Gazeteciler, yoğun, stresli ve can güvenliği açısından riskli bir meslek olması nedeniyle 30 yıl önce tanınan “yıpranma” hakkını kaldıran tasarıyı protesto için yürüyüş yaptı. İSTANBUL - Basın çalışanları, yıpranma hakkını
|
#1
|
||||
|
||||
|
Gazeteciler protesto için yürüyor
Gazeteciler, yoğun, stresli ve can güvenliği açısından riskli bir meslek olması nedeniyle 30 yıl önce tanınan “yıpranma” hakkını kaldıran tasarıyı protesto için yürüyüş yaptı.
İSTANBUL - Basın çalışanları, yıpranma hakkını (Fiili hizmet süresi zammı) kaldıran tasarıyı protesto için, özelikle toplumsal olaylarda nasıl yıpratıldıklarını gösteren fotoğrafların yer aldığı kokartlarla yürüdüler. Bazı gazeteciler de polis şiddetine atfen gaz maskesi taktılar. ![]() Taksim’den Galatasaray’a kadar süren yürüyüşten sonra bir açıklama yapan TGS İstanbul Şube Başkanı Gürsel Eser, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na 28 Kasım 2007 tarihinde sunulan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik öngören tasarının, aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir grup sigortalının fiili hizmet süresi zammını, yani yıpranma hakkını ortadan kaldırdığını anımsattı. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın ilk gündeme geldiği tarihlerde de benzer bir girişimin yapıldığını hatırlatan Eser, yapılan görüşmeler sonunda fiili hizmet süresi zammının eskiden olduğu gibi aynen korunduğunu söyledi. Bu hakkın gazetecilere yoğun, şiddetli ve riskli çalışma ortamı nedeniyle 1977 yılında 2098 sayılı yasa ile tanındığını hatırlatan Eser, gazetecilerin o dönemdeki çalışma koşullarının bugün de değişmediğini, aksine daha da ağırlaştığını, çalışma saatlerinin uzadığını, stres, işten atılma endişesi ve can güvenliğine yönelik tehditlerin arttığını bildirdi. Şimdi gazetecilerin kazanılmış bu hakkını ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemenin tasarıya dahil edilmesini üzüntü ile karşıladıklarını belirten Eser, basın emekçilerinin de içinde bulunduğu binlerce emekçiye tanınmış yıpranma hakkının patronların talebi ve çıkarları için ellerinden alınmak istendiğini öne sürdü. Gürsel Eser, şöyle devam etti: ŞİDDET VE TEHDİTLE YIPRANIYORUZ “Basın emekçilerinin yıpranmadığını iddia ediyorlar. Biz yıpranıyoruz, uluslararası çalışma sözleşmesi ve İş Kanunu’na göre haftalık çalışma süresi 45 saat olarak sınırlanırken, tüm yasalar ihlal edilerek haftada 6 gün 60 saat çalıştırılıyoruz. Biz yıpranıyoruz, fazla mesailerimiz ödenmiyor. Yoksulluk sınırında yaşıyoruz. Biz yıpranıyoruz, savaşta ve çatışmada hedef oluyor, polis şiddetine uğruyor ve her türlü risk altında çalışıyoruz. Biz yıpranıyoruz, kanser, kalp krizi ve meslek hastalıklarıyla mücadele ediyoruz. Biz yıpranıyoruz, tehdit ve baskı ile sendikasızlaştırılıyoruz. Biz yıpranıyoruz, çünkü yıpranma hakkımız gasp ediliyor. Bugün, TBMM’de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sigorta Kanunu’nda değişiklik yapılarak, patronların her ay yaklaşık 1 milyon YTL’yi ceplerine indirmesine kapı aralanıyor. Bu yasa değişikliğinin derhal geri çekilmesini ve yıpranma hakkımızın korunmasını istiyor, milletvekillerini uyarıyoruz. TBMM, patronların kar hırslarını giderme ve emekçileri yıpratma yeri değildir.” TGS BAŞKANI: TASARI HERKESİN ZARARINA TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi de, mücadelelerini sadece gazetecilerin yıpranma hakkına endekslemediklerini, kanunun hakları geri götüren diğer yönlerinin de bundan sonra gazeteciler tarafından kamuoyuna duyurulması gerektiğini ifade etti. Yasanın bu haliyle çıkmaması için yaptıkları girişimlere değinen İpekçi, Meclis’te grubu bulunan partileri de ziyaret ettiklerini anımsattı. İpekçi, “yasanın çıkması durumunda patronların her ay yaklaşık 1 milyon YTL’yi ceplerine indireceklerini” öne sürerek, düzenlemenin kurumu zarara uğratacağını kaydetti. Kanunun toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren başka yönleri de bulunduğunu belirten Ercan İpekçi, kanunla emekli maaşlarının düşürüldüğünü, refah payını düşüren yanlarının bulunduğunu, ayrıca sağlıkta da hastadan pay alınmasını öngören yönlerinin olduğunu dile getirdi. TGC BAŞKANI DESTEK ÇAĞRISI YAPTI Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç de, 30 yıldır uygulanan yıpranma hakkının değiştirilmek istendiğini hatırlatarak, 2004 yılında Basın Yasası Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülürken, hükümet yetkililerinin gazetecilerin çalışma koşulları ve sosyal durumlarının iyileştirilmesi sözü verdiklerini, ancak aradan geçen 3 yılda o sözlerin unutulduğunu belirtti. Gazetecilerin stresli ve güç bir iş yaptıklarını vurgulayan Erinç, bütün bunlar göz ardı edilerek yıpranma hakkının kaldırılmak istenmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Erinç, TGS’nin başlattığı mücadelenin bu girişimi engelleyeceğine inandığını belirterek, tüm basın çalışanlarını bu mücadeleye destek olmaya çağırdı. DİSK: BÜYÜK MÜCADELEDE YANINIZDAYIZ DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de, basın çalışanlarının kazanılmış haklarına yönelik gaspın önlenmesi için DİSK olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını kaydetti. Çelebi, basın mensuplarının yıllarca büyük zorluklar içinde bedeller ödeyerek mesleklerini yaptıklarını ve onların kazanılmış hakkının gasp edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. ![]() ![]() ![]() Bugün başta havaalanı çalışanları olmak üzere birçok meslek grubunda yıpranma hakkının kaldırılmak istendiğini ifade eden Çelebi, “Bir büyük saldırı altındayız. Temel olarak emeklilik hakları zorlaştırılıyor. Sağlık haklarımız elimizden alınıyor. İyi ki bu mücadeleyi başlattınız, biz her zaman yanınızdayız” diye konuştu. HABER-SEN: UYUYAN DEV UYANDI KESK’e bağlı Haber-Sen Genel Sekreteri Mehmet Demir de AK Parti hükümetinin yıpranma haklarını yeniden düzenlemek istemesiyle uyuyan bir devi uyandırdığını ifade ederek, yasaya karşı dört koldan mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Demir, yasanın sadece basın çalışanlarını değil, tüm çalışanları yakından ilgilendirdiğini de dile getirerek, kazanılmış hakların geri verilmemesi için mücadele edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Yapılan konuşmaların ardından basın çalışanları, gazetecilerin kazanılmış haklarının korunmasını talep eden dilekçelerini Galatasaray Postanesi’nden Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, Bakanlar ve Milletvekillerine gönderdiler. Yürüyüş, olaysız şekilde sona erdi. Kaynak : Gazeteciler protesto için yürüyor Thunderpeak : Hükümet medya gücünün farkında. Bir terazi bu, bir tarafında medya diğer tarafında hükütmet var. Dengede duruyorlar. Bu tasarıyla denge biraz değişecek. Bakalım bundan sonra hükümet hakkında ne gibi yolsuzluk iddiaları ortaya çıkacak? yada ne hangi milletvekilleri hakkında daha önce görülmemiş görüntüler yayınlanacak. Bakarsınız hiçbirşey olmaz. Medya patronları daha az ücret ödeyecekleri için durumdan memnun olur izin vermezler. Zor şartlar altında çalıştıkları kesin. Ama bunun kadar kesin olanda pekçok kişiyi zor şartlara sürükledikleridir. Etik bir habercilik anlayışının olmayışından dolayı, akıllarına gelen her soruyu sorabileceklerini, akıllarına gelen herşeyi söyleyebileceklerini düşünerek hareket etmeleri kaç kişinin canını yakmıştır? the city of Menzoberranzan 20000 drow lived there 20000 soldier in the army of evil |
![]() |
| Etiketler |
| gazeteciler, protesto |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Uyanık kalmak için kahveyi ağır ağır için | Lizard King | Güncel Olaylar | 23 | 14-03-2008 18:18 |
| protesto yapmayı bile beceremiyoruz | Eliuzium | Güncel Olaylar | 14 | 23-10-2007 09:00 |
| İngiltere'de Türkiye tarzı protesto | Dave | Güncel Olaylar | 3 | 07-07-2007 00:01 |
| Protesto : Doğal Denge Korunacak , Mavi Yol Yaşayacak | Recnes | Güncel Olaylar | 10 | 11-01-2006 14:03 |