Saklambaç - Bölüm I
- "57, 58, 59, 60... Önüm, arkam, sağım, solum sobe saklanmayan ebe."
Arkasını döndü ve etrafı şöyle bir süzdü küçük kız. Hava kararmaya başlamış, oyun hem zorlaşmış hem de daha
Saklambaç - Bölüm I
Published by Sleepless
25-08-2005
|
|
- "57, 58, 59, 60... Önüm, arkam, sağım, solum sobe saklanmayan ebe."
Arkasını döndü ve etrafı şöyle bir süzdü küçük kız. Hava kararmaya başlamış, oyun hem zorlaşmış hem de daha zevkli bir hal almıştı. İlk önce komşuları olan yaşlı kadının bahçesine bakmak istedi. Çünkü en yakın ve saklanmayı en çok sevdikleri yer orasıydı. Yaşlı kadının kocası uzun yıllar önce ölmüştü. Kadın ise başka bir kimsesi olmadan yaşıyordu bunca zamandır. Çocukları da çok severdi. Bu yüzden de çocuklar sık sık onun bahçesine saklanır, kadının o ilerlemiş yaşına rağmen yaptığı güzel keklerden ikram etmesini beklerlerdi. Küçük kız bahçeye girdi ve her yere dikkatlice baktı. Kimse yoktu. Eve baktığında perdelerin açık olduğunu gördü fakat içeride de kimse gözükmüyordu.
Genç kız gözlerini araladı. Duvardaki eski saate baktı; 03:42. Susamıştı. Mutfağa gidip kendine bir bardak su almak istedi. Bu arada gördüğü çocukluk yıllarına ait rüyayı düşünüyordu. Geriye dönüp baktığında çok güzel bir anı olarak kalmıştı o günler. Bir çocuk oyun ve eğlenceden başka ne isteyebilir ki? Yatağından hemen yanındaki duvara doğru uzandı ve koltuk değneğini aldı. Ağır adımlarla ve değneğin yardımıyla merdivenleri inerken hala eskiden arkadaşlarıyla oynadıkları oyunları düşünüyordu. Saklambaç favorileriydi. Oturdukları yer eski bir mahalle olduğu için de belki oynamaya en elverişli oyundu bu. Yarı yıkılmış binalar ve çeşit çeşit bahçeli müstakil evler saklanmak için çok uygundu. Genç kız suyunu aldı ve tekrar ağır adımlarla yatağına döndü. Uyuması gerekiyordu çünkü sabah olduğunda onu yoğun bir gün bekliyor olacaktı. Ev arkadaşı bir süre için evden uzakta olacaktı. O da bütün işleri tek başına bitirmek zorundaydı. Akşamında arkadaşları yemeğe gelecek, hoşlandığı çocuk da aralarında olacaktı. Belki de bir daha yakalanamayacak bir fırsattı bu onun çin. Eğer cesaretini toplayabilirse açılacaktı ona. Daha bu düşünceleri tam anlamıyla bir araya getirmeyi başaramamışken, silikleşmeye başladı görüntüler kafasında. Hayır, bunu yapamazdı. Yine o utanç duygusu kapladı içini ve vazgeçirmeye çalıştı kendini bu fikirden. Utanıyordu kendinden. Uzun zamandır kafasında beliren çoğu düşünce gibi tamamlanmamış görüyordu kendini. “-Yaşamak her ne kadar önemli de olsa benim için, bunu herkes kabullenemez“ dedi ve gözleri kapanmaya çalışır halde başını yastığına koydu...
|
|
|
 Yazar
|
(Ç)akıl hastası!
Üyelik Tarihi: May 2004
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 7,494
|
|
|
Saklambaç - Bölüm I Yorumları
| Echoes Tools |
|
|
| Görünüş Şekli |
Normal
|
Mesaj Kuralları
|
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
HTML kodu Kapalı
|
|
|