ABD halen dünyanın ArGe’ye en çok finansman yatıran ülkesi. Geçen yıl Nobel Ödülü’nü kazanan 7 kişinin 5’i ABD’deki araştırma kurumlarında çalışıyor. Microsoft, IBM, HP, Proctor and Gamble, General Electric gibi
|
#1
|
||||
|
||||
|
ABD'de bilimsel yaratıcılık geriliyor.
ABD halen dünyanın ArGe’ye en çok finansman yatıran ülkesi. Geçen yıl Nobel Ödülü’nü kazanan 7 kişinin 5’i ABD’deki araştırma kurumlarında çalışıyor. Microsoft, IBM, HP, Proctor and Gamble, General Electric gibi ABD şirketleri, araştırma projelerine yılda milyarlarca dolar para akıtıyorlar. ABD üniversiteleri her yıl daha çok öğrenciye burs veriyor. Buna karşın, ABD’de yazılan doğa ve temel bilimler ve mühendislik doktoralarında ciddi bir düşüş gözleniyor. Daha az sayıda yabancı öğrenci doktorasını tamamlayabiliyor. Doktora öğrencilerinin yaptıkları deney sayısında ciddi bir düşüş söz konusu.
Bilimsel yaratıcılığın düşüşü denince akla ilk gelen, akademik projelere gelen ticari sponsorlukların bilimsel etik standartları üzerindeki olumsuz etkisi. Bilimsel projenin yaratıcılığı, finansmanı sağlayan şirketin ihtiyaç veya talepleriyle sınırlı kalıyor, bilim adamı kafasındakileri tam olarak uygulayamıyor. Diğer taraftan, ABD’li şirketler, ArGe’nin önemli bir bölümünü yavaş yavaş denizaşırı düşük maliyetli işgücü pazarlarına aktarmaya başladılar. Bu ülkelerin başında da Hindistan geliyor. ArGe’nin diğer ülkelere transferi, aynı zamanda bilgi birikiminin de transferi anlamına geliyor. YATIRIM BİLİME DEĞİL, SONUCA ABD’de ArGe’ye yatırılan para miktarı 2004 yılı içinde 284 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam bir önceki yıla göre, sadece yüzde 1’lik bir artışa tekabül ediyor. Ancak, 1994-2000 arasında yıllık artışın yüzde 5.8 olarak gerçekleştiği göz önüne alındığında, ‘gerileme’ senaryosu kendini gösteriyor. Bunun altında, araştırma projesinden beklentilerdeki değişim yatıyor. Şirketler teorik değil, uygulamaya dayalı ve sonuçların daha kısa bir süre içinde ‘görülebileceği’ araştırma projelerine destek oluyorlar. Bu tür çalışmaların ticari getirisi daha yüksek; temel bilimler haliyle olumsuz etkileniyor. PAZAR EKONOMİSİ HAKİM OLUYOR ABD’deki mevcut ArGe sistemi, esasen National Science Foundation (Ulusal Bilim Vakfı) tarafından hazırlanan ve 1950 yılında yürülüğe giren bir yasaya dayanıyor. Yasa, NSF’i federal hükümet tarafından desteklenen projelerin dağıtıcısı kılıyor. ABD’de İkinci Dünya Savaşı sonrası bilimsel araştırma kültürü, özellikle üniversitelerde, teorik ve direkt getirisi olmayan akademik araştırmaların desteklenmesini öngörüyor. Uygulanabilir sonuç veren bilimsel çalışmalar ise özel şirketlerin kendi ArGe laboratuvarlarında yürütülüyordu. Aradan geçen zaman içinde, araştırma maliyetleri ve şirketlerin yatırımları arttı, patent yazaları değişti ve ürün geri dönüşümü yükseldi. ‘RİSKLİ’ PROJE YARATICILIK DEMEK Kimi uzmanlar ABD sistemini ‘risksiz’ projeleri desteklemekle eleştiriyor. Buna göre, ABD’deki üniversiteler riskli projeleri kaldırabilecek güçteler, ancak başta federal hükümet olmak üzere sponsorlar riskli, diğer bir deyişle getirileri uzun vadeli veya belirsiz projelere finansman ayırmak istemiyorlar. Bilimsel icatların riskli projelerden çıkacağını savlayan bu görüş, risksiz projelerin uzun vadede yaratıcılığı körelttiğini vurguluyor. Bir diğer görüşe göre ise, şirketler bir projeyi desteklerken kısa vade getirilerini değerlendiriyorlar, bu durumda araştırmanın ‘uygulanabilirlik’ anlamında tıkandığı anlarda desteği kesiyorlar. Kurumlarda bir çok yarım kalmış proje sürdürülmeyi bekliyor. KURBAN GENÇ ARAŞTIRMACILAR Kendi projeleri için destek bulabilen genç araştırmacı sayısı da düşüyor. Doktoradan yeni çıkan genç bilim adamları, kendi tezleri için daha zor finansman buluyor, zira doktora tezleri doğası gereği ‘yeni ve denenmemiş’ bir konuyu ele aldığı için, riskli proje sınıfına giriyor. Bu durumda finansman da güçleşiyor. Doktora sonrası tezine finansman bulma yaşı giderek yükseliyor. Sponsorlar, akademisyenlerden mümkün mertebe bir kurumda birkaç yıl çalışmış olmalarını görmek istiyor. Bilim adamları finansman bulana dek 40’ına yaklaşıyor ve sponsorluk bürokrasisinden yılmış oluyorlar. Bu süre zarfında araştırma projeleri yıpranırken, yaratıcılığın yerini finansman bulmak için geliştirilen ‘uygulanabilirlik’ alıyor ve bilimsel icat kurban gidiyor. ‘UYGULANABİLİRLİK’ GALİP GELİYOR Projelerin riskli olması esasen bilimsel icat potansiyeline işaret ediyor. Bir araştırma kimi zaman yanlış önermelere de dayanabilir, ancak öngörüsü doğru olabilir. Yanlış çıkan bir proje boşa gitmez, yanlış önermelerden yeni sav üretilebilir, büyük icatların kapısı açılabilir. Ancak, mevcut düzende şirketlerin, akademi üzerindeki etkilerinin artması, bilimsel çalışmanın özünde uygulanabilirlik yönünde bir değişikliği zorluyor. bir vidanın gerçek değeri alınırken değil vidalanırken belli olur |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Evet aslında çok güzel bir araştırma Amerika'nın bilimsel açıdan en öndeyken nasıl gerilediğini gözler önüne sermesi açısından. Artık bütün kuruluşlar bilime yaklaşırken pragmatist yaklaşıyorlar, bilimsel bir araştırmanın sonucundan sadece maddi anlamda kazanç sağlanacaksa destekliyorlar ya da sıcak bakıyorlar.
Kapitalizm'in en kötü yüzlerinden birini de maalesef burada görüyoruz, para kazanma hırsı uğruna insanlığın gelişmesi sekteye uğratılıyor, belki de uzay yolculukları geciktiriliyor. Son derece hatalı bir tutum, vahşi kapitalizmin insanlığa indirdiği çok ağır bir darbe daha. |
![]() |
| Etiketler |
| abdde, bilimsel, geriliyor, yaraticilik |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| ABD'de yok satan kalemlik | Sleepless | Road Trip | 8 | 20-10-2005 21:24 |
| Yaratıcılık | AbocA | Beyin Fırtınası | 18 | 12-06-2005 12:15 |
| ABD'de Ermeni atağı | heimdall | Güncel Olaylar | 2 | 22-04-2005 10:48 |
| Akıl okumada korkutucu bilimsel gelişmeler | Cey | High Tech | 2 | 11-09-2004 00:14 |
| ABD'de ''İngilizce ezan'' tartışması | Lizard King | Güncel Olaylar | 3 | 07-05-2004 19:37 |