Delirmeye başlamak...
Delirmeye başlamak...
Dün itibariyle delirmeye başladım.
Hayat, anlamını kaybetmişse de benim için , tüm ağırlığını üstüme vermeye devam ediyordu.Dört duvar arasında kalmış gibi hissediyorum kendimi.Oysa etrafımdaki baskı, dört duvardan değil, dört adet dersten geliyordu sadece.Zamanın gerektirdiklerini yapamayıp üstüme birbirdiği dört dersten kaynaklanıyordu.Bu kadar üzüleceğim, bu kadar yıpranacağım ve hayattan nefret etmemi sağlayacağını düşünmemiştim bu okula başlarken.Çalışmaktan büsbütün soğutacağını...Şimdi dört ders yükledi üzerime ve ben bunları taşıyamayacak kadar yorgun hissediyorum kendimi...
ya da...hissediyordum..
taa ki bugüne kadar.Ya da aslında çok daha önceden bulmuştum bu yaşama sevincimi , hayata daha çok bağlanmamı sağlayan "maddeyi", ama şimdi farkına varabiliyordum ancak.
Kendimi dışarı attığımda etrafta sadece sonbahar yaprakları ve hasvetli bir hava vardı.Yada ben başka hiçbirşey görmüyordum...Hedefine ulaşmak isteyen kararlı fakat küçük adımlarla çıkmaya başladım yokuşu.Ve sonunda onu gördüm.Yaşama sevincimi.Utangaçlıktan, kollarım biraz ürkek sarıldılar.Fakat tüm bedenimi saran mutluluktan mutluydular.
Zaman geçti...Derken, hava biraz daha kapadı kendini ...Güneşi yuttu kendi içinde ve hırçın damlalarını savurmaya başladı etrafa.O kadar anlık başladı ki , göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman, sırılsıklam olmaya yetmişti.Kapı eşiklerine kadar her yer insan kaynıyordu ve ortada kalmıştık.Ama yine de mutluyduk.Derken...yine delirmeye başladım..Deliler gibi yağmur altında koşmaya başladık; zatüree olmaktan korkamazcasına.Sonra durulduk.Sığınabilecek tek yer olan pasaja kendimizi atıp , üstümüzden akan sulara bakmadan birbirimize sımsıkı sarıldık.Sonra öpüştük ...ya da bana öyle geldi..Belki de herşey bir rüyaydı...Başımın ağrısı,sonra çevredekilerin bakışları,gülüşmeler,içimin içime sığmaması ya da bana herşeyin farklı görünmesi...Belki rüyaydı.Belki de...belki...aşık olmaya mı başlamıştım yoksa??!Yokcanım.Ben düpedüz gün ortası delirmiştim.Ama bu biraz farklı bir delilik..Biraz uçuk, biraz kaçık.En çok da heyecan verici..
Sanırım bu deliliği bir öncekine tercih ederim..En azından yaşama sevincimi körüklüyor her aklıma geldiğinde.
Kim demiş deli olmak, delirmek kötü diye?Ben çok mutluyum halimden...Delirmeye başladım galiba sevgilim..Hepsi senin yüzünden...
Hayat, anlamını kaybetmişse de benim için , tüm ağırlığını üstüme vermeye devam ediyordu.Dört duvar arasında kalmış gibi hissediyorum kendimi.Oysa etrafımdaki baskı, dört duvardan değil, dört adet dersten geliyordu sadece.Zamanın gerektirdiklerini yapamayıp üstüme birbirdiği dört dersten kaynaklanıyordu.Bu kadar üzüleceğim, bu kadar yıpranacağım ve hayattan nefret etmemi sağlayacağını düşünmemiştim bu okula başlarken.Çalışmaktan büsbütün soğutacağını...Şimdi dört ders yükledi üzerime ve ben bunları taşıyamayacak kadar yorgun hissediyorum kendimi...
ya da...hissediyordum..
taa ki bugüne kadar.Ya da aslında çok daha önceden bulmuştum bu yaşama sevincimi , hayata daha çok bağlanmamı sağlayan "maddeyi", ama şimdi farkına varabiliyordum ancak.
Kendimi dışarı attığımda etrafta sadece sonbahar yaprakları ve hasvetli bir hava vardı.Yada ben başka hiçbirşey görmüyordum...Hedefine ulaşmak isteyen kararlı fakat küçük adımlarla çıkmaya başladım yokuşu.Ve sonunda onu gördüm.Yaşama sevincimi.Utangaçlıktan, kollarım biraz ürkek sarıldılar.Fakat tüm bedenimi saran mutluluktan mutluydular.
Zaman geçti...Derken, hava biraz daha kapadı kendini ...Güneşi yuttu kendi içinde ve hırçın damlalarını savurmaya başladı etrafa.O kadar anlık başladı ki , göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman, sırılsıklam olmaya yetmişti.Kapı eşiklerine kadar her yer insan kaynıyordu ve ortada kalmıştık.Ama yine de mutluyduk.Derken...yine delirmeye başladım..Deliler gibi yağmur altında koşmaya başladık; zatüree olmaktan korkamazcasına.Sonra durulduk.Sığınabilecek tek yer olan pasaja kendimizi atıp , üstümüzden akan sulara bakmadan birbirimize sımsıkı sarıldık.Sonra öpüştük ...ya da bana öyle geldi..Belki de herşey bir rüyaydı...Başımın ağrısı,sonra çevredekilerin bakışları,gülüşmeler,içimin içime sığmaması ya da bana herşeyin farklı görünmesi...Belki rüyaydı.Belki de...belki...aşık olmaya mı başlamıştım yoksa??!Yokcanım.Ben düpedüz gün ortası delirmiştim.Ama bu biraz farklı bir delilik..Biraz uçuk, biraz kaçık.En çok da heyecan verici..
Sanırım bu deliliği bir öncekine tercih ederim..En azından yaşama sevincimi körüklüyor her aklıma geldiğinde.
Kim demiş deli olmak, delirmek kötü diye?Ben çok mutluyum halimden...Delirmeye başladım galiba sevgilim..Hepsi senin yüzünden...
#1
Gönderen dEaThCLocK
on
05-09-2005, 23:59
güzel yazı olmuş ßeyendim 












Kime göre delilik ?
Biz mi deliyiz ?
Yoksa onlar mı ?
Hayatımız varsayımlar üzerine ....
Bi adamı almışlar ....
Referansımız bu olsun akıllı olsun demişler
Ona uymayan herkeze deli demişler
Benim deliliğimi yargılamak size düşmez ...
Ona ancak ben karar veririm ....
Biz mi deliyiz ?
Yoksa onlar mı ?
Hayatımız varsayımlar üzerine ....
Bi adamı almışlar ....
Referansımız bu olsun akıllı olsun demişler
Ona uymayan herkeze deli demişler
Benim deliliğimi yargılamak size düşmez ...
Ona ancak ben karar veririm ....
| |
Benzer Başlıklar
Şuurunu Yitirmeye Başlamak..(Gün-1) Gecenin saat kaçı bilmiyorum.Sanırım saat biri geçiyordur..Aniden üst üste gelen mesajlar ve...
Nazım Hikmet'le başlamak... Yayından fırlayan ok Yayından fırladı ok! Menzil ırak, çok ırak çok hedeften bir esr yok!! Menzil...