1. Giriş Avian influenza, halk arasında tavuk vebası veya kuş gribi olarak da bilinen, influenza A grubu virüslerin neden olduğu, kanatlı hayvanlarda solunum ve sinir sistemine ait belirtilerle birlikte yüksek
|
#1
|
||||
|
||||
|
Avian İnfluenza (Tavuk Vebası, Kuş Gribi)
1. Giriş
Avian influenza, halk arasında tavuk vebası veya kuş gribi olarak da bilinen, influenza A grubu virüslerin neden olduğu, kanatlı hayvanlarda solunum ve sinir sistemine ait belirtilerle birlikte yüksek morbidite ve mortalite hızı ile seyreden akut kontagiyöz bir hastalıktır. Hastalık çok büyük ekonomik kayıplara yol açmaktadır. İnfluenza virüsünün A, B, C olmak üzere antijenik tipleri mevcut olup, B ve C antijenik tipinin sadece insanlarda hastalık oluşturduğu, A tipinin ise kanatlılarda solunum ve sinir sistemine ait belirtilerle karakterize avian influenza (Tavuk vebası) hastalığına sebep olduğu bilinmektedir. Avian influenza, Ortomyxoviridae ailesinden influenza grubuna ait RNA genetik materyali bulunan influenza A virüsüdür. Patojenitelerine göre değişmekle birlikte, kanatlı hayvan türlerinden izole edilen bir çok serotip bulunmaktadır; bilinen 15 farklı Hemaglutinin (HA) ve 9 farklı Neurominidase (NA) tipinin varlığı söz konusudur. Bilinen bütün yüksek patojeniteli epidemilerin İnfluenza A virüsünün H5 ve H7 tiplerinden kaynaklandığı bildirilmektedir. 2. Bulaşma ve Epidemiyolojik Bilgiler Virüsün hava yolu ile taşınması bir kaç kilometre ile sınırlıdır. Ayrıca hastalık böcekler, kan emici sinekler ve kemiriciler vasıtasıyla enfekte hayvanlardan duyarlı olan hayvanlara mekanik olarak bulaştırabilmektedir. Kuluçka süresi birkaç saat ile 2-3 gün arasında değişebilmektedir. Avian influenza 100 yıl önce ilk olarak İtalya’da tanımlanan ve dünyanın değişik yerlerinde de zaman zaman epidemiler şeklinde ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastalığın doğal saklayıcısının göçmen su kuşları -özellikle yaban ördekleri- olduğu belirtilmektedir. Virüsün saklayıcıları enfeksiyona dirençlidir; ancak, diğer kuşlar duyarlıdır. Evcil kanatlı hayvanlardan tavuklar ve hindiler hastalığa oldukça duyarlı olup, bu hayvanlarda hızlı fatalite ile seyreden epidemiler şeklinde otaya çıkmaktadır. Hastalığın horizantal bulaşması (yatay bulaşma, hayvandan hayvana bulaşma) çok rastlanan bulaşma şeklidir. Vertikal bulaşma (dikey bulaşma, tavuktan yumurta yoluyla civcive geçiş) ile ilgili kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Enfekte hayvanlardan elde edilen yumurtaların kabuklarında etkenin varlığı belirlenmiştir. Hastalık kanatlılarda hafif bir hastalık tablosu şeklinde veya yüksek bulaşıcılık ve hızlı fatalite gösteren ciddî epidemiler halinde karşımıza çıkmaktadır. Hastalık etkeni enfekte hayvanlarla doğrudan veya dolaylı olarak temasta bulunan evcil kümes hayvanlarına bulaşmakta ve bu hayvanlar da şiddetli salgınlara sebep olabilmektedir. Hastalıkta morbidite ve mortalite(ölüm) hızları % 100’dür. Kuş ithalat ve ihracatlarının hastalığın epidemisinde önemli yeri bulunmaktadır. Hayvan sirkülasyonlarıyla virüsler büyük bir alana yayılmaktadır. Son yapılan araştırmalar, virüsün esasen düşük patojeniteye sahip olduğu, ancak kanatlı popülâsyonu arasındaki kısa süreli dolaşımı ile mutasyona uğrayarak yüksek patojenite kazandığı merkezindedir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) 1983-1984 epidemisinde H5N2 virüsü başlangıçta düşük bir mortalite hızına sahipken, altı ayda yüksek bir patojenite kazanarak yaklaşık % 90’larda seyreden bir mortalite hızına ulaşmıştır. Bu epidemide, kontrol için ABD’de yaklaşık 65 milyon dolar değerindeki 17 milyon kanatlı hayvan itlaf edilmiştir. İtalya’daki 1999-2001 H7N1 influenza A alt tip epidemisinde de başlangıçta düşük patojenite gösteren virüs, 9 ay içinde mutasyona uğrayarak yüksek patojenite kazanmıştır. Bu epidemide de yine 13 milyon kanatlı hayvanın bir kısmı ölmüş, bir kısmı da itlaf edilmiştir. Enfekte çiftliklerin karantinaya alınması ve etkene bir maruziyetin söz konusu olduğu sürülerin itlafı ile standart kontrol metotlarının uygulanması hastalığın yayılmasını engellemek için gereklidir. İnfluenza A yüksek bulaşıcılığı yanında çiftlikler arasında araç-gereç, yiyecek, kafes, elbise veya diğer ekipmanlarla kolayca taşınabilmektedir. Yüksek patojeniteli virüsler, özellikle çevre ısısının düşük olduğu yerlerde, uzun süre canlı kalabilirler. Bu nedenle korunma yöntemlerinin ve iyi bir sürveyans sisteminin uygulanmaması durumunda epidemiler yıllarca sürebilir. Örneğin, Meksika’da 1992 yılında görülen H5N2 epidemisi düşük bir patojenite ile başlamış ve mutasyonla fatal bir karakter kazandığından 1995 yılına kadar kontrol altına alınamamıştır. Bütün influenza A tipleri konağın bağışıklık sistemine iyi adapte olmaları ve genetik değişime uğramaları nedeniyle insanlarda düzenli mevsimsel epidemilere yol açmaktadır. Avian influenza virüsünün normalde kuşlar ve domuzlar dışındaki türlerde hastalık yapmadığı bildirilmekle beraber, 1997 yılında Hong Kong’da kümes hayvanlarında meydana gelen ve virüsün H5N1 serotipinin sebep olduğu salgında 18 kişide şiddetli solunum yolu enfeksiyonu belirlendiği, bunlardan 6 kişinin öldüğü ve etkenin de kümes hayvanlarında salgına neden olan etkenle aynı olduğu ilk defa bildirilmiştir. Yapılan araştırmalarda da bu kişilerin enfekte kümes hayvanlarıyla çok sıkı temasta olduğu anlaşılmıştır. Yapılan genetik mahiyetli çalışmalar insanlarda görülen hastalığın kanatlı hayvanlarda görülenler ile bir benzerlik gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu vakalar ile Hong Kong’daki kanatlı hayvanlarda görülen influenza arasında bir koinsidanstan bahsedilmektedir. Hong Kong’daki bu epidemide bir buçuk milyon kanatlı hayvanın itlafı ile gerekli önlemlerin alınması hastalığın insanlara geçişini ve büyük bir pandeminin ortaya çıkmasını önlemiştir. Hong Kong’da 2003 yılı Şubat ayında biri ölümle seyrede avian influenza H5N7 alt tipli 2 vaka görülmüştür. Bu vakaların Güney Çin’e seyahat ettiği hikâyesinin olduğu bildirilmiştir. Şubat 2003’te Hollanda’da yüksek patojeniteye sahip H7N7 alt tipinin sebep olduğu epidemide, bir veteriner hekimin ölümünün ve 83 hafif hastalık tablosunun görüldüğü vakalar bildirilmiştir. Yine Hong Kong’da 1999 yılında H9N2 alt tipine bağlı hafif seyirli iki vaka, 2003 yılı Aralık ayı ortalarında da hafif seyirli bir vaka bildirilmiştir. H9N2 alt tipi kanatlı hayvanlarda yüksek patojeniteli bir seyir göstermemektedir. Vietnam’ın kuzeyinde 2004 yılı Ocak ayında ciddi şiddetli solunum yolu enfeksiyonu ile seyreden bazı vakalar görülmüş ve yapılan laboratuvar incelemelerinde etkenin avian influenza A H5N1 olduğu belirlenmiştir. Avian influenza virüsünün, mutasyonla insanlara yönelik olarak da patojenite kazanabileceği ve salgınlara yol açabileceği ifade edilen bilgiler arasındadır. Hastalığın insanlara bulaşması, enfekte hayvanlara veya enfekte hayvanların dışkı, burun salgıları vb. materyalleri ile kontamine olmuş yüzeylere temas sonucu ya da kontamine materyallerden havaya karışan virüslerin solunması ile olabileceği belirtilmektedir. İnsandan insana bulaşmanın olmadığı virüsün, mutasyonla bu karaktere de sahip olabileceği ifade edilmektedir. İnsanlardaki influenza A H5N1 serotipinin neden olduğu enfeksiyonlarda ateş, boğaz ağrısı, öksürük, solunum güçlüğü ve viral pnömoni gibi solunum sistemine ait belirtiler görülmektedir. Avian influenzanın alt tiplerinden H5N1, hızlı bir şekilde mutasyona uğraması ve diğer türler için enfekte edici nitelik kazanması nedeniyle daha ciddî görülmektedir. Hayatta kalan enfekte kuşlar dışkı ve ağız salgılarıyla en az 10 gün süreyle virüsü çıkarırlar. Bu durum, hayvan satışları ve göçmen kuşlar vasıtasıyla virüsün yayılmasına kaynak teşkil etmektedir. H5N1 yüksek patojeniteli epidemilerin kaynağıdır. Aralık 2003 ortalarında Kore’de ve diğer Asya ülkelerinde özellikle halk sağlığını tehdit eden etken olmuştur. H5N1 alt tipi 1997 yılında insanları direkt enfekte etmiş ve 2004 yılı Ocak Ayı’nda tekrar ortaya çıkmıştır. Bu yönüyle H5N1 alt tipi insanlar için daha büyük bir tehdit unsuru olarak görülmektedir. Aralık 2003’ten bugüne kadar belirtilen alt tipin sebep olduğu vaka ve ölüm sayıları, 10.03.2004 itibariyle, Tayland’da 11 vaka, 7 ölüm, Vietnam’da ise 22 vaka 15 ölüm şeklindedir. Bu yılın başlarında ABD’ de görülen salgının etkeni avian influenza A’nın H5N2 serotipi olarak belirlenmiş, ancak, bunun Asya’da görülen serotiple bir bağlantısının olmadığı bildirilmiştir. 3. Tanı İnfluenza tanısı için hızlı ve güvenilir test metotları mevcuttur. Ülkemizde de gerek veteriner araştırma enstitüleri gerekse Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Laboratuvarlarının lüzumu halinde icap eden çalışmaları yapabilecek alt yapıları bulunmaktadır. 4. Korunma ve Kontrol Kanatlılarda hastalığın belirlenmesi halinde yetkili otoriteler gerekli önlemleri almalı ve ilgili mevzuatı gereği karantina, itlaf ve dezenfeksiyon uygulamalarını eksiksiz yerine getirmelidir. Ülkemizde bu alandaki hizmetler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Elde edilen bilgiler, hastalığın insanlardaki şeklinin, özellikle hastalığın görüldüğü çiftliklerle alakalı olduğunu gösterdiğinden, tavuk çiftliklerinde çalışanların korunma önlemlerini uygulamaları (eldiven, maske, kişisel hijyen vb.) sağlanmalı, bu kişiler hastalıkla ilgili olarak bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmelidir. Ayrıca, etkene bir maruziyetin söz konusu olması halinde, mevcutsa etkili antiviral ilâçlarla profilaksi yoluna gidilebileceği de ifade edilmektedir. Virüsün, 56 °C’de 3 saate veya 60 °C’de 30 dakikada öldüğü bildirilirken, formalin ve iyot bileşiklerine de duyarlı olduğu belirtilmektedir. Ayrıca virüs, kontamine gübrede düşük ısılarda en az 3 ay canlı kalabilirken, suda 22 °C’de 4 gün, 0 °C’de ise 30 gün canlılığını sürdürebilmektedir. Hastalığın görüldüğü ülkelere seyahat edenler enfekte tavuk çitliklerinden uzak durmalı ve iyi piştiğinden emin oldukları kanatlı etleri ile yumurtaları tüketmelidirler. Kişisel hijyene de gerekli önem verilmeli, eller sık sık sabun ve bol su ile iyice yıkanmalıdır. Bunların yanı sıra, hastalığın görüldüğü ülkelere seyahat edenler, dönüşlerinde 7-10 gün içinde ateş ve solunum sistemine ait belirtilerin görülmesi halinde hekime başvurmalıdırlar. 5. Tavuk Vebası İle İlgili Ülkemizde Yapılan Uygulamalar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından, kanatlılarda söz konusu hastalıkla ilgili bir çalışma yapılmış ve hastalığın ülkemizde olmadığı belirlenmiş olup, keyfiyet Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisine (OİE) bildirilmiştir. Ayrıca, hayvanlarda söz konusu hastalığa karşı mücadele ve alınacak önlemlere ilişkin hususlar, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Yönetmeliği ve bu Yönetmeliğe bağlı olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yayımlanan Tavuk Vebası Hastalığına (Avian İnfluenza) Karşı Korunma ve Mücadele Talimatnamesi ile düzenlenmiştir. Söz konusu Talimatnamede, hastalıkla ilgili bilgilerden teşhis yöntemlerine, numune gönderme şekillerinden korunma ve kontrol önlemlerine kadar bütün bilgiler geniş bir şekilde yer almıştır. Bunların yanı sıra Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünce hastalığın görüldüğü ülkelere seyahat edenlere gerekli uyarılar yapılmakta ve bu ülkelerden dönen kişilerin ülkemize girişlerinde avian influenza yönünden muayenelerinin yapılması sağlanmaktadır. 09.10.2005 Kaynak [I][SIZE="1"]..i used to be schizophrenic, but we're ok now..[/SIZE][/I] |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Şimdilerde TV'lerde kısa kısa bilgiler veriyorlar ama maalesef bunun için çocukların ölmesi lazımmış :(
[COLOR="RoyalBlue"] Aşk, alkolü en bol olan duygudur.[/COLOR] |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Bu virüs keşke daha farklı belirtiler gösterse . 1 ay önce bronşittim ve zatürüyeye çevirmek üzereydi şimdi olsa aha kuş gribi oldum diye paranoya yapardım veya yarın grip olsam yine yaparım. Üşüten herkeste -ulen acaba? diye aklının ucundan geçiriyodur çünkü öksürüklü ateşli bir grip nasıl oluyosa kuş gribindede aynısı oluyomuş.
Oh , Yeah ? |
|
#5
|
||||
|
||||
|
-epidemi: salgın hastalık
-fatal: ölümcül -mortalite: ölümcül -patojen: hastalık oluşturan -sürveyans: Sağlık kuruluşlarında sahadan verinin toplanması, analizi, bildirim ve geri bildirim sistemine süreveyans sistemi adı verilmektedir. -Sürveyans sisteminin bir diğer adı ise “rutin bilgi toplama sistemi” dir. Bilenler bunlarıda yazarsa iyi olur, yazıyı daha iyi anlayabiliriz. koinsidans: bulunamadı kontamine: bulunamadı serotipi: bulunamadı(anladığım kadarıyla hastalığın bir türü) morbidite: bulunamadı "Güzel bir gün ve ben yaşıyorum." Oğuz Atay |
|
#6
|
||||
|
||||
|
koinsidans : rastlantısal olması lazım.
People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
akut: ani, çabuk, ilerleyen.
morbidite: hastalığın görülme oranı. kontagiyöz: bulaşıcı. antijenik: antijen özelliğine sahip. antijen: uygun koşullarda kendine özgü bağışık yanıt oluşturma yeteneği olan ve bu yanıtın ürünleri ile reaksiyona girebilen herhangi bir madde. patojenite: bir mikroorganizmanın hastalığa sebep olma yeteneği. serotip: mikroorganizmanın, antijenik olarak ayrı bir alt tipi. epidemiyoloji: sağlık olaylarının kökenlerini açıklamayı ve en uygun tanı-tedavi yöntemlerinin araştırılmasını amaç edinen objektif çalışmalara özgü akıl yürütme düzeni ve yöntemi. fatalite: ölümcül. sürveyans: bilgi toplama. (survey) koinsidans: rastlantı, tesadüf. (coincidence) pandemi: salgın bir hastalığın kıta düzeyinde çok geniş bir alana yayılmasına verilen isim. aynı zamanda bir çok ülkede olan salgın, kıtalararası salgın. kontamine: bulaşmış olan. pnömoni: akciğer iltihabı. profilaksi: hastalıktan koruyucu tedavi. kaynak: http://www.hekimce.com/ http://www.tipterimleri.com/ [I][SIZE="1"]..i used to be schizophrenic, but we're ok now..[/SIZE][/I] |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Kuş Gribi
Aşağıdaki yazıyı fakülteden Prof. Dr. Kamil Pembeci hocamız gönderdi.
Not olarak, "bilgisine güvendiğim bir arkadaşım olduğu için yolluyorum," diye yazmış. Ben de yorumsuz iletiyorum. KUŞ GRİBİ NEDİR, NE DEĞİLDİR? Kuş gribi ile ilgili CDC kaynaklı olduğu bildirilen veya ne kaynaklı olduğu bildirilmeyen bilgilerin bir çoğu yanlış. Bu hastalık çok uzun yıllardan beri zaten bilinen bir hastalık. Eskilerde "kümese kıran girdi" denirdi. Bir gün içinde hastalığın bulunduğu kümes hayvanlarının nerdeyse tümü ölürdü. Ölmeden bıçağı yetiştirebilirlerse keser ve de yerlerdi. Kimse korkmazdı ve ölmezdi. Tavuk vebası olarak ta bilinen bu hastalık her ne hikmetse son bir kaç yıldır, özellikle uzak doğuda, başta Çin olmak üzere, belli zamanlarda yazılı ve görsel basının da yardımıyla insanlarda korku ve panik yaratacak biçimde gündeme getiriliyor. Bilerek yapıyorlarsa eyvah ve dikkat !!!! Bilmeden yapıyorlarsa yazıkkk ve ayıp!!! İnsan gribi de sürekli mutasyona uğrayan bir virustur. Avian influenza denilen bu etken de aynı şekilde mutasyona uğruyor. Üstelik bu mutasyonlar normal konaklarında olmaya devam ediyor. Eğer doğal bir mutasyon olup insanları da enfekte etmeye başlayacaksa bunun zaten önüne geçilemez. Ve bu durum yeryüzünde yaşayan bütün canlılar için değişik sıklıklardaki olasılıklarla her zaman mümkündür(mutasyona uğrama olasılığı). İnsan gribi her yıl ve her şeye rağmen yılda 50 milyon dolayında ölüme yol açmaktadır. Ancak bu ölümler altta yatan bir hastalığı olan yaşlılar ve küçük çocuklar arasında olmaktadır.( Bağışıklık sistemlerinin yetmezliği, KOAH , kanserler ve bunun gibi bazı ilave nedenlerin bulunduğu kişilerde.)Yani bir açıdan bakıldığında doğal seleksiyon olmaktadır. Köpek balıkları olmasa denizler deniz hayvanlarının ölüleri ile dolu olurdu. İnsan gribi nerdeyse karada aynı fonksiyonu görmektedir. Yani eskiden beri ölümcül bir hastalıktır. Tekrar kuş gribine dönersek ve bu gözle bakarsak, kesinlikle hiç bir paniğe gerek yoktur. İnsana bulaştığını gösteren dünyadaki değişik merkezlerce onaylanmış çalışma ve kanıtlar yoktur. Ancak siyasilerce ve yazılı görsel basın aracılığı ile korkutma vardır. Gereksiz önlem önerileri vardır. Bunlara dayalı alınmış önemli(!) ticari kararlar vardır. Şimdiki örneğinde olduğı gibi. Yaklaşık 7 ay bu tür ürünlerin Avrupa'ya sokulmaması kararı. Aynı kararın etkileyeceği diğer ülkeleri de katın bunun içine. Bunun yanında hastalığın çıktığı bölgeyi düşünün. Balıkesir Manyas yöresi Türkiye'nin beyaz et üretiminin merkezidir. Ülke üretiminin büyük çoğunluğu (yarıdan fazlası) bu bölgede yapılmaktadır. Bugünkü hesaplarla, yaratılan bu felaket senaryosunun Türkiye'ye maliyeti yaklaşık 2.5 milyar dolardır. Ve ne yazık ki bu konuda en duyarlı olması gereken en üst makamlar çıkıp doyurucu ve bilgilendirici bir açıklama yapmamışlardır. Halbuki seslerini çok rahat duyurabilecekleri kesindir. Konu ile ilgili ülkemizde sayısız uzman vardır. Milli kuruluşlarına ve kendi bilgi kaynaklarına güven duyarak bu olaya karşı durabilmeleri gerekir. Bölgedeki üretim tesislerini gezip görmeniz mümkün olsa daha iyi anlayabilirdiniz. Herhangi bir tavuk ve yumurta üretim tesisine askeri önlemler kadar kesin kurallara uymadan giremezsiniz. Sizin giremeyeceğiniz yere göçmen kuşlar nasıl girecek acaba? Bunların büyük bir çoğunluğu, neredeyse tümü kapalı tesislerdir. Yıllardan beri bu tehlikelerin farkında olarak bu üretimler başarıyla sürdürülmektedir. 1980'li yılların sonunda ve 1990'lı yılların başlarında da özellikle Irak'la yapılan ticarete konulan yasaklar sonrasında Türkiye yumurta üretimi ve dış ticareti konusunda büyük darbe almıştı. Geniş arazileri ve üretken becerikli insan nüfusu ile Türkiye kendine ve bir çok ülkeye yetecek miktarlarda tarım ve hayvancılık ürünleri üretebilmekte idi. Ancak AB'ye giriş sürecinde öncelikle bu yetenekleri bilinçli olarak budanmaktadır. Nerdeyse bu türden her türlü ürünü ithal etmek zorunda bırakılmaktadır. Kuş gribi (avian influenza) ile ilgili akla gelen sorular. Göçmen kuşlarla bulaşan bu hastalıkta göçmen kuşlar yolları üzerindeki hiç bir ülkeye değil de neden Türkiye'ye böyle davranmışlardır? Türkiye'ye özel bir garezleri mi vardır? Çin gibi bir ülkede, nüfusu yaklaşık 1.5 milyar olan bir ülkede 200 milyon civarında insan bu sektörden karın doyururken acaba kaç kişi hastalanmış ve hayatını kaybetmiştir? Nasıl olmuş ta bu tedavisi mümkün olmayan hastalık Çin'de son bulmuştur? Nasıl olmuş ta pandemiler(dünya salgınları) yapan bu hastalık o zamandan beri dünyanın diğer bölgelerine geçememiştir? İddia ettikleri gibiyse, artık insana bulaşmış bir virus ise neden insandan insana bulaşmamaktadır? Damlacık enfeksiyonu şeklinde bulaşan influenzadan ne farkı vardır da bu virus bu yolla bulaşmamaktadır? Soruları arttırmak mümkündür ama kısa kesiyorum. Bu bilgilerin ışığında Kuş Gribine karşı ne yapılacak? TAVUK ETİ YENİLECEK Her zaman ki gibi YUMURTA YENİLECEK Hamama götürlüp yıkanmasına gerek olmadan ETLERE DOKUNULACAK Çevreye yağ bulaşmasın diye eller yıkanacak HERHANGİ BİR İLAÇ KULLANILMAYACAK Korunmak için bile. Çünkü böyle bir şey yok. AŞI V.S GİBİ ÖNLEMLERE BAŞVURULMAYACAK Bu kadar mutasyona uğruyorsa ve zaten aşısı yoksa. SADECE YEMEKTEN ÖNCE ELLER YIKANACAK Her zaman ki gibi. GENEL TEMİZLİK KURALLARINA UYULACAK El, yüz ,beden ve giysi ve çevre temizliği PANİĞE KAPILINMAYACAK Hiçbir zaman Yemeklerde sağlıklı beyaz etler, kahvaltılarda yumurtalar omletler....... Afiyet şeker olsun. Dr. M Yılmaz Ata Kuş Gribi Uzmanı Yan Dal olarak İnfeksiyon Hst. Uzmanı |
![]() |
| Etiketler |
| avian, gribi, tavuk |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Tavuk Yumurta ilişkisi | RocKeRman | Visual Trip | 0 | 15-05-2006 11:42 |
| Muş’ta kuş gribi şüpheli ölüm | Psychopath | Güncel Olaylar | 7 | 19-01-2006 12:02 |
| Erdoğan: Kuş gribi bilinç sorunu, panik yapmamamız lazım! | scarecrow | Güncel Olaylar | 35 | 12-01-2006 14:07 |
| Japonya’da kuş gribi tehdidi | Sound_Of_Silence | Güncel Olaylar | 0 | 31-10-2005 14:24 |
| Kuş gribi internete sıçradı | Sound_Of_Silence | High Tech | 5 | 29-10-2005 16:41 |