richard ramirez şeytana taptığı rivayet edilen richard ramirez, öldürdüp, parçalara böldüğü kurbanlarının başında oturup alem yapmasıyla ve bunu 16 kere tekrarlamasıyla ünlü. richard ramirez ,aileleri öldüren seri katil.16 kişiyi öldürmüş.şehrin
|
#1
| ||||
| | ||||
| Seri Katiller richard ramirez şeytana taptığı rivayet edilen richard ramirez, öldürdüp, parçalara böldüğü kurbanlarının başında oturup alem yapmasıyla ve bunu 16 kere tekrarlamasıyla ünlü. richard ramirez ,aileleri öldüren seri katil.16 kişiyi öldürmüş.şehrin ortasında üstelik gündüz vakti bir kadına saldırınca yakalanmış.bir kurbanın gözünü çıkarıp ailesine göndermiş. fotoğrafını görmek bile adamın yaptıkları hakkında fikir sahibi olmanıza yetiyor..Marilyn Manson un grubundaki twiggy ramirez,soyadını bu ünlü seri katilden almıştır.. bu herif mahkemeye cikinca bir suru ruh hastasi amerikali kadin kendisine asik olmus, deliler gibi mektuplar yazip hapisane kapilarinda beklemistir. ramirez bol bol kokain ve acdc esliginde arkasina jesus loves me cikartmalari yapistirdigi ve boylelikle dindar amerikan genci izlenimi vererek polislerin gazabindan kurtulmayi basardigi kamyonetiyle la ortamlarina akmis, pek cok insani takip edip evlerine sizip hayvanca oldurmustur. JOHN WAYNE GACY:On bir yasinda basina yedigi bir darbeden sonra, kendini kaybettigi anlar yasamaya baslamisti. Zayif karakterli biri olarak taniniyordu. Sürekli yalan söylüyordu. Ikinci karisindan bosandiktan sonra evine davet ettigi oglanlara tecavüz edip öldürmeye basladi. Bunlarin yirmi yedisini evinin altina ve civarina gömmüstü. Kurbanlarinin kimiyle öldürmeden önce kimiyle de öldürdükten sonra iliskiye girmistir. Sag biraktigi kurbanlarindan biri onun pesine düstü ve Gacy tutuklandi. Son zamanlarini hapishanedeki hücresinde resim yaparak geçirdi. Çocuklari kendine hedef seçtiginden Amerika’nin en fazla nefret edilen seri katilidir. Bir hayir dernegi adina gönüllü çalisip çocuklari eglendirmek için palyaço kiligina girdiginden adi palyaço katil (Pogo The Clown) olarak kalmistir. Etrafinda zengin bir is adami ve iyi bir Katolik olarak taninan Gacy’nin evinin mahzeninde sans eseri yapilan bir arastirma sonucu 7 ceset bulunmus, sonunda polise cinsel iliski sirasinda ve sonrasinda toplam 32 erkek çocuga tecavüz edip öldürdügünü itiraf etmistir. 1978 yilinda tutuklanmis, 1980 yilinda toplam 33 cinayetten olum cezasina çarptirilmis ve 1994 yilinda da igne ile idami gerçeklesmistir. Idami normalden iki kat uzun sürmüs. Son sözü "-Kiçimi öpebilirsiniz” olmuştur. CHARLES MANSON:“Bana tepeden bakarsaniz, bir aptal görürsünüz. Bana asagidan bakarsaniz, tanrinizi görürsünüz. Bana tam karsimdan bakarsaniz, kendinizi görürsünüz”(Charles Manson) “Vay be, hakikaten uçtum.” (Manson ailesinin üyesi Susan Atkins, Sharon Tate’in ellerine bulasan kanini yaladiktan sonra bu sözü söylemistir) Manson, cani manyaklar arasinda en özel olanidir. Ona daimi kötü ününü kazandiran cinayetler – 1960’larin en sok edici olan 1969 Tate-LaBianca cinayetleri – aslinda baskalari tarafindan islenmisti; kendisi ala bir silah ateslememis veya biçak kullanmamistir. Fakat onun karanlik cazibesinin kaynagi tam olarak budur: köle gibi kendisini takip eden ve onun en kanli emirlerini yerine getirmeye hazir olan müritleri üzerindeki etkisi. Esasinda Manson bazi büyülü sözler söyleyen zeki bir dolandiricidan daha fazlasi olmamasina ragmen, kendisini seytani bir Mesih, habis bir mürsit yapmisti; o, baris, ask ve çiçeklerin gücü vaazlariyla baslayip Rosemary nin Bebegi, Seytan ve “Sympathy for the Devil” gibi satanist fantezilerle sona eren bir dönemin en karanlik güdülerinin vücut bulmus haliydi. Ahlaksiz bir annenin gayri mesru ogluydu. Söylendigine göre, annesi bir defasinda onu bir sürahi bira ile degis tokus etmeye çalismisti. Manson’in terk edilmeler, dayak ve istismarla dolu karabasan gibi bir çocuklugu olmustu. Gençligi de sonu gelmez bir suç tutuklanma, hapis ve kaçis döngüsüydü. (“Isin dogrusu su ki,” demisti Manson kendini tahlil ettigi nadir anlardan birinde, “ben yakalanmadan bir sey çalmayi beceremeyen salak bir hirsizdan baska bir sey olamadim.”) 18 yasindayken kogus arkadaslarindan birine biçak tehdidiyle livata uyguladigindan, federal islah evinde kendine bir yer edindi. 1954’te sartli tahliye edilmesinden sonraki 13 yili sahte çek vermekten, kadin saticiligina kadar muhtelif suçlardan degisik hapishanelere girip çikarak geçirdi. 1967 de serbest birakildiginda – tüm itirazlarina ragmen – 33 yasindaki Manson, hayatinin büyük bir bölümünü demir parmakliklar arkasinda geçirmisti. Ask Yazi diye anilan dönemin en cafcafli zamaninda, karsit kültürün coskunlugunun doruk noktasina vardigi günlerde serbest kaldi. San Francisco’nun Haight-Ashbury bölgesinde – hippiligin anavatani – Manson, uyusturucuyu, özgür seksi ve dönemin büyüsünü kesfetmisti. Çok geçmeden mesum karizmasi, serserilerden ve kaybedenlerden olusan bir “aileyi” etrafina toplamasini saglamisti. Los Angeles’in disindaki tozlu bir çiftlikte müritleriyle beraber yasayan Manson, kismen – diger tüm etkilerin yani sira – bu güne dek kaydedilmis en ilimli ve mizahi rock n roll albümlerinden biri olan Beatles’in White Albüm ünden esinlenerek çok tuhaf bir kiyamet teorisi gelistirmistir. Özellikle “Helter Shelter” adli sarkiyi (bir lunaparkta çocuklarin bir alete binislerini anlatan bir sarkidir) siyahlarin ayaklanip tüm beyazlari öldürecekleri, yalnizca Manson ve onun az sayidaki seçilmis müridinin geri kalacagi ( çünkü Manson ve taraftarlari dünyanin hakimi olacaklardir) bir irk savasinin habercisi olarak yorumlamistir. Manson savasi kiskirtmak için bazi önde gelen beyazlari suçun siyah devrimcilere yikilabilecegi bir sekilde öldürmeleri için müritlerini sapikça bir göreve gönderdi. 9 Agustos 1969 da Manson’in “ailesinden” 5 kisi, yönetmen Roman Polanski’nin evine girip hamile karisi aktris Sharon Tate ile birlikte 4 kisiyi daha vahsice öldürdüler. Ayrilmadan önce kurbanlarinin kanlariyla duvara kiskirtici yazilar yazdilar. Ertesi gece, Manson, “sürüngenleri”ne bizzat öncülük etti ve LaBianca soyadli bir çifti ayni sekilde öldürüp parçaladilar. Cinayetler, Los Angeles bölgesinde panik yaratti ve tüm ulusu sok dalgalari sardi. Manson, en sonunda, olaylarla hiç ilgisi olmayan bir suçtan ötürü hapse düsen kadin taraftarlarindan birisinin hücre arkadasina isledikleri cinayetleri ögünerek anlatmasi sonucu tutuklandi. Manson, 1970 teki durusmasini bir sirke dönüstürmüstür, ancak jüri hiç de eglenmemistir. Yakalandiktan sonra mahkemeye alnina büyük bir 'x' kaziyarak çikmistir. Kendisi ve 4 taraftari gaz odasina mahkum edildiler, fakat California Yüksek Mahkemesi idam cezasini kaldirinca, cezalari ömür boyu hapse çevrildi. Berbat bir çocukluk geçirmistir. Annesi fahiseydi. Amcasi kendisini etekle okula yollar ve "Bir gün sen de erkek gibi olup kavga etmeyi ögreneceksin" dermis. Daha 9 yasinda hirsizliga baslamistir. Uzun sure hapse girip cikmis, hiç bir olayi olmayan bir serseriydi. Hippilerin ortamlarina girip gitar çalmaya basladi. Oradaki çocuklardan ailesini olusturmaya basladi. Sharon Tate cinayeti, aileden Susan Atkins adli kizin itirafiyla aydinlandi. Kisa sure sonra da Manson tutuklandi. Bu kadar unlu olmasinin nedeni kurbanlarinin kimlikleridir. Ayrica diger seri katillerden farkli olarak bir inanis yaratmasi da bir nedendir. (Helter Skelter saçmaligiyla kandirmis insanlari, siyahlar ayaklanacak tüm beyazlari öldürecek sadece Manson Ailesi kurtulacak) Hala yattigi cezaevine dünyanin her yerinden özellikle gençler tarafindan binlerce mektup geliyor. Bir ara gazetecilerden birinin "Büyük bir hayran kitleniz var hapisten çikmanizi heyecanla bekliyorlar" yorumuna, "Burada yemekler harika ayrica kitabim ve gelen mektuplarimla ugrasiyorum, pek heyecanlanmasinlar, Amerika ilk kez iyi bir sey yapiyor bana " seklinde cevap vermistir. Charles Manson kurdugu tarikati Robert Heinlein'in yazdigi Yaban Diyardaki Yabanci romanindaki yapilanmaya dayandirir. Hatta müritlerinden birinin oglunun adi Valentine Michael Smith'tir. Genç güzel kizlardan kurulu haremiyle seri cinayetlere kalkisan komun sahibi kisi. Kizlarin mahkemeye çikmadan önce koridorlarda kendilerinden geçerek sarki söyledikleri görüntüler insani ürpertir. Bunlardan bazilari hala Charles Manson'in peygamber olduguna inanirken Susan Atkins gibi kimileri kendini Hristiyanliga adayip kitaplar dahi yazmistir. Içlerinden Linda Kasabian'in Türk kökenleri oldugu bilinir. Milyonlarca gencin hayrani oldugu Axl Rose, bir Manson hayranidir ve Spaghetti Incident albümünde siirini kullanmistir. Bu yüzden mahkemelerde süründürülmüs kurbanlarin ailelerine tazminat ödemek zorunda kalmistir. Ayrıca Türkiye konserinde üzerinde Manson T-Shirtleriyle de gezindigi gözden kaçmamalidir. Charles Manson'un Hz. Isa oldugunu zanneden çete üyesi, ömür boyu hapse mahkum Leslie Van Houten 1969 yilinda 19 yasindayken 2 kisiyi tabanca ile öldürmüs. Tutuklandiktan 33 yil sonra (28.06.2002) tahliye talebinde bulunmus. Amerikan adli makamlari basvuruyu reddetmistir. Marilyn Manson Charles Manson’a büyük hayranligindan dolayi Manson soyadini aldigini söylemistir.Her ne kadar müzik kritikleri çokça farkinda olmasa da, Marilyn Manson'in 'weird' goth ve endüstriyel sound'u son yirmi yilin en görkemli müziklerinden biri oldu ve Reverend Manson'i ana akim popüler müzigin karsi kahramanlarindan biri haline getirdi. Özellikle ülkesi Amerika'da ebeveynlerin ve politikacilarin hakkinda konusurken nahos bir ifade takindigi Manson'in müzik medyasinda da pek güzel duygular yaratmadigi kesin. Muhafazakar ve dinci yönetimler tarafindan konserleri sik sik iptal edilen Marilyn Manson'in ruhunu seytana sattigi iddialari bugün müzik medyasinin en sevdigi iddialar arasinda. Evinde bir simya laboratuvari bulunan Marilyn hakkinda kara büyü yaptigi iddiasiyla açilan sorusturma sonuca ulasmamisti. Amerikan panik tarihinin bir numarali olayi Columbine Katliami'ndan sorumlu tutulan Marilyn, bu konuda pek çok kez mahkemede taniklik yapti. Seri katil Jeffrey Dahmer'le yazistigi için tepki çekti ve seri katil kurbanlarinin akrabalari tarafindan kurulan bir dernek Marilyn'in malikanesine saldirida bulundu. Irili ufakli Marilyn Manson suçlarinin sonuncusu ise yakin bir tarihte vuku buldu. Sahne sovu sirasinda sahneye davet ettigi bir güvenlik görevlisine cinsel tacizde bulundugu iddia edildi ve hem mahkemelerde süründü hem de Güvenlik sirketleri tarafindan tehdit edildi. Marilyn Manson FBI'in yakindan izledigi bir isim. Hayati film desek yeridir. ELİZABETH BATHORY 1560-1614 yillari arasinda yasamis olan Macar kontesi. Bazilari o'nun seytandan daha kötü oldugunu söyleseler de, isledigi suçlar "kötü" kavraminin çok ötesindeydi. Bram Stroker, vampirler hakkindaki romaninin arastirmasini yaptigi siralarda Sabine Baring -Gould'un "The Book Of Werewolves " adli kitabina rastladi. Bu çalismada "Blood Countess" denilen merhametsiz bir kadinin yaptiklari anlatiliyordu. Görünüse bakilirsa bu hikaye Stroker'in Kont Drakula'yi yaratmasinda esin kaynagi olmustur. Gerçekte Elizabeth'in kuzeni Stephan Bathory bir gün Transilvanya'da bir prens olacakti. Elizabeth iyi egitim görmüs, akilli bir kadin olmasina ragmen çok acimasiz ve zalim bir kisilige sahipti. Anlasilan kocasinin ölümünden sonra ortaya çikan ölüm korkusuyla, usaklarina ve kölelerine karsi sadist davranislar içersine girmisti. Sonsuzluk ya da uzun hayat olmazsa bile en azindan kan banyosu yaparak genç görünümlü bir ten elde etme çabasindaydi. Kocasi bir asker olarak, savasta esir düsmüs Türk askerlerine duygusuzca iskence ederdi ve Elizabeth aslinda, nasil zulmedilecegi hakkinda bilgileri kocasindan almisti. Söylendigine göre Bathory, çok sayida kadin öldürmüs ve yaptigi insanlik disi eylemlerinde kendinden mevki olarak asagidaki kimseler tarafindan yardim görmüstür. Bathory, kurbanlarini dövmeyi aliskanlik haline getirdigi gibi ayni zamanda onlari sakat birakirdi. Yine söylentilere bakilirsa Castle Csejthe adli evinin yakinlarinda kurbanlarindan bazilarini kisin karli ve soguk havasinda üzerlerine buzlu su dökerek dondururdu. Bunun disinda olasi yamyamlik davranislari da sergilemekteydi. Iddiaya göre Bathory bir defasinda, yasayan hizmetçi bir kizin vücudundan birçok isirik almistir. Blood Countess'in genç kalma umutlari için bakire genç kizlarin kaniyla banyo yaptigi gibi efsanevi hikayelerde vardir. Baska bir kaynaga göre de 650 kizi öldürüp kanlarini içtigi söylenir. Yine de kesin olan tek bir sey vardir ki, o da Elizabeth Bathory gerçekten var olmus ve seytanca isler yapmistir. Ölü sayisi arttiginda Bathory'nin usaklari cesetleri satonun disina attilar. Kan içindeki ölü vücutlari bulan köylüler dogal olarak onlarin vampirler tarafindan öldürüldügünü düsündüler dedikodular böylelikle yayilmaya basladi. Bathory 1610 yilinda, genç yastaki kizlari öldürme tesebbüslerinden sonra tutuklandi. Büyücülükle ilgisi oldugu iddiasi tutuklama nedeni olarak gösteriliyordu. Söylentilere göre, kurbanlarin cesetleri kanlar içinde satosunda bulunmustu. 1611 yilinda yapilan 2 durusmada Bathory'nin isledigi suçlar hakkinda tek ve gerçek ifadesi alindi. Kendisi bizzat mahkemede ortaya çikmadigi halde, usaklari orda bulunuyordu. Mahkemenin ardindan kontes'in sadik usaklari yetkililer tarafindan öldürüldü ve Elizabeth, Karpatya daglarinda bulunan satosundaki yatak odasina, ölümünden yillar sonrasina degin hapsedildi. O'nun hakkinda anlatilan efsaneler hala devam etmektedir. Bugün bile bazi insanlar Bathory'nin hayaletinin, anavatani olan Karpatya'da geceleri etrafta dolasarak kan aradigini söylerler. Bir baska efsanede Kanli Kontesin yaptigi iskenceler ve cinayetler söyle anlatilir. Kocasi öldükten sonra büyücülükle ugrasmaya baslamistir. Hatta at ve diger hayvanlarin kurban edildigi ayinlere katildigi düsünülmektedir. 40 yasina geldiginde yaslanmaya basladigini düsünüp güzelligini kaybedecegi telasina düser. Bir gün, genç bir hizmetçi kiz, sacini tararken yanlislikla biraz çeker ve o da kizin eline sert bir sekilde vurur, kizin elinden akan kan Elizabeth'in elinin üstüne düser ve oda kizin güzelligini ve tazeligini aldigini düsünür. Daha sonra bas usagina emir vererek kizin bütün kanini bir tekneye akittirir ve orada "kan banyosu" yapar. Daha sonra isi iyice abartir ve zaman içerisinde 612 genç kizi kaçirarak bunlarin ölümüne sebep olur. Kizlar, tepeye asili bir kafeste iskence görür ve Elizabeth de bu kafeslerden akan kanla dus alir. Çok ses çikartan bir hizmetçisinin de agzini diktigi söylenir, ayrica bakire cesetlerini ormana atarak kurt adam ve vampir söylentilerinin çikmasina neden olur. Kurbanlarini önce baglar sonra atardamarlarina delikler açarak kanin disari daha kolay bosalmasini saglar. Kurban için kan kaybindan ölmeyi beklemekten baska çare yoktur artik. Kurbanlarindan biri kaçmayi basarmis ve Castle Csejthe de dönen olaylar böylelikle gün yüzüne çikmistir. En sonunda bu yaptiklari anlasilir ve 1611 de kaziga baglanip diri diri yakilmaya mahkum edilir ancak sarayli oldugu için bu cezayi satosunda küçük bir odaya kapatmaya ve ölene kadar orada kalma cezasina dönüstürürler. Yalniz yemeginin verilebilmesi için küçük bir delik bulunan bir oda. 1614 yilinda burada ölü olarak bulunur. KARINDEŞEN JACK:"Tarihe bakildiginda 20.yüzyili benim baslattigim görülecektir" Dehset, 31 Agustos 1888 de sabahin erken saatlerinde basladi. Kabaca sabah 3:45 sularinda Londra’nin East End bölgesindeki, issiz ve los bir sokakta yürüyen hamal George Cross, musambaya sarili bir seye çarpti. Yakindan bakinca, bu yiginin parçalanmis bir kadin vücudu oldugunu anladi. Kadinin daha sonra 42 yasindaki Mary Ann Nicholls adinda bir hayat kadini oldugu ortaya çikti. Girtlagi kesilip karni açilmisti ve cinsel organinda biçak yaralari vardi. O zaman kimse farkina varmasa da, Mary Anne Nicholls ün bu korkunç ölümü suç tarihinde tüyler ürpertici bir dönüm noktasi teskil edecekti. Bu cinayet, yalnizca önce Londra ya sonra da tüm dünyaya etkisi sok dalgalari seklinde yayilacak bir cinayetler zincirinin ilk halkasi degildi. Ayni zamanda çok daha önemli bir seye isaret etmekteydi: seri seks cinayetlerinin modern döneminin basladigina. Nicholls cinayetinden bir hafta sonra, ilk cinayet mahallinden 800 metre uzaklikta, pansiyon olarak kullanilan bir binanin arkasinda,kötü beslenme ve veremden muzdarip 47 yasinda bir hayat kadini olan Annie Chapman in parçalanmis cesedi bulundu. Chapman in kafasi neredeyse vücudundan kopmustu, katil tüm buyun adalelerini kesmisti ve neredeyse omuriligini de koparmisti. Ayrica iç organlari da karnindan disari çikarilmisti. Katilin gerek kimligi asla bilinemeyecekti. Ancak birkaç hafta sonra Metropoliten Polisi kiskirtici bir mektup aldi. Mektup suçlu oldugunu söyleyen sahis tarafindan yazilmis ve takma isimle imzalanmisti. Bu isin halk tarafindan benimsendi. Bu andan itibaren çilgin Whitechapel Kasabi, bu korkunç isimle aranacakti: Karindesen Jack. Polisin Karindesen in mektubunu almasindan iki gün sonra katil, Elizabeth Stride adinda Isveçli bir hayat kadinin bogazini kesti. Kurban üzerinde diger korkunç seyleri yapamadan, yaklasan bir arabanin sesiyle isini yarim birakmak zorunda kaldi. Oradan hizla kaçan Karindesen, Cathrine Eddowes adinda, kaldirimda sarhos bulundugu için karakola götürülerek ayilana kadar orada tutulan ve henüz saliverilmis olan 43 yasindaki bir hayat kadinina rastladi. Onu issiz bir meydana götürdü ve orada bogazini kesti. Ardindan seytani bir öfkeye kapilarak kadinin yüzünü tamamen parçaladi, vücudunu kuyruk sokumundan gögüs kafesine kadar kesti, bagirsaklarini disari çikartti ve sol böbregini alarak uzaklasti. Karindesen tarafindan gerçeklestirilen son suç ayni zamanda en korkuncuydu. 9 kasim gecesi, 3 aylik hamile olan 25 yasindaki Irlandali bir hayat kadiniyla onun odasina gitti. Gecenin ortalarina dogru onu yatakta öldürdü, birkaç saat boyunca keyifle cesedi parçaladi iç organlarini disari çikartti, burnunu ve gögüslerini kesti, bacaklarinin etlerini siyirdi. Bu olaydan sonra, Whitechapel cinayetleri birden bire durdu. Karindesen sonsuza kadar ortadan yok oldu, tarihten çikip efsaneler alemine karisti. O günden beri konu üzerine kafa yoranlar bir kasaptan Ingiliz tacinin veliahdina kadar bir dolu süpheli öne sürmüslerdir. Bu iddialarin çogu eglenceli okuma malzemeleri teskil eder, ancak Karindesen in gerçek kimligi yüz yildir degismedi: O, merak uyandiran, muhtemelen hiç çözülemeyecek bir sirdir. ”Bogaz bir biçakla kesilmis, kafa vücuttan neredeyse ayrilmisti. Karin kismen parçalanarak açilmis ve her iki gögüs de kesilmis. Burun kesilmis, alnindaki deri yüzülmüs ve uyluklardan ayaklara kadar etler kemikten siyrilmis. Bagirsaklar ve vücudun diger parçalari yoktu, ancak karaciger vs. bu zavalli kurbanin ayaklari arasina yerlestirilisti. Bacaklardan çikarilan etleri gögüsler ve burun katil tarafindan masanin üstüne konmus ve kadinin ellerinden biri midesinin içine sokulmus.” Kaynak;Enteresan olaylar'dı sanırım... Dokuz canım vardı üçü gitti yedi canım var... |
|
#2
| ||||
| ||||
| Ynt: Seri Katiller gilles de rais... insanlık tarihinin görüp görebileceği en sapkın ser katil. bir soylu olarak doğar ve gençlik yıllarında (25 yaşındaydı sanırım) çok yüksek bir askeri rütbe alır (yine yamulmuyorsam mareşal). kendisi jean d arc ile aynı dönemde yaşamış ve hatta jean de arc'a tamamı ile iman etmiştir, aziz olduğuna inanmıştır. bu adam gençlik yıllarında girdiği o kadar savaştan ve cok sevdiği jean de arc'ın da aslıması sonucu psikopata bağlar. cok varlıklı ve saygın biri oldugu için işlediği suçlar yıllarca kimse tarafından kanıtlanamaz, milletin afedersiniz g.tü yemez. gilles de rais köylerden topladığı yada toplattığı çocukları öldürmeden önce tecavüz eder. kafalarını keser, hatta kestiği kafalarla güzellik yarışması düzenler sarayında. yavaş yavaş öldürmekten zevk alır, enseden bıçakla vurduğu çocukların karnına oturarak ölmelerini izler. kendisi kara büyüye de inanmakta ve bizzat tatbik etmektedir. şeytana ruhunu adar. prelati denen kolpa bi karabüyücüye şeytanı çağırması için sarayında ayinler düzenletir. ama şeytan gelmez tabi ki, bu da şeytana tam bağımlılığını ıspatlamak için yüzlerce insanı ona kurban eder. çok zengin olmasına ragmen sahip oldugu pahalı zevkler sonunda serveti tükenme noktasına gelir. saraylarından birini satın almaya gelenler ölü insan leşlerine ve kemiklerine rastlayınca artık mahkeme kurulur ve gilles de rais önce asılır, sonra ateşe verilir. rivayet olunur ki bedeni yanmadan yakınları tarafından kurtarılıp gömülmüştür. bu adam tarihte mavi sakal olarak bilinir. meşhur mavi sakal. çocuklara anlatılan korku hikayesi versiyonları vardır. epey tırsar çocuklar bundan. o öldükten sonra fransadaydı sanırım bir çocuk şarkısı bile yapılır. sözlerini hatırlayamamakla birlikte aşşaa yukarı şööle bişeydi : ormandaki bülbül, rahat ve güzelce şarkılarını söyle, çünkü artık mavi sakal yok, o öldü.. rest in pain eşşoolu Son düzenleyen serialsuicider : 14-09-2007 - 23:14 |
|
#3
| ||||
| ||||
| Ynt: Seri Katiller Daha iyi örnekler biliyorum, bunlar magazin oldu artık. Anlatırsam mideler karışır ortam müsait değil. Cinayet sanatı iyi bir derstir ölümü düşünmeyen aptallar için. |
|
#5
| ||||
| ||||
| Ynt: Seri Katiller marla, senden tek ricam, yazdıgın uzun metinleri bir kere daha okuyup dilbilgisine uygun yazılarını post etmen, cumlenin bası neresi, sonu neresi, nerde yeni birini anlatıyorsun anlasılmıyor. Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben... |
|
#7
| ||||
| ||||
| Ynt: Seri Katiller karın agrısı degil marla, herseyi kişisellestirmene gerek yok, hicbirimiz 3 5 yasında cocuk degiliz ders almayı da sevmeyiz dolayısı ile, ancak bir forumdasın ve forumun kuralları mevcut, bu kurallar geregince actıgın baslık, attığın yazının karşındakiler yani bizler tarafından ciddiye alınması ya da anlasılması icin duzgun olmalıdır, yoksa bende biliyorum, bir makaleyi basından biraz ortasından iki tutam sonundan 3 parca yazıp yollamayı. artı, dikkatimi ceken elestriye acık olmadıgın ya da sana getirilen negatif yazıları hemen kişiliğine ya da sana karşı bir saldırı olarak nitelendirmen, bu cok yanlıs bir bakıs acısı, merak etme yani işim gücüm var benim lafebeliği yapmaya ya da sana giydirmeye zamanım yok. ne de takatim. rica ediyorum bunları tersten anlama objektif olarak gorusumdur bu. Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben... |
|
#8
| ||||
| | ||||
| Ynt: Seri Katiller Sağdan soldan aldığım bir şeyi birleştirerek yazmıyorum.Ayrıca eleştiriler sinir bozucuysa dikkate almam çünkü körelttiğine inanıyorum karmaşık buluyorsan okumamayı tercih edebilirsin.Herkes aynı frekansta olcak diye bir kural yok.Ben bu şekilde ifade ediyorum... Dokuz canım vardı üçü gitti yedi canım var... |
|
#9
| ||||
| ||||
| Ynt: Seri Katiller ifade etmek ayrı bir şey, bir makaleyi tamamen dilbilgisinden yoksun, duzensiz yazmak ayrı birsey, arada ki dev farkı göremiyorsan sanda diyebilecegim birsey yok. Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben... |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
| |
| | ||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| en iyi seri... | wolrath | Sinema - TV | 76 | 22-02-2008 15:43 |
| Kiralık katiller | ozy | Tozlu Raflar | 0 | 07-07-2006 11:16 |
| DragonLance(Seri sorusu) | Raist | FRP & Mithology | 7 | 09-10-2005 13:18 |
| bir seri sorusu daha.. | bernoulli | Oyunlar | 13 | 19-07-2004 09:19 |