İfade özgürlüğü ve yükselen türk düşmanlığı

YUNANLI YAZARIN KİTABINA ''TÜRKLÜĞE HAKARETTEN'' DAVA http://www.haberturk.com/news/209450.html Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ifade özgürlüğünü kısıtlayan 301. maddesinin son kurbanı Yunanlı yazar Mara Meimaridi'nin 'İzmir Büyücüleri' adlı best-seller kitabı oldu. Beyoğlu Savcılığı

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Güncel Olaylar  »  İfade özgürlüğü ve yükselen türk düşmanlığı

Cevap Yaz
 
LinkBack Konu Araçları Topiği Değerlendir Görünüş Şekli
  #1  
Eski 21-12-2005, 21:43
AbocA nickli Ayya$'ın avatarı
Atçalı
 
Mekan: İstanbul
İfade özgürlüğü ve yükselen türk düşmanlığı

YUNANLI YAZARIN KİTABINA ''TÜRKLÜĞE HAKARETTEN'' DAVA

http://www.haberturk.com/news/209450.html

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ifade özgürlüğünü kısıtlayan 301. maddesinin son kurbanı Yunanlı yazar Mara Meimaridi'nin 'İzmir Büyücüleri' adlı best-seller kitabı oldu. Beyoğlu Savcılığı "Eleştiriyi aşan ifadeler var. Roman Türklüğü aşağılıyor" diye dava açtı.

Orhan Pamuk ve Hrant Dink gibi yazarlardan sonra şimdi Yunanlı Yazar Mara Meimaridi'nin 'İzmir Büyücüleri' adlı kitabına 'Türklüğü aşağılamaktan' dava açıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13 Ekim 2005'te Beyoğlu Cumhuriyet Başvavcılığı'na intikal ettirdiği davada Literatür Yayıncılık Yönetmeni Abdullah Yıldız, TCK'nın 301'inci maddesince yargılanıyor. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın mütalaasında, Mara Meimaridi'nin yazdığı kitapta Türklüğü aşağılayan ifadeler kullanıldığı ve hakaret sayılabilecek yönler olduğu ifade edilerek şöyle deniyor: "Kitapta Türklerin 'Her zaman hazır olandan, insanın emeğinden yemek için fırsat kullanan bir yılan gibi orada oldukları' şeklinde eleştiri sınırlarını aşan ifadeler kullanıldığı, Türklüğü aşağılamak suçuna açıkça vücut verildiği bilirkişi raporu ve suç ihbarıyla anlaşılmıştır."

Türü "büyülü gerçeklik"
Kitabın yayıncısı Literatür Yayınevi Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kocatürk, VATAN'a yaptığı açıklamada davanın kitap yayınlandıktan 1 yıl sonra açıldığına dikkat çekti ve şunları söyledi: "Kitap fantastik tarzda yazılmış. Büyülü gerçeklik denilen bir roman türü. Tarih bir dekor olarak kullanılıyor. Yazarın ailesi Kapadokya bölgesinden İzmir'e göç etmiş. Kitap Türkiye'de halen satışta; yurtdışında da büyük ilgi görüyor. Birçok dile çevriliyor. Yayınevi olarak biz de kitabı sansürsüz yayınladık; kitabı Türklüğü aşağılamak olarak değerlendirmiyoruz. Kitapta birçok bölümde de Türk karakterler övülüyor."

Dava konusu olan bölümler
Türkler güldüğünde yayılan ağız kokusundan için kalkar
Sayfa 250- "...Türk kadınları Rum kadınları gibi cezbedici değildi. Yemeklerinin çoğunu, çiğnemeye üşendikleri ve çiğnemeden yuttukları için öğütürlerdi. Bir kaşık hünkar beğendi blap, ardından bir kaşık cacık blap, onun üstüne de sos içinde yüzen, parçalara ayrılmış, ezilmiş et. Bu yüzden de hepsinin dişleri çürük ve kapkaraydı. Dişetleri hiç çalışmadıkları için bir türlü sıklaşıp da dişlerini tutacak hale gelemediklerinden, dişleri düşerdi. Yemekten sonra bardaklarından içtikleri bir yudum suyla, dişlerini temizleme işlemini yapmış sayalardı kendilerini. Evlendikleri zaman, karbonatlı suyla ağızlarını gargara yaparlardı. Türk Ordusunun atları ve süvarileri güldükleri zaman etrafa yayılan ağız kokusundan için kalkardı..."

Türk mahallesinin pisliğini hiçbir şey temizleyemezdi
Sayfa 38- "... Ermeni Mahallesi'nden geçebilmenin imkanı yoktu. Bütün kiremit atölyeleri oradaydı ve yağmurdan her yer kiremit kırmızısı olur ve ayağın bileğine kadar çamura batardı. Türk Mahallesi'nden geçmeyi aklına bile getiremezdin. Oradaki pislikleri hiçbir şey temizleyemezdi. Çarşının sokakları ise sardalyeleri yıkayan yağmur suyuyla kayganlaşmıştı ve pis kokuyordu. Maalesef bu kaygan balık suları yüzünden kaydım ve düştüm..."

Türk kadınları bakılmak için değildi
Sayfa 36- "... Bütün sokak sıcak yüzünden deve ve eşek pisliği kokuyordu. Baharda, sanki Türk mahallelerinin pisliğini örtmek istercesine, bu gübrelerin beslediği tohumlardan kocaman yeşillikler fışkırıyordu. Ah şu Türk mahalleleri!, Ne pis yerlerdi. Buradaki hanımlar her şeyi gözetleyen bir çift gözden başka bir şey değillerdi. Türk kadınları bakılmak için değillerdi. Onları diğer kadınlar gibi hayran hayran seyredemezdin. Zaten birşey de göremezdin çarşaftan.."

Müzikle tek bağlantısı çığlık atan müezzin
Sayfa 270- "...Müzikle tek bağlantısı minareden çığlıklar atan müezzin olan bir halkla bir arada yaşamaya mecbur edildiğimiz için çok mutsuz dedi..."

yorum : ifade özgürlüğü kavramını biri bizeanaltsın bu yazar kısvelerinin yaptıkalrının ardından. küfür

Gotta catch'em all

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 22-12-2005, 20:52
Black_Wolf_14_14 nickli Ayya$'ın avatarı  
Mekan: ankara
Her olay kendi olduğu tarihe göre değerlendirilmeli. Bu kadın bu büyülü(!) gerçeklik romanını yazarken bu noktayı atlamış.

Eğer bu kadın gibi yazarsak bizde tüm avrupayı aşağılayilibriz, bok içinde yüzdüklerini, pis kokmamaları için parfümü icat ettiklerini söyleyebiliriz. En azından Türk'lerin hamamı varmış ve bizi pislik diye tanıtırken Türk kültürünü hiç incelememiş. Türkler her zaman için temiz insanlardır. Evleri temiz ve düzenlidir.

Türklerin atları gülünce içiniz kalkıyorda, İngiliz atı gülerken gül kokusu mu saçılıyor . Bir ahır tezek kokarken diğeri ne kokuyordu merak ediyorum.

Düşünce özgürlüğü varsa bizde bu kitaba misilleme olarak avrupalıların geçmişte ne olduklarını anlatan bir kitap yazıp bunu yazara yollayabiliriz.

"Güzel bir gün ve ben yaşıyorum." Oğuz Atay

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 22-12-2005, 21:19
ToSuNuM nickli Ayya$'ın avatarı  
Mekan: Ankara
Buna düşünme özgürlüğü denmez ki buna düpedüz aşağılama denir. Neyse bunu allahtan bir Yunan yapmış, bir de bunun "pamukcana" versiyonları var, onlar daha beter.

Türk Demek Türkçe Demektir, Ne Mutlu Türküm Diyene!
M. Kemal ATATÜRK

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 23-12-2005, 04:48
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Mekan: Istanbul
Blog Başlıkları: 243
Düşünce özgürlüğü aynı insanın özgürlüğü gibi kısıtlıdır. Kimse bu kısıtlamaları aşan açıklamalar için bu ifadenin altına saklanmasın. Fazlasıyla çocukçana kaçıyor artık.

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
dusmanligi, ifade, ozgurlugu, turk, yukselen

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
türk her yerde türk abi... byexpert Road Trip 22 21-02-2008 01:35
Din ve vicdan özgürlüğü antimilitarist Beyin Fırtınası 5 03-09-2006 02:41
Internet Özgürlüğü , Internet Hukuğu Lizard King Beyin Fırtınası 6 01-06-2005 16:50
Turizmde yükselen trend: Kruvaziyer Sound_Of_Silence Güncel Olaylar 3 30-03-2005 19:18
İfade DeathMaster Road Trip 16 24-08-2004 14:32