 15 Çok Okunan
|
bir serap gibi yükseliyor güneş gökyüzünde. çöplüğün ortasında bir adam. bir damla ter daha süzülüyor alnından, küflenmiş bir ekmeğin üzerine düşüyor. hak edilmiş bir yemek, hiç olmadığı kadar taze. torbasına atıyor adam ekmeği. bir kuş havalanıyor çöplüğün içinden, güneşe yollanıyor.
çamurların içinde bata çıka yürüyen bu adamın karnı bugün de aç kalmayacak. ve güneş yarın yine doğacak. biraz daha yorgun belki. bir tepenin üzerinde nefes nefese. kuşlar güneşi tutup uçuracaklar karşı tepeye. bir gün daha solacak.
bir gün. güneş yine doğacak. ve adam olmayacak. kuşlar taze bir ekmeği çalacak çöplükten.
16-02-2005 17:36 - princess of the darkness 
Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıptaokuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden
evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra... Okullarını bitirince hemen evlendiler.
Mutluydular hem de çok mutlu...... 
16-02-2005 15:41 - hbk 
ne acelen vardır bilmem!
yayayım ben,
robot değil!
ne korna çalarsın da,
arabayı üstüme sürersin?
kanatlarım yok ki,
uçabileyim!
sen hız yapabilirsin ama
ben yapamam!
belli ki geçeceksin giderken,
15-02-2005 17:59 - High Hopes 
Tarih 13 Şubat 2005, saat 00:47 ben Onemanarmy , ve bu saatte uyumak yerine internette muhtemelen hiçbir zaman tanıyamayacağım insanlara yazılar yazıyorum. Neden? Neden bizim hayatımız bu kadar tek düze? , neden tanımadığım insanlara içimi döküyorum? Neden uyumak veya uyanmak istemiyorum? Özetlemek gerekirse elimdekiler cevaplanmamış bir sürü soru , ve bende hiçbir cevap yok... Çok sıkıldım... Hergün aynı şeyleri yaşamaktan , aynı insanlarla aynı şeyleri konuşmaktan... Aynı yerlerde farklı isimlerdeki aynı şeyleri yemekten. Neden bunları katlananıyorum , sadece daha fazla tekrara girişmek için ;büyük ihtimalle bir iş sahibi olup , hiçbir işe yaramamak için... Belki inanmayacaksınız ama insanı neyin uyandirdiğini neyin ... 
15-02-2005 00:38 - Onemanarmy 
"aşk acıyla oynanan bir kumardır" dedi yaşlı adam. yıllardır omuzlarında hayatın ağır yükünü taşıdığı yüzündeki çizgilerden belliydi. bıyıkları nikotinden sararmış, gözleri nemlenmiş ve okuduğu değil yaşadığı onlarca dramın ağırlığını ve kabullenmişliğini iyice sindirmişti göz bebeklerine. rakısından bir yudum aldı ve başladı anlatmaya. konuşurken dudakları titriyor, parmaklarıyla havada anlamsız ama konuşmalarını güçlendirici daireler çiziyordu.
suspus olmuş dinliyordum. neden bilmiyorum, yaşça benden büyük insanların karşısında hiç birşeyin farkında değilmiş de ilk defa o kişiden duyuyormuş gibi davranıyordum. suspustum, masadaki mezeye, kültablasına, arasıra karşı duvardaki tabloya bakıyordum ve ihtiyara onu anladığımı... 
14-02-2005 19:16 - Barfly 
Yorgunluktan bezgin bir ruh
arayışını tamamlama uğraşında
uyanır bir gün karla örtülmüş sokakta
penguen edasıyla yürüyüş
soğuğun etkisiyle olsa gerek
işe yaramamazlık duygusu
birşey yapamamak nedeniyle
arakadaşlık ama boş bakışlar üzerine kurulu
kayıtsız ve nihilist
herkes özgür kuşlar gibi.
14-02-2005 15:25 - scarecrow 
En yetenekli öğrenci , en acımasız katil , dünyanın kurtarıcısı, hepsi oydu... Ömrü boyunca haklı bir nedenle -yetenekleri yüzünden- yoldaşlarını , arkadaşlarını hor görmüş... Kimi zaman düşmanlarına , kimi zaman öğretmenlerine öğretmiş... Kişilerin değil kitlelerin saygı duyduğu bir insan haline gelmişti o... Silah kullanmakta o kadar başarılıydı ki , bir çoğu onun karşısına çıkmaktansa intahar etmeyi tercih etti... Onun ismi onun varlığı her yerdeydi ; Bir kahramandanda öte bir totemdi o , yerinde sarsılmaz ve yılmaz bir şekilde duran... Kimsenin bilmediği şey ise onun sadece yalnız bir insan olduğu... 
12-02-2005 21:47 - Azeroth 
..... tik tak, tik tak .....
-yüreğim sallanıyor-
..... tik tak, tik tak .....
-saatler susmuyor-
fonda derin sessizlik... konuşmaya cesareti yok kimsenin...
ve artık.. ismi yok, adımlanan sokakların... ismi yok, kesilen seslerin, çığlıkların...
ve ismi yok, soluksuz kalışların...
zaman, ağır bugün isimsiz diyarlarda... zamanın ismi yok... zaman sallandı... tik... tak...
söz çıkmıyor... dudaklar kilitli... gözler... gözler... bakışsız...
ve şu anda, şimdi... son yolculuk zamanı... gözümden dökülen yaşlarla... mezarını... 
10-02-2005 09:58 - byexpert 
saçma sapan görülen rüyalarda uyurgezerlik yapıyorum..etrafımda olan bitenlere gözlerimi kapadım..nereye gidiyorum,ne zamana kadar uyicam soruları da yok artık..çünkü hayat öyle belirsiz ki..soru sormak saçma..sen hiçbir şey yapmasan da hayat sana tesadüfleri de sunuyor,yazılan kaderini de..ne dostuklar(!) yaşadım ben dinleyip de dinlenmediim..ne aşklar yaşandı küçücük yüreğimin kaldıramadığı..ne acılar çekti omuzlarım günden güne taşıyamaz olduu..dayanılmaz yalnızlıklarım oldu her defasında "bu en kötüsü"deyip de daha yalnızlarını yaşadıım..bende kalan "umut"un son harfini de kullanıp yaşama dönmek istemiyorum..kalbimin atmasına yarayan son gücümü kullanmaya korkuyorum belki de..ya da belki de artık başkaları... 
09-02-2005 17:31 - byexpert 
kilometrelerce öteden sırtını dönmüş bana. önündeki boşluğa bakıyor gel doldur gözlerimi der gibi. bir an sırtımı dönüyorum ona ve işte yine karşımda.
aynı anda dönüyoruz bir kere daha... önümüzde mesafeler ve... 
08-02-2005 22:26 - byexpert 
Her sabah "O"nu tekrar görmüş olmanın mutluluğu ile uyanıyorum. Beni asıl mutlu eden ise onu sadece görebilmek değil, hissedebilmek. Birden kafam karmakarışık oluyor. Gerçek olmadığını bildiğim birşeyi nasıl hissedebilirim? Bunların hepsinin bana aklımın bir oyunu olduğu fikrini kabullenmek istemiyorum. Seviyorum, ama neyi sevdiğimi, niçin sevdiğimi bilmeden... Sözler kafamın içinde boş bir balondaki kum tanecikleri gibi dolaşıyor; o bir hayal, sadece bir hayal... Ama yine de mutluyum. En azından sevebileceğim bir hayalim... 
08-02-2005 22:20 - byexpert 
24 SAAT
Yataktan kalkmak istemediğin
Lanet günlerden biri.
Herkes Lanet olası,
Her şey Tanrının belası.
Dışarı çıkında bir sürü yürüyen organizma,
ne yararı var onların sana?
1 kurşunda her şeyi değiştirmek istersin
Beyinlerine vererek..
Acilen uğraşacak birilerini bulmalısın.
08-02-2005 22:11 - byexpert 
Sap ve samanın iyice birbirine karıştığı günlerdi . Bütün o angaryada kafamdaki tek sabit fikre yöneldim. Kolay oldu yolu bulmak. Öylece duruyordu . Tuttum çektim. Fırlattım attım. Yoktun sen . Pek güzeldi. Rahatladım. Sapı samanı üstüme çektim . O beni boğacağına kendimi boğarım dedim.. usulüne uygun olsun diye.
usul : şartlan , kaçak ol , kendini tut ve yavaşla.
Böylece varış noktam, sonsuz bir ikamette konaklanan yerler oldu . Vardığımda ordaydım , oradayken yokluğumu özlediğim yerlere gitmek isteğiyle susardım. Gizli bir dille kuşatılmış kelimelerdi tek anladığım ve suyun bir hecesi yoktu okuyabileceğim. Anlamsızlıklardan ziyade anladığım şeyler şaşırttı beni , su gibi. Içime her aktığında şaşırdım.
Samanı en çok... 
08-02-2005 22:04 - byexpert 
walpaperdaki model benim..
imzamla butunlestiim an :)
07-02-2005 03:22 - Sound_Of_Silence 
ilk defa agladım mutluluktan ...
sandi iki bocek birarada ufak bir yapragın altına sıgınmıs gibi
ve buldugumu sandıgım yüce sukunet senin yanındayken
hiç bitmesini istemediğim saatler
kule dibinde yanlız belkediğimin ne oldugunu fart ettiğim gündü seni yasadıgım ...
hastalıgım belki ilk defa yaradı bana
gözlerim seni görmesken anladılar sessizliğini
askını gördüm acı içerisindeyken ve sen
o şefkatli ellerinle bana dokundugunda hisasettim aydınlıgı
acı içerisindeyken
04-02-2005 15:59 - bernoulli 
|