http://www.imedya.com/asp/haberdetay.asp?a=134621&z=53 BU YAZI THE GUARDIAN GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTIR Yazıyı okuduğunuzda yazanların delirmiş olduğunu düşenebilirsiniz! Bu kadar da 'komplo teorisi kurulmaz ki' de diyebilirsiniz. Ancak, çılgın olan bu yazının kanlı detaylarında gerçek
|
#1
|
||||
|
||||
|
İşte kıyametin başlangıcı
Şeytan'ın ordusu Ortadoğu'ya girecek
http://www.imedya.com/asp/haberdetay.asp?a=134621&z=53
BU YAZI THE GUARDIAN GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTIR Yazıyı okuduğunuzda yazanların delirmiş olduğunu düşenebilirsiniz! Bu kadar da 'komplo teorisi kurulmaz ki' de diyebilirsiniz. Ancak, çılgın olan bu yazının kanlı detaylarında gerçek olmasından korktuğunuz birçok bilgi bulunuyor. ABD'nin politikası olarak duyduğunuz ve kulağımızın alışkın olduğu Ortadoğu Projesi'nin altında neler yok ki... Şeytan yani Deccal; Kofi Anan, Javier Solana, Yaser Arafat veya, daha makulü, Silvio Berlusconi kılığında aramızda dolaşıyor. ABD'de seçim hesapları bu teorilere göre yapılıyor. Hikayeye başlıyoruz, kemerlerinizi bağlayın! Amerika'nın, Ortadoğu'ya yönelik politikası, çılgınlığın az bulunan bir biçimi tarafından yönlendiriliyor. Artık bunu ciddice incelemenin vakti geldi. Ortadoğu'da ne olduğunu anlamak için, önce Texas'ta ne olduğunu anlamak gerekir. Orada ne olduğunu anlamak için de, geçen ay olan Cumhuriyetçi Parti Eyalet kongresinde geçirilen kararları okumanız gerekir. Örneğin, Harris Bölgesinde alınan kararlara bakın. Bunlar Houston'da alınan kararlarla aşağı yukarı aynı. Delegeler, birkaç sorunsuz meseleyi hemen onaylayarak başladılar: Eşcinsellik Tanrının gerçeklerine aykırıdır; "Silah sahipliğini, ruhsata bağlayacak, kayıt altına alacak, takip etmeye yarayacak bütün mekanizmalar feshedilmelidir"; Gelir vergisi, veraset intikal vergisi, ve şirketlere uygulanan vergiler kaldırılmalıdır; Ve, göçmenler elektrikli çit kullanılarak caydırılmalıdır. Böylece birliklerini pekiştirdikten sonra, asıl meseleye giriştiler : 7000 mil ötedeki küçük bir devlet hakkındaki sorunlara. Katılanlardan birinin deyimiyle, işte o anda "bağrış - çağrışlar ve dövüşme" başladı. Orijinal önergenin ne dediğini bilmiyorum, ancak görünüşe göre bağırma müsabakasının sonucunda önerge oldukça "sulandırılmıştı." Kabul edilen önerge, İsrail'in Kudüs ve Batı Şeria'da bölünemez bir hakkı olduğunu, Arap devletlerine Filistinli göçmenleri absorbe etmeleri için baskı yapılması gerektiğini ve İsrail'in terörizmi yok etmek için ne isterse yapabileceğini ifade ediyordu. İyi ki de radikaller kazanmamışlar. Ancak, dış siyaset için pek nadiren tutku duyan bir devletin insanları, neden bu konuya böyle büyük bir önem veriyorlar? Cevap gittikçe belirginleşiyor, ancak, bunu ciddiye almakta hala zorluk çekiyoruz. Amerika Birleşik Devletlerinde, birkaç milyon insan sıra dışı bir kuruntuya boyun eğmiş halde. 19. yüzyılda, iki göçmen vaiz, birlikte, İncil'in birbiriyle bağlantısı olmayan pasajlarını yan yana döşeyerek, tutarlı gibi görünen bir anlatı geliştirdiler : Hz. İsa, belli ön şartlar yerine getirildikten sonra yeniden dünyaya gelecekti. Bu şartlardan ilki, İsrail Devletinin kuruluşuydu. Sonrakiler, İsrail'in, İncil'de gösterilen kutsal yerleri işgal etmesi (yani Orta Doğu'nun büyük kısmını), ve de, 'Üçüncü Tapınağın' şimdi ki El-Aksa Camiinin ve Kubbet-üs-Sahra'nın bulunduğu yere inşa edilmesiydi. Deccal'in (AntiChrist) taburları o zaman İsrail'e karşı muharebeye girişecek, ve onların savaşları Mahşer Vadisindeki (Armageddon) son hesaplaşmaya varacaktı. Yahudiler, Hristiyanları ya döndürecek, veya yakacaklar, ve de, Mesih yeryüzüne dönecek. Hikayeyi, köktendinci Hıristiyanlar için bu kadar çekici kılan ise; [hikayeye göre] büyük savaş başlamadan önce, bütün "gerçek inananlar" (yani ONLARIN inandığı şeye inananlar) giysilerinden sıyrılıp göğe yükseltilecek, ve, adına Vecde Dalma (Rapture) denen olay gerçekleşerek, cennete doğru sürüklenecekler. Seçilenler, yalnızca Tanrı'nın sağ tarafında oturmakla kalmayacaklar, ama ayrıca, savaştan sonra gelecek 7 yıllık karmaşa dönemi boyunca, dini ve siyasi düşmanlarının kaynar kazanlar, sızlayan yaralar, çekirgeler ve kurbağalar tarafından yenilip yutulmasını, en öndeki koltuklardan izleyecekler. Gerçek inanlar şimdi bunların olmasını sağlamaya çalışıyorlar. Bunun anlamı; Eski Mabedin bulunduğu yerde çatışmalar sahnelemek (2000 yılında, 3 Amerikalı Hıristiyan, camileri havaya uçurma girişiminde bulundukları gerekçesiyle sınır dışı edildiler), işgal altındaki yerlere kurulan Yahudi yerleşimlerini desteklemek, İsrail için daha da fazla ABD desteği istemek, ve Müslüman Dünyası / Şer Ekseni / Birleşmiş Milletler / Avrupa Birliği / Fransa, ya da Deccal'in ordusu olduğu ortaya çıkan kimse, onunla bir savaş kışkırtmak. İnananlar çok yakında çabaları için ödüllendirileceklerine eminler. Görünüşe göre Deccal; Kofi Anan, Javier Solana, Yaser Arafat veya, daha makulü, Silvio Berlusconi kılığında aramızda dolaşıyor. Walmart Şirketi de adaylardan biri (benim görüşüme göre oldukça güçlü bir aday), çünkü ürünleri radyo dalgası yayan etiketler yerleştirerek insan ırkını Şeytanın Damgasına maruz bırakıyor. (Mini not: İmedya, geçtiğimiz günlerde barkodlar ile ilgili yazı dizisini de yayınlamıştı. Habere ulaşmak için http://www.imedya.com/asp/haberdetay.asp?a=133829&z=53 linkini tıklayın) Internet'te www.raptureready.com adresine tıklayarak, pijamalarınızdan dışarı uçmaya ne kadar yakın olduğunuzu öğrenebilirsiniz. Aramızdaki inançsızlar bilmeli ki, Vecde Dalışa Yakınlık Endeksi şu anda 144'ü gösteriyor, yani kritik eşiğin yalnızca bir puan altında, bu eşiği geçince gök uçan nüdistlerle dolacak. Canavar Hükümet, Delirmiş İklim ve İsrail, üst sınır olan 5 puanı alıyorlar (Canavar Hükümet : Avrupa Birliği, anayasasını kabul etmeyi tartışıyor, Delirmiş İklim : Güney Atlantik'te korkunç bir fırtına oldu, İsrail: Hamas öldürülen liderleri için intikam yemini etti), ancak Yeniden Diriliş şu ara ertelendi, zira gençler arasındaki uyuşturucu kullanımında üzüntü verici bir düşüş var, ve, Deccal adayları zayıf bir varlık gösterdiler, (iki adayda yalnızca ikişer puan aldılar). Bu insanlara gülebiliriz, ancak onları görmezlikten gelmemeliyiz. İnançları ve saçmalıkları onların marjinal (azınlık) olduğunu göstermez. Amerikan seçim anketçileri, Amerikalı oy verenlerin 15 ila 18% 'inin bu öğretileri yayan kilise veya hareketlere mensup olduğuna inanıyorlar. 1999'da yapılan bir araştırma, bu rakamın Cumhuriyetçi oy verenlerin 33%'ünü oluşturduğunu gösterdi. ABD'de en çok satan güncel kitapların başında Left Behind serisinin 12 cildi geliyor. Bu kitaplar, Vecde Dalışın "kurgusal" bir anlatısını sunuyor, ve, geriye kalanlarımızın başına neler geleceğini anlatan kanlı detayları içeriyor. Buna inanan insanlar, 'birazcık' inanmıyorlar; onlar için bu bir sonsuz yaşam ve ölüm meselesi. Ve onların arasında Amerika'nın en güçlü insanlarından bazıları var. Başsavcı John Ashcroft gibi, birkaç saygın senatör daha ve Kongre çoğunluk lideri Tom DeLay de gerçek birer mürit. Bay DeLay (ki aynı zamanda, seçim kampanyalarının devlet tarafından finansmanını düzenleyen yasaların reformunu erteleyen -ve çok yerinde bir adla- "DeLay-Doolittle Islahatı" olarak anılan belgenin hazırlayıcılarındandır) geçen sene, Knesset'e "almaya değer bir ılımlı pozisyon, bir orta çözüm yok" demek için İsrail'e kadar gitti. Öyleyse, dünyanın en güçlü ülkesinde, faal olarak yeni bir dünya savaşını kışkırtmak arayışında olan - ve şu anki ABD Başkanının oylarının çoğunluğunu oluşturan - önemli bir siyasal seçmen kitlemiz var. Bu kitlenin üyeleri, Irak'ın işgalini bir ısınma hareketi olarak görüyorlar, [İncil'de] Esinleme'nin (9:14-15) söylediği gibi "Büyük Fırat nehrinin içinde bağlı duran" dört melek "insanlığım üçte birini öldürmek üzere" çözülecek. Onlar, İsrail'i desteklemekte tereddüt ettiği anda Beyaz Saray'ın kapılarına dövmeye başlıyorlar; 2002 yılında; Bush, Ariel Sharon'dan Cenin'deki tanklarını geri çekmesini istediğinde, Hıristiyan köktendincilerden tam 100 bin kızgın mektup aldı, ve, bir daha bu meseleden bahsetmedi. Çılgınca olsa da, seçim hesapları böyle yapılıyor. Hükümetler, iç meselelerdeki durumlarına göre kalır ya da düşerler. Amerikan seçmeninin 85%'in göre, Orta Doğu bir dış mesele ve bu yüzden seçim sandığına gidildiğinde ikincil bir ilgi alanı. Seçmenlerin 15%'ine göre Orta Doğu yalnızca bir iç mesele değil, aynı zamanda bir kişisel mesele; eğer Başkan bölgede büyük bir yangın çıkartmazsa, çekirdek seçmen kitlesi Tanrı'nın sağ tarafında oturamaz. Başka bir deyişle Bush, İsrail saldırılarını desteklemekle, İsrail'i desteklemediği vakit kaybedeceğinden daha az oy kaybediyor. Bu insanları dinlemek için delirmiş olması gerekir. Ama, aynı zamanda dinlememek için de delirmiş olması gerekir. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
hmm gayet ilginc..
[COLOR=DarkSlateBlue][SIZE=2]A sad smile I behold |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Aslinda gayet gözle görülen birşey Islamcıların Cihad fikrine karşılık Hristiyan kesimin Haçlı seferleri..
Oh , Yeah ? |
![]() |
| Etiketler |
| girecek, ordusu |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Kıyametin Koz Kartları | KLEITUS | Tozlu Raflar | 0 | 11-07-2006 19:47 |
| Bu suya girecek ayyaşlar aranıyor... | High Hopes | Road Trip | 20 | 13-06-2006 07:05 |
| Şeytan'ın sayısı 666 değil 616ymış | ebbil | Güncel Olaylar | 10 | 18-01-2006 07:27 |
| Fin ordusu İnternet bağımlılığına yenildi | Lizard King | High Tech | 1 | 07-08-2004 09:42 |
| Vizyona Girecek Filmler | Cey | Sinema - TV | 27 | 07-05-2004 15:27 |