DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Neşe Düzel’e konuştu: "Güngören saldırısı Türk-Kürt çatışması için çok ciddi bir kaşımaydı. Ama Türkler bu olayın açıklandığı gibi olduğuna inanmadı ve olay çıkmadı." Güngören’de korkunç
|
#1
|
||||
|
||||
|
Türkler Güngören’e inanmadı
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Neşe Düzel’e konuştu: "Güngören saldırısı Türk-Kürt çatışması için çok ciddi bir kaşımaydı. Ama Türkler bu olayın açıklandığı gibi olduğuna inanmadı ve olay çıkmadı."
Güngören’de korkunç bir saldırı oldu. PKK’nın yaptığı söylendi. PKK bunu reddetti. Bombayı kimin koyduğu ise henüz saptanamadı. Böyle olaylarda DTP gerektiği kadar kuvvetli tepki veriyor mu sizce? -AHMET TÜRK- Biz parti olarak ertesi gün ‘Kim yaparsa yapsın, arkasından hangi güç çıkarsa çıksın, bu eylemi şiddetle ve nefretle kınıyoruz’ dedik. Şiddetin hiç bir sorunu çözmediğini, aksine Kürtlerin ve Türklerin kardeşliğine zarar verdiğini artık herkes görmeli. Güngören’deki saldırıyı PKK’nin yaptığına ben ilk günden beri inanmadım. PKK, Diyarbakır’daki eylemin örgütün iradesi dışında, kendine yakın insanlarca yapıldığını açıklamış ve özür dilemişti. Son zamanlarda terör tırmanışa geçti . Sizce terörün böyle tırmanmasının sebebi ne peki? -Farklı kesimlerin yaptığı eylemler var. Ortadoğu bir bataklık ve bunun Türkiye’ye dincilerin, El Kaide’nin saldırılarıyla oluyor. Ayrıca Ergenekoncuların da eylemleri var. Geçen hafta İstanbul’da bir havan topu atıldı. İstanbul’da böyle bir eylemi gerçekleştirmek kolay mı? Bunu atanların arkasında hangi güç var? Gerçekçi olmak lazım. PKK’nin İstanbul’da böyle bir eylemi gerçekleştirme şansı yok. Niye yok? -Yanlış anlaşılmasın. PKK’nin şiddet kullandığını hepimiz biliyoruz. Ama, İstanbul’da bugüne dek böyle eylem şekli görülmedi. Bazı eylemler detaylı araştırılmalı. Kürt sorunun silahla çözülemeyeceğini artık PKK de söylüyor. Bence bu sorun çözülür. Yeter ki devlet, demokratik yöntemlerle çözme niyetini ortaya koysun. PKK açıkça, “Farklılıklar bir zenginlik olarak kabul edilirse, Kürt kimliği ve dili üzerindeki baskılar kalkarsa ve bunlar anayasal güvenceye kavuşursa biz silahları susturmaya hazırız” diyor. Yani Kürt sorunun çözümünde demokratik yöntemlerin devreye sokulması için güçlü bir refleksin gösterilmesi beklentisi var onda. Böyle bir beklentisi varken, henüz güçten düşmediğini göstermek için de bazı eylemler yapabilir. Ne dediğinizi anlamadım. -Ben sadece akıl yürütüyorum. Son dönemde yaşananları, PKK’nin şöyle yorumladığını tahmin ediyorum. ‘Yedi yıl ateş kes ilan ettim. Silah kullanmadım. Ama devlet demokratik çözüm için gene adım atmadı. Devlet bu çatışmasız döneme, PKK’yi bitirdik, dağıttık mantığıyla yaklaştı. Bugün sussam, gündemde bir demokratik proje olmadığı için hakkımda gene aynı şey söylenecek, PKK dağıldı, gücü kalmadı denecek’ diye düşünüyor. Eylemlerin tırmanmasıyla da, ‘Benim gücüm var. Ama bu gücüme rağmen sorunun silahla çözülmeyeceğini ben de biliyorum. Demokratik bir proje ortaya konduğu takdirde silahları susturmaya hazırım’ mesajları veriyor. Ama devletin sorunları güç kullanarak çözme politikası bir türlü aşılamıyor. Biz diyoruz ki, bu mantık değiştiği zaman... PKK şiddet kullanmaktan vaz mı geçecek? -Vazgeçer mi, geçmez mi onu bilemem. Ama vazgeçeceğine inanıyorum. Devlet Kürt sorunuyla ilgili kimlik, dil, eğitim konularında adımlar attığı zaman, siyasilerin eli güçlenir. O zaman biz çıkar, ‘ şiddeti sürdürmenin hiçbir anlamı yok’ diye Kürt halkına mesajlar veririz. Ama devletin Kürt sorununu demokrasiyle çözme niyetini göstermediği bir ortamda, bizim insanları etkileme şansımız yok. Siz, bu son saldırılarla ilgili olarak kimden kuşkulanıyorsunuz peki? -Eğer genelkurmay başkanları bile üç-dört kez suikast girişimiyle karşı karşıya kaldılarsa, bizim bu ülkede her şeyin olabileceğini hesaplamamız lazım. Türkiye’yi kaosa sürüklemek isteyen bir güç var. Ergenekon’da tutuklamaların yapılmasının ardından, ‘Biz içeridekiler yalnız değiliz. Biz çok güçlüyüz’ mesajının verildiğine inanıyorum. Ergenekon’un hedefi sadece ekonomik rant elde etmek değil. Ergenekon, iktidarı ele geçirmeyi hedefliyor. Birilerinin Türk-Kürt çatışması çıkartmaya çalıştığından kuşkulanıyor musunuz peki? -Tabii ki kuşkulanıyorum. Türkiye’de bir Kürt-Türk çatışmasını aklı başında olan hiç kimsenin istemediğini biliyoruz. En sağdaki partiler bile bu konuda hassasiyet gösteriyorlar ama Türkiye’yi kaosa sürükleyip, devletin gücünü ele geçirmeye çalışan derin devlet var. Örgütlenmeler var. Bunlar Kürt-Türk çatışmasından fayda sağlarlar. Bilirsiniz, Ortadoğu toplumu duygularıyla hareket eder. Bunlar, toplumun duygularına seslenerek iktidarı ele geçirmek istiyorlar. Kürt-Türk çatışmasının çıkması için duygusal bir atmosfer yaratmaya çalışıyorlar ve burada kendilerini de devletin kurtarıcısı olarak gösteriyorlar. Böylece iktidar olmayı hedefliyorlar. Bütün bunlar bize yabancı değil. Hangi açıdan yabancı değil? -Geçmişte de yaşadık. 12 Eylül darbesinin Ergenekon türü eylemlerle nasıl planlandığını biliyoruz. Ama bugün halk bütün oyunlara rağmen büyük duyarlılık gösteriyor. Çünkü Kürt-Türk çatışmasının çok tehlikeli olduğunu biliyor. Aksi takdirde Türkiye’nin Irak’a dönüşmesi riskiyle karşı karşıya kalırız. Çok ciddi bir kaşıma olmazsa, ben bir Kürt-Türk çatışması tehlikesinin yaşanacağını sanmıyorum. Taraf Gazetesi | Türkler Güngören’e inanmadı |
![]() |
| Etiketler |
| gungoren’e, inanmadi, turkler |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Alman istihbaratı: Güngören, PKK'nın işi değil | Dave | Güncel Olaylar | 8 | 05-08-2008 00:35 |
| Güngören saldırısı neden yapıldı? | Dave | Güncel Olaylar | 1 | 28-07-2008 11:30 |
| TÜRK-İŞ Dolmabahçe’den, DİSK Şişli’den, KESK ise Şişhane’den Taksim’e yürüyecek | Dave | Güncel Olaylar | 3 | 26-04-2008 01:31 |
| ‘Amerika Kıtası’nı Türkler buldu’ iddiası | Cey | Güncel Olaylar | 10 | 13-07-2006 12:57 |
| Türkler’e 12 günde 30 bin kişi | Sound_Of_Silence | Güncel Olaylar | 3 | 09-02-2005 19:56 |