Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 66. yıldönümünde Anıtkabir'de düzenlenen devlet töreniyle anıldı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başkanlığındaki devlet erkanı, Atatürk'ün kabrine çelenk koyarak, manevi huzurunda
|
#1
|
||||
|
||||
|
Özlemle anıyoruz
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 66. yıldönümünde Anıtkabir'de düzenlenen devlet töreniyle anıldı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başkanlığındaki devlet erkanı, Atatürk'ün kabrine çelenk koyarak, manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu.
Anıtkabir'deki tören, saat 08.50'de devlet erkanının Aslanlı Yol'dan yürüyüşüyle başladı. Cumhurbaşkanı Sezer başkanlığındaki kortejde TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, anamuhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Deniz Baykal, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya, Bakanlar Kurulu üyeleri, Kuvvet Komutanları, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, bazı siyasi partilerin temsilcileri, bazı milletvekilleri, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, bürokratlar ve diğer devlet erkanı yer aldı. Cumhurbaşkanı Sezer, üzerinde “Cumhurbaşkanı” yazılı kırmızı-beyaz karanfillerden oluşan çelengi Büyük Önder'in kabrine koydu. Atatürk'ün 66 yıl önce ebediyete intikal ettiği saat 09.05'te ”ti” sesi ve sirenler eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Bu saatte tüm yurtta Atatürk'e saygının ifadesi olarak sirenler çalındı. Vatandaşlar da 2 dakika süreyle saygı duruşunda bulundu. Bütün resmi kurum ve kuruluşlardaki bayraklar yarıya indirildi. ANITKABİR ÖZEL DEFTERİ Cumhurbaşkanı Sezer ve protokolde yer alan devlet erkanı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. Cumhurbaşkanı Sezer, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: “Yüce Atatürk, Aramızdan ayrılışınızın 66. yıldönümünde sevgi ve saygımızı sunmak, ilke ve devrimlerinize yürekten bağlılığımızı yinelemek için tek vücut olarak huzurunuzdayız. Kurduğunuz laik ve demokratik cumhuriyeti, bizleri çağdaş dünya ile bütünleştiren ilke ve devrimlerinizi ödünsüz yaşatma kararlılığında olan ulusunuz, sizi özlemle anmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti büyük Türk devrimiyle yüzyıllardır yapılamayan dönüşümleri dünyada hayranlıkla karşılanan bir başarıyla gerçekleştirmiştir. Önderliğinizde yürütülen Kurtuluş Savaşı ile özgürlüğünü, bağımsızlığını ve ulusal kimliğini yeniden kazanan Türk Ulusu, size sonsuz gönül borcu duymakta, tarihe ve insanlığa mal olmuş örnek ve saygın kişiliğinizle övünmektedir. Cumhuriyetimizin kazanımları, başımızı her zaman dik tutmamızı, onurlu bir yaşam sürmemizi sağlamış; bizlere aydınlık yarınların kapılarını açmıştır. İlke ve devrimleriniz, evrenselleşen düşünceleriniz, ülküleriniz ve öngörüleriniz her zaman yol göstericimiz olacak ve yolumuzu aydınlatacaktır. Gönüllerdeki erişilmez yeriniz değişmeyecek, size olan sevgimiz, saygımız, güvenimiz ve inancımız her geçen gün daha da artarak sürecektir. Türk Ulusu olarak yüksek anınız önünde saygı ile eğiliyor ve şükranlarımızı sunuyoruz.” Sezer, daha önceden deftere yazılmış olan metni yüksek sesle okudu ve imzaladı. Devlet protokolünün katıldığı törenin ardından askeri ve sivil erkan ile öğrenciler, Atatürk'ün mozolesinin önünden saygı geçişi yaptılar. Tören dolayısıyla, Anıtkabir üzerinde uçuş yasağı uygulandı. Saat 08.00'de başlayan uçuş yasağı, Anıtkabir'in halkın ziyaretine açılacağı saat 11.00'e kadar sürecek. Öte yandan, Büyük Önder'in ebediyete intikalinin yıldönümü dolayısıyla Ulus ve Atatürk Orman Çiftliği'ndeki Atatürk anıtları ile Sıhhiye'deki Zafer Anıtı'na da çelenk konularak, saygı duruşunda bulunuldu. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Bugün 10 Kasım... Büyük komutan, büyük devlet adamı, reformcu, cumhuriyetçi, halk adamı, Türk milletinin Ata'sı ebediyete intikal edeli tam 66 yıl oldu. Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden ulus yaratan Atatürk, 10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Ulu Önder'in son sözleri, “saat kaç” oldu...
Ata'nın hastalığının giderek ilerlediği Kasım ayının ilk günleri Dolmabahçe Sarayı'nın önü, Ulu Önder'in sağlık haberini almak için her gün demir kapının parmaklıklarına sarılan genç, yaşlı, kadın, erkek vatandaşlarla doluydu. “Atatürk nasıl?...” diye soruyor, O'nun sağlığı hakkında bilgi almadan evlerine dönemiyorlardı. 8 Kasım Salı günü saat 18.30'da ikinci koma başladı. Bu sırada Atatürk gözlerini açıyor ve yavaşça soruyordu: “Saat kaç?...” Atatürk'e cevap verdiler. Sustu ve bir daha konuşmadı. Son sözleri bunlar olmuştu... 10 Kasım 1938 sabahı acı haber tüm yurda yayıldı. Caddelerde, sokaklarda, evlerde milli bir yas yaşanıyordu, herkesin yüreğine adeta bir ok saplanmıştı. Türk milleti zamansız ebediyete intikal eden Ata'sına ağlıyordu... Bütün kuruluşlar bayraklarını yarıya çekerek mateme katılıyordu. Atatürk'ün ölüm haberi duyulur duyulmaz, gazetelerin telefonları aralıksız bir şekilde çalmaya başladı. İstanbul'da halk sokaklara dökülmüş, gazetelerin bulundukları yerlerin önüne toplanmıştı. Biraz sonra gazeteler ikinci baskılarında hükümet bildirisini yayınlıyorlardı. ÖLMEDİN ÖLEMEZSİN... Atatürk'ün sonsuzluğa göçtüğü gün Cumhuriyet Hükümeti, milli yasın acısını her satırında ortaya koyan ve ulusun duygularını dile getiren resmi bir tebliğ yayımladı. Anadolu Ajansı'nca duyurulan bu tebliğ, aynen şöyle: “İSTANBUL, 10 (A.A) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir: Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir. Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız. Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye'sidir. Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame hususunu, büyük Türk Milleti'nin hükümeti ile tek vücud olarak teyid ve temin edeceğine şüphe yoktur. Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'üncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi Reisi Abdulhalik Renda, Reisicumhur Vekaleti vazifesini deruhte etmiş ve ifaya başlamıştır. “TÜRK MİLLETİNE GÜVENDİ”... Gene teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'ncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi derhal yeni Reisicumhur intihab edecektir. Türkiye'nin büyük makamına Teşkilatı Esasiye Kanunu'na göre, geçecek zatın etrafında hükümeti ile şanlı ordusu ile ve bütün kuvveti ile Türk Milleti, sarsılmaz bir varlık olarak toplanacak ve yükselmesine devam edecektir. Bugün ayrılığına ağladığımız Büyük Şefimiz Atatürk, her vakit Türk Milleti'ne güvendi. Eserlerini bu güvenle yaptı. İdamesi esbabını da istikmal ederek, güvenle büyük milletimize bıraktı. Ebedi Türk Milleti, onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk gençliği, onun kıymetli vediası olan Türkiye Cumhuriyeti'ni daima koruyacak ve onun izinde yürüyecektir. Kemal Atatürk, Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır.” ATA GİDİYOR... 16 Kasım 1938'de Atatürk'ün naaşı Türk Bayrağının örttüğü bir katafalk üzerinde Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonuna konuldu. Türk Milleti genç, yaşlı Atatürk'e son saygı görevini yapmak için Dolmabahçe'ye koştu. 19 Kasım 1938 Cumartesi sabahı Dolmabahçe Sarayı tören salonunda Prof. Şerafettin Yaltkaya cenaze namazını kıldırdı. Cenaze Alayı, İstanbul halkının gözyaşları arasında geçerek Gülhane Parkı'na geldi. Atatürk'ün naaşı burada bir torpidoya alınarak “Yavuz” zırhlısına konuldu. İzmit'te özel bir trene nakledilen cenaze, yol boyunca Ata'larına son saygı görevi yapan vatandaşların yüreklerinde derin acılar bırakarak 20 Kasım 1938'de Ankara'ya getirildi. Atatürk'e geçici kabir olarak ayrılan Etnografya Müzesi'ne götürülen naaş, mermer lahdin üzerine saygı ile yerleştirildi. Ata'nın naaşı, Anıtkabir yapılıncaya kadar 15 yıl bu geçici kabirde kaldı. 15 Kasım 1953'de Büyük Kurtarıcının naaşı, yine gözyaşları arasında ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e götürüldü. İZİNDEYİZ... Ata'nın ebediyete intikalinin üzerinden tam 66 yıl geçti. Ülkenin çok zor koşullar altında bulunduğu bir ortamda Mustafa Kemal'in yaktığı meşale, Türk ulusunun önünü aydınlatmaya devam ediyor. O'nun devrimleri gencecik milyonlarca vatan evladının yüreğinin tam ortasında ilk gün ateşlenen meşale gibi yanmaya devam ediyor. Türk ulusu Ata'sını unutmadı, dünya döndüğü sürece de unutmayacak... People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Resimler http://www.byegm.gov.tr edresinden alınmıştır.
People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ata'ızın naaşının Ankara'ya götürülürken çekilmiş resimleri. Ilk defa yayınlanmış bu renkli resimler.
People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Bir kere o mavi gözlere bakabilmeyi o kadar isterdim ki :(
People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı: O'nun devrimleri gencecik milyonlarca vatan evladının yüreğinin tam ortasında ilk gün ateşlenen meşale gibi yanmaya devam ediyor. Türk ulusu Ata'sını unutmadı, dünya döndüğü sürece de unutmayacak... [CENTER][COLOR=DarkRed][B]...Yes I'm...[/B][/COLOR][/CENTER] |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Resimlere baktıkça gözlerim yaşardı.
Atam Izindeyiz... People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ata'mızın uyguladığı devrimlerin bekçisi Türk Gençliği ve Türk Ordusudur.
Bu ikili var oldukça kimsenin bunları değiştirmeye imkanı olmaz.Evet gençlik içinde çok boktan tipler var ama bizler gibiler diğerledini her zaman yenecek güçtedir. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#9
|
||||
|
||||
|
20. yüzyılın en büyük devlet adamıydı ve halen ondan daha büyük bir lider doğmadı. Che'yi bilmem kimi yüceltenler lider görsün diyorum çünkü Atatürk savaşarak değil yaptiği akılcı reformlarla birleştirdi yıkılmış ve dağılmış bir ulusu.
Oh , Yeah ? |
|
#10
|
||||
|
||||
|
gerçekden iç burkucu resimler...üzücü olan bir diğer şeyse T.C. nin giderek dağılıyor, mandalığa giriyor olması...herkes birşeyler yapmak istiyor belki bu vatan için ama hep yarım bırakılıyor cümleler, amaçlar..herkes " bi benim yapmamla..." diye başlayan cümleler kuruyor oysa hepsini toplasak milyonlarca insan olur....herşeyde bu geçerli...(ne bileyim "bir benim çöp atmamla etraf mı kirlenir" gibi..)birde herkes Atatürk'ü örnek gösterir herşeyde "şöyle yapmış böyle yapmış şimdi vatan nerelerde?" die...ii de atatürk ü anmak fln güzelde her birimiz Atatürk olmaya çalışmadıkca bu vatan düzelmez ki.
Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |
|
#11
|
||||
|
||||
|
Alıntı: Lizard King
Ata'mızın uyguladığı devrimlerin bekçisi Türk Gençliği ve Türk Ordusudur. Bu ülkede kıyafet devrimi yapıldı ama Fatih , Çamlıca , Üsküdar gibi yerlerde yürüyen kara fatmalar kaynıyor. Bu ülke genci kendi tarihini bilmiyor , bu ülke genci ilk bulduğu fırsatta ülkesini sırakıp yurtdışına kaçıyor neresi olursa olsun. Bu ülke insanı olan olaylara aman benmi yapıcam benmi değiştiricem bu memleketi diyerek herşeye tepkisiz kalmakta. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#12
|
||||
|
||||
|
Türk insanı nezaman kıçının rahatından daha çok hep birlikte elde edilebilcek rahatlığa önem verecek, değer yardılarını işine geldiği gibi uygalamayı bırakıp herkese eşit derecede uygulayacak keyfi istediğinde silip atamayacak ya da uygulamayacak krıterlerı oturmuş sağlam kişilik sahibi gururlu olacak insan olacak çapulculuğu hırsızlığı başkasına kefeyi ters giydirmeyi bırakacak ozaman bilinçleniriz... kişisel gelişim gerekecek tabii ki fazlasıyla dışarıdan almayacak kendini geliştirecek yeni jenarasyon bir bakıyosun çok gelişmiş bir beyne sahip bilgi saçıyor ama... başka beyinlerin kölesi olmuş azınlık bir kesimde oldukça mantıklı ama yer yer yine saçma olaylar çıkabilior herzaman yalnış yerde yalnış tepkileri yalnış insanlara(kurumlara) göstermekten başka birşey yaptığımız yok... zor netice şu anki durumda çook zor...
[CENTER][COLOR=DarkRed][B]...Yes I'm...[/B][/COLOR][/CENTER] |
|
#13
|
||||
|
||||
|
Bu ülkenin genci dediğin kim , sen , ben , biz değil miyiz ? Ve biz bile zaman zaman bu ülkenin bir geleceği yok diye düşünüp kaçıp gitme hayalleri kurmuyor muyuz ? Dürüst olmak gerek diye düşünüyorum hepimiz umutsuzuz bu devletin bize sağlayacaklarından ve bunda yanlış birşey yok Türk gençliğini bu duruma düşürenler utansın. Ama büsbütün umutsuzluğa düşenleride anlayamıyorum önümüzde Atatürk gibi bir örnek ve tarih varken , kaçmak nereye ?
dedin "bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim. bundan daha iyi başka br kent bulunur elbet. yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam; ve yüreğim gömülü bir ceset sanki. aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede. nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam hayatımın kayıp yıkıntıları çıkıyor karşıma, yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım." yeni ülkeler bulamayacaksin, başka denizler bulamayacaksin. bu kent peşini birakmayacak. ayni sokaklarda dolaşacaksın. ayni mahallede yaşlanacaksın; ayni evlerde kır düşecek saçlarına. bu kenttir gidip göreceğin yer. bir başkasını umma - bir gemi yok, bir yol yok sana. değil mi ki, hayatına kıydın burada bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada. Kavafis Oh , Yeah ? |
|
#14
|
||||
|
||||
|
Alıntı: Bu ülkede kıyafet devrimi yapıldı ama Fatih , Çamlıca , Üsküdar gibi yerlerde yürüyen kara fatmalar kaynıyor. Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |
|
#15
|
||||
|
||||
|
evet bu ülkenin gençleri lafına güsel bir değinme yapmışsın serenity
sonuç olarak biz bir grup yaratıyoruz ama içinde biz de giriyoruz. evet herkes bazen bu ülkeden kaçmayı düşünüyor...bu da ülkeyi ayrı bir satış yöntemi ama ben zaten bu ülkeyi bir daha arkasına bakmamak üzere terkedenleri bu ülkenin genci saymamalıyım.of ya aklım bi karış havada zaten bir sürü şey yazmakla hiçbirşey yazamamak arasında bocalıyorum...herşey birbirine giriyor.
Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |