Kredi kartı ve tüketici kredisi borçları, halkın eline geçen gelirden çok daha hızlı artıyor. Hane halkı gelirinin yüzde 25’i borç taksit ve faizlerine gidiyor. Bu süreç, zenginlerin daha da zenginleşmesine
|
#1
|
||||
|
||||
|
Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
Kredi kartı ve tüketici kredisi borçları, halkın eline geçen gelirden çok daha hızlı artıyor. Hane halkı gelirinin yüzde 25’i borç taksit ve faizlerine gidiyor. Bu süreç, zenginlerin daha da zenginleşmesine neden olurken, yoksulları açlığa itiyor.
HABER MERKEZİ Bu yılın ilk 10 ayında bankalara olan tüketici kredisi ve kredi kartı borcu yüzde 29,7 artış göstererek 86 milyar YTL’yi aştı. Kasım ayı başı itibariyle mevduat bankalarının toplam kredileri 205 milyar lira oldu. Bunların yüzde 42’sini tüketici kredileri ve kredi kartı borçları oluşturuyor. Son 12 ayda harcanabilir gelirin yüzde 4,5 artış göstermesine karşın kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarının yüzde 29,7 oranında artması dikkat çekici bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre hane halkının harcanabilir gelirinin yüzde 25’i borç taksit ve faizine gitmeye başladı. Bankaların kredi kartı ve tüketici kredilerinin faizlerini “aylık” olarak duyurmaları da çoğu zaman ödenen gerçek faizin örtük kalmasına neden oluyor. Örneğin yüzde 6 aylık faizin birikimli yıllık faturası yüzde 101’e ulaşıyor. Borçlar, emekçilere ayrılan kaynağın iki katı KESK tarafından yapılan ve geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir araştırmada da, son dönemde gelir dağılımında yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle “dar gelirlilerin birikim yapamaz hale geldiği, zenginlerin ise daha da zenginleştiği” belirtildi. KESK Araştırma Merkezince (KESK-AR), “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Banka Mevduat Hesapları istatistikleri, Türkiye İstatistik Kurumu ve Maliye Bakanlığı verileri ile KESK veritabanı üzerinden yapıldığı” ifade edilen araştırmada, 2002 yılı Aralık ayından 2007 yılı Ağustos ayına kadar 1 milyon YTL ve üzerindeki banka hesaplarının değerinin cari fiyatlarla yaklaşık 4 kat artış gösterdiği kaydedildi. “Dar gelirliler aylık kazançlarıyla geçinemezken, tüketici kredilerine ve kredi kartına doğru hızlı yöneliş, borçları devasa oranlarda arttırdı” tespitine yer verilen araştırmada, “2002 yılı Aralık ayında tüketici kredileri ile kredi kartı borçları 6 milyar 605 milyon YTL iken, 2007 yılı Ağustos ayında bu miktar yaklaşık 13 kat artarak 84 milyar YTL'ye ulaştı. Aynı dönemde ödenmeyen kredi kartı borcu da 9,5 kat artarak 278 milyon YTL'den 2 milyar 637 milyon YTL'ye yükseldi. Borcunu ödemediği için takibe uğrayan kişi sayısı 200 bini buldu” denildi. Tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarının miktarının kamu emekçilerine ayrılan bir yıllık kaynağın yaklaşık 2 katı düzeyinde olduğuna dikkat çekilen araştırmada, “Bu dönemde kamu emekçilerinin ücretleri kira, ekmek gibi en temel harcama kalemleri karşısında ciddi kayıplar yaşarken, enflasyon karşında da yerinde saydı. Reel ücretlerdeki artış oranı yüzde 2 gibi komik bir oranda kaldı. Cari fiyatlardaki artış ise yüzde 65 düzeyinde gerçekleşti” tespitine yer verildi. 3 milyon kişi toplam servetin yüzde 92’sine sahip Öte yandan, araştırmaya göre, banka hesabı 1 milyon YTL'nin üzerinde olan banka müşterilerinin toplam serveti 4 kat artış göstererek 33 milyar YTL'den yaklaşık 132 milyar YTL'ye ulaştı. Ağustos 2007 itibarıyla bu servet 19 bin 75 mudi arasında paylaşıldı. Bu miktar toplam servetin yüzde 39'una karşılık gelirken, Aralık 2002'de bu oran yüzde 24'tü. Mudi başına servet bu grup için 6 milyar 887 milyon YTL'yi buldu. Banka hesabı 250 bin ile 1 milyon YTL arasında olan mudi sayısı ise 94 bin 14 olarak gerçekleşti. Bu grupta ortalama servet 503 bin YTL olurken, 2002 Aralık ayından bu yana yaşanan artış yüzde 2,6'yı buldu. Hesabı 250 bin YTL'nin üstünde olan 113 bin mudi toplam servetin yüzde 53'üne sahip oldu. Buna karşın 10 milyon YTL'den az hesaba sahip olanların toplam servetinde aynı dönem için yüzde 18'lik artış gerçekleşirken, toplam servetin yüzde 8'i bu grubun elinde kaldı. 2002 yılı Aralık ayında ise bu oran yüzde 18 düzeyinde gerçekleşmişti. Araştırmada, söz konusu tespitler, ''Dar gelirli birikim yapamaz hale gelirken, zengin daha da zenginleşti. Gelinen noktada 3 milyon mudi toplam servetin yüzde 92'sine sahip durumda'' şeklinde yorumlandı. soL Günlük Siyasi Gazete - Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
''Dar gelirli birikim yapamaz hale gelirken, zengin daha da zenginleşti. Gelinen noktada 3 milyon mudi toplam servetin yüzde 92'sine sahip durumda'' şeklinde yorumlandı.
Türkiye Latin Amerika ülkelerine benziyor onlarda da nüfusun yüzde 10 u kadarı kesim servetin önemli kısmına sahip.Latin Amerika ülkelerinde aşırı zenginler kendilerine bir zarar gelmesin diye artık evlerini malikanelere,sitelere çevirip büyük duvarlarla, korumalarla kendi güvenliklerini sağlıyorlar.Bizde de bu tarz durumlar olabilir ileride.Tabii yıllardır isyan etmeyip susan, ezilen 'bizim adam' diye kimi zaman adlandırılan halkımız böyle bir durumda latin amerikalılar kadar sessiz kalır mı orası meçhul.Yüzlerce yılın biriktirdiği yönetime karşı başkaldırmama kültürü yönetimi tarumar etme şeklinde ters yönde aksiyon gösterebilir, neden derseniz bu ülke halkının önemli bir kısmı zaten 200-250 yıldan beri fakir ve herkesin dayanabileceği bir sınırı var. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
Yakın zamanda bir gazetede okumuştum, yanlış hatırlamıyorsam "Dünyadaki toplam mal varlığının %96'sı toplam nüfusun %1'ine, %4'ü ise nüfusun %99'una ait" yazıyordu. Durum sadece Türkiye'de böyle değil. Bu konuda Türkiye'den çok daha kötü durumda ülkeler var. Zaten bu sebepten ötürü artık dünyada devlet kavramı anlamını yitirmeye başladı. Zenginler fakirleri yönetiyor artık. Bush mush hikaye..
When dusk falls and obscures the sky |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
Amerika zaten maliyeye sahip değil, sağolsun Yahudi kanka...
Onlar bu işin başlangıcı... Have you ever danced with the devil in the pale moonlight? |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
Bkz. Kapitalizm'in mantığı. Fakir çalışır, zengin doyar...
"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A. |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
Yakın zamanda bir gazetede okumuştum, yanlış hatırlamıyorsam "Dünyadaki toplam mal varlığının %96'sı toplam nüfusun %1'ine, %4'ü ise nüfusun %99'una ait" yazıyordu. Durum sadece Türkiye'de böyle değil. Bu konuda Türkiye'den çok daha kötü durumda ülkeler var. Zaten bu sebepten ötürü artık dünyada devlet kavramı anlamını yitirmeye başladı. Zenginler fakirleri yönetiyor artık. Bush mush hikaye.. Ben onu Avrupa'daki dağılım daha ölçülü anlamında yazmıştım,hani AB'ye gireceğiz falan diyorlar ya, o yüzden , dünyada da dengesizlik var doğru ama bazı ülkelerde daha belirgin bizde mesela, bizden kötüler de var kimi asya afrika ülkeleri...Türkiye Latin Amerika'ya benziyor derken çelişkileri benziyor aklıma gelmişken çılgınlığa varan futbol tutkusu da
|
|
#7
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
Avrupa ülkelerinde daha düzgün bir dağılım olduğu doğru..
Aşağıdaki adreste ülkeler o dönemki kişi başına düşen GSMH'ya göre sıralanıyor. Türkiye 177 ülke arasında 84. sırada. Fakat Türkiye'nin üzerinde adını bile bilmediğimiz ya da fakir olarak bildiğimiz bazı ülkeler var. Belki bunu yorumlayacak yeterlilikte değilim ama benim yorumum şöyle: Gelirinin büyük kısmı yer altı kaynaklarından gelen ülkelerde GSMH yüksek fakat halkın çoğunluğu fakir (bkz. arap ülkeleri). Yani denge bozuk. Ayrıca Çin de dikkat çekici. Kişi başına GSMH açısından Türkiye'yle arasında pek fark gözükmüyor fakat Çin'de insanların günde 1-2 dolara çalıştığını düşünürsek; zenginleri Türkiye'den 10 kat daha zengin, fakirleri Türkiye'den 10 kat daha fakir diyebiliriz sanırsam ![]() Buna karşılık en büyük gelir kaynağı "üretim ve ihracat" (bkz. avrupa ülkeleri) ve turizm (bkz. singapur) olan ülkelerde dağılım da oldukça düzgün. Statistics - HDR Bizi AB'ye kim neden istiyor, kim neden istemiyor? Buradan yola çıkarak tekrar düşünün
When dusk falls and obscures the sky |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
ve zenginin parası züğürdün elini yormak da artık
Between the time when the oceans drank Atlantis, and the rise of the sons of Aryas, there was an age undreamed of. And unto this, Conan, destined to wear the jeweled crown of Aquilonia upon a troubled brow. It is I, his chronicler, who alone can tell thee of his saga. |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
devlet kısaca başınızın çaresine bakın dior.
|
|
#10
|
||||
|
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
sanırım ''akılsız başın cezasını ayaklar çeker'' atasözü bu başlık için çok uygun. Kredi kartı biz insanlara çok cazip geliyor. Paramız bittiği zaman hemen kartlara sarılıyoruz. Sanki ödeyecek olan başkası. Şu anda asgari ücretle çalışan bir insanda(418 ytl asgari ücret) bile en düşüğü 750 ytl limitli olan kredi kartı var. Hatta birtane değil, bir kaçtane. Etrafımda ki arkadaşlarımdan biliyorum. 2500 ytl limitli kredi kartı bile var, asgari ücretle çalıştığı halde. Zaten bankalar kartları yollarda insanların önüne geçip, broşür dağıtır gibi dağıtıyorlar. Bizim insanımızda sonucunu bilmediği için cazip geliyor ve alıyor. Tanıdığım bir çok zengin insan var etrafımda, adam 1500 ytl maaş alıyor ama ben kredi kartı alacak kadar salak değilim diyor. Bizim gibi insanlar olduğu sürece zenginler zenginleşmeye, fakirlerde fakirleşmeye devam eder. Bu ülkede adalet olmadığı için ve eğitime önem verilmediği sürece sanırım sürünmeye mahkumuz.
|
|
#11
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
malesf bu kısır döngü değismez fakır hep fakır zengın daha zengın olur
|
|
#12
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
Sürünmek derken hepsine Dur demek daha iyidir. Tarihe baktığımızda zamanında en ufak bir şeyde ayaklanıyorduk şimdi herkes geçim derdine düşmüş. Adam 500 ytl ile 250 ytl kira ödeyip aile geçindiriyor. merak ediyorum bu adam hastalansa veya ne bilim bişe olsa 2 gün işe gidemese patron işten çıkarır sonrası...
Kanaatkar değilim, bana verileni değil ben istediğimi alırım. Gerçek hayattan uyarlanmış bir filmde izlemiştim. " adam oğlunu eğitiyor, USD deki zencileri örnek vererek - Bu ülkedeki zencilerin öğrenmesi gereken tek şey 'Kimse size vermez Siz alırsınız..! ' dior." Bunu bizim halkımızda öğrenmeli. fakirlikten şikayet edenlere bakıyorum cebine 3 kuruş girince yemeyeceği halt yok. hatta o haltların bir coğunu cebinde 3 kuruş varken yapıyor neden istiyor. o zaman isterse istediği hayata kavuşabilir. sorun kimsede değil bizde. ben afedersiniz krolar gibi devlet bize bakmıyor demem. kazanamıyorsam gittiğim yol yanlıştır yada biryerlerde birşeyi yanlış yapmışımdır ve hemen hatamı telafi edip yoluma devam ederim. o yolun sonu ölümede gitse hiçbir zaman duraksamam sadece engeller vardır. aşılması gereken. Ayette de dediği gibi "İsteyin, Çalışın ben verrim" dior yaradan. |
|
#13
|
||||
|
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
raiden yazdıklarının bir kısmına katılıyorum, yanlız şöyle bir sorun var. 500 ytl maaş alan adam 250 ytl kira ödüyor diyorsun. Bir de şu açıdan düşünelim maalesef ülkemizde asgari ücretle geçinmeye çalışan binlerce insan var, ve bırak 250 ytl' lik ev kiralarını, 400,500 ytl den başlıyor.418 ytl asgari ücret olduğuna göre sanırım, insan bırak yemeği, içmeyi, her ay ev kirasına eklemesi için para bulması gerekecek. Tabi doğuda bu fiyattamıdır ev kiraları bilemem....
kısacası sen, ben, onlar istediğimiz kadar çalışalım, bu ülkede bu adaletsizlik olduğu sürece hayat şartları dahada kötüye gidecektir. Versin devlet işçiye 1000 ytl maaş, bak insanlar nasıl rahatlıyor, hemde işinde daha verimli olacaktır. |
|
#14
|
||||
|
||||
|
Ynt: Zenginlerin serveti yoksulların borcu artıyor
250 ytl dememdeki sebep istanbulda var 250 ytl ye ev ama sadece tek oda. ablamın kaldığı yer yerin 3 kat aşşasındaydı ilk evlendiğinde. oraya 350 ytl veriyorlardı. Ben bu şartlarda bırak yuva kurmayı elimi bile sürmem o tarafa kuranlarında aklına şaşıyorum sen sabretsen karın sabretmez karın sabretse oğlun sabretmez velhasıl bu teker mutlaka bir noktada patlak verecektir....
|