#1
Sound_Of_Silence
-- kleitus --
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 124
Sanal müze
-- kleitus --
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 124
Sanal müze
Galip Paşa’nın cinsel temalı şiirleri artık Türkçe
Galip Paşa’nın cinsel temalı şiirleri artık Türkçe
Türk Galip Paşa’nın 19. yüzyılda yazdığı “Mutayebat-ı Türkiyye- Türçe Eğlencelikler” ilk kez tam metin olarak Osmanlıca’dan Türkçe’ye çevrildi.
Alt-Üst yayınlarından çıkan kitapta Türk Galip Paşa, kendi dönemindeki erkek cinsellik anlayışıyla dalgasını geçiyor.
Paşa, cinsel temalı, komik, zaman zaman hicivlerle örülü 81 gazelini topladığı eserinde, hem toplumun kendi dönemindeki erkek cinsellik anlayışıyla dalgasını geçiyor, hem de erkeklerin cinselliğe bakışı ile cinsel iktidarın kurulma pratiklerini detaylarıyla anlatıyor. Paşa, cinselliğin “yaşama sevinci veren” yönünü öne çıkarması ile de dikkat çekiyor.
KASTAMONU DELİKANLISI HİMMET, KADINI KEZİBAN...
Galip Paşa’nın şiirlerinde erkeği Kastamonu delikanlısı Himmet, kadını Keziban temsil ediyor. Paşa, bazen bizzat kendisi araya girerek, bazen de muhtarı, muhtarın oğlunu, köy hocasını, emmiyi, yenge kadını da işin içine sokarak 19. yüzyıl Anadolu’sunun cinsel geleneklerini renkli bir biçimde sergiliyor. O dönemde “muzır” ne kavram, ne de yasa olarak varolmadığı için Türk Galip herşeyi apaçık, kelimesi kelimesine, hiç çekinmeden yazmış.
Paşa’nın deyimiyle cinsellik temasının “yaşı kurusu”, “en ayıbı, en oturaklısı”, Mutayebat-ı Türkiyye’nin sayfaları arasında yer buluyor. Şiirlerin sunuş bölümünde Paşa “kaba Türkçe” ile yazdığını belirterek şöyle diyor: “Şiirlerime Türk usulü garip bir külah giydirerek yeni bir tarzda meydana çıktım ve yine bir destana girdim. Eğlence arasında cüret diliyle yüze çarpılan ayıplardan dolayı ortaya çıkacak günahların affını tanrının uçsuz bucaksız bağışlama denizine salıp gönderiyor acizane bu derme çatma gazelleri gözler önüne koyuyor, saygıdeğer okuyucularımın insaf dolu anlayışlarına sığınıyorum”.
Edebiyatı “edep”le karıştıran bakış açısı nedeniyle Mutayebat-ı Türkiyye bir buçuk asır gibi uzun bir zaman boyunca karanlıkta kalmış, tam metin olarak okuyucu ile buluşamamış.
ABDÜLAZİZ’E İTHAF ETMİŞ
Galip Paşa bu küçük şiir kitabını dönemin hükümdarı Abdülaziz’e ithaf etmekten geri durmamış. Yazıldığı zamanlarda Mutayebat-ı Türkiyye, çok az sayıda yayınlanmış, taş baskıları yapılmış ancak üzerine ne tarih ne de basıldığı yer kaydı koyulmamış. Bugün bile kütüphanelerde nadir olarak bulunabilen bir eser olma özelliğini koruyor.
Kitabı yayına hazırlayan Filiz Bingölçe, kitapla ilgili şu bilgileri veriyor:
“ESER ERKEK OKUYUCULAR İÇİN YAZILMIŞ”
Mutayebat-ı Türkiyye, özellikle benim gibi kaba dil araştırmaları yapan biri için fazlasıyla dikkate değer bir eser hatta kaynak mertebesinde. Argonun ve küfürün mizahla buluştuğu noktada yer alıyor, şen şakrak bir iplerinden kopuşu dillendiriyor.
Şüphesiz her eser kendi çağı ile ve kendi bağlamıyla birlikte değerlendirilmeli. Eserin erkek okuyucular için yazıldığına şüphe yok. Üstelik eğitimli bir okur kesimince yazıldığı günden beri çokça okunmuş olduğu da kesin. O nedenle belli bir kesimin değer yargılarını yansıttığı söylenebilir. Galip Paşa’nın zamanında müstehcenin sınırları bugünkü gibi çizilmemiş, yasalar onu “perdelemeye” zorlamamış olduğu için bedenin alt kesitine ilişkin her organ işleviyle birlikte adlı adınca kitapta yer bulmuş.
Gazellerde zevk peşinde koşan bir erkek bedeninin komik hikayesi anlatılıyor. Anlatılan erkek bedeni bugün bizim anladığımız kavramlarla örülmüş, çağdaş beden değil elbet. Ne ‘mahrem’ kavramı bizimkine benziyor ne de ‘ayıp’ kavramı. Onun için röntgencilik ya da pornografi gibi kavramlar da yok.
PAŞANIN ŞİİRLERİNDEKİ BENZETMELER
Galip Paşa’nın şiirleri tamamen erkek cinsel organı çevresinde dönen şiirler. Şairin dünyasında kadın en fazla yiyeceklere benzetiliyor. Teninin keşten yani peynirden daha ak, kollarının dolma kabak, yanağının elma, dudağının pekmez, bal, pestil olduğu söyleniyor.
Cinsel organlar da Paşa’nın kaleminde türlü adlar alıyor. Vajina için “han, orman, kutu, ıssı dam (hamam), pambuk tulumu, merek (samanlık), gül, faraş, çamçak, külhan” sözcükleri tercih edilirken penis içinse “çam, direk, öküzün ön kolu, koca direk, kalın, göl kabağı, dikilir taş, kıllı, tokmak, köpek ağzındaki bardak” gibi adlar kullanıyor.
.
bak sevdügümün govdesü keşden daha akdur
kendü yuvalakdu
gor benlerünü gap gara say ki bi budakdu
kökden pıtırakdu
gollarunu şöyle yuduv tolma gabakdu
çok ganu sıcakdu
gun yüzlü kömür gozlü gozel dün bana bakdu
meylim ana akdu
Not: Mutayebat; güzellemeler, taşlamalar, iğnelemeler, eğlenceler, şakalar, yarenlikler demek.
Kaynak
Türk Galip Paşa’nın 19. yüzyılda yazdığı “Mutayebat-ı Türkiyye- Türçe Eğlencelikler” ilk kez tam metin olarak Osmanlıca’dan Türkçe’ye çevrildi.
Alt-Üst yayınlarından çıkan kitapta Türk Galip Paşa, kendi dönemindeki erkek cinsellik anlayışıyla dalgasını geçiyor.
Paşa, cinsel temalı, komik, zaman zaman hicivlerle örülü 81 gazelini topladığı eserinde, hem toplumun kendi dönemindeki erkek cinsellik anlayışıyla dalgasını geçiyor, hem de erkeklerin cinselliğe bakışı ile cinsel iktidarın kurulma pratiklerini detaylarıyla anlatıyor. Paşa, cinselliğin “yaşama sevinci veren” yönünü öne çıkarması ile de dikkat çekiyor.
KASTAMONU DELİKANLISI HİMMET, KADINI KEZİBAN...
Galip Paşa’nın şiirlerinde erkeği Kastamonu delikanlısı Himmet, kadını Keziban temsil ediyor. Paşa, bazen bizzat kendisi araya girerek, bazen de muhtarı, muhtarın oğlunu, köy hocasını, emmiyi, yenge kadını da işin içine sokarak 19. yüzyıl Anadolu’sunun cinsel geleneklerini renkli bir biçimde sergiliyor. O dönemde “muzır” ne kavram, ne de yasa olarak varolmadığı için Türk Galip herşeyi apaçık, kelimesi kelimesine, hiç çekinmeden yazmış.
Paşa’nın deyimiyle cinsellik temasının “yaşı kurusu”, “en ayıbı, en oturaklısı”, Mutayebat-ı Türkiyye’nin sayfaları arasında yer buluyor. Şiirlerin sunuş bölümünde Paşa “kaba Türkçe” ile yazdığını belirterek şöyle diyor: “Şiirlerime Türk usulü garip bir külah giydirerek yeni bir tarzda meydana çıktım ve yine bir destana girdim. Eğlence arasında cüret diliyle yüze çarpılan ayıplardan dolayı ortaya çıkacak günahların affını tanrının uçsuz bucaksız bağışlama denizine salıp gönderiyor acizane bu derme çatma gazelleri gözler önüne koyuyor, saygıdeğer okuyucularımın insaf dolu anlayışlarına sığınıyorum”.
Edebiyatı “edep”le karıştıran bakış açısı nedeniyle Mutayebat-ı Türkiyye bir buçuk asır gibi uzun bir zaman boyunca karanlıkta kalmış, tam metin olarak okuyucu ile buluşamamış.
ABDÜLAZİZ’E İTHAF ETMİŞ
Galip Paşa bu küçük şiir kitabını dönemin hükümdarı Abdülaziz’e ithaf etmekten geri durmamış. Yazıldığı zamanlarda Mutayebat-ı Türkiyye, çok az sayıda yayınlanmış, taş baskıları yapılmış ancak üzerine ne tarih ne de basıldığı yer kaydı koyulmamış. Bugün bile kütüphanelerde nadir olarak bulunabilen bir eser olma özelliğini koruyor.
Kitabı yayına hazırlayan Filiz Bingölçe, kitapla ilgili şu bilgileri veriyor:
“ESER ERKEK OKUYUCULAR İÇİN YAZILMIŞ”
Mutayebat-ı Türkiyye, özellikle benim gibi kaba dil araştırmaları yapan biri için fazlasıyla dikkate değer bir eser hatta kaynak mertebesinde. Argonun ve küfürün mizahla buluştuğu noktada yer alıyor, şen şakrak bir iplerinden kopuşu dillendiriyor.
Şüphesiz her eser kendi çağı ile ve kendi bağlamıyla birlikte değerlendirilmeli. Eserin erkek okuyucular için yazıldığına şüphe yok. Üstelik eğitimli bir okur kesimince yazıldığı günden beri çokça okunmuş olduğu da kesin. O nedenle belli bir kesimin değer yargılarını yansıttığı söylenebilir. Galip Paşa’nın zamanında müstehcenin sınırları bugünkü gibi çizilmemiş, yasalar onu “perdelemeye” zorlamamış olduğu için bedenin alt kesitine ilişkin her organ işleviyle birlikte adlı adınca kitapta yer bulmuş.
Gazellerde zevk peşinde koşan bir erkek bedeninin komik hikayesi anlatılıyor. Anlatılan erkek bedeni bugün bizim anladığımız kavramlarla örülmüş, çağdaş beden değil elbet. Ne ‘mahrem’ kavramı bizimkine benziyor ne de ‘ayıp’ kavramı. Onun için röntgencilik ya da pornografi gibi kavramlar da yok.
PAŞANIN ŞİİRLERİNDEKİ BENZETMELER
Galip Paşa’nın şiirleri tamamen erkek cinsel organı çevresinde dönen şiirler. Şairin dünyasında kadın en fazla yiyeceklere benzetiliyor. Teninin keşten yani peynirden daha ak, kollarının dolma kabak, yanağının elma, dudağının pekmez, bal, pestil olduğu söyleniyor.
Cinsel organlar da Paşa’nın kaleminde türlü adlar alıyor. Vajina için “han, orman, kutu, ıssı dam (hamam), pambuk tulumu, merek (samanlık), gül, faraş, çamçak, külhan” sözcükleri tercih edilirken penis içinse “çam, direk, öküzün ön kolu, koca direk, kalın, göl kabağı, dikilir taş, kıllı, tokmak, köpek ağzındaki bardak” gibi adlar kullanıyor.
.
bak sevdügümün govdesü keşden daha akdur
kendü yuvalakdu
gor benlerünü gap gara say ki bi budakdu
kökden pıtırakdu
gollarunu şöyle yuduv tolma gabakdu
çok ganu sıcakdu
gun yüzlü kömür gozlü gozel dün bana bakdu
meylim ana akdu
Not: Mutayebat; güzellemeler, taşlamalar, iğnelemeler, eğlenceler, şakalar, yarenlikler demek.
Kaynak
![]()
Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?
#2
Ynt: Galip Paşa’nın cinsel temalı şiirleri artık Türkçe
Yaratıcı Bi Şiir
| |











Benzer Başlıklar
Narnia’da aslana Türkçe ‘Aslan’ ismi Narnia’da aslana Türkçe ‘Aslan’ ismi İngiltere’de iki haftadır bir numara olan ve ülkede Türk...
Türkiye’de 7 milyon cinsel mutsuz var Aile Sağlığı Araştırma Derneği (ASAD) Başkanı, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji ABD Androloji Bilim...
Davud’un cinsel organı korkudan orantısızmış Michelangelo’nun sanat şahaseri Davud heykelinin erkeklik organının niye çok küçük olduğu bilimsel...
Tosun paşa Çinli bir grup filmin müziğini coverlamış. Kulaklarıma...
İstanbul’da taksiler artık denize iniyor İstanbul’un yeni Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın seçimlerde sık sık dile getirdiği deniz taksisi...