araçların plakalarını alıp, yolu engellemesinler diye her türlü engeli alan belediye, kendi aracının kurbanı olmuştu. Başkalarının yapmayacağı şeyi kendisi yapmıştı. Böyle bir belediye halka ne kadar yardımcı olur siz düşünün. Tuzla otobüslerinin kalkacağı durağa geldiğimiz vakit ufak bir sıra vardı. Biz de her medeni vatandaş gibi sıranın en arkasına geçip beklemeye başladık. Bizim Türkler sıra görünce ne olur tahmin edersiniz. Fakat ona gelmeden önce yine belediyenin yaptığı ve utanç duyulacak bir şeyi anlatmam gerek. Önümüzdeki alandan sürekli otobüsler kalkıyordu. Sırası gelen MOTORUNU KAPATIP bekliyor ve zamanı gelince kalkıyordu. Bir otobüs geldi hani uzun eklemeli olanlardan. Adam çok rahat bıraktı MOTORU AÇIK halde ve siktirdi gitti. Egzoslar, kaldırımdaki insanları rahatsız etmesin diye sola konulmuştu. Bu yüzden tam önümüzdeydi ve bilirsiz otobüs durakları tek tarafı açık dikdörtgenler prizması şeklindedir. Yani içeri giren duman çıkana kadar bir kaç kişi boğulabilirdi. Rüzgar bir duruyordu bütün duman oraya. Boğulacaktık. Önce bir bayan gitti söyledi ardından ben şikayette bulundum. Adam gayet kibirli bir şekilde "eğer aracın motorunu kapatırsak bir daha çalışmaz. Peki ileri alın dedim aynı tavrıyla "ışıklar var nası alalım ileri?" diyerek ne kadar duyarsız olduğunu bizlere kanıtladı. Öküz işte ne yapacaksınız adamı değişiremezsiniz ki. Sıra olayları bambaşkaydı. Öne geçmeye çalışanlar, araya kaynaşmaya çalışanlar. Neyse ki herkes uyanıktı ve kimseye hakkını yedirmedi. Fakat birkaç vatandaş gerçekten kendini çok zeki sanıyordu. Bir kadın öne geçmişti bir anda. Herkes geçsene sırana ya gibi şeyler deyince kadının cevaba bakın "ee herkes geçio gızım evladım ben de geçtim nolcak?" kadına yapılan 5. 6. uyarıdan sonra "eh geçeyim ne gızıyonuz ya" diyerek sırasına geçti. Bir başka vatandaş gurubu ise öne geçip uyarı alınca durumu kurtarmak için "aaa sıra mı vardiii? ben görmemişem" dedi. O kadar insan dizilmiş eğlence olsun diye bekliyordu. Otobüs gelince ve binme saffası gelince, sıra güzel korundu. Gerçekten başarılı bir sıraydı fakat araya sıkışan terbiyesizler oldu. Adamın biri hoop kardeşim dendiğinde "ben burdaydım zaten" diyerek yapılacak en aptal savunmayı yaptı. Neyse ki yaşlıydı da acıdı biri öne geçirdi yoksa gerçekten herkes sinir küpü olmuştu ve kafa yemesi içten bile değildi. Bu gibi olaylar biriktikçe birikir. Sonu da gelmez bu millet eğitilmedikçe. Bugün çok daha iyi anladım adam olamayacağımızı. Çünkü en ufak bir gelişme yok hala çoğu vatandaşta. Aynı eğitilmiş sirk hayvanları gibi yaşıyorlar. Robot gibi diyim veya kibarca. Her zaman ülkemi sonuna kadar savunur, vatandaş adam oluyor derdim fakat bugün bu ülkede yaşanılmayacağını, insanlara en ufak bir değer verilmediğini anladım. Niye kalayım böyle bir yerde? Birgün ölmek için mi? Beyin göçü böyle oluyor işte. Artık patlıyor insan bunları görünce ve elinden gelen herşeyi yapsa da bi bok değişmiyor. İstemesem de fırsat çıksa giderim burdan. Artık fikrim değişti, bugün değişti....
Hayat, yaşayınca güzeldir. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Aslında bunun Türkiye ile bir alakası yok. Bu tarz olayların var olduğu tek yer Istanbul. Istanbul gittikçe daha iğrençleşmeye devam ediyor. 20 sene önce dünyanın en güzel şehri olan istanbul artık Türkiye'nin utanç abidesi olmuş durumda. Bunun önüne geçebilmek için yapılabilecek hiçbirşey yok malesef.
Alınması gereken çok sert kararlar var ama bunları alabilecek bir Allah'ın kulu yok. Kala kala Istanbul'un kurtuluşu birtek doğal bir felakete kaldı. Bir deprem olucak bütün asalaklar ve fazlalıklar temizlenicek sonra Istanbul yeniden inşa edilecek. Yoksa bu şehirde yaşanıcağı gerçekten kalmadı. Istanbul'un incisi denilen Boğaz kana bulandı bundan 3 gün önce. Istanbul'un kültür merkezi olan Beyoğlu bugün sapıkların en önemli noktası haline geldi. Ortaköy'e bakın binadan başka birşey göremiyorsunuz. Bu kadar güzel bir şehir bu kadar çirkin bir hale getirilemezdi malesef....... People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Istanbul için alınan son karar ; boyasız ve çatısız binalara ceza kesilmesi olmuş.
Oh , Yeah ? |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Diyecek birşey yok. Adamlar gerçekten şehrimiz için en iyisi düşünüyorlar(!)
Kesinlikle bu göçü engellemek ve şu ameleleri bir şekilde şehirden atmamız lazım ama adamlar bizden daha yerli oluyorlar gün geçtikçe. Ya İstanbul'u bunlara bırakıp gidecez ya da mücadele verecez. Mücadele de nasıl olur bilemem. Anarşizm mi yaratacaz.
Hayat, yaşayınca güzeldir. |
|
#5
|
||||
|
||||
|
ehuehue duvar çekelim bi tane en iisi
Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |
|
#6
|
||||
|
||||
|
fikrimi çalma
ben çekerdim heeuh
Hayat, yaşayınca güzeldir. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
İstanbulda artık o kdr çok it kopuk var insn her gün korkuo cddn acaba bnm de evm soyulck mı yoldan bşi olack mı die şhrin içine sıçtılar resmn
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
hergün bir olay oluyor ve kimsenin umurunda değil. bugün arkadaşla moda sahilde oturuyorduk 3-5 sahipsiz köpek hemen herkese saldırıyor. Birinin üstünü falan parçaladılar küçük çocuk olsa öldürecekler. Birşey yapma diyo çevredikilerde saldırıya uğrayanlara ulan köpek öldürecek. Ve bunlar 3 ay önceden saldırmışlar birine ordaki adam dedi bana saldırdı diye a.k hala ne işleri var şikayet edin ya alsın götürsün belediye ya da uyutsun bişey yapsın kimsenin umuru değil. bana saldırsa ben zehirlerdim valla. Allahın iti.
Hayat, yaşayınca güzeldir. |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Alıntı: yokoluş İstanbulda artık o kdr çok it kopuk var insn her gün korkuo cddn acaba bnm de evm soyulck mı yoldan bşi olack mı die şhrin içine sıçtılar resmn Okunmuyor yazdığın mesajlar. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#10
|
||||
|
||||
|
abi ben bunların göç ve ailede eğitim anlayışının olmayışından kaynaklandığını düşünüyorum!
bi de şuna sinir oluyorum adamlar göç ediyor buraya burayı bok ediyolar hala köylerindeki gibi burda yaşıyorlar,çarpık yapılaşmaya neden oluyorlar,trafiği mahvediyorlar,kapkaç,hırsızlık,gasp ne varsa yapıyorlar!kendi yöresel kültürlerini bize sokuşturmaya çalışıyorlar ve arabesk bir anlayışla bizim bi sürü salak da köylüleri hakir görmemek adına(ki hakir gömek ile ilgisi yok) buna ses çıkarmıyor ve izin veriyorlar!belediye zaten konuşulamayacak kadar kötü bi durumda hiç bi işe yaradığı yok,ve işin en sinir bozucu kısmı burayı beğenmiyor ve ah çakiyorlar "bizim memleket böyle mi,ahh ahh oranın havası başka suyu başka,burada her şey yavan" pöh artık yani,madem beğenmiyorsun benimsemiyorsun ve memleketini özlüyorsun siktir git oraya bari bizim hayatımızı bize zehir etme!ama o da yok bu şehrin imkanlarını kullanmaya gelince sonuna kadar kullanır bize burayı zehir eder sonra da burayı beğenmezlik yaparlar ancak! bahane olarak da "bizim oralarda iş yok, o yok, bu yok" yoksa yap kardeşim! bu ülkede "fakir ve yoksul" zannedilen bir çok yerin bir sürü iş adamı ve zengini var!oralarında kendi coğrafi konumlarına göre ticaret,üretim olanakları var! O fakir sanılan doğuluların düğünlarinde bir kişiye takılan altını biz bulsak köşeyi döneriz ama yok burayı bok edemezler o zaman! bizler bişi diyince de bizi köylüleri beğenmeyen dışlayan zalim insanlar olarak görürler ve herşeyden de devleti sorumlu tutarlar! neyse yeter bu kadar konuşma sinirlerim bozuldu zaten! Son düzenleyen heimdall : 24-01-2005 - 18:23 |
|
#11
|
||||
|
||||
|
öhm öhm....
evli evine köylü köyüne
[IMG]http://www.danasoft.com/sig/d3ng3siz.jpg[/IMG] |
|
#12
|
||||
|
||||
|
Büyük şehirleri sevmiyorum İstanbulu sevmiyorum bunu söylemek istemezdim hiç gitmedim gitmekte istemem zaten televizyondan gördüklerim bana yetiyor artıyor bile istanbulu canlı yaşayıp ne yapacağım sanki ? Sapığı , kopuğu , tinercisi balicisi , hırsızı kısaca nerde çokluk orda bokluk .. adam akıllı sahilde oturamadım demişti bir arkadaş falcıları üşüştü başıma diye... .. Gece stres atmak denizi izlemek istesen çıkamıyacaksın geceleri daha kötü neler neler vardır .. Yaşadığım yerdede yok değil ama hiç değilse nufüs az büyük bir şehir değil şükürler olsun.. Hem kalabalığı sevmeyenlerdenim .. Bunların önüne geçemezler gibi geliyor karamsarlığa boğuluyorum kendimce...
|
|
#13
|
||||
|
||||
|
Türkiyem Türkiyem cennnetim
Benim eşsiz milletim! ne olursa olsun Türkiye başka ya [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3] At nalı uğur getirseydi eşşekler yük taşımazdı....[/SIZE].[/FONT] |
|
#14
|
||||
|
||||
|
milas başka a.k.
[COLOR="blue"]AŞK OLSA GEREK |
|
#15
|
||||
|
||||
|
Bu şehirde yaşamak demek, kuyruk beklemek ve beklediğin kuyruğun önüne sıra beklemeden birinin geçtiğini görmek, yaygara çıkarmak ve sonunda o kişinin muradına ermesiyle birlikte kahrolup yeter be demektir.
Bu şehirde yaşamak demek, yayalar için yeşil yanmasını beklerken kırmızıda trafiğin ortasına atlayan kırolara "yuh ayı" demektir. Bu şehirde yaşamak demek, eminönünde gidiş-geliş yönlerini ayıran yüksek parmaklıklardan tek bacağı olmayan ve değnekli birinin atladığını görüp "oha" demektir. Ayrıca bu ülkede yaşamak deme, 128k bağlantı 256k oldu diye sevinip ardından bozulan router, kopan fiber kablolarla birlikte telekoma sövmektir. |
|
#16
|
||||
|
||||
|
Ayrıca bu ülkede yaşamak çok kuyruk olmasın , kalabalığa kalmayayım diye sabah erkenden çıkıp bankaya gitmek ve batan bankalardan birinin parasını tek bir şubeye yıktıklarından 350 kişilik bir kuyrukla karşılakmak ve neticede 9 da gidilen bankadan öğle tatilinde çıkmaktır. Sanki yarım gün mesaiye kalmışsın gibi bişey bu ülkede bankaya gitmek .
Ziraat bankası beşiktaş merkez şubesi çalışan memur sayısı 5 içerde bekleyen müşteri sayısı 400'e yakın.. Belirli aralıklarla bankada para bitmesini veya bilgisayar sistemlerinin çökmesini es geçtim . Oh , Yeah ? |
|
#17
|
||||
|
||||
|
Bunun yanısıra 250 metre uzağında olan bir başka Ziraat Bankasının hiçbir işlem yapmaması ve içinde çalışan memurların boş boş oturması olgusunuda es geçmemek lazım. Koskaca banka ne diye boş oturur ve banka işlemleri yapmaz anlayabilmiş değilim.
People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |