İngiltere'nin saygın gazetesi Financial Times, editör köşesinde AK Parti hakkında açılan kapatma davasını "Seçimi kazanamayanların açık darbesi" olarak değerlendirdi. "Laik kesimin bu çabaları anayasal meşruiyetin incir yaprağıyla gizleniyor olsa da
|
#1
|
||||
|
||||
|
Financial Times: "Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi"
İngiltere'nin saygın gazetesi Financial Times, editör köşesinde AK Parti hakkında açılan kapatma davasını "Seçimi kazanamayanların açık darbesi" olarak değerlendirdi. "Laik kesimin bu çabaları anayasal meşruiyetin incir yaprağıyla gizleniyor olsa da seçimde kazanamayan güçlerin açık bir darbesi anlamına gelmektedir. Bu güçlerin başarıya yaklaşmaları halinde bile Türkiye Avrupa'yı unutmalıdır" diye yazdı.
Haberde ayrıca şu görüşlere yer verildi: "Bir ülke düşünün ki yargı, aniden daha bir kaç ay önce seçimle işbaşına gelen hükümet partisini kapatmak ve üstelik başbakanına ve cumhurbaşkanına siyasi yasak getirmek istesin. Türkiye'ye hoş geldiniz. Türkiye, Fransa ve Almanya'daki şu anki iktidarın tutumundan kaynaklanan nedenlerle Avrupa Birliği ile zorlu bir üyelik görüşmeleri sürecindedir. Ancak ülkenin AB üyeliği, yeni-İslamcı ve Avrupa taraftarı Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki hükümet ile kendisini Avrupalı gören fakat AKP'yi iktidardan düşürmeye çalışan laik kesim arasındaki çatışmayla gölgelenmektedir..." 22 Temmuz seçimleri öncesi krizlere de değinen gazete, "Türkiye, geçen yaz ordunun Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olamayacağı ve eşi türbanlı olduğu için laik Cumhuriyeti koruyacağına ilişkin internet sitesindeki ultimatomla anayasal krize sürüklenmişti. Ancak Erdoğan seçime giderek oylarını yüzde 47'ye çıkarttı, Gül cumhurbaşkanı oldu. Şimdi ise başsavcı dava açmıştır. Bu dava değersizdir" diye yazdı. SABAH - 23 Mart 2008, Pazar - Financial Times: 'Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi' |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Financial Times: "Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi"
Resmen açık tehdit var bu yazıda.İşlerine gelmez Tayibin gitmesi ülkeyi çok güzel paylaşıyor çünkü onlarla.Türkiyede kalemler nasıl taraf tutuyorsa oralardada tutuyor ve işte kanıtı. Kendileride yazmış islamcı bir yapı olduğunu ne müslüman dostuymuş bu insanlarda biz boşa yargılıyormuşuz ayrımcılık var diye. Hem şimdiye kadarki hiç bir hükümet AB'yi bu kadar istememişti doğrudur,hiç bir hükümet AB için kimliğinden bu kadar vaz geçmemiştir,evet.
İstedimki imzamda bi sosyal mesaj veriyim bişeyler anlatıyım ama olmadı,olamadı. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: Financial Times: "Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi"
Resmen açık tehdit var bu yazıda.İşlerine gelmez Tayibin gitmesi ülkeyi çok güzel paylaşıyor çünkü onlarla.Türkiyede kalemler nasıl taraf tutuyorsa oralardada tutuyor ve işte kanıtı. Kendileride yazmış islamcı bir yapı olduğunu ne müslüman dostuymuş bu insanlarda biz boşa yargılıyormuşuz ayrımcılık var diye. Hem şimdiye kadarki hiç bir hükümet AB'yi bu kadar istememişti doğrudur,hiç bir hükümet AB için kimliğinden bu kadar vaz geçmemiştir,evet. Tehlikeli bir macera Aslında dava, devletin hukukuna dayalı 'üst' kimlikle toplumun tarihi kimliği arasındaki uzun savaş bağlamında geldiği için sürpriz değil. Üst yapıyla (anayasa) toplum arasında 84 yıldır süren bu çekişme, aslında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin 1908'de Osmanlı Sultanı II. Abdulhamit'e karşı askeri darbe düşüncesi üzerine tesis edildi. İlk büyük darbenin üzerinden 100 yıl geçti. Türkler, 2001'de devlet-toplum uzlaşmasıyla iç istikrar bulana dek, bir asır boyunca askeri sarsıntılar, bir dizi savaş, darbeler ve dönüşümlerle geçen zor dönemler yaşadılar. Başsavcının açtığı dava, tehlikeli bir siyasi macera olarak nitelenebilir. Çünkü bu dava, Türkiye meclisinin üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıran düzenlemesi ve siyasi partilerin devlet çıkarları ve ulusal güvenlikle çeliştiğini teyit eden deliller olmaksızın kapatılmalarının engellenmesini öngören düzenlemelerinin önünü kesme girişimidir. Başsavcının adımı, şu an iki önemli savaşa girmeye hazırlanan İslamcı partiye 'öncü darbe' teşkil ediyor. Birincisi, laik yargıçların yıl sonunda emekliliğe sevk edilmesi ve yerlerine alternatiflerin atanması. İkincisiyse, gelecek yıl düzenlenecek belediye seçimleri için hazırlıklara başlanılması. O halde dava adımı sürpriz değil, 'öncü savunma' bağlamında gelmekte. Zira bu adım, toplumun devletten tecrit edilmesi ve iktidarın kendi şart ve düşüncelerini halka dayatan seçilmiş seçkinlerde toplanması üzerine kurulu cumhuriyet mirasını koruma girişimidir. Son genel seçimlerde yüzde 47 oranında oy alma başarısı gösteren İslamcı kütlenin büyümesinden zarar gören siyasi güçleri birleştirmeyi isteyen öncü bir darbedir. Başsavcı boşuna harekete geçmedi. Bu adım, Atatürkçü mirası koruma çağrısı yapan anayasaya ve laik, cumhuriyetçi, Batıcı ve milliyetçi oluşumların korku-larını kullanan halkçı desteğe dayanıyor. İslam'ı Türkiye'ye kendi dili ve geleneklerini dayatan ithal bir Arap çağrısı olarak değerlendiren faşist akımlar da bu korkulardan yararlanıyor. Başsavcı demokrasiye ve çoğunluğun iradesine muhalif bu 'hukuki' adımı atma kararı aldığında, iktidarı devirmek için laik anayasayı ve laik yöntemle milliyetçi düşünceye onay vermeyenlere karşı bölünmüş sokakları kullandı. Konu gülünç ancak hedef aldıkları açısından da ciddi. Zira tarihte son olabilecek uyanık bir adımı oluşturuyor. Türkiye tarih boyunca, kendisini topluma dayatan devletle, uzlaşı fikrine dayalı bir kimlik üretmeye çalışan toplum arasında sert çekişmelere sahne oldu. Bu çekişme, demokrasinin defalarca işlemez kılınması, meclisin feshedilmesi, milletvekillerinin tutuklanması ve partilerin kapatılmasının yanı sıra köktencilik, selefilik, laikliği tehdit etmek ve anayasaya muhalefet gerekçeleriyle tarihi liderlerin siyasetten men edilmesine yol açtı. Bu çekişme bazen gizli bazen aleni olarak yaşandı. Devletle (anayasa) toplum (demokrasi) arasındaki çekişme, modern Türkiye'nin askeri darbelerle başlayan ve nispeten sayısal çoğunluğun şartlı kabulüyle istikrar bulan tablosunu çizdi. Fakat şartlı kabul sürekli karşılıklı güvene ihtiyaç duydu. Zira devlet (perde arkasında iktidarda bulunan askeri konsey) İslamcıların iyi niyetine dair sürekli kuşku duyuyordu. Toplumsa (sivil ve yerel kuruluşlar) seçkinlerin, insanların tercih, eğilim ve Arap-İslam coğrafyasıyla nispeten eşgüdümlü olan düşüncelerini yok etmek için anayasal yetkilerini kullanacağından endişelendi. Atatürkçülüğün şu anki sorunu, görevlerini bitirmesi ve sunacak yeni şeylere sahip olmaması nedeniyle tarihi bir ölüm sürecine girmiş olması. Atatürkçülük dine saygı gösteren Avrupa laikliği değildir. Atatürkçülük, dine darbe yapan ve dini askeri kararla devletten ayıran bir eğilim üzerine kuruldu. Dini devletten ayırmakla yetinen Avrupa laikliğiyle, devletin din üzerinde kontrol kurmasına dayalı darbeci harekete dayanan Atatürkçü laiklik arasındaki bu fark, Avrupa gelişimiyle asker-seçkin devletinin topluma karşı yürüttüğü siyasi infaz arasındaki tarihi mesafeyi yansıtıyor. Avrupa laikliği bu bağlamda devletle toplum arasındaki anayasal ilişkinin sınırını çizerken, Atatürkçü laiklik tarihe karşı darbeci bir adım oluşturdu ve devletle toplum arasındaki anayasal ilişkinin sınırlarını güçle dayattı. Devlet toplumu yansıtmalı İlk darbenin üzerinden yaklaşık 100 yıl geçti ve Türkiye hâlâ, toplumsal direniş aracılığıyla tarihi kimliğini arıyor. Bu tarihi direniş nedeniyle seçkin kesim, sokaktaki halk desteğinden beslenen siyasi kütlelerin meclisteki varlığına onay vermek ve uzlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı. AKP, devletin (üst) hukukuyla toplu-mun (alt) kimliği arasındaki bu uzlaşmayı koruma gereğinin temelini oluşturdu ve demokratik deneyimin başarısı da bu tarihi uzlaşmanın sürebilmesine dayanıyor. Zira devlet, İbni Haldun'un Mukaddime'de dediği gibi toplumun iskeleti veya 'maddenin resmi-dir'. Resim toplumun maddesini yansıtmalıdır ki despotizm olmadan kenetlenebilsin. Başsavcının AKP'ye yönelik adımı sürpriz değil. Bu dava aksine, tarih sahnesinden yok olmaya başlayan 'üst' güçle, Atatürk cumhuriyetini çöküşten kurtarmak için uzlaşmaya aracılık eden kütle arasındaki uzun tarihi çekişme çerçevesinde geldi. VELİD NÜVEYHİD(Bahreyn gazetesi Vasat, 18 Mart 2008) Radikal-çevrimiçi / Yorum / Türkler 100 yıldır kimlik arayışında |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: Financial Times: "Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi"
Dave bu yazıyı neden benden alıntılıyarak yolladın bilmiyorum ama yazının gerçekleri yansıttığı ortada.Şimdi düşündümde sanırım bana Avrupa ve Amerikanın aslında Atatürkçü rejimin çöküşünü desteklediğini söylüyorsun hmm... Bu konuda gerçekten çok yönlü düşünmek için şakralarımı açmalıyım şuan yazı için gerrçekten teşekkürler.
İstedimki imzamda bi sosyal mesaj veriyim bişeyler anlatıyım ama olmadı,olamadı. |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: Financial Times: "Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi"
"İşlerine gelmez Tayibin gitmesi ülkeyi çok güzel paylaşıyor çünkü onlarla.Türkiyede kalemler nasıl taraf tutuyorsa oralardada tutuyor ve işte kanıtı. Kendileride yazmış islamcı bir yapı olduğunu ne müslüman dostuymuş bu insanlarda biz boşa yargılıyormuşuz ayrımcılık var diye. Hem şimdiye kadarki hiç bir hükümet AB'yi bu kadar istememişti doğrudur,hiç bir hükümet AB için kimliğinden bu kadar vaz geçmemiştir,evet."
demissin ben de konunun daha genis düsünülmesi gerektigini söylemek maksadıyla yazıyı koydum, Akp'nin cok yanlısı olmustur ama kapatılması hatadır,bir de yazıda devletin halkı yansıtmadıgı soyleniyor,bu da dogrudur, bızde halk da devlet de ayrı telden calar.Ulke elden gıdıyor, din elden gidiyor gibi ifadelere pek kanmamalıyız, cünkü ülkemizde kimin nereye hizmet ettigi konusu oldukca karısıktır. |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: Financial Times: "Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi"
Zaten yazıyı okuduktan sonra "Dave bu yazıyı neden benden alıntılıyarak yolladın bilmiyorum..." diye başlasamda sonra geniş açıdan bakmam gerektiğini söylediğini ve hareketin Atatürkçü rejime karşı olduğunu söylediğini anladığımı yazdım
. Evet gerçekten çok yönlü düşünmek gerekli,ayrıca ab nin ve abd nin bu kadar işine gelen bir hükümet daha önce gelmedi.Kapatılma davası bence yanlıştan ziyade geç kalınmış bir harekettir.Adama o kadar imtiyazı tanı ve halk onu nerdeyse yarı oyuyla seçtikten sonra partiyi kapatmaya kalk.Bu Demokrasi ile bahdaşmıyor.Akp kapatılmalımıdır eve kapatılmalıdır ama zaman yanlıştır.Şu durumda ya baştan engelliyicektin ya da gözden düşmesini bekliyceksin.Bu şartlarda akp nin kapatılabileceğini sanmıyorum.
İstedimki imzamda bi sosyal mesaj veriyim bişeyler anlatıyım ama olmadı,olamadı. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Ynt: Financial Times: "Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi"
Akp pekala kapatılabilir. Zira buna karar verebilecek çoğunluk Anayasa Mahkemesinde var. Bence davanın zamanlaması da yeterince doğrudur. Akp Rp gibi açıktan oynamadığı için delil toplanması zor olmuştur kanımca, 162 sayfalık iddianame için savcılığın epey uğraştığı anlaşılmakta çünkü suçlamayı destekler iddialar bizim belki hiç farketmediğimiz duymadığımız hatırlamadığımız şeyler. Bu sebeple dava açılması için önceden beri delil toplandığı ve yeterli olgunluğa erişildiğinin düşünüldüğü bu tarihlerde açılması normaldir. Hem Akp daha Yargıtay ve Anayasa mahkemesinde daha doğrusu yargının üst düzeyinde tam anlamıyla kadrolaşamamıştır.
Radikaldeki yazı ile ilgili ise şunu diyebilirim; Atatürkçü laikliğin ortaya çıktığı ortam araştırılırsa zaten Avrupa'daki gibi olamayacağı anlaşılır, dinle yönetilen bir devletin kalıntısına kurulmuş, hala o devleti isteyenlerin çoğunluğuna rağmen, sınırlar içerisindeki halkın hala padişah kulu olduğu dönemde, din adına bir dolu isyan çıkan bir dönemde ortaya çıkan Atatürkçü laikliğin dini devletten tamamen ayırması mümkün olamazdı tabii ki. Mecburen devlet içerisinde yer alan dini kontrol etmek haliyle devletin yapması gereken şeydi, genç cumhuriyet çok tehlikeli bir tabana sahipti, Atatürk erken vefat etmese idi neler olurdu bilinmez gerçi. Ben Atatürkçü laikliğin Avrupa'daki ile karşılaştırılmasını anlamsız buldum, bence Atatürkçü laiklik ölmemiştir, kendinden kaybettiği ve doğru anlaşılamadığı için bu duruma gelmiştir. Frankly my dear, I don't give a damn. |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ynt: Financial Times: "Kapatma davası, seçimi kaybedenlerin açık darbesi"
ulan adamlara bak ya size ne kardeşim size neee işlerine çomak sokulda heralde
|
![]() |
| Etiketler |
| financial, times |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Chat yaparken, neden "v" leri "f"; "z" leri "s" yazıyoruz? | High Hopes | Beyin Fırtınası | 86 | 27-06-2008 12:01 |
| AK partiye kapatma davası açıldı! | donanna | Güncel Olaylar | 66 | 28-03-2008 23:50 |
| DTP'ye kapatma davası | Lizard King | Güncel Olaylar | 2 | 17-11-2007 23:31 |
| "Tüm zamanların "en iyisi" | edony | Sinema - TV | 5 | 08-06-2005 21:35 |
| Avrupa için ".com" yerine ".eu" geliyor | Lizard King | High Tech | 1 | 28-02-2005 19:52 |