Babama soracağım, bana ne masallar anlatırdın küçükken, ben hatırlamıyorum diye. Evet, hatırlamıyorum, hatta masal dinleyip dinlemediğimi bile hatırlamıyorum. Anlatmıştır ama herhalde, anlattığına dair çok güçlü hislerim var şu anda çünkü.
Hatırlamak istedim ansızın, tatlı geldi o günler, o geceler, ufacık bir bedenle kedi gibi yatağın içinde kıvrılıp da gülümseyen bir yüzle saçlarımı okşarken bir yandan da ya daha önceden okuduğu ya da o anda uydurduğu, dinlediğimde güçlü bir huzur veren, sığınma duygumu tatmin ettiğim bir insandan dinlediğim masallar. Sarışındım o zamanlar bir hayli, sarı, yandan özenle ayrılmış -elbette ki bir ebeveyn taramıştır düzgünce- bir şekilde, yüzüm ufacıktı, ellerim gibi, dişlerimde tek bir dolgu bile...