Tanrı Adem ile Havvayı yarattıktan sonra bu ilk insan ogulları cocuk dogurmaya baslıorlar sürekli ikiz doguruyor Havva ilk cocukları bir erkek bir kız erkegin adı Abe (kızıın adını su an
|
#1
|
||||
|
||||
|
Cain(kabil) the first Vampire
Tanrı Adem ile Havvayı yarattıktan sonra bu ilk insan ogulları cocuk dogurmaya baslıorlar sürekli ikiz doguruyor Havva ilk cocukları bir erkek bir kız erkegin adı Abe (kızıın adını su an hatırlayamadım unuttum aslında (neyse önemli degil o kadar başrol oyuncusu degil o figüran sadece ))
ardından bi tane daha yine bir kız bir erkek erkeğinadı Kabil(Cain(evet yine yok oda figüran ) )sonra bu 4 genc serpilip büyüdüğünde tabrı bunları evlendirelim diyor Ademle Havvada olur dior ama ebeveynler genetik caprazlamanın ii olcağını düşünüp ikizler diilde kardeşler evlensin dior bir biriyle tamam Abel küçük kızla evlenirim dior ama Kabil hayır olmaz ben kendi ikiz kardeşimle evlencem dior ve Ademle Havvaya gidiorlar Ademde tanırya soruyor ne yapalım dior tanrıda ikiside bana sunuda bulunsun kiminkisini alırsam onun dediği olur diyor her kesin aklına yatıor bu fikir (hele bi yatmasın bakalım vallaha 6d6 lightning kafaya iner ) )Abel çoban o koyun sunuor Kabil ise çiftci buğday sunuortanrıda koyunu kabul edior (daha o zamandan çiftciler ezilmeye başlanmış bak )Kabil buna cok bozluyor ve Abelin kafasını taşla eziyor bunu gören Adem Kabili kovuyor Kabilde gidiyor tabi.Bir süre sonra karsına Cebrail çıkıyor ve af dile diyor ben tanrı ile konuscam affeder diyor kabil ise olmaz ben yaptıımdan pişman deilim diyor ve Cebraili tersliyor: Bu lafa bozulan (ve melek karizmasına yediremiyen )Cebrailateşim seni ve cocuklarını yakcak diyip lanetliyor Kabili.Belli bir süre sonra Kabilin önüne Mikhail çıkıyor ve yine af dile dior buna ben araya gircem diyor ama Kabil yine tersliyor buda bozluyor ve ardından güneşim seni ve çocuklarını yakcak diyip atıor laneti ve arkasına bakmadan çekip gidiyor .Bu seferde önüne Azrail çıkıor buda af dile geyiklerini yapior Kabil bunada sie çekiyor Azrailde bana mı dedin dierek bunu ve cocuklarını ölümsüzlüge lanetliyor ve 3 lanet tamamlanıor.Ardından bunu önüne lillth cıkıor ve buna nasıl cocuk yapcagını ,nasıl yaşayacagını öğretir artık ilk vampirimiz sunuma hazırdır afiyetle kaçınız )Benim bildiklerim bu kadar eger yanlış veya eksik biliyorsam msg atın ,foruma yazın ,telepathım diorsanız anlasırız bi şekilde, üşeniorsanız dewam edin bana ne |
|
#2
|
||||
|
||||
|
deişik bi hikaye abeli falan hiç bilmiodum ben .
habil ve kabil var benim bildiğim ki lilith falan karişmiş olaya arap şaçı olmuş . lilith seytanın kızı değil miydi? Oh , Yeah ? |
|
#3
|
||||
|
||||
|
saol buarada üşenmemiş yazmışşın
Oh , Yeah ? |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Vampir hikayeleri içinde en sevdiğim ilk Vampir'in Isayı ihbar eden Juda olması idi.
Haç'a karşı zayıf olmasının sebebi bu olabilir. Ama senin hikaye de güzel elbetteki. Neticede lilith gene şeytanlığını yapıp gayet güzel durumu kendi lehine çeviriyor. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#5
|
||||
|
||||
|
daha bitmedi lillithide yazcam orasını biraz es gectimde okuyucular meraklansın lillithin hikayesinide okusun die bir nevi tv hilesi yapıp arkası yarın gibi oldu oraları ama en kısa zamanda lillithin hikayesinide yazcam oralar bir yere üşenmediim bir zaman
)
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
bu arada daha fazla bilgi isteyenler daha kesin ve geyiksiz netten indirebileceginiz book of nod ide bir kitap war kazaadan fln 7 mb ondan bakabilirsiniz bu cain ne haltlar yemiş die
It is night... in my heart |
|
#7
|
||||
|
||||
|
cain öldümü ülmediyse napıyo ve kaçıncı level
" Nefret'e sevgiden daha çok güvenirim." dedi Şeytan. "Çünkü nefretin sahtesi olmaz." |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Re: Cain(kabil) the first Vampire
Varoluş
İlk zamanları düşünüyorum uzun zaman öncesini İlk zamanları konuşuyorum en eski Babamdan İlk zamanların ve Karanlığın çöküşünün şarkısını söylüyorum Nod’da, Cennet’in ışığının geceyi aydınlattığı, ve ailemizin gözyaşlarının yerleri ıslattığı yerde Her birimiz kendi yolumuzda, yaşama hazırlanıyor ve topraktan besinimizi alıyorduk Ve ben, ilk doğan Caine, Ben, keskin şeylerle, kara tohumlar ektim onları toprakta ıslattım onlara baktım, büyümelerini izledim Ve Abel, ikinci doğan Abel hayvanlara baktı kanlı doğumlarına yardım etti onları besledi, büyümelerini izledi Benim kardeşim, onu sevdim, O en zekiydi, en sevimliydi, en güçlüydü. O tüm neşemin ilk parçasıydı. Sonra bir gün Babamız bize dedi ki, Caine, Abel Yukarıdaki’ne kurban vermeniz lazım – sahip olduğunuz her şeyin ilk parçasının hediyesi Ve ben, ilk doğan Caine, Ben gevrek filizleri topladım en parlak meyveleri en tatlı çimenleri Ve Abel, ikinci doğan, Abel en genci kesti, en güçlüyü en tatlı olan hayvanını Babamızın sunağı üzerinde kurbanlarımızı yatırdık ve onların altında bir ateş yaktık ve dumanın onları taşımasını izledik Yukarıdaki Tek olana Abel’ın kurbanı, ikinci doğanın, Yukarıdaki Tek olana güzel koktu ve Abel kutsandı. Ve, Ben, ilk doğan Caine, Ben sırtımdan vuruldum zalim bir söz ve lanetle, kurbanım değersiz görüldüğü için. Abel’ın kurbanına baktım, hala tütüyor, et, kan. Ağladım, gözyaşlarımı tuttum gece gündüz dua ettim Ve Babamız tekrar kurban zamanı geldi dedi Ve Abel, genç olanını, tatlı olanını en sevdiğini sundu sunak ateşine Ben götürmedim en genç olanını, en tatlısını Yukarıdaki Tek olanın istemeyeceğini bildiğim için Ve kardeşim, sevdiğim Abel bana dedi ki “Caine, getirmemişsin kurbanını, sahip olduğun her şeyin ilk parçasının hediyesini Yukarıdaki Tek için sunak taşında yakmaya.” Sevgi gözyaşları akıttım, keskin şeylerle, kurban ettim tüm neşemin ilk parçasını, kardeşimi. Ve Abel’ın kanı sunak taşını kapladı ve güzel koktu yandığı gibi Fakat Babam dedi ki “Lanetli olan, Caine, kardeşini öldürmüş olan. Benim gibi sen de kovulacaksın.” Ve ben Karanlıkta amaçsızca dolaşmam için Nod diyarına sürdü. Karanlıkta uçtum Işık kaynağı göremedim, korktum. Ve yalnızdım. Lilith’in Gelişi Karanlıkta yalnızdım Ve açlık hissettim. Karanlıkta yalnızdım Ve soğuğu hissettim. Karanlıkta yalnızdım Ve ağladım. Sonra oradan bana geldi hoş bir ses, tatlı bir ses, Yardımın kelimeleri. Bitişin kelimeleri. Bir kadın, karanlık ve sevecen, gözleri oyulmuş, Karanlığın içinden bana geldi. “Hikayeni biliyorum Nod’lu Caine.” dedi gülümseyerek. “Açsın. Gel! Benim yiyeceğim var. Üşümüşsün. Gel! Benim giysilerim var. Üzgünsün. Gel! Benim rahatlığım var.” “Kim benim gibi Lanetli birini rahatlatabilir? Kim beni giydirir? Kim beni besler?” “Ben Babanın ilk karısıyım, Yukarıdaki Tek olanı reddeden ve Karanlığın içinde Özgürlüğe kavuşan. Ben Lilith’im. Bir zamanlar, ben de üşüdüm, ve benim için sıcaklık yoktu. Bir zamanlar, ben de açtım, ve benim için yiyecek yoktu. Bir zamanlar, ben de üzgündüm, ve benim için rahatlık yoktu.” Beni aldı, beni besledi. Beni giydirdi. Onun kollarında, rahatlığı buldum. Ağladım, gözlerimden kanlar süzülene kadar ve O, onları öperek aldı benden. Lillith’in Büyüsü Ve bir süreliğine Lilith’in Evi’ne yerleştim ve sordum ona “Karanlığın Dışında, nasıl inşa ettin bu yeri? Nasıl yaptın giysileri? Nasıl yetiştirdin yiyecekleri?” Ve Lilith gülümsedi ve dedi ki, “Senden farklı olarak, ben Uyanmıştım. Etrafında Örülen ağları görürüm. Gücün dışında olan ihtiyaçlarımı yaparım.” “Beni de Uyandır, Lilith,” dedim. “İhtiyacım var bu Güç için. Sonra, kendi giysilerimi yapabilirim, kendi yiyeceğimi yapabilirim, kendi Evimi yapabilirim.” Kaygı Lilith’in alnını kırıştırdı. “Uyanışının sana ne yapabileceğini bilmiyorum, Baban tarafından gerçekten Lanetlendiğin için. Ölebilirsin. Sonsuza kadar değişebilirsin.” Caine dedi ki, “Güç olmadan yaşam, tam bir yaşam olmayacak. Hediyelerin olmazsa ölebilirim. Senin Kölen olarak yaşamayacağım.” Lilith beni sevdi, bunu biliyordum. Lilith sorduğum her şeyi yapardı, buna rağmen bunu istemedi. Ve Lilith, parlak gözlü Lilith, beni Uyandırdı. Kendini bir bıçakla kesti akıttı benim için kanını bir kaseye. Susamışça içtim. Tatlıydı. Ve sonra Cehennem’e düştüm. Sonsuza kadar düştüm, düştüm Karanlığın en dibine kadar. Caine’in Baştan Çıkarılması Ve Karanlıktan parıldayan bir ışık geldi gecenin içinde bir ateş. Ve büyük melek Mikail bana kendini gösterdi. Korkmadım. Ne işi olduğunu sordum. Mikail, Cennetin Generali, kutsal Alev’in taşıyıcısı, bana dedi, “Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu, suçun büyük, ve Babamın merhameti de büyük. Yaptığın kötülükten pişman olmayacak, ve O’nun merhametinin seni yıkayıp temizlemesine izin vermeyecek misin?” Ve Mikail’e dedim ki, “Yukarıdaki Tek olanın lütfuyla değil, kendim gururumla yaşayacağım.” Mikail lanetledi beni, dedi ki, “O zaman, bu toprakta yürüdükçe, sen ve senin çocukların yaşayan ateşimden korkacak, ateşim sizi derinden yakıp, etinizin tadını çıkaracak.” Ve sabah, İsrafil geldi alev kanatlarıyla, ufku aydınlatan, Güneşin sürücüsü, koruyucusu Doğu’nun. İsrafil konuştu, “Caine, Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu, kardeşin Abel seni ve günahlarını affetti. Yaptığın kötülükten pişman olmayacak, her şeye kadir olanın merhametini kabul edecek misin?” Ve İsrafil’e dedim ki “Abel’ın affıyla değil, ancak kendimi affedersem var olabilirim.” İsrafil lanetledi beni, dedi ki, “O zaman, bu toprakta yürüdükçe, sen ve senin çocukların gün doğumundan korkacak, ve güneşin ışıkları seni ateş gibi yakmak için arayacak nerede saklanırsan saklan. Şimdi Saklan, Güneşin gazabını senin üzerine göndermesi için.” Fakat bu topraklarda saklanacak bir yer buldum ve Güneşin yakıcı ışıklarından saklandım. Derinlerinde toprağın, Dünyanın Işığı Gecenin dağları arkasında saklanana kadar uyudum. Günlerce süren uykumdan uyandığımda, nazikçe çırpınan kanatların sesini duydum ve Azrail’in siyah kanatlarını gördüm etrafımı kaplamış halde- Azrail, biçici, Ölümün meleği, karanlıkta yaşayan kara Azrail. Azrail sessizce konuştu, bana dedi “Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu, her şeye kadir olan Tanrı seni ve günahlarını bağışladı. Onun merhametini kabul edip seni almamı ve seni lanetsiz bir şekilde ödülüne götürmemi kabul eder misin?” Ve kara kanatlı Azrail’e dedim ki, “Yukarıdaki Tek olanın merhametiyle değil, kendi merhametimle yaşayacağım. Ben ne isem oyum, ben ne yaptıysam yaptım, ve bu hiçbir zaman değişmeyecek.” ve sonra, korkunç Azrail yoluyla her şeye kadir Tanrı beni lanetledi, dedi ki. “O zaman, bu toprakta yürüdükçe, sen ve senin çocukların Karanlığa tutunacaklar. Sadece kan içeceksin Sadece kül yiyeceksin Her zaman ölümde olduğun gibi olacaksın, Hiç ölemeden, yaşamaya devam edeceksin. Sonsuza kadar karanlıkta yürüyeceksin, dokunduğun her şey ufalanarak yok olacak, son güne kadar.” Kederli bir şekilde feryat ettim, bu korkunç lanete ve etimdeki yırtılışa. Kan ağladım. Gözyaşlarımı bir kasede topladım ve içtim. Hüzün içeceğimden kafamı yukarı kaldırdığımda büyük melek Cebrail, nazik Cebrail, Cebrail, Merhametin Efendisi bana göründü. Ve büyük melek Cebrail bana dedi ki, “Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu, Farkına var, Babamızın merhameti senin tahmin edebileceğinden daha büyük hatta önünde Merhametin yolu açıldı, ve sen bu yola Golconda diyeceksin. Ve bunu çocuklarına anlat, bu yoldan gelip, tekrar Işıkta yaşayabilirler.” Ve bununla birlikte, karanlık kalktı, bir maske gibi ve tek ışık Lilith’in parlak gözleriydi. Bana bakıyordu, biliyordum ve Uyanmıştım. Enerjim bana doğru akın ettiğinde nasıl şimşek kadar hızlı hareket edeceğimi [Sürat] nasıl dünyanın gücünü ödünç alabileceğimi [Güç] nasıl taş gibi olabileceğimi [Dayanıklılık] keşfettim. Bir zamanlar aldığım nefes gibiydiler. Lilith sonra bana avcılardan kendini nasıl sakladığını [Şaşırtmak] itaate nasıl emredeceğimi [Hükmetmek] ve nasıl saygı talep edeceğimi [Duruş] gösterdi. Sonra, Uyanışımla birlikte, şekil değiştirmenin yolunu [Değişkenlik] hayvanlara hükmetmenin yolunu [Hayvanlık] gözlerimle geçmiş görüşleri izlemenin yolunu [Himaye] buldum. Sonra Lilith geldi ve durmamı emretti, dedi ki, sınırlarımı aşmışım, çok ileri gitmişim varlığımı tehdit etmeye başlamışım. Güçlerini kullandı ve bana durmamı emretti. Güçleri yüzünden, onu dinledim, fakat derinlerimde bir yerde bir tohum ekildi, isyanın tohumu Bir Gece, kendime geldiğimde, sonsuz imkanları gördüm yıldızlarda ve biliyordum ki gücün yolu ve kanın yolu onlara sahip olmam için bekliyordu, ve fark ettim ki bu Son Yol, diğer yolların yetişip büyüyeceği yoldu. Yeni güçlerimle, beni Karanlığın Hanımına bağlayan bağları kırdım, o gece Lanetliler Kraliçesini bıraktım, kendimi gölgelerde gizleyerek, Nod diyarından kaçtım ve sonunda bir yere geldim, onun iblislerinin bile bulamayacağı bir yere. Book of Nod Dokuz canım vardı üçü gitti yedi canım var... |
![]() |
| Etiketler |
| cainkabil, vampire |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Vampire Hunter D : Bloodlust | frost | Anime - Çizgi Film | 5 | 28-08-2007 14:08 |
| Vampire: The Masquerade - Redemption | kymophobia | Oyunlar | 7 | 07-09-2006 20:53 |
| Vampire Wars | kymophobia | Anime - Çizgi Film | 0 | 17-07-2006 05:14 |