Gün ağarırken, bebeğinin feryadıydı anneyi ayağa kaldıran. Henüz atlılar seferlerinden dönmemiş, umut dolu bakışlarını ufuktan ayıramamıştı kadınlar. Kimbilir belki de dul kalmışlardı. Aynı bebeğin feryadıydı Henüz beş yaşındaki bu çocuğu
|
#1
|
||||
|
||||
|
Khard birinci bölüm - Dünyada tekrar yürümek-
Gün ağarırken, bebeğinin feryadıydı anneyi ayağa kaldıran. Henüz atlılar seferlerinden dönmemiş, umut dolu bakışlarını ufuktan ayıramamıştı kadınlar. Kimbilir belki de dul kalmışlardı.
Aynı bebeğin feryadıydı Henüz beş yaşındaki bu çocuğu da uyandıran. O da bir abi edasıyla tarıyordu ufuğu aklında gelmek bilmeyen babası... Belki umutsuz bir seferdi onun çıktığı, belki gerekliydi. kimse bilmiyordu nedenini. Kim gönüllü olarak giderdi ki, ölüm dağı tepesine. Burası Ölüm tanrısı Khard'ın tek tapınağının olduğu yerdi ve Barbar inanışına göre yılın belli zamanlarında bu tapınağın sunağına güzel bir kız, yiyecekler ve altınlar bırakılırdı. tapınağa giden yol çok tehlikeliydi. Hem doğal tehlike barındırıyordu, hem de çevrede yaşayan yaratıklardan dolayı ciddi bir can güvenliği sorunu vardı. Yine aynı bebeğin feryadıydı ufukta beliren az sayıdaki atlının fark edilmesini sağlayan. Köy sakinlerinin hem sevinç hem de hüzünle karşıladığı bir manzara. Giden on altı atlıdan geriye dönen sayısı sekizdi. Yolda karşılaştıkları tehlikeler miydi barbarların canını alan, yoksa bu yıl vermek istemedikleri kan harcı mıydı… Bebek bile şimdi nefesini tutuyordu, gelen barbarları izlerken. Ölümlerin nedenini merak ediyordu herkes, ölüm dağında yaşananları… Adamlar yaklaştıkça açıklamaya gerek kalmıyordu aslında, üzerlerindeki kesikler, yarıklar ve yaralı iki barbarın bedenleri her şeyi anlatıyordu. Kan içinde kalan adamlar ,atlarından inmek yerine daha fazla dayanamayarak herkesin önünde yere yığıldılar. Yorgunluktan bittikleri her hallerinden belliydi. Köylüler yardıma koştular hemen. Hepsini evlere taşıdılar ve köyün doktoru olarak bilinen Theluin geldi yardımlarına. Önce adamları temizlediler, sonra yaraları. Ama, geri dönen grupta iki kişi vardı ki hiçbir doktor, hiçbir büyücü, hiçbir rahip bu bedenleriı eski haline döndüremezdi. Kolları öyle bir şekilde kırılmıştı ki, kol olduğunu anlamak mümkün değildi. Kafaları öyle bir şekilde ezilmişti ki ,kafa yerine sadece et parçası ve kemik kalmış gibiydi. Zavallılar öyle bir çarpılmıştı ve yaralanmıştı ki, ne içlerinde organ kalmıştı ne de vücutlarında şekil.. Sonunda grup lideri Pallaidan konuştu, orada olanları bir bir anlattı halkına. Bütün köy halkı dehşete düşmüş, anlattıklarına asla inanmamış gözlerle bakıyorduç . Onu dinlerlerken kanları çekiliyordu; "Tapınağa girip Kan Harcı'nı ödemeyeceğimizi haykırdık." Suratı nefret kusuyordu, mimikleri bir delininkiler gibiydi, sürekli şekil değiştiriyordu yüzü ve bir gözü seğiriyordu. "Haykırmamızın ardından kapıdan buz gibi bir esinti geldi, ensemizdeki tüylerin titrediğini hissettik." "Kapıya dönüp baktığımızda orada ufacık bir yaratık vardı."Gözleri korku içindeydi, elleri titremeye başlamıştı. " Ufak bir oğlan çocuğundan büyük olmayan bu yaratık bize Khard'ın hizmetkarı olduğunu ve böyle bir aptallığı gerçekten yapmak istemeyeceğimizi söyledi." "Ona güldüm, senin gibi mahluklara artık bir şey getirmeyeceğiz, önümüzden çekil yoksa kafanı duvara asarım dedim" "Tiz çığlığını attı ve ben de ona söz verdiğim gibi kafasını uçurdum." " Sanırım bu hareketim Khard'ı çok kızdırmıştı ki tapınaktaki sunaklar birer birer patlamaya başladı, içeride kahkahalar yankılanmaya başladı ve bütün meşalelerin alevleri devasa bir şekilde parlamaya başladı." "Büyük sunağın önündeki tahtında belirdi Khard." " Bütün efsanelerde anlatıldığı gibiydi, gözleri alev alevdi, elinde tuttuğu devasa rünlü kılıcı simsiyahtı ve aynı zamanda kana bulanmıştı." "Şu ölen zavallı kardeşlerimiz, ona karşı hiç bir şansımız olmadığını bile bile üzerine atıldılar" " Sırf biz buraya kadar gelebilelim ve sizlere bunun haberini verebilelim diye " " Khard' ın artık sürgünü bitmiş, ve dünyada yürümek istiyor kardeşlerim, dünyanın sonu yaklaşıyor. " Beni ve beraberimizde gelenleri bunu yaymamız için gönderdi ve onların üzerine de bu laneti yolladı (eliyle çarpıtılmış vücutları gösteriyordu) " Krallıkları uyarmalıyız, yoksa dünyamızın sonu çok yakın." Bütün halkı onu dehşet içinde dinlemişti, konuşması bittikten sonra kimsenin onu dinleyecek hali kalmamıştı,sanki hepsi, birden güçlü bir hastalığa yakalanmışlardı. Aslında bu hastalık Khard'ın lanetiydi ve köylülerı doğruca liderlerinin gözlerinin içine bakabilseydi ondaki ufak değişikliği görebilirdi. Zamanın ötesinden bugüne kadar hiç bir insanoğlunun kızıl göz bebekleri olmamıştı... edit: Thorn anlam bozuklukları ve imla hatalarını düzeltti. Teşekkürler ona. şubat 10 da bütün barlarda ve publarda !! Son düzenleyen ozy : 05-06-2007 - 00:35 |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Khard birinci bölüm - Dünyada tekrar yürümek-
Konuya adapte olamadım valla. öykünün başından bi taktım anlatım bozukluğu bulmaya ne anlatmış bütününde ona dikkat edemedim pek. sen ver bu metni bana anlatım bozukluklarını giderip baştan yayınlayalım eren bey
be hey acayip ademoğlu öldüğünü bilemezsin |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: Khard birinci bölüm - Dünyada tekrar yürümek-
Copy/ paste yoluyla kopyalayıp alabilirsin aslında. Sonra bana PM yoluyla geri yollarsın, yada msnden
şubat 10 da bütün barlarda ve publarda !! |
![]() |
| Etiketler |
| birinci, khard, tekrar |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Atatürk Birinci... | NihiList KeLebeK | Güncel Olaylar | 19 | 19-03-2006 02:43 |
| Khard 4 | ozy | FRP & Mithology | 4 | 05-02-2006 20:03 |
| Khard | KLEITUS | FRP & Mithology | 0 | 08-01-2006 02:50 |
| Her sınıfta birinci var | Lizard King | Güncel Olaylar | 0 | 24-12-2003 08:16 |