Gökdelenler büyüdükçe, fırtınalar da büyüyecek.

Maslaktaki Kuleler Yüzünden İstanbul’u Korkunç Bir Kış Bekliyor İstanbul'da son birkaç yıldır kışlar, eskiye oranla çok daha sert geçmeye başladı. Ağaçlar kökleriyle yerinden sökülüyor, Boğaz Köprüsünün halattan kopuyor, şehir içinde


Cevap Yaz
 
LinkBack Konu Araçları Topiği Değerlendir Görünüş Şekli
  #1  
Eski 06-12-2005, 12:44
NihiList KeLebeK nickli Ayya$'ın avatarı
awake
 
Üyelik Tarihi: Feb 2005
Mekan: Ay
Mesajlar: 861
Gökdelenler büyüdükçe, fırtınalar da büyüyecek.

Maslaktaki Kuleler Yüzünden İstanbul’u Korkunç Bir Kış Bekliyor

İstanbul'da son birkaç yıldır kışlar, eskiye oranla çok daha sert geçmeye başladı. Ağaçlar kökleriyle yerinden sökülüyor, Boğaz Köprüsünün halattan kopuyor, şehir içinde bile ulaşım günlerce sağlanamıyor. Peki İstanbul'un ekolojisinin bu derece bozulmasında neyin etkisi var? İstanbul'un ikliminin değişimine yol açan bütün bu fırtınaların, sert kışların sorumlusu Maslak'taki gökdelenler desek, inanır mısınız? Bu iddiayı ortaya atan İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği öğretim üyesi Gökhan Abur. Onu, "NTV'deki Hava Durumu'nu kendine has bir üslupla sunan şahsiyet" olarak da tanıyor olabilirsiniz.

Abur'un bu konuyla ilgili araştırmaları 2001 yılında başlamış. Her gün yoğun uğraş içerisinde olduğu atmosferik verileri dikkatlice incelediğinde bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkına varmış. Önemsiz gözüken ayrıntılar onu enteresan önemli bir teze götürmüş: İstanbul'un iklimi değişiyor. Kentin tam orta yerinde, İstanbul Boğazında binlerce yıldır varlığını sürdüren ve yaşamsal öneme sahip üç temel rüzgar koridorunda yer alan lodos, poyraz ve karayel değişime uğruyor. "Bu değişim yakın zamanda öyle etkilere yol açacak ki İstanbul'un ortalama sıcaklık değerleri ciddi oranlarda düşecek" diyor Abur. "Özellikle Şubat • Mart aylarında iş tehlikeli boyutlara varacak. Kentin, 'eski İstanbul' diye adlandırılan kesimlerinde, şimdiye dek görülmeyen türden çok şiddetli fırtına oluşumları ortaya çıkacak, yine bu kesimlerde hava kirliliği ciddi oranda artacak. Karayel rüzgâr koridoruyla başlayan ve domino etkisi yaratan bu değişimlerin ikinci adımında diğer rüzgâr koridorları lodos ve
poyraz da yapı değiştirecek, üçüncü adımda ise kentin klimal dengesi tümden bozulacak."

İŞTE SEBEP: KARAYELİN ÖNÜNDEKİ GÖKDELEN SETİ

En hafif deyimiyle kışların daha uzun ve çetin geçmesine, ısınma ve barınma maliyetlerinin artmasına yol açacak bu yeni düşmanın ortaya çıkış nedeni ise kentin kuzeybatı yönünden esen karayel rüzgârlarının önüne çok yüksek gökdelen ve kulelerle set çekilmiş olması. Bunun anlamını biraz daha açalım...

Kentin kuzeybatı yönünden esen karayel rüzgâr koridorunun önü, Maslak-Barbaros Bulvarı güzergâhında 199O'lı yıllarda hız kazanan yüksek yapılaşmalarla kesildi. Karayel rüzgârlan, önünde set halinde duran bu dev binalara çarpıp yukarı yükseliyor. Genelde zaten soğuk ve fırtına karakterli olan bu rüzgârlar, binaların yüksekliği ile doğru orantılı olarak yükseliyor. Bu etkiyle hızı ve şiddeti artan karayel rüzgârlan gökdelen ve yüksek yapı komplekslerini aşıp kentin Anadolu yakasına çarpıyor. Rüzgâr, bina ne kadar yüksekse 0 kadar hız kazanıyor. Matematiksel ifadeyle, binalar rüzgâr davranışı üzerinde 1 'e 9 etki yapıyor. Örneğin 100 metre yüksekliğindeki bir binaya çarpan rüzgâr, binayı aştıktan sonra, kuş uçumuyla bunun dokuz katı büyüklüğünde yaklaşık 100 kilometrelik bir alana hızla boşalıyor. Sonuç olarak şiddetli ve soğuk fırtınalar ortaya çıkıyor. Dahası bu etkiyle şiddeti artan karayel rüzgârları, İstanbul Boğazı'nın tam ortasından geçen lodos ve poyraz rüzgâr koridorları üzerinde "kesen etkisi" yaratıyor. Yani buradaki rüzgâr hareketlerini, alt ve üst basınç sistemlerini bozuyor.

Bu bilimsel tezin gözlem ve rakamsal bilgilerle de doğrulandığını belirten Abur, yakın zamanda yaşanabilecek daha büyük ölçekli felaketlerin öncü belirtileri olarak da ifade edilebilecek, yaşanmış şu iki olayı önek olarak gösteriyor "Yakın zamanlara dek karayel rüzgârlarından kaynaklanan fırtınalar yoktu. Şimdi bunlar mevcut. Ve şiddetleri de giderek artıyor. Size iki tane örnek vereceğim. 2002 ve 2003, hatta 2004'ü de saymak lâzım. Bunların bir tanesi, İstanbul'da en sert kışlardan birinin yaşandığı 2002'de oldu. Boğaz Köprüsü'nün halatlarından biri koptu biliyorsunuz. Bunun, açıklandığı gibi, metal yorgunluğundan kaynakladığını kabul etmiyorum. Boğaz Köprüsü yapılırken poyraz ve lodos rüzgârlarının davranışına göre tasarlanmış, yeri ve yapısı ona göre seçilmiştir. Karayel rüzgârlarının etkisi hesaba katılmamıştır. Boğaz Köprüsü, bahsettiğim bu etkiden dolayı ilk kez bu şiddette bir karayel rüzgârına maruz kaldı. Metal yorgunluğu da bir etkendir, ama 1973 yılında yapılmış genç bir köprünün halatı salt bu nedenle kopmaz. İkincisi, 2003 kışında fırtınanın etkisiyle Kadıköy yakasında birçok ağaç devrildi. Hatta bazdan köklerinden ayrıldı. Bunlar çok önemli belirtilerdir."

GÖKDELENLER BÜYÜDÜKÇE , FIRTINALAR DA BÜYÜYECEK

Gökhan Abur'un tezi ve anlattıkları, İstanbul'da dikey yapılaşmanın hız kazandığı ve yakın zamanda çok yüksek kulelerin yapılacağı bu dönemde daha bir önem kazanıyor. Abur'un açıklamalarına göre şu anki yapılaşma yüksekliği göz önünde tutulduğunda karayel rüzgâr koridorunun önünde set işlevi gören yapılann, toprak seviyesinden yukan doğru ortalama yüksekliği, kot farkı da gözönünde tutulduğunda, 100-120 metreyi buluyor. Kule yansıyla beraber bu yükseklikler yakın bir gelecekte en az 300 metreye ulaşacak. Yani şimdikinden üç kat daha yüksek bir yapılaşma, üç kat daha büyük bir rüzgâr hızı ve şimdiden kopmaya başlayan fırtınaların üç kat daha büyüğü söz konusu. Gökhan Abur’a, üç kat daha sert geçecek kışlara karşı ne gibi bir önlem alınabileceğini soruyoruz. Cevabı net: "Rüzgâr bilgileri hesaba katılarak bunlar yapılsaydı şimdi kapımızda beliren bu tehlikelerin hiçbiri olmazdı. Hep örnek olarak göstediğimiz Batı'da, meteorolojik davranışlara varıncaya dek, her şey en ince hesaplamalarla yapılıyor. Bizde bu yok. Daha önceki yapılaşmalar için nasıl bir tasarrufa gidilir, mevcut durumda ne yapmak lâzım, bunu söylemek güç. Ama şimdi her geçen gün gökdelen sayısı bu bölgelerde fazlalaşıyor. Binalar yükseldikçe etkileri de katlanarak artacaktır. Logaritmik olarak bakarsanız bu böyledir. Yükseltiyi artırdıkça etki alanını da genişletmiş olacağız. Bu nedenle yapılacak yeni bina ve kulelerin yerlerinin çok iyi seçilmesi gerekir. Bu yapılmazsa kentin klimal yapısındaki değişimler artacak ve maalesef toplum sağlığı açısından çok önemli tahribatlara yol açacak oluşumlara geçit vermiş olacağız."

Haftalık Dergisi 2-8 Aralık 2005 Sayı:139

[I][SIZE="1"]..i used to be schizophrenic, but we're ok now..[/SIZE][/I]

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 06-12-2005, 14:48
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Üyelik Tarihi: Nov 2003
Mekan: Istanbul
Mesajlar: 22,717
Blog Başlıkları: 215
Lizard King 'e ICQ ile mesaj gönderin Lizard King 'e MSN ile mesaj gönderin
Bu teoriye göre New York da çoktan buzul çağının başlaması gerekirdi sanırım

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.

Ayyaş Yeni Stil Tamamlanma Oranı : 88%

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 06-12-2005, 14:56
deeppurple nickli Ayya$'ın avatarı
IronicShit..again
 
Üyelik Tarihi: Apr 2005
Mekan: chill out :)
Mesajlar: 2,364
deeppurple 'e MSN ile mesaj gönderin
yanlış yapılanmayla ilgisi olabilir mi acaba?

I'm coming home,
I'm coming home...
To make it all right,
So dry your eyes.

There is so many of us, you can't count.

Did I fall or was or pushed?
So where is the blood?

We think the same things at the same time,
We just can't do anything about it..

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 06-12-2005, 19:52
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
 
Üyelik Tarihi: Jun 2004
Mekan: Khalkedon
Mesajlar: 11,482
Blog Başlıkları: 131
Sound_Of_Silence 'e MSN ile mesaj gönderin
aslın da gökdelenlerin hava akımlarını etkileyecekleri bir gerçek. mesela kalamışta iki tane yüksek bina var feci anafor yapıyorlar. çok soğuk oluyor orası öte yandan tam olarak nasıl etkiler bilemeyeceğim.

Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Eski 06-12-2005, 20:25
NihiList KeLebeK nickli Ayya$'ın avatarı
awake
 
Üyelik Tarihi: Feb 2005
Mekan: Ay
Mesajlar: 861
..nasıl etkilediği kabaca yazıyor zaten yazıda.. barajı düşünün mesela; çok yağmur yağdığında baraj kapaklarını açmazsanız, biriken su basınç yapar ve barajın duvarlarında yıkıma yol açabilir. ve normalden daha hızlı boşalır. onun gibi bir şey..

..gökdelenlerin rüzgarları etkilediği görüşü bana da mantıklı geliyor ama bunun iklimi değiştirecek ölçüde olmasını garipsedim doğrusu.

[I][SIZE="1"]..i used to be schizophrenic, but we're ok now..[/SIZE][/I]

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Eski 06-12-2005, 20:41
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Üyelik Tarihi: Nov 2003
Mekan: Istanbul
Mesajlar: 22,717
Blog Başlıkları: 215
Lizard King 'e ICQ ile mesaj gönderin Lizard King 'e MSN ile mesaj gönderin
Kaç tane gökdelen varki etkileyecek. Sanki her gökdelen 500 metrelik gökdelen istanbulda.

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.

Ayyaş Yeni Stil Tamamlanma Oranı : 88%

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on