ağustos ayının sonu, gecenin yankısında terkedilmiş bir akşamın belirliteri; sigara dumanı, geceyi geçirmeye yetecek kadar kalitesiz bira, ağır şarkılar, kalitesiz aşklar, ağır şarkılar, sevimsiz aşklar, ağır yaralı şarkılar, çalakalem yalnızlıklar,
DuvarlarPublished by Barfly 21-08-2005 |
|
ağustos ayının sonu, gecenin yankısında terkedilmiş bir akşamın belirliteri; sigara dumanı, geceyi geçirmeye yetecek kadar kalitesiz bira, ağır şarkılar, kalitesiz aşklar, ağır şarkılar, sevimsiz aşklar, ağır yaralı şarkılar, çalakalem yalnızlıklar, buruk ayrılıklar, karakalem çakırkeyiflik.
dönüp dolaşıp geldiğim nokta bu. gecenin imanı yok, tüm sahte pembelerin üzerine dökülen tek gerçek gecenin rengi karanlık. apartmanların ışıkları bir bir sönüyor, karmaşık ama değersiz bir haftaya daha hazırlıyor şehir kendini. artık başımı dayayacak omuza ihtiyaç duymuyorum, hayatıma şahitlik yapacak kimse yok; kendime karşı duyarsızım, tüm günüm çalakalem, kalitesiz aşklarım, ağır yaralı şarkılarım.. şarkıların kanadı kırık, acı söylüyorlar, dost bildikleri için beni. "love only love can bring back your love someday" ne kadar seviyoruz kendimizi kandırmayı. o duvarlar asla yıkılmayacak, o hayaller asla gerçeğe dönüşmeyecek. aşk bir boşluk sol yanımızda, göğüs kafesimizin hemen altında. tutup birine yakıştırıveriyoruz aşkı, haketmeyeceği kadar değer veriyoruz, değer verdikçe değersiz oluyoruz. en zayıf noktamıza sarılıyoruz, "en büyük gücümüz sevgidir" diye, ağır yaralı şarkılar, kabuslar, kendi kendimize yaptığımız eziyetler geliyor sonra. gecenin karanlığında bulduğumuz en zayıf ışığa bile sarılıyoruz. kendimizi kandırıyoruz; tünelin sonunda ışık yok! o duvarlar asla yıkılmayacak, o karanlıklar asla çıkmayacak aydınlığa. ağır yaralı şarkılar, kalitesiz bir aşkın tortusu kültablasında sigara ölüleri, boş şişeler, karanlık bir yalnızlık.. |
|
|
|
#1
Gönderen
Barfly
on
23-08-2005, 01:03
|
|
döneceksin bu kente
cinayet mahaline geri dönen katil gibi diz çökmüş bir ölüden ilk kurşunu yiyeceksin dudaklarından boynuna doğru akmaya başlayacak kan bir kaç adım atıp tüm umutsuzluğunu kusacaksın dünyaya sonra kızıl olacak gün batımı, kızıla boyayıp dünyayı, çekip gideceksin yine geldiğin yere son dileğini çoktan söylemiş idam mahkumu gibi.. bana masallar anlatacaksın, birşeylersöyleyeceksin, önemsiz birşeyler küfür edeceksin örneğin, bağırıp çağıracaksın, salya sümük ağlayacağız beraber, hayat umrumuzda olmayacak.. karmakarışık olmayacak, çözünüp dizlerimize kapanacak yeni bir masal yazacağız beraber, denenmemiş bir destan.. şahdamarımız kesildi belki de ama can çekişirken bile birbirimize yakışırdık gitmeseydin eğer.. şişelerin dibi pesimist.. |
|
#2
Gönderen
Barfly
on
27-08-2005, 01:42
|
|
çarpık kentleşiyor gitgide kalbim
ve unutuyor seni tüm çırpınışlarına rağmen zaten unutmak olmasaydı yaşamak olmazdı, unutmak olmasaydı seni sevmezdim en baştan unutmak olmasaydı senin hakkında hiç ümitlenmezdim garantiye aldım kalbimi yine de ne kadar unutmaya çalışırsam seni kalbimde bıraktığın silik izin unutmaya çalıştıkça seni acıtıyor kalbimi ve ne kadar kaçarsam o kadar yaklaşıyorum hayaline alkol duvarını aşıp kucağına düşüveriyorum her gece çarpık kentleşip seni unutamıyorum.. |
|
#3
Gönderen
Barfly
on
09-09-2005, 00:01
|
|
geceden kaçan leş kargaları konar parmaklarıma bazen, ürkütmeye kıyamam, oynatamam parmaklarımı, tek bir satır bile yazamam, aylarca..
rock'n roll'a inananlar var hala, tanrıya inananların olduğu gibi. gecenin kaşları çatık, bıraksan alnımın ortasından vururlar eski aşklarım. hiç bir otel odası kabul etmez artık beni. "you're gonna rise rise up singing" sonra sigaramdan bir nefes daha çekerim katran karası ciğerlerime. yaz bitmiştir, bir aşk daha gömülmüştür temmuz sıcağına, zaman unutma zamanıdır, uyuşturucu mutluluklar teşekkül etme zamanıdır kendi imkanlarımız dahilinde. yeni şişeler tüketme zamanıdır. bazı geceler pencereme düşer ayışığı, tek gerçek aşk platonik aşktır, gerisi yalandır. "ne deniyorsa onu atacak kalp" zaman unutma zamanıdır, eski sevgililer yazlık elbiselerle beraber bohçalara kaldırılıp naftalin kokulu kazakların arasında yeni bir aşk arama zamanıdır. konyak içip karın yağmasını seyredilecektir artık. bazen gerekli, çoğu zaman gereksiz koşturmacalarla, tüm gün takılan sahte gülümsemenin yüz kaslarında yaptığı sancyla, sabahın huzursuzluğuyla geçip gidecektir zaman, zaman unutma zamanıdır. penceremde yıldızlar, herşeye rağmen küçücük de olsa bir umut, biraz hayal, biraz çaba, çokca tembellik.. "saykodelic aşklar overdose ayrılıklarla biter... diğer bütün başörtülü kadınlar bıyıklı erkeklerle mutlu sonu yaşar..." şahdamarı kesilmiş yaralı bir hayvandır gece, kırmızı kravatı takmıştır. bazen aynadaki görüntüsünden bile kaçar insan, yalnızlık bazen geceyarısı soğuk tren istasyonlarında bulur insanı, bazen nemli bir sabah yorganın altında, puslu kente bakan balkonda, sigara dumanının ahenginde, bazen de şehrin en kendi halinde odasında bulur insanı yalnızlık, duvarlar gittikçe daralır, perde kapanır, oyun biter, oyuncular seyircileri selamlarlar yüzlerinde alışmışlığın getirdiği sıkıcı bir ifadeyle.. "wake me up, when september ends.." |
|
#4
Gönderen
Barfly
on
10-09-2005, 00:39
|
|
sana yazdığım tüm mektuplar adres eksikliğinden geri döndü. sana yazdığım tüm şiirler okunmamaktan şikayetçi. çatkapı girmiştim hayatına bir gün, çatkapı çıkıverdim, üzgünüm, aşkımın halini hatrını sormadığın için.
yanlış giden bişeyler var, hayat yanlış programlanmış gibi sanki, her an bir "alert" verecek; yanlış bir işlem yürüttünüz ve kapatılacaksınız.. telefonum çalmamaktan şikayetçi, son sarhoşu benim kentin bu gecelik, saltanatımı sürdürme çabasında fondipliyorum çep konyağımı. yine de çıkıp gelseydin, yaşama sevincim kaldırırdı tüm sessizliğimi, sensizliğimi.. blues devam ediyor, gecenin rengi "mavi". şikayet etmiyorum kimseye seni, kimseye sitem etmiyorum. canım sıkıldıkça bir sigara daha yakıyorum ama kimse sormuyor artık günde kaç sigara içtiğimi, kimse ciğerlerimi umursamıyor; ben bile. gecenin rengi mavi, doğmayacağım gecelere özlem duyuyorum, çünkü doğmayacağım gece demek acı çekmeden geçip gidecek bir gün demek. sen biraz daha kızıla çalardın, ne güzel saçların vardı, tüm gecenin karanlığını içine çekecek kadar, bana bile kendimi unutturacak kadar.. artık geceler karanlık.. |
![]() |
| Etiketler |
| duvarlar |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| duvarlar | ebbil | Echoes | 4 | 16-04-2006 20:45 |
| duvarlar... | nocturnal_escapism | Echoes | 5 | 22-06-2004 12:57 |