Oskara aday gösterilen 2007 yapımı olan August Rush , Kristen Sheridan tarafından yönetilip senaryosu Nick Castle , James V. Hart ,Paul Castro tarafından yazılmış dramadır. Film doğduğundan beri yetimhanede yaşayan
August RushPublished by Cey 29-04-2008 |
|
Oskara aday gösterilen 2007 yapımı olan August Rush , Kristen Sheridan tarafından yönetilip senaryosu Nick Castle , James V. Hart ,Paul Castro tarafından yazılmış dramadır.
Film doğduğundan beri yetimhanede yaşayan ama ebebeyvnlerinin hayatta olduğunu inanan bir çocuk hakkındadır.Evan Taylor (Freddie Highmore) etrafında duyduğu müziğin ailesinin onunla kurduğu iletişim olduğuna inanır. Evan sosyal servis yetkilesine evlatlık verilmek istemediğini çünkü ailesinin hala hayatta olduğunu inandığını söyledikten sonra ailesini aramak üzere yetimhaneden kaçar. Evan'ın annesi ünlü bir çellocu Lyla Novacek (Keri Russell), babası Louis Connelly (Jonathan Rhys Meyers) ise bir rock grubunun gitaristi ve vokalistidir . Bu çift konser sonrası tanışıp birbirlerine aşık olup tek gecelik bir ilişki yaşadıktan sonra Lyla Novacek'in babasının görüşmelerine izin vermemesi sonucunda birbirlerinin izini kaybeden iki müzisyendir. Bu ilişki sonrasında Lyla Novacek hamile kalır fakat hamileliğinin son dönemlerinde geçirdiği trafik kazasıyla ameliyata alınır ve babası kızının doğan çocuğu evlatlık verip kızına öldüğünü söyler. Yetimhaneden kaçan Evan "Wizard" (Robin Williams) tarafından alıkonulur ve sokak çalgıcısı olur. Bu dönemde kendisine Wizard tarafından sahne adı olarak August Rush konur . August Rush müzikal dehasının hemen farkedilmesi üzerine kendini 11 yaşında Julliard'da bulur. Central Park'ta Julliard tarafından gelneksel olarak düzenlenen konser gecesi için bir senfoni besteler. Bu sırada Lyla Novacek'in babası ölüm döşeğindeyken oğlunun hayatta olduğunu söyler. Konser gecesi Lyla Novacek'te senfonide çello çalmaktadır. Babası Louis Connelly ise Lyla Novacek'in konserde çaldığını öğrenir ve konsere gelir. Üçü yıllardan sonra ilk kez bu konserde biraraya gelir ve Evan'ın yıllardır inandığı müzikal bağ ile birbirlerini bulurlar. Film en iyi müzik dalında oskarı kazanmıştır. Müziğe nasıl tepki verdiğimiz ve müzikle nasıl bağlandığımız hakkında müthiş bir film . Herkesin izlemesini tavsiye ederim. |
|
|
|
#1
Gönderen
Gocu
on
29-04-2008, 10:00
|
|
Güzel duygusal bir filmdi ama saçmaydıda bir yandan.Ben keyif aldım izlerken.
|
|
#2
Gönderen
Cey
on
29-04-2008, 10:09
|
|
Buarada kısa bri dip not filmde Evan'ın gitar çalan parmakları Kaki King'e ait. Kaki King için bknz: Gay Sons of Lesbian Mothers - Kaki King
|
|
#3
Gönderen
Fall
on
29-04-2008, 14:06
|
|
İki gün öncesine kadar izlemek için yanıp tutuştuğum bir filmdir.Keza izledikten sonra da etkisinden uzun süre kurtulamadım.Biraz fazla Türk filmi klişesi barındırıyor olsa da oyunculuklarla,müzikle mest etmiştir bizleri.Filmdeki pek değerli isimleri geçiyor,sadece Freddie Highmore denen küçük adam bile kafi diyorum.İlerde çok başarılı bir aktör olacağına kesin gözüyle bakıyorum.Bir Tim Burton bu insanı seçmişse bir bildiği vardır elbet.
|
|
#4
Gönderen
Lizard King
on
29-04-2008, 14:13
|
|
Bazı filmler vardır ki bittiğinde üzülürsünüz ve bu kadar mı diye şaşırırsınız. August Rush'ta aynı bu tarz filmlerden birisi. Neden bitti , daha devam edemez miydi soruları hiç bitmedi çünkü müzikleri , oyuncu perfonmanslarıyla insanı kendisi içerisine alan , şiddet barındırmadan , olayın çivisini sökmeden müzik ve müziğin evrenselliği üzerine yapılmış çok başarılı bir film. Bu sene ana konunun müzik olduğu izlediğim ikinci çok güzel film ve buda müziğin film için ne kadar ayrı bir olgu olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle çello , gitarın üst üste gelerek bir yanda klasik bir yanda rock konserlerinin yer almasıyla yakalanan sound umarım müzisyenler içinde bir örnek olur ve yakında bu tarz eserleri görebiliriz.
Umarım müzik sinema içerisinde çok daha fazla kullanılır. |
|
#5
Gönderen
mephisto666
on
30-04-2008, 21:44
|
|
hani bazı filmler süper değildir taptım bu filme demezsinde , film bittiğinde sana sorduklarında yüzün güler iyiydi ya zevk aldım dersin bi tat bırakır sende .bana göre eksileri olan bi filmdi ancak müzikler okadar iyi yerleştirilmişki ve omüzikler o kadar iyi seçilmişki işte bu eksiler müzik nedeniyle göze fazla batmıyor.bencede müziğin burda ne kadar önemli olduğunu görülüyor .sonuç izlenmesi gereken bir film pişman olunmaz.
|
|
#6
Gönderen
xcxcxc
on
01-05-2008, 21:35
|
|
izlerken aklıma yeşilçam filmleri geldi. tesadüflere aşırı ötesi yer verilmişti. film biraz daha gerçekçi olsaydı çok daha güzel olabilirdi. ayrıca robin williams'a kötü adam rolü hiç yakışmıyor. başka adam bulamadılar mı oynatıcak. onun haricinde film süperdi. insan filmi izlerken yerinde duramıyor, hopluyor zıplıyor. bir yandan çocukcağıza ve ailesine küfür ediyor... lan genç, dönsene arkanı, ruh eşin geçiyor ordan. lan bak gidiyo... ulan gerzek herif kaçırdın kadını... tarzı ...
herkese tavsiye ederim bu filmi |
|
#7
Gönderen
alane
on
20-07-2008, 20:34
|
|
oyh..çocuğun babasıyla karşılaştığı yerde "size baba diyebilir miyim?" cümlesi bekledik,o da olsaydı tam bir türk filmi olacaktı çünkü.müziklerinin yüzü suyu hürmetine bile katlanılacak bir film değil.oyunculuk da samimi gelmedi,ondan itti beni biraz da sanırım,bi robin williams işte.bi de aradan koskoca bir 11 yıl geçtikten sonra da hiç bir insanın fiziksel olarak değişmemesi de ilginç bi durum,ki bu da filmdeki salaklıklardan sadece bir tanesi.
|
![]() |
| Etiketler |
| august, rush |
| Film Araçları | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Film | Filmi Açan | Yorum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Such A Rush - Coldplay | Sound_Of_Silence | Şarkı Incelemeleri | 0 | 31-03-2007 23:30 |
| Rush | Cey | Metal - Rock | 4 | 01-08-2004 23:46 |