Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

Türkiye'de son 40 yılda Van Gölü'nün 3 katı, Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nün 25 katı oranında sulak alan yok olurken, kara yüzeyinin yüzde 90'ında çeşitli şiddetlerde

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Güncel Olaylar  »  Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

Cevap Yaz
 
LinkBack Konu Araçları Topiği Değerlendir Görünüş Şekli
  #1  
Eski 06-08-2007, 15:27
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Mekan: Istanbul
Blog Başlıkları: 243
Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

Türkiye'de son 40 yılda Van Gölü'nün 3 katı, Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nün 25 katı oranında sulak alan yok olurken, kara yüzeyinin yüzde 90'ında çeşitli şiddetlerde erozyon görülüyor ve verimli topraklar da hızla kaybediliyor.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye ve TEMA'dan alınan bilgilere göre, küresel ısınma ve bilinçsiz tarımsal sulama yüzünden Türkiye'nin sulak alanları ve birbirini tetikleyen sorunlar yüzünden verimli toprakları kaybediliyor.

Son 40 yıl ele alındığında 2,5 milyon hektarlık sulak alanın yarısı çeşitli nedenlerle yok oldu. Bazıları sinek üreten bataklık olduğu gerekçesiyle kurutuldu, bazıları besleyen kaynaklarının üzerine baraj ve gölet kurulması nedeniyle kurudu, birçoğu da tarımsal sulamaya esir düşerek haritadan silindi.

Türkiye'de kaybedilen sulak alanların boyutu küçümsenmeyecek kadar büyük... Yaklaşık 1 milyon 250 bin hektarlık kuruyan alan, Marmara Denizi'nin yüzölçümüne eşit. Sözkonusu kaybın Van Gölü'nün 3 katı, Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nün 25 katı, ülkenin en önemli göllerinden olan Tuz Gölü'nün ise 9 katından fazla olması dikkat çekiyor.

10 yıl önce 260 bin hektar olan Tuz Gölü'nün alanı bugün 130 bin hektara düşerken, giderek suyu azalan Beyşehir Gölü'nün önlem alınmazsa 3-5 yıl içinde bataklık haline geleceği belirtiliyor.

Nasreddin Hoca ile özdeşleşen, Türk kirazına kalite kazandıran, Akşehir Gölü ile beyaz kiraz üretiminde önemli rol oynayan Ereğli Sazlıkları kurudu. Ereğli'de sazlıkların kuruması yüzünden iklim bozuldu, meyve üretiminde kalite ve rekolte düştü.

5 MİLYON YILLIK GÜZELLİĞİ KAYBETTİK

''Dünyanın Nazar Boncuğu'' olarak nitelendirilen, 5 milyon yıl önce oluşan Meke Gölü, birkaç yıl içinde bataklık haline döndü. 5 milyon yıldır var olan güzellik birkaç yılda kaybedildi. Bunu gören yabancı turistler tepki gösteriyor ancak Konya Kapalı Havzası'nda 30 bin kaçak kuyudan su çekilerek gölün sonu getiriliyor.

Çok sayıda sulak alanın kuruduğu ülkenin yeraltı su seviyesinin yüzde 40'ını barındıran Konya Kapalı Havzası'nda tehlike daha ciddi boyutlara tırmanıyor. Son 20 yılda yeraltı su seviyesi alt havzalarına göre 20-40 metre azalan Konya Kapalı Havzası'nda, kuruyan sulak alanlarıyla yıllardır tehlike çanları çalıyor.

WWF'nin raporuna göre doğal kaynakları şu andaki hızında tüketilmeye devam edilirse, insanlığın 2050 yılında iki gezegene daha ihtiyacı olacak. Bu durum, biyolojik yenileme kapasitesinin yüzde 50 fazlasını tüketen Türkiye için daha büyük önem taşıyor. Çünkü Türkiye'de birbirini etkileyen sorunlar yüzünden sularla birlikte topraklar da kaybediliyor.

Türkiye'de her yıl tarım alanlarından 500 milyon ton, tüm ülke yüzeyinden 1,4 milyar ton verimli üst toprak erozyonla kaybedilirken, ülkenin erozyonla kaybettiği bu topraklar, 25 santimetre kalınlığında, yaklaşık 400 bin hektar genişliğinde bir araziye eşdeğer olarak tutuluyor.

Bitki örtüsü ve özellikle ormanların tahribi sonucu, toprak erozyonu ile her yıl 1 milyar 400 milyon ton toprak göllere, denizlere taşınarak ya da barajları doldurarak yitiriliyor.

Ülke topraklarımızın yüzde 90'ında çeşitli şiddetlerde erozyon yaşanıyor (yüzde 63'ünde çok şiddetli ve şiddetli görülüyor) ve bu durumun Avrupa'nın 17, Kuzey Amerika'nın 6 katı civarında olduğu belirtiliyor. Türkiye'de akarsularla birlikte alandan taşınan toprağın, ABD'nin 7, Avrupa'nın 17 ve Afrika'nın 22 katı daha fazla düzeyinde olduğu vurgulanıyor.

Fırat Nehri yılda 108 milyon ton, Yeşilırmak 55 milyon ton toprak taşırken, Keban Barajı'na 32 milyon, Karakaya Barajı'na 31 milyon ton toprak birikiyor. Bu birikme barajlardan faydalanmayı azaltıyor.Türkiye'nin topraklarının sadece yüzde 15'inin üstün verimli olduğunu bunların da giderek kaybedildiği belirtiliyor. Cumhuriyetin ilanından bu yana 44 milyon hektar mera alanı 12,3 milyon hektara kadar gerilerken, her yıl kaybedilen 1 milyar 400 milyon ton toprağın 500 milyon tonu tarım alanlarından gidiyor.

BÖYLE GİTMEMELİ

NASA'nın yaptığı araştırmaya göre, erozyonun şiddetlenerek devam etmesi ve etkili tedbirler alınmaması halinde Türkiye'nin büyük bir bölümü 2040 yılında çöl olacak.

Erozyonla baraj göllerinin dibine yığılan topraklar, barajların doğal ömrünü yüzde 50 oranında azaltabiliyor. Bunun sonucunda yüksek değerde hidrolojik enerji ve kullanma suyu kayıpları meydana geliyor.

Örneğin, dünya barajlarına erozyonla getirilip depolanan topraklar, enerji ve kullanma suyu bakımından yılda 6 milyar dolarlık bir zarara neden oluyor. Türkiye'de bunun tipik örneği Keban Barajı'nda görülüyor.

Türkiye'de 15 barajın (Altınapa, Bayındır, Buldan, Çaygören, Selevir, Çubuklu, Demirköprü, Hirfanlı, Karamanlı, Kartalkaya, Kemer, Kesikköprü, Seyhan, Sürgü, Yalvaç) ömürlerinin tahmin edilenden önce dolmuş ya da dolmak üzere olduğu vurgulanıyor. Bunlara ek olarak ülke ve bölge için büyük önem taşıyan Keban, Karakaya ve Atatürk barajlarında da tehlike çanları çalıyor.

GERİ KAZANMAK KOLAY OLMUYOR

Kaybedilen sulak alanlar ve verimli topraklar ekonomik açıdan büyük çapta zarara yol açarken, geri kazanımları kolay olmuyor.
Sulak alanları geri kazanmak, kuruyan gölleri eski haline getirmek için yüzlerce yıl gerekiyor. Örneğin Konya'da yeraltı su seviyesi giderek düşüyor. İçilebilir özellikteki temiz yeraltı suyu ile Tuz Gölü arasında kot farkı 15 metreye kadar indi.

Önceden 50 metrenin üzerindeki farkın 15 metreye kadar inmesi tehlikeyi beraberinde getiriyor. Böyle giderse 5-6 yıl sonra Tuz Gölü'nden yer altı suyuna doğru akış başlayacak ve temiz su tamamen bozulacak. Bu durumda da hayatın biteceği Konya Kapalı Havzası'nda yeraltı suyunun temizlenmesi için 1400 yıl gerekecek.

Aynı şekilde üretilemeyen bir kaynak olan verimli toprağın 1 santimetresi ortalama 500 yılda oluşuyor. Tarım yapılabilmesi için
gereken minimum 40 santimetrelik toprağın oluşması ise ortalama 20 bin yılda gerçekleşiyor.

1 ton buğday elde edilmesi için bin ton, 1 porsiyon bonfilenin yenecek halde sunulabilmesi için (hayvanın büyümesi, beslenmesi vb.) 9 bin 800 litre, 1 pilicin yenebilir hale gelmesi için 1200 litre, 1 kilo ekmek için 400-1200 litre suya gereksinimin duyulduğu günümüzde kaybedilen ülke suyu ve toprağı için harekete geçmenin önemine işaret ediliyor.
Yıllardır sulak alanların kuruduğu ülkede bilinçlenmenin, büyük kentlerde su kesintilerine gidilmesiyle başladığını belirten WWF-Türkiye ve Tema Vakfı yetkilileri, ''40 yılda 1,25 milyon hektar alanı kaybettik. Halen kayıplar sürüyor. Kişi başına düşen su azaldı, topraklarımız verimini kaybetti. Artık ülkede daha ciddi önlemlerin alınması gerekiyor'' dedi.

Sabah

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 06-08-2007, 15:29
nonexistence nickli Ayya$'ın avatarı
Earth Angel
 
Mekan: ankara
Blog Başlıkları: 20
Ynt: Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

gerçekten düşünülmesi bişeyler yapılması gerekiyor artık ...2040da ben 56 yaşında olcam belki türkiyeden gitcem belki ölcem ama , bizden sonrakiler napcak onu düşünmek lazım ...

the love of a martian

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 06-08-2007, 15:29
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Mekan: Istanbul
Blog Başlıkları: 243
Barajlarda su seviyeleri kritik

Türkiye'de etkili olan kuraklığa bağlı olarak bazı barajlarda su seviyesi kritik seviyeye inerken, bazı barajlarda su seviyesindeki düşüşe rağmen elektrik tüketimindeki artış nedeniyle üretim tam kapasite sürdürülüyor, bazı barajlarda da elektrik üretimi günlük tüketime bağlı olarak ayarlanıyor.

Kuraklık, Manisa'daki Demirköprü Hidroelektrik Santralinde enerji üretimini yarıya düşürdü.Demirköprü Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Uğur Cingi, toplam 69 megavatlık kapasiteye sahip tribünlerde yıllık 120 milyon kilovat saat enerji üretilebildiğini söyledi.

Barajdaki su miktarının alt seviyelere düşmesinin elektrik üretimini de etkilediğini ifade eden Cingi, normal şartlarda havzaya 500 milyon metreküp su akarken bu yıl su miktarının 170 milyon metreküp civarında kaldığını belirtti. Bu yıl en fazla 50 milyon kilovat saat enerji üretimi yapılabildiğini dile getiren Cingi, tarımsal sulama amaçlı bıraktıkları su miktarının da düştüğünü, su seviyesinde artış olmadığı takdirde gelecek yıl tarım amaçlı sulama yapamayacaklarını bildirdi.

''YAĞIŞLAR YÜZDE 55 ORANINDA DÜŞTÜ''

DSİ 2. Bölge Müdürü Ayhan Sarıyıldız da bölgedeki barajlardan bu yıl tarımsal sulamaya, geçen yılın yarısı oranında su verebildiklerini ifade etti. Bölgede Kestel ve Bergama dışında tüm barajların sulama sezonunu tamamlayarak, kapaklarını kapattığını ifade eden Sarıyıldız, şunları kaydetti:

''Bölgede geçen yıla göre yağışlar yüzde 55 oranında daha düşük oldu. Bu nedenle sulamayı kontrollü yapmak zorunda kaldık. Sulanmayan arazi kalmadı, ancak geçen yılın yarısı oranında su verebildik. Demirköprü Barajı yüzde 33, Sevişler yüzde 38, Marmara yüzde 32, Avşar yüzde 10, Buldan yüzde 6, Güzelhisar yüzde 58, Ürkmez yüzde 30, Seferihisar yüzde 13, Alaçatı yüzde 24, Balçova yüzde 37 ve Tahtalı yüzde 35 doluluk oranlarında seyrediyor. Bu yıl özellikle Bakırçay Ovası'na az su vermek zorunda kaldık. Bu ovayı besleyen Sevişler Barajı'ndan Soma Termik Santralinin soğutma suyunun sağlaması nedeniyle çok fazla su verilemedi'' dedi.

İzmir ve çevresine içme suyu sağlanan Tahtalı ve Balçova barajlarında durumun kritik olmadığını belirten Sarıyıldız, yağış dönemine kadar dayanacak ölçüde su bulunduğunu tahmin ettiklerini dile getirdi.

SU SEVİYESİNDEKİ DÜŞÜŞE RAĞMEN ÜRETİM TAM KAPASİTE

Elazığ'da, GAP Bölgesi içerisinde yer alan Keban Baraj Gölü'nde su
seviyesi, geçen yıla göre 5, Atatürk Baraj Gölü'nde ise 1 metre düştü. Karakaya Baraj Gölü'nde ise su seviyesinde herhangi bir değişiklik olmadı.

Türkiye Elektrik İletim AŞ yetkililerinden aldığı bilgiye
göre, Keban Baraj Gölü'nde geçen yıl 840.85 metre olan su seviyesi 835.81 metreye indi. Atatürk Barajı'nda geçen yıl 535.26 metre olan su seviyesi, bu yıl 534.16 metreye, Karakaya Barajı'nda ise geçen yıl 688.42 metre olan su seviyesi ise bu yıl 688.44 metreye düştü.
Yıllık elektrik üretim kapasitesi 10 milyar 800 milyon kilovatsaat olan Atatürk Barajı'nda elektrik üretimi için su kodunun 526 metre, yıllık elektrik üretim kapasitesi 7 milyar 500 milyon kilovatsaat olan Karakaya Barajı'nda elektrik üretimi için su kodunun 675 metre, yıllık elektrik üretim kapasitesi 6 milyar 600 milyon kilovatsaat olan Keban Barajı'nda ise elektrik üretimi için su kodunun 820 metre olması gerekiyor.
Keban Barajı Gölü'ne giren su miktarında düşüş olduğunu vurgulayan yetkililer, Atatürk ile Karakaya barajlarında elektrik üretimi yapılması için Keban Barajı'dan sürekli su verilmesi gerektiğini söylediler.
Yetkililer, özellikle yaz aylarında klima kullanımının artması yüzünden elektrik tüketiminin arttığını, bu yüzden de bu 3 barajın tam kapasiteyle çalıştığını ifade ettiler.

SAMSUN

Samsun'da, Altınkaya ile Hasan Uğurlu barajlarındaki su seviyeleri
mevsim normallerinin altında seyrediyor.

Bafra ilçesinde Kızılırmak üzerindeki 190 metre su koduna sahip
Altınkaya Barajı'nda su seviyesi halen 170.5 metre dolayında bulunuyor.
Yaklaşık 5 milyar 600 metreküp su depolama alanına sahip baraj gölünde mevsim normallerindeki su seviyelerinin 175 metre dolayında olduğunu belirten yetkililer, su seviyesinin normalin çok az altında olduğunu söylediler.

Elektrik üretiminde ise bir aksama olmadığını, yaklaşık 20 gündür
normalin üzerinde elektrik üretimi yapıldığını ifade eden yetkililer,
''Bu süre zarfında, üretim ortalamasının üzerine çıkıldı. Santralin
yıllık üretim kapasitesi 1.3 milyar kilovatsaat, yani günlük ortalama 3 milyon 560 bin kilovat saattir. Ama yaklaşık 20 gündür günde 4 milyon kilovat saat üretim yapılıyor. Sıcaklar nedeniyle elektrik tüketiminde de bir artış söz konusu. Tüketim arttığı için üretimi de artırdık'' diye konuştular.Altınkaya Barajı'nın hemen altında kurulu, 57.50 metre su koduna sahip Derbent Baraj Gölü'ndeki su seviyesinin kodu ise yaklaşık 55.5 metre dolayında bulunuyor.

Yetkililer, Derbent Barajı'ndaki su seviyesinin Altınkaya Barajı'ndan kontrollü su bırakılarak sağlandığını söylediler.Çarşamba ilçesinde Yeşilırmak üzerindeki 190 metre su koduna sahip Hasan Uğurlu Barajı'nda ise halen su seviyesi yaklaşık 158.5 metre dolayında bulunuyor.

Mevsim normallerinde yaklaşık 170 metre olan su seviyesinde bir düşüş görüldüğünü belirten yetkililer, Hasan Uğurlu'nun hemen altındaki Suat Uğurlu Baraj Gölü'ndeki su seviyesinin de Hasan Uğurlu Barajı'ndan salınan suyla kontrol altında tutulduğunu bildirdiler.

Yetkililer, üretim kapasitesi yıllık 1.2 milyar kilovatsaat olan Hasan
Uğurlu Barajı'nda günlük üretimin ortalama rakamlarda seyrettiğini
söylediler.

Su seviyelerindeki düşüşün elektrik üretiminde herhangi bir aksamaya neden olmadığını, elektrik üretiminin ihtiyaca göre yapıldığını kaydeden yetkililer, yıllık üretim hacmi yaklaşık 1.3 milyar kilovatsaat olan Altınkaya Barajı'ndaki elektrik üretiminin geçen yıl 711 milyon kilovatsaat olduğunu da ifade ettiler.

ESKİŞEHİR

Eskişehir'de kurulu 3 hidroelektrik santralinde su sıkıntısı bulunmuyor.
Sakarya Nehri üzerinde 1972 yılında hidroelektrik enerji üretimi
amacıyla inşa edilen Gökçekaya Barajı, 278 megavat kurulu güce sahip. Şu anda yüzde 83,5 doluluk oranına sahip barajda, ayda 3 milyon kilovat saat enerji üretiyor.

Yine Sakarya Nehri üzerinde 1999 yılında inşa edilen ve 37,8 megavatlık kurulu güce sahip Yenice Barajı ayda 750 bin, yılda da 121 milyon kilovat saat enerji üretiyor. Yenice Barajı şu anda yüzde 90 doluluk oranına sahip.

Beyköy Barajı da 16,8 megavat kurulu güce sahip. Kanal santrali
özelliğindeki baraj, aylık 400 bin kilovat saat, yılda da 87 milyon
kilovat saat enerji üretiyor.

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 07-08-2007, 11:00
Psychopath nickli Ayya$'ın avatarı
Ruh Hastassı
 
Mekan: Istanbul
Ynt: Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

Ben bu sürenin daha da kısalacağını düşünüyorum.Çünkü ne halk ne de üreticiler gelecek için telaşlanmıyor ve önlem almayı düşünmüyor.Çok hızlı bir biçimde Dünya'nın sonunu getiriyoruz...

Sessizlik Gürültüdür...

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Eski 07-08-2007, 14:23
gevezeus nickli Ayya$'ın avatarı
Dumanaltı
 
Ynt: Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

Çeşmelerimizden boşa akıttığımız suları geçtimde nehirlerimizden ırmaklarımızdan boşa akıp gidenleri ne yapmalı acaba.

Sıkılmaktan bile sıkıldım

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Eski 09-08-2007, 16:27
ansaneri nickli Ayya$'ın avatarı
Vasıflı Deli
 
Mekan: trabzon
Blog Başlıkları: 52
Ynt: Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

2050 itibariyle artık su savaşlarının başlayacağı neredeyse 40 yıldır söyleniyor (bizim memlekette değil tabi)..sorunun başka bir yönü de insanlar için felaket olan bu durumun küresel şirketler için bir nimet olması..Cola Turkuaz'ı Nestle de Purelife'ı piyasaya sunuyorsa bi bildikleri vardır..çeşitli Asya ülkelerindeki süt tozu tekelleşmesi sorunu örnek teşkil edebilir..süt tozu tekellerinin baskılarıyla çıkan yasalar sonucu 1 milyon çocuk yetersiz beslenme sonucu ya öldü ya da ölümle burun buruna geldi..su sorunu da farklı bir yöne doğru gitmemekte..parası olan için zaten bir problem yok..hastalıklarla uğraşacak olanlar yine yoksullar olacak.Çin'in komunist zamanlarında bazı bölgelerde kullanılmış su satarlardı..satın alınan su ile önce aile babası sonra da geri kalan aile üyeleri yıkanırdı..su tasarrufu diye daha şimdiden başladıklarına göre bu örnek de listenin bir yerinde yer almaktadır..insanlar şöyle bir düşünüp bu kargaşayı düzeltecek zihniyet değişikliğine gitmedikçe köprünün altından zor su akar..

Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #7  
Eski 09-08-2007, 18:33
gudem nickli Ayya$'ın avatarı
özgürlük?nereye kadar?
 
Mekan: aydın
Blog Başlıkları: 5
Ynt: Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

büyük menderesin kuruduğuna şahit oluyoruz burada..çok kısa bir süre pamuk tarımı için kapaklar açıldı belli bi seviyede su verildi ancak şu an yine su seviyesi sıfır....yani ege bölgesi de çok büyük bir kayıp içinde ama kimsenin tedbir almaya çalıştığınız göremiyorum.bölgedeki tek olumlu çalışma söke bağarası yolundaki su arıtma tesisi...daha da çoğaltılması en büyük yatırımlardan birisi olacaktır

İnsanlığın üç devri;
Taş devri,
Tunç devri,
Utanç devri....

cHiLaMuRé

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #8  
Eski 10-08-2007, 00:21
Thunderpeak nickli Ayya$'ın avatarı
Hyborian
 
Mekan: Cimmeria
Blog Başlıkları: 97
Ynt: Türkiye 2040'da Çöle Dönecek

Alıntı: nonexistence Mesaja Bak

gerçekten düşünülmesi bişeyler yapılması gerekiyor artık ...2040da ben 56 yaşında olcam belki türkiyeden gitcem belki ölcem ama , bizden sonrakiler napcak onu düşünmek lazım ...

biraz alakasız olacak ama gene de ilgili, bundan 33 yıl sonrasına kadar gelişecek tıbla sen 56 yaşındayken seni 30-40-50 yıl daha yaşatabilecek teknolojiye sahip olacaklar, dolayısıyla bu zaman zarfında sadece Türkiye değil, her yerde baş gösteren bir kuraklık ve çölleşme yaşanacak. Bu nedenle de, sana hak veriyorum elbette bizden sonrakiler için, ama biz kendimiziçin de birşeyler yapmalıyız. Türkiyeden gitsek bile başka yerlerde bunun yaşanmayacağı garantisi var mı? Bazı İskandinav ülkeleri toplu yok oluşa karşı şimdiden depolara tohumlar saklamaya başladılar. Böylece biz yok olsak bile dünya devam edebilsin, yada sağ kurtulanlar olursa onlara yardım etsin amacını taşıyorlar. Yani gidişimiz öylesine dengesiz ki insanı yaşatacak herşeyi bulup, onun yaşamasını sağlayacak çevreyi yok ediyoruz. Bunu da insan olarak biz yapıyoruz. Kendim ettim, kendim buldum.

Between the time when the oceans drank Atlantis, and the rise of the sons of Aryas, there was an age undreamed of. And unto this, Conan, destined to wear the jeweled crown of Aquilonia upon a troubled brow. It is I, his chronicler, who alone can tell thee of his saga.

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
2040da, cole, donecek, turkiye

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
Türkiye EMPAX Beyin Fırtınası 36 18-11-2006 06:12
Korsan’a Karşı Büyük Ödül Türkiye’nin, BSA Türkiye emrealizm High Tech 5 19-09-2006 13:36
yer:türkiye :) breaker Road Trip 10 23-01-2006 14:12
Türkiye Rekorları nocturnal_escapism Road Trip 32 11-07-2004 16:23
türkiye Gorgoroth Beyin Fırtınası 2 30-04-2004 21:00