Obezite tehdit ediyor

Uzmanlarca yapılan araştırmalar sonucunda, toplumdaki her 3 kişiden 1'inin, obez ve tansiyon hastası olduğunu ortaya çıktı. Selçuk Üniversitesi'nce (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Türk Diyabet Derneği

  #1  
Eski 31-08-2004, 13:39
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Üyelik Tarihi: Nov 2003
Mekan: Istanbul
Mesajlar: 22,719
Blog Başlıkları: 215
Lizard King 'e ICQ ile mesaj gönderin Lizard King 'e MSN ile mesaj gönderin
Obezite tehdit ediyor

Uzmanlarca yapılan araştırmalar sonucunda, toplumdaki her 3 kişiden 1'inin, obez ve tansiyon hastası olduğunu ortaya çıktı.

Selçuk Üniversitesi'nce (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Türk Diyabet Derneği Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sait Gönen, Konya'daki 3 büyük alışveriş merkezinde diyabet ve bu hastalığa neden olan risk faktörlerini araştırmak için toplum tabanlı bir sağlık taraması yaptıklarını söyledi.

Çalışmada 3 bin 474 kişinin kapsamlı muayeneden geçirildiğini ifade eden Gönen, araştırmaya katılanların yüzde 7'sinin önceden bilinen şeker hastası, yüzde 2.2'sinin ise şeker hastası olduğu halde farkında olmayan kişiler olduğunu belirtti. Gönen, araştırmada, toplumdaki şeker hastalığı görülme sıklığının ise yüzde 9.5 olarak tespit edildiğini açıkladı.

Araştırmada, diyabetle birlikte çeşitli ölümcül hastalıkların en önemli nedenlerinden olan obezite ve yüksek tansiyon konusunda da çok önemli sonuçlar elde ettiklerini vurgulayan Sait Gönen, şunları kaydetti:

“Araştırma sırasında muayene edilen kişilerin yaklaşık yüzde 30'unda obeziteye rastlandı. Kalp hastalıkları için diyabetten daha fazla risk taşıyan (karın obezitesi) ise yüzde 34 oranında çıktı. Muayene ettiğimiz yaklaşık 3 bin 500 kişiden yüzde 33'ünün ise yüksek tansiyon hastası olduğu tespit edilmiştir.

Türkiye'nin büyük şehirlerinden biri olan Konya'da yapılan bu araştırmanın sonuçları, ülke geneline göre yorumlanırsa, toplumumuzdaki her 3 kişiden 1'inin obez ve tansiyon hastası olduğu rahatlıkla söylenebilir. Çünkü büyük şehirlerimizdeki yemek alışkanlıkları çok büyük değişiklikler göstermemektedir.”

“ACİL ÖNLEM ALINMALI”

Ortaya çıkan bu sonuçların düşündürücü ve acil tedbir alınmasını gerektirecek nitelik taşıdığını belirten Yrd. Doç. Dr. Gönen, ”Şişmanlık, ABD ve AB ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de toplum sağlığını tehdit eder duruma gelmiştir. Ortaya çıkan tablo, şişmanlığın ülkemizde de acil önlem alınması gereken bir konu olduğunu gözler önüne seriyor” diye konuştu.

Gönen, şeker hastalığı başta olmak üzere, ölümcül hastalıkların en önemli nedenlerinden olan obezite ve yüksek tansiyonun önlenebilmesi için toplumdaki geleneksel yemek alışkanlıklarının değiştirilmesi, Akdeniz mutfağı tarzında daha hafif besinler tüketilmesi ve fiziki aktivitenin artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

OBEZİTEDE TEK SUÇLU FAST-FOOD MU? Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, ”Türkiye'de obezite konusunda artış olduğunu, ancak bunun için tek başına fast-food'un suçlanamayacağını, kişinin önce kendisini tanıması gerektiğini” söyledi.

Koçak, “şişmanlığın faturasının yanlış beslenmeye çıkarıldığını, bunun içinde de büyük suçlu olarak fast-food'un gösterildiğini” vurguladı.

Konunun çok yönlü düşünülmesinin önemine işaret eden Koçak, şunları söyledi:

“Hiçbir zaman tek başına fast-food suçlanamaz. 'Katkısı yok' demiyorum, ama yeterli ve dengeli beslenmenin içinde bir çeşit olarak kullanılıyorsa bu tek başına şişmanlatmaz. Ancak hiç egzersiz yapmıyor, bütün gün oturuyor ve bütün gün aç kalıp akşam eve gidildiğinde kolay olsun diye telefon edip bol yağlı bir mönü sipariş ediyor, daha sonra da biraz rahatlamak için bir bira ya da viski açılıyorsa, o zaman tabii ki şişmanlanır. Burada suçlu kişinin kendisidir. Çünkü kişisel tercihler çok önemli.”

“Kişinin hatayı önce kendisinde araması gerektiğini” kaydeden Koçak, “Kişi önce kendini tanımalı. Ne gibi hatalar yapıyor. Egzersizini, nerelerde yemek yediğini, sağlık durumunu gözden geçirmeli” dedi.

Koçak, genetik faktörlerin de büyük önem taşıdığını belirterek, anne-babadan birinin şişman olması halinde çocuğun şişman olma riskinin yüzde 40, her ikisinin de şişman olması halinde yüzde 80'e çıktığını bildirdi.

“Fast-food hayatımıza girdi. Bunlarla nasıl yaşayacağımızı öğrenmemiz lazım” diyen Koçak, “Uluslararası literatür şunu diyor; 'ılımlı miktarlar üzerinden konuşun'. Alkolü de ılımlı miktarlar üzerinden tavsiye ediyoruz, fast-food'u da...” şeklinde konuştu.

SUÇLU MODERN TEKNOLOJİ Mİ?

Modern teknolojinin gitgide yaygınlaştığına dikkat çeken Uzman Diyetisyen Koçak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O zaman suçlu modern teknolojiyle ortaya çıkan bu yeni ürünler mi? Modern teknoloji, evet işimizi kolaylaştırdı. Eğer hızlı yemek yeme, hızlı yemeğe kavuşma ya da hazır besin tüketme hayatımızın bir parçasıysa, o zaman bunları öğrenmeliyiz. Bir hamburgerin, patates kızartmasının ya da salatanın gerçek kalorisi nedir?”

Bunların öğretilmesi konusunda gıda sanayisine de büyük görevler düştüğünü ifade eden Koçak, bu tür yiyeceklerin besin değerlerinin topluma açıklanması gerektiğini kaydetti.

Dilara Koçak, bu konuda basın, sağlık otoriteleri ve gıda sanayisinin, pozitif, ortak bir yaklaşım içinde olmasının önemine değindi.

TÜRKİYE'DE DURUM

Türkiye'de şişmanlıkta bir artış olduğunu da dile getiren Koçak, ”Kadınların yüzde 30, erkeklerin de yüzde 25'i obez” dedi.

Ülkedeki şişman bireyler incelendiğinde eğitimin gerekliliğinin ortaya çıktığını anlatan Koçak, ilk sırayı okuryazar olmayanların aldığını, bunu da sırasıyla ilk-ortaokul, lise ve üniversite mezunlarının takip ettiğini söyledi. Koçak, “Bu da bize çözümü söylüyor; insanları eğiteceksiniz. Burada da en önemli nokta kadınlar. Çünkü onlar mutfaktalar. Onları pişirme ve miktar konusunda eğitmek lazım” diye konuştu.

ANNELERE ÖNERİLER

Çocuğu fast-food ya da patates kızartmasını çok seven annelere de önerilerde bulunan Koçak, “Hamburgerin ne sıklıkla yedirildiği kadar, nerede yedirildiği de önemli. Bir de çocuğa şu öğretilmeli; 'evet biz bugün hamburger yemeğe gidiyoruz, ama mutlaka akşam sebze yemeği yiyeceksin. Öğlen de meyve'. O çerçeveyi çocuğa öğretmek lazım. Yasaklanmamalı, ancak mutlaka miktarı ayarlanmalı. Yasaklanırsa, bu kez gizli gizli yer” dedi.

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.

Ayyaş Yeni Stil Tamamlanma Oranı : 88%

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
Skidrow size ne ifade ediyor?? Inblues Metal - Rock 14 10-06-2008 22:00
Bir Kizla Görüntülenen Kaynarca, Gazetecileri Silahla Tehdit Etti AbocA Güncel Olaylar 8 20-05-2006 23:34
Afrika kuraklıkla mücadele ediyor Psychopath Güncel Olaylar 3 20-01-2006 09:17
Hakkarili'yi Roj tv tahrik ediyor AbocA Güncel Olaylar 9 20-11-2005 17:36
Ve Türkiye'yi terk ediyor Lizard King Güncel Olaylar 20 31-03-2004 21:11