 15 Çok Okunan
|
Karşımda oturuyordu. Gözleri her zamanki gibi nemli ve kısıktı, dudaklarının kenarında da takılıp kalmış melankolik bir tebessüm vardı. Birşeyler anlatıyordu, insanların sosyalleşmeye çalıştığı mekanlarda birbirlerine anlattıkları sıradan, yararsız ziyan şeyler. Dinliyormuş gibi yapıyordum ama dinlemiyordum. Tek dikkatimi çeken elleriydi, konuşurken salladığı ince parmakları Endülüs'de ateşin başında rakseden yanık tenli çingene kadın gibi cömertçe salınıyorlardı ve ellerine baktıkça sarhoş oluyordum. Bir sigara yakıp fincanın içindeki çay kaşığıyla ilgilenmeye başladım. Hayat sıkıcıydı, ulaşamayacağım kadınlara aşık olup bana ulaşamayacak kadınlarla aynı masayı paylaşıyordum. Bunu neden yaptığımı da bilmiyordum, belki sadece merak ya... 
27-01-2005 01:07 - EFreeT 
hiç kendimi bir nehir kıyısında alabildiğine özgür bırakıp doyasıya bütünleşemediğim o serin derinliklere bırakmayıp her seferinde uzaktan bakmakla belki de suya korkakça ayaklarımı uzatmakla yetinmenin bir geç kalış olup olmadığını düşündüm şimdi...aslında inanmam yaşanmamışların geç kalmaları içerdiğine...geç/erken ne farkeder ki mutluluk damarlarda dolaşıyorsa...
küçük bir çocuğun gözlerinde parıldayan keskin ışıltı gibi,yolu yönü izi patikası üst geçidi alt geçidi olmayan engin gökyüzünde uçan kuşların sevinci coşkusu gibi mutluluk...
görkeminin farkında olmayan minik yağmur damlasının içtenliği...denizle birleştiğinde azalmayan,denizdeki coşkunun fısıltısına bir ses daha eklenirken kendi değerinden bir şeyler... 
27-01-2005 00:59 - EFreeT 
Yürüyorum , her geçem saniye yanımdan insanlar geçiyor , önce çocuklar bazılarının elinde futbol topu , bazılarında oyuncaklar. Bana bakıyorlar merakla , soruyorlar " oynayacak mıyız?". Gitmem gerek diyorum ilerliyorum. İlk sevgilim çıkıyor önüme hala utanarak gülümsüyor , bende ona. Sadece yürüyorum...
Yolum giderek karanlıklaşıyor ve sonra o çıkıyor karşıma kısacık kumral saçlarıyla.Yüzünde hala o kızgınlık usulca yaklaşıp kulağıma fısıldıyor : "seni sevmiştim, gerçekten sevmiştim. Neden yaptın bunu bana?" "Biliyorsun bende seni sevmiştim , ama senden nefret de etmiştim, istediğim herşey sendin ve bir amacım kalmamıştı" bu sözleri zaten duymuştu adımlarımı hızlandırıyorum. Yanıma sevdiklerim geliyor... 
27-01-2005 00:46 - EFreeT 
Rüyam da karanlığın ta kendisiydim ben , fiziksel bir varlığım yoktu ama ruhum bütün karanlıktı. Bir insan çıktı karanlığın içinden ; önce ben sandım onu , ben değildim. O an ona derin bir nefret duydum. O hiç bir zaman olamayağım herşeyin simgesiydi , bir insandı o. Tek bir düşüncemle varlığını yokettim , kalbini , fikirlerini çıkarıp boşluğa karıştırdım. Burada yalan söyleyemeyeceğim bundan hayatım boyunca hiçbirşeyden alamadığım kadar zevk aldım. Onun önümde yıkılışını bir parçamın onu karanlığa çekişini izledim. Düşündüm kendi kendime , ben karanlığım masum çocukları korkutan , hayalgücünü bir parazit gibi sömüren karanlık. Öfkeyi varlığımın her parçasında hissetttim ; kendime karşı , insanlara karşı , düzene karşı. Sonra uyandım... 
27-01-2005 00:41 - EFreeT 
kisitlamakla ozdeslesmis, bekci edasiyla yatmami soyleyen seslerle sabahliyorum yine. kendi hastaligimi anlayabiliyorum. kendini cok begenmislikten oluyor, bencillikten oluyor hep.. hicbir sey hayallerdeki gibi mukemmel olmadigindan her sey hayal kirikligi yaratiyor. mukemmeli istemek bencillik.
zekiyim ha, oyle miymisim? kendime cok rahat itiraf eder insan icinde alcakgonulluyumdur. 2 saniye oncesinde duydugum ismi unuturum, 2 yasimda yaptiklarimi hatirlar, aksam izledigim filmdeki 6 rakamli 3 sifreyi hatirlarim. cok lazimdiniz ya, sagolun. sizin gibi on tane yerine bir isim hatirlasam bir kalp kazanirdim ya neyse.. konsantre eksikligim var, konsantre oldugumu hissettikce zoru basaririm. konsantre olmam kolay olacak bir is... 
26-01-2005 19:02 - Black_Wolf_14_14 
yarın çok büyük bir sürpriz bekliyor seni baba. belki de ilk defa oğlunu tanıyacaksın, sorular soracaksın. hayır, hayır! sen beni anlatacaksın bana, kendinde olmayanları anlatacaksın bana.
mutsuzsun biliyorum. hem deçok mutsuzsun. ama artık baba, oğlun buna son verecek. senin hiç tanımadığın bir dostumun yardımı olmadan bunu yapamayacağımı da biliyorum. seni onunla tanıştıracağım baba. kendimle.
hazır ol baba, sabah gözlerini yeni bir dünyaya açmaya hazır ol. son kabuslarını da gör bu gece.
yarın yeniden doğacağız, sen ve ben, bu sefer beraber, el ele ve belki sarılarak, gözyaşlarımızdaki mutluluğu ölçeceğiz.
hazır ol!
24-01-2005 02:14 - scarecrow 
yanlış yerde gülene deli diyorlar, alıp götürüyorlar. bu kadarı yeter sanırım. bu konuya bu kadar değinmek bile zaman kaybı aslında. her şey apaçık çünkü ya da belki neden olmasın? bütün soruları doğru bilmek mi olmalı amaç?
canım sıkılıyor. oysa her şey çok güzel. ne olabilir ki eksik olan? çok uzaktan gelen bir piyanonun sesi olabilir mi? klavyesindeki tuşlar sanki gözlerinde karanlık kuşlar olan bir şatonun en gizli duvarından sarkan bir merdiven. adımlar yukarı doğru ve ayaklar sessiz... şelaleden yukarı çıkmaya çalışan bir şey var ama... tamtam sesleri, kürek sesleri ve ziller...
bir de parmakizi konusu var aydınlatılması gereken. deliller elimizde. yakalanmamız an meselesi. yine başladılar işte. tamtam sesleri, ... 
23-01-2005 22:08 - scarecrow 
Her gün herşeye yeniden başlayacağımı söylüyorum. Her gün ve hergün, sabahları atlattıktan sonra gün benim için iyi başlıyor.Önce Çayırbaşına uğruyorum. En son kime tokat atmıştım hatırlamıyorum. Biraz param var ya idare eder. Dört beş sigaralık yeter akşama kadar. Dolaşıyorum ve sürekli yeni müptezeller var etrafımda. İçiyoruz ramazandan bahsediyorlar artık alkolü bile rahat içemeyeceklermiş. Sokaklarda olmak kötüymüş. Bimiyor ama bunlar hiçbiri benim umurumda değil . ben sadece mevzuumu yaşarım.
Akşamları alkolle beraber biraz daha duygusala bağlıyorum. Yaptıklarımı düşünüyorum yapacaklarımdan daha çok. Bir şeylere küfür etmek bana zevk veriyor. Kime ve neye küfür ettiğimin önemi yok . Asi kalan yerlerimi kaybetmediğimi... 
09-01-2005 04:03 - getto 
niye donmuş bütün sular?
niye sesini duyamıyorum artık?
en başa dönüp kapıyı açmak yine. tanıdık bir anı yakalamak. yeni sesler karışıyor en eski yankılara şimdi. odanın içinde iki kişi; biri çoktan gitmiş, biri henüz dönmüş.
tanıdık bir konuşma geçiyor aralarında. ardına kadar açık kapının önünde, geri döneceğinden bahsediyor biri. bir daha hiç gitmeyeceğinden bahsediyor ve, gölgesi sandalyede oturuyor.
aradaki mesafeyi neyle ölçmeli?
niye hep bir çembere dönüşüyor yollar?
bilmediğin bir ülkenin daracık bir sokağında, bilmediğin şeylerle dolu bir tezgahın başında, bilmediğin bir dilde dinliyorsun insanları. mutlusun da üstelik. ama aniden çekip alıyorlar seni oradan ve bu boş odada buluyorsun kendini. pencerenin önünde... 
09-01-2005 03:51 - getto 
yaklasık 6 yıl evvel falandı sanırım...hani resitlik atesi...o zamanlardan kalma ilk öykü çalışmam....paylasmak istedim....ve acemiliime verin salaklıkları...
Başımda bir ağrı var.
Çok fena bi yorgunluk hissediyorum..kollarım ve
bacaklarım da tutulmuş haldeler.buraya nasıl geldim
acaba…deniz sakin..kumsal bomboş ve güneş batmak
üzere..kumsalın girişi veya çıkışı
görünmüyor.sanırım kimsenin bilmediği bir yer
burası.daha fazla konuşup da kendi kendime,deli
olacağıma, gitsem daha iyi olacak…….yürümeye
başladığımdan beri saatler geçti,sanki bi ara da
08-01-2005 19:15 - bernoulli 
Karnem karnem cici karnem,
seni gorunce beyin kanamasi gecirdi annem,
evde bir kisi sevindi,
o da gozleri gormeyen babaannem.
Gecenin bu saatinde sikintidan bayildim yahu.
06-01-2005 18:29 - Blackrider 
Tam 3 gündür yürüyorlardı ve yağmuruz bir gün geçirmemişlerdi.Yamak efendisinin zırhını taşıyor,zırhın ona yük olmasını engelliyordu.Efendisi iyi bir adamdı her zaman nazikti ama savaşlardan sonra onun hakkında anlatılanlar hep vahşi bir kahramanlık taşırdı.''Hey kaleyi gördüm zırhımı buraya getir'' diye bağırdı efendisi.''Peki lordum''oldu cevabı. Efendisi zırhını giyip atına tekrar çıkana kadar ona yardımcı oldu.Artık savaş zamanı gelmişti.Kötü savaşçı Azeroth dan prensesini kurtarması gerekiyordu. 2 saat sonra kapıdaydılar. Efendisi Kılıcını çekerek atından indi ve ''Dışarı çık ve benle dövüş'' diye bağırarak Azerotha meydan okudu. Kalenin kapısı yavaş yavaş açıldı ve içeriden 12 savaşçının koruduğu Azeroth siyah atının... 
05-01-2005 10:28 - Azeroth 
nereye bakıyorsun öyle? yoksa güneşe mi ulaşmak istiyorsun? bir an önce yanıp kül olmak! istediğin bu mu yoksa? hayatın, zamanda kısacık bir yolculuk. tadını çıkar, yol aldığını hisset. bir adım... bir adım daha... işte ömrün; kırmızı bir halı gibi serilmiş önüne. ilerle!
sesler duyuyorsun hiç bilmediğin. gözler; hiç sevmediğin, görüyorsun. yürüyorsun işte, geçip gidiyorsun. bırak geride kalsın her şey. aldırma!
ve unutma! ne yaparsan yap, son değişmeyecek. bir gözyaşı gibi süzülüp gideceksin ömründen.
aldırma! yürümene bak!
ve bırak, geride kalsın her şey,
zaman, bir ömrü daha esir alsın.
03-01-2005 16:38 - belzebab 
Yine yorucu bir gün. Yavaş yavaş kayboluyorum o uçsuz bucaksız mavilikte.Üstümde çeşit çeşit bulutlar ve altımda keşfedilmeyi bekleyen derin karanlıklar.Herşey sakin , sessiz.Fırtına öncesi sessizliği gibi. Ufukta kara kara bulutlar ve üstümde tıkırtılar.Bir o yana bir bu yana...
Herkes tedirgin. Benimle birlikte olanlar belli ki acemi.Biri diğerine bağırıyor, neden bu havada yola çıktıklarını soruyor. Endişesi arkadaşlığının önüne geçiyor, başka zaman söylemeyeceği kaba sözler söylüyor arkadaşına.Diğeri kendinden emin sakin olmasını söylüyor.Ama o da ne yapacağını bilmiyor.
Aradan çok zaman geçmiyor, en fazla yarım saat.Beni anlamaya çalışmıyorlar.Tepkilerimi bilmeden beni kullanmaya çalışıyorlar.Beni saygı ve... 
03-01-2005 13:43 - bernoulli 
keçi kendisini yılan zannediyormus ama keçi keçiliğini öğrendikten sonra ejderhaya sıgınmıs onu anlamıs ... bir gün karsılasmıslar ... keci sakalını karıstırmıs sorta onu yanlıslşıkla kesmiş ... ejderha sakalları yakmıs ... beraber alev olmuslar elleri yanmıs ... ISI dan ... sonra ejderha işe gitmiş keçi evde kamıs rutubetli bbir ortamda sütsüz sakin ... yılanlığını aramış bulamamış ...
keçi yaralanmış ... ejderha geri gelmiş , ejderha seni yok ederim demiş fakat keçi ejderi var etmek istemiş ...
aradan aylar geçmiş ... keci ve ejderha ciftleşmiş ... bi bebek üretmiş.... eheheh doğan ejderin sakalları varmıs ... ejderin yaktığı sakallardanmış ...
keçi ejderi sevmiş ... ejder delirmiş sevgiyi görünce sevgiyi yemek istemiş .... 
01-01-2005 21:39 - shadow 
|