Beyoğlu'da Bey Oğlu.
Beyoğlu'da Bey Oğlu.
-Ekmekleri mutfağa bırak da yanıma gel.
-N'oldu?
-Sana Türkiye'den mektup gelmiş.
"Gözleri büyüdü bu haberi duyunca; sonra umursamıyormuş maskesini taktı ve fark ettiğimi anlamış olacak, mutfaktan, 'kimdenmiş?', diye seslendi."
"Abi ben bu hatunu anlamıyorum, hiç de anlamamışım sanırım. Ne güzel bir ilişkimiz vardı. Şimdi bak, içinde benim geçtiğim her mevzuda trip atıyo."
"Dur oğlum, dahası var."
"Mektubu okumak için o geceyi odasında geçirdi. Sabah benden evvel evden çıkmış, akşam da geç geldi, kafa bi dünya; yağmurda yürümüş sanırım, saçlar birbirine girmiş. Hatun dağıttı anlayacağın. Kapıyı ben açtım; çünkü anahtar deliğini bir türlü bulamadı. Apartmanın koridorundan gelen gürültülere kalktım. Üst kattaki kıl Alman koyverince küfürü, adamın İngilizce’sine mi güleyim, neden İngilizce küfrettiğine mi güleyim yoksa seninkinin anahtarı deliğe sokmaya uğraşışına mı... Haha!.. neyse..."
"Sırıtmayı bırakıp kapıyı açtım. Bir iki saniye ne olduğunu anlayamadı, öyle eğilmiş anahtar deliğini aradı."
"Deme abi, o kadar kösmüş yani."
"Dur olm, hemen kendini bi bok zannetme. Seviyo işte hatun seni; ama sen de az ibiza değilsin. Niye gelmedin lan london'a?"
"Abi uzak memleket, iş, arkadaş, aile... Biliyosun işte bağları koparıp orda yeniden başlamak zor, burda insanım, orda bi hiç olarak başlamak koyuyo adama, birazda korku var sanırım."
....
"Dur öyle eğme başını önüne, anlıyoruz sen de seviyorsun, ama ne kadar sevdiğini anlayamıyoruz. Hem bir de kin işin içine girince, çocuksunuz lan siz. Ne bu inat a..ına koyim."
"Dur ben sana gerisini anlatayım da moralin yerine gelsin, a ha ha!"
"Bak. Kapıyı açtım, direk üzerime devriliverdi. Benden destek alarak ayakta durmaya çalıştı bir süre; sonra da sağ elini yemin edermiş gibi kaldırıp, tek kelime söyleme, dedi. Yok demedi. Sanırım öyle bir şeyler demeye çalıştı. ha ha! Odasına gidişini görecektin; koridorda bir o duvara, bir bu duvara... Buzlu asfalt olmuş lan bizim koridor."
"Sabah uyanamadı, allahtan ertesi gün tatil. Öğlen, banyodan su sesi gelince kalktığını anladım, benle nasıl yüzleşecek acaba diye düşündüm bir süre."
"Eee sonra?"
"Banyoda uzun kaldı tabi, çıkınca da hiçbir şey olmamış gibi davrandı. Yanıma koltuğa oturup gazetelere bakmaya başladı. Arada kumandayı alıp iki zap falan yaptı. Bu arada gelirken bir günaydın demişti tabi, ha ha!”
"Hadi ya! Hiç bir şey konuşmadı mı yani?"
"Olum lamel misin lamer mi? Boş hatun değil, ne konuşacak. Her şey ortadaydı zaten! Ha, ben embesil olsaydım açıklama gerekebilirdi tabi, ha ha!"
"Evet anlıyorum... her şey ortada."
"Her şey ortada da sen yoksun lan piyasada. Ne işin var Türkiye'de, gelsene lan, kaç kere söyledik sana. Ev var, para var, hatun orda!.. Canın sıkılırsa iş de buluruz dedik, demedik mi a..koyim!"
"Abi, dedin de; o kadar kolay değil işte, derin mevzu..."
"Derin mevzuna sokayım, şurdan bi bira daha al lan bana, derin mevzuymuş a..koyim, fesupanallah... Gitmiyosun lan birasız, ha ha! Yanına bi de çerez lazım senin, hay allahım..."
"Abi, boka sarma muhabbeti; zaten bozuldu moralim. Bak hatun orda, ben burdayım... gelecek müphem, geçmişimize geçirmişler zaten..."
"Hah lan! Sen açılmaya başladın şu birayı içince, bi de kendine al. Onu da içince lügatı doğrultursun herhalde. Neymiş öyle güzel güzel giderken araya yabancı kelime almalar. Müphem düpem, gel hüpem. a ha ha!"
"İçim a..koyim!.."
"Hay ağzını seveyim! Yağmur da yağıyo zaten. Yalnız dikkat et saçın bozulmasın. a ha ha ha!"
çekeyim, sokayım:
Bey Oğlu'nu Beyin Oğlu'nu
Bey Oğlu'na Beyin Oğlu'na
Bey Oğlu'nda Beyin Oğlu'nda
Beyoğlu'yu
Beyoğlu'na
Beyoğlu'da
bir de Beyoğlu'nda var, a.k.
ulan google'da arattım, aynı gazetenin ayrı yerlerinde bile her şekli var. Grameri bıraktım, bari dil bilgisini iyi kullansınlar. vay a.k. hey yavrum hey!
-N'oldu?
-Sana Türkiye'den mektup gelmiş.
"Gözleri büyüdü bu haberi duyunca; sonra umursamıyormuş maskesini taktı ve fark ettiğimi anlamış olacak, mutfaktan, 'kimdenmiş?', diye seslendi."
"Abi ben bu hatunu anlamıyorum, hiç de anlamamışım sanırım. Ne güzel bir ilişkimiz vardı. Şimdi bak, içinde benim geçtiğim her mevzuda trip atıyo."
"Dur oğlum, dahası var."
"Mektubu okumak için o geceyi odasında geçirdi. Sabah benden evvel evden çıkmış, akşam da geç geldi, kafa bi dünya; yağmurda yürümüş sanırım, saçlar birbirine girmiş. Hatun dağıttı anlayacağın. Kapıyı ben açtım; çünkü anahtar deliğini bir türlü bulamadı. Apartmanın koridorundan gelen gürültülere kalktım. Üst kattaki kıl Alman koyverince küfürü, adamın İngilizce’sine mi güleyim, neden İngilizce küfrettiğine mi güleyim yoksa seninkinin anahtarı deliğe sokmaya uğraşışına mı... Haha!.. neyse..."
"Sırıtmayı bırakıp kapıyı açtım. Bir iki saniye ne olduğunu anlayamadı, öyle eğilmiş anahtar deliğini aradı."
"Deme abi, o kadar kösmüş yani."
"Dur olm, hemen kendini bi bok zannetme. Seviyo işte hatun seni; ama sen de az ibiza değilsin. Niye gelmedin lan london'a?"
"Abi uzak memleket, iş, arkadaş, aile... Biliyosun işte bağları koparıp orda yeniden başlamak zor, burda insanım, orda bi hiç olarak başlamak koyuyo adama, birazda korku var sanırım."
....
"Dur öyle eğme başını önüne, anlıyoruz sen de seviyorsun, ama ne kadar sevdiğini anlayamıyoruz. Hem bir de kin işin içine girince, çocuksunuz lan siz. Ne bu inat a..ına koyim."
"Dur ben sana gerisini anlatayım da moralin yerine gelsin, a ha ha!"
"Bak. Kapıyı açtım, direk üzerime devriliverdi. Benden destek alarak ayakta durmaya çalıştı bir süre; sonra da sağ elini yemin edermiş gibi kaldırıp, tek kelime söyleme, dedi. Yok demedi. Sanırım öyle bir şeyler demeye çalıştı. ha ha! Odasına gidişini görecektin; koridorda bir o duvara, bir bu duvara... Buzlu asfalt olmuş lan bizim koridor."
"Sabah uyanamadı, allahtan ertesi gün tatil. Öğlen, banyodan su sesi gelince kalktığını anladım, benle nasıl yüzleşecek acaba diye düşündüm bir süre."
"Eee sonra?"
"Banyoda uzun kaldı tabi, çıkınca da hiçbir şey olmamış gibi davrandı. Yanıma koltuğa oturup gazetelere bakmaya başladı. Arada kumandayı alıp iki zap falan yaptı. Bu arada gelirken bir günaydın demişti tabi, ha ha!”
"Hadi ya! Hiç bir şey konuşmadı mı yani?"
"Olum lamel misin lamer mi? Boş hatun değil, ne konuşacak. Her şey ortadaydı zaten! Ha, ben embesil olsaydım açıklama gerekebilirdi tabi, ha ha!"
"Evet anlıyorum... her şey ortada."
"Her şey ortada da sen yoksun lan piyasada. Ne işin var Türkiye'de, gelsene lan, kaç kere söyledik sana. Ev var, para var, hatun orda!.. Canın sıkılırsa iş de buluruz dedik, demedik mi a..koyim!"
"Abi, dedin de; o kadar kolay değil işte, derin mevzu..."
"Derin mevzuna sokayım, şurdan bi bira daha al lan bana, derin mevzuymuş a..koyim, fesupanallah... Gitmiyosun lan birasız, ha ha! Yanına bi de çerez lazım senin, hay allahım..."
"Abi, boka sarma muhabbeti; zaten bozuldu moralim. Bak hatun orda, ben burdayım... gelecek müphem, geçmişimize geçirmişler zaten..."
"Hah lan! Sen açılmaya başladın şu birayı içince, bi de kendine al. Onu da içince lügatı doğrultursun herhalde. Neymiş öyle güzel güzel giderken araya yabancı kelime almalar. Müphem düpem, gel hüpem. a ha ha!"
"İçim a..koyim!.."
"Hay ağzını seveyim! Yağmur da yağıyo zaten. Yalnız dikkat et saçın bozulmasın. a ha ha ha!"
çekeyim, sokayım:
Bey Oğlu'nu Beyin Oğlu'nu
Bey Oğlu'na Beyin Oğlu'na
Bey Oğlu'nda Beyin Oğlu'nda
Beyoğlu'yu
Beyoğlu'na
Beyoğlu'da
bir de Beyoğlu'nda var, a.k.
ulan google'da arattım, aynı gazetenin ayrı yerlerinde bile her şekli var. Grameri bıraktım, bari dil bilgisini iyi kullansınlar. vay a.k. hey yavrum hey!
|
|
Benzer Başlıklar
3.80 Intel işlemciyi 7.22'de çalıştırmış elin oğlu. Oha-ellezi diyorum. http://www.xtremesystems.org/forums/showthread.php?t=53037
it oğlu it http://www.itoglu.it/burhan/
pazarcı osman'ın ezik oğlu hüsam gel gel geeeeel topice gel taze taze düşündüreni güldüreni vay be dedirteni taze taze geeel geeel...

işte budur. =)