http://www.tempodergisi.com.tr/toplu...7082/index.php İnsanlık, ABD'nin Afganistan'a ve kısa bir süre sonra Irak'a müdahalesiyle başlayan yeni bir savaş dönemi yaşıyor. Bu dönemle birlikte insanlık, yüzyıllardır unuttuğu 'din savaşları' kavramını yeniden hatırlıyor. Özellikle ABD
|
#1
|
||||
|
||||
|
Armageddon
http://www.tempodergisi.com.tr/toplu...7082/index.php
İnsanlık, ABD'nin Afganistan'a ve kısa bir süre sonra Irak'a müdahalesiyle başlayan yeni bir savaş dönemi yaşıyor. Bu dönemle birlikte insanlık, yüzyıllardır unuttuğu 'din savaşları' kavramını yeniden hatırlıyor. Özellikle ABD Başkanı George Bush'un mensubu olduğu Protestanlık mezhebi ve bu mezhebin kolunu oluşturan Evanjelistler, Başkan'ın dünyanın kaderini değiştirecek ilahi rolü olduğuna inanıyorlar. Evanjelistlerin amacı, herkesi İsa'nın mesajıyla tanıştırmak. Bu süreç tamamlandığında, İsa dünyaya dönecek ve kendisine inananlarla birlikte yeniden göğe yükselecek. Bu göğe yükselmenin ardından, Armageddon olarak adlandırılan üçüncü dünya savaşı çıkacak ve yedi yıllık bir kaos ortamı başlayacak. İşte, Ortadoğu'da cereyan edeceği tahmin edilen Armageddon'un ve bununla ilgili tahminlerin Türkiye bağlantısında ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Türkiye'deki Protestan misyonerlerinin öncü isimlerinden Daniel Wickwire, Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) de, Armageddon'la bağlantılı olduğunu iddia ediyor. Wickwire'ın iddiasına göre, GAP tamamlandığında, nehirlerin suyu kesilecek ve nehir yataklarından doğu tarafından milyonlarca asker, Armageddon'da savaşmak için bölgeye gelecek. Kutsal Kitap böyle yorumlanıyor. Türkiye'deki Evanjelizm Daniel Wickwire, 19 yıldır Türkiye'de misyonerlik faaliyetlerini sürdürüyor. İddialara göre Türkiye'de, özellikle 17 Ağustos Marmara depremi sonrasında misyonerlik faaliyetleri ve bu faaliyetler sonrasında din değiştirenlerin sayısı arttı. Araştırmalar, misyonerlik faaliyetlerinin büyük bir hızla sürdüğünü doğruluyor. Ancak faaliyetin niteliği incelendiğinde, ortaya, konunun başka bir boyutu çıkıyor. Hıristiyanlığı seçen Müslüman Türk vatandaşlarının bir kısmının, tercihlerini Protestanlık mezhebinin Evanjelist kanadından yana yaptıkları görülüyor. Türkiye Protestan Kiliseler Birliği'nin resmi rakamlarına göre, birlik üyesi kiliselere bağlı yaklaşık 3 bin Türk vatandaşının olduğu, bunların Evanjelist teolojiyi benimsediği görülüyor. Bu rakamın birlik üyesi olmayan kilise cemaatleriyle birlikte 5 bine yaklaştığı tahmin ediliyor. Hal böyle olunca, misyonerlik faaliyetlerinin, sıradan bir din değiştirme/değiştirtme faaliyeti olmadığı da görülüyor. Tüm misyonerlik faaliyetlerinin altında Evanjelist teolojinin ana omurgasını oluşturan, "İsa'nın müjdesini herkese ulaştırma şartı" ve bu yolla, İsa'nın dünyaya dönüşünün çabuklaştırılabileceği inancı yatıyor. Türkiye'de geçen 19 yıl Kendilerine Pastör denilen kişiler, misyoner olduklarını açıkça itiraf ediyor ve bunun ilahi bir görev olduğuna inanıyorlar. Türkiye'deki misyonerlik faaliyetlerinin öncü ismi olarak Daniel Wickwire'ın adı öne çıkıyor. Wickwire, yaklaşık 19 yıldır Türkiye'de misyonerlik faaliyetlerini yürüten bir ABD'li ve çalışmalarını şu anda Batıkent Protestan Kilisesi Pastör'ü olarak sürdürüyor. Pastör, Evanjesitler için cemaatin çobanı, yani papaz ya da rahibi anlamına geliyor. Evanjelizm, müjdeyi paylaşmak anlamına geliyor. Çünkü İsa Mesih'in son emri "Her yere gidin, müjdeyi duyurun, öğrencileri yetiştirin, onları vaftiz edin" yönündedir. Wickwire, Türkiye'de TEK adlı bir kurul çatısı altında örgütlendiklerini de açıklıyor. TEK'in açılımı Türkiye Evanjelistler Kurulu. Kurul, cemaatle ilgili haber paylaşımını sağlıyor, ortak projelerin yürütülmesine olanak yaratıyor ve devletle olan ilişkileri resmi düzeyde sürdürüyor. Şu anda Türkiye'de büyük bir çoğunluğu Evanjelist olan seksenden fazla Protestan kilisesi bulunuyor. Ev cemaatlerinden kiliseye Wickwire, 19 yıl önce Türkiye'ye geldiğinde, Gaziosmanpaşa'da bir ev cemaati kurarak misyonerlik çalışmalarına başladığını anlatıyor. O tarihlerde Ankara'da, Müslümanlıktan Hıristiyanlığa geçmiş, sadece beş kişi bulunuyormuş. Wickwire, Ankara'yı seçme nedenini, İncil'den yaptığı bir alıntıyla açıklıyor: "Bir başkasının koyduğu temel üzerinde bina inşa etmemek için, müjdeyi, Mesih'in adının duyulmadığı yerlerde yaymaya gayret edin" emrinin hayatını özetlediğine inanıyor. Wickwire'ın kurduğu ev cemaati, kısa sürede Türkiye'nin en büyük Evanjelist Protestan Kilisesi olan Kurtuluş Kilisesi'ne dönüşüyor. Kilise kurulduktan sonra Wickwire cemaatten ayrılıp Keçiören'e gittiğini ve bu muhafazakâr ilçede ilk kilisesinin temellerini attığını anlatıyor. Wickwire, 2002 yılından bu yana da resmi olarak kurduğu Batıkent Protestan Kilisesi'nde görev yapıyor. Wickwire'la Evanjelizm'i, Türkiye'deki faaliyetlerini ve Armageddon'un GAP bağlantısını konuştuk. - Evanjelizm'in teolojik olarak en temel argümanı nedir? Geleceği görmeye dayanıyor. Peygamber kelimesi de zaten geleceği gören adam anlamına gelir. Allah, ilham ve vahiyle peygamberlere geleceğin bilgisini veriyor. Kutsal kitabın bir kısmı da 'Eschatology', yani gelecekte olan olaylarla ilgilidir. Dolayısıyla Evanjelistler gelecekte olacaklar nedeniyle İsa Mesih'in müjdesini tüm insanlığa yaymakla sorumlu görürler kendilerini. - Kutsal Kitap gelecekle ilgili ne diyor? Temel olarak, Hıristiyanlar arasında çeşitli yorumlar var. Bunlar da üç temel yoruma dayanıyor. Pre-milenyum, un-milenyum ve post milenyum. Yani İsa'nın bin yıl sürecek krallığı var dünya üzerinde. İşte, Armageddon bu bin yıllık krallık sonrasında mı, yoksa öncesinde mi gerçekleşecek? - Evanjelistler nerede duruyor? Öncede mi sonrada mı? Bizler, İsa Mesih'in tekrar dünyaya geleceğine ve bin yıl sürecek bir krallık kuracağına, krallık öncesinde de yedi yıl sürecek büyük sıkıntıdan ve Armageddon savaşından kurtarmak için bizleri gökyüzüne alacağına inanıyoruz. Hz. İsa geri dönecek ve kendisine inananları yedi yıllık büyük sıkıntıdan kurtarmak için gökyüzüne alacak. Bu kesin, ancak Armageddon bu yedi yıllık sıkıntının sonunda mı, bin yıllık krallığın sonunda mı çıkacak? İşte burada farklı yorumlar bulunuyor. Benim inancım, İsa'nın geleceği, bizi gökyüzüne alacağı ve yedi yıllık sıkıntının sonunda Armageddon olacağı. - Geri dönüşün işaretleri başladı mı? Evet! İsa Mesih, otuz üç sene kadar yaşadı. Öldü, gömüldü, dirildi ve ardından yukarıya alındı. İsa bu süreç sırasında Kudüs ve tapınak hakkında dedi ki, "Taş üstünde taş kalmayacak, burası tamamen harap olacak." Bu, İ.S 70 senesinde, Komutan Titus'un Kudüs'ü işgali ve tapınağı yerle bir etmesiyle gerçekleşti. İsrail bir devlet olarak tamamen yok oldu. Eski Ahit'teki (Tevrat) peygamberler de bu olaydan bahsetmişler. Ancak aynı peygamberler, "Dünyanın sonu gelmeden önce, İsrail Tanrı tarafından yeniden kendi topraklarına geri getirilecektir" de diyor. Bu 1948 tarihinde gerçekleşti ve İsrail geri döndü. - Evanjelistlere göre İsa her an gelebilir öyleyse. Tahminleriniz nedir? Evanjelistlere göre, İsrail'in kuruluşunu gören kuşak ortadan kalkmadan İsa gelmeyecek. Dolayısıyla, İsa, bir kuşak içinde geri dönebilir; çünkü İsrailin 1948 yılında Ortadoğu'da bir devlet olarak kuruluşunu gören kuşak yavaş yavaş tükeniyor. Şimdi 1948'i, yani İsrail'in kuruluşunu görenlere göre hesaplarsak, ortalama bir insan ömrü 70 sene. 2018 yılına geliyoruz. Kesinlikle tarih koymuyorum, ancak şunu söyleyebilirim ki, yakın bir sürede bir şeylerin olacağına inanıyoruz. Bu neslin İsa Mesih'in geri dönüşünü görme şansı büyük. - Sıra Hz. İsa'nın geri gelmesinde yani... Kutsal kitaba göre üç buçuk yıllık küçük ve üç buçuk yıllık büyük sıkıntı çekilecek. Bu toplam yedi yıllık süre içerisinde, toplam 21 felaket ortaya çıkacak. Yakın bir zamanda olacak bu. Yedi yıllık süre sonunda da galibin olmayacağı, Armageddon olarak adlandırılan, üçüncü dünya savaşı olacak. Herkes yok olacak. - İsa'nın geri dönüşü ve yedi yıllık sıkıntıyla ilgili kitaptaki işaretler neler? Matta 24. Bölümde; "İsa, Zeytin dağında otururken öğrencileri yalnız olarak yanına geldiler. 'Söyle bize' dediler, 'Bu dediklerin ne zaman olacak, senin gelişini ve çağın bitimini gösteren belirti ne olacak?' İsa onlara şu karşılığı verdi: "....Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyacaksınız. Korkmayın sakın! Bunların olması gerek, ama bu daha son demek değildir. Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak. Bütün bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır" diye yazıyor. - Dünyanın son dönemde yaşadığı tüm felaketlerin, İsa'nın geri dönüşünün yaklaştığını gösterdiğine mi inanıyorsunuz? Evet! İsa, yedi yıllık sıkıntı döneminin başlangıcında geri dönecek ve İsa Mesih'e inanarak ölmüş olan tüm kardeşlerimiz de dirilecek. Dirilenler, yaşamakta olanlarla birlikte İsa Mesih tarafından yukarı alınacak. Dünya bir anda boşalıyor. Dünyada bu nüfus azalmasıyla birlikte panik başlıyor, bu panik dönemi de kriz dönemini başlatıyor. - İsa'nın geri dönüşünü hızlandırmak adına, felaketlerin sayısı ve şiddeti arttırılabilir mi? Kimsenin hızlandırmasına gerek yok ki! Dünyanın özellikle çevre kirliliği konusunda yaşadığı tehlike ortada. - Sonuç olarak Hz. İsa'ya inananları, yedi yıllık sıkıntının sonunda gökyüzüne bir yolculuk mu bekliyor? Evet! Bu yedi yıllık sıkıntı döneminde Deccal ortaya çıkacak. - Siz olanları yukarıdan mı izleyeceksiniz? Biz o sırada, cennette yedi yıl sürecek bir parti yapıyor olacağız. Cennette, büyük bir şölen olacak. Bu şölen, inanışımıza göre evrensel bir evlilik. Yani tüm Mesih imanlılar, Tanrı tarafından İsa ile evlendirilecek. Bu evlilik töreni sırasında, dünya üzerinde yedi yıllık bir kaos olacak. Tanrı 21 felaket gönderecek bu sürede. Bu yedi yılın sonunun da İsa Mesih'in bin yıllık krallığı başlayacak. İşte milenyum bu! - O bin yıllık zaman nasıl geçecek? Bin yıllık krallık öncesinde, Şeytan ve cinler kovulacak. Son derece huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir bin yıl olacak bu. Beş yüz-altı yüz yaşayabilecek insanlar. Bu bin yıllık sürenin sonunda ahiret günü patlayacak, Şeytan ve cinler insanlığı son bir kez denemek için geri dönecekler. Son bir savaş olacak burada. Sonra ahiret günü olacak. Sonrasında da sonsuz cennet dönemi başlayacak. - Armageddon ile GAP arasında da bir ilişki kuruyorsunuz? Ne ilgisi var bizim GAP'ın teolojinizle. Türkiye, GAP tamamlandığında, bir kararla suyu tamamen kesebilecek hale gelecek. Su kesilince de, İncil'e göre nehir yataklarından doğu tarafından gelen milyonlarca asker geçecek. Çin demeyelim, ama doğu tarafından milyonlarca asker Armageddon'da savaşmak için bölgeye gelecek. İşte bu nehrin boşaltılmasının nedeni o. - Türkiye, bilmeden ilahi bir projeyi mi tamamlamaya çalışıyor yani? Evet! Çünkü, biz insanlar karar verirken, bilmeden Tanrı'nın amaçlarına göre hareket ediyoruz. Bilmeden Tanrı'nın amaçlarını yerine getirmiş oluyoruz. - Fakat, GAP'ın sizin tahmin ettiğiniz süre zarfında tamamlanması ve tamamlansa bile o barajların yatakları kurutması mümkün değil ki? Bunun nasıl olabileceğini tam olarak bilmiyoruz. Ancak GAP, tahminime göre, bu yedi yıllık büyük sıkıntı geldiğinde tamamen hazır olacak. En azından askerlerin üzerinden geçmesini sağlayacak kadar kuru kalacak. - Peki bu askerler neden köprülerden geçmiyor? Söz konusu olan milyonlarca kişi... Bunlara köprü yetmeyecek. O yüzden nehrin kurutulması lazım. --- Okan KONURALP People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
- Armageddon ile GAP arasında da bir ilişki kuruyorsunuz? Ne ilgisi var bizim GAP'ın teolojinizle. Alıntı:
Peki bu askerler neden köprülerden geçmiyor? [CENTER][COLOR=DarkRed][B]...Yes I'm...[/B][/COLOR][/CENTER] |
![]() |
| Etiketler |
| armageddon |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|