..belki de artık başkasının ağzından anlatmalı yaşananları. sanki başkası düşünüyormuş, sanki başkası yaşıyormuş, sanki başkası düşüyormuş da, ben anlatıyormuşum gibi.. ..yazdıklarım; öznesi gizli, daha doğrusu kimliği belirsiz cümleciklerden oluşmalı. zaten
bana özelPublished by NihiList KeLebeK 23-05-2005 |
|
..belki de artık başkasının ağzından anlatmalı yaşananları. sanki başkası düşünüyormuş, sanki başkası yaşıyormuş, sanki başkası düşüyormuş da, ben anlatıyormuşum gibi..
..yazdıklarım; öznesi gizli, daha doğrusu kimliği belirsiz cümleciklerden oluşmalı. zaten hayatımın gizli öznesi değil miydim ben? o halde, neden bu sızlanış? ..kadın, ıslak dudaklarına yerleştirip yaktı sigarasını. tüm nefretiyle çiğnercesine bir hışımla nefes nefese.. ..yok, olmaz. adam.. evet, adam.. ..adam, hayatın kendisini bir kez daha alt ettiğine karar verip, bazı şeylerin asla değişmeyeceğini kabullenerek, boyun eğişine olan öfkesi ile çıkardı sigara paketini gömlek cebinden. kaba, sararmış ellerinin arasındaki sigarayı, çatlamış dudaklarının arasına yerleştirdi. gözlerini küstahça kısarak derin bir nefes çekti. dumanı burun deliklerinden dışarı verirken, ikinci derin nefesi ciğerlerine olan yolculuğuna başlamıştı bile.. ..böyle iyi.. ala.. ..sigara sağlığa zararlıdır. duman avcıları, eşkalini belirledikleri dumanları yaka paça nezarete atıyorlar. işkenceye maruz kaldıklarını beyan eden avlar, tazminat davası açmaya hazırlanıyor.. ..gözlerini tavanda bir çatlağa dikmiş; kontrolünü kaybetmiş düşünceleri arasında boğuşan adam, yıllar önce duyduğu sözleri anımsadı birden. 'içilen her sigara insan ömründen 15 dakika eksiltmektedir' demişti radyodaki adam. hesaplamaya karar verdi. bugün kaç sigara içmişti? 7 tane kaldığına göre.. 13 bu paketten.. 20 de bir önceki.. dünden kalan pakette kaç tane vardı? 7' den az değildi. emindi buna. 7 olduğunu varsaydı. 13, 20.. 7 daha.. oldu mu sana 40. her sigara 15 dakikadan.. 15 çarpı 40.. dört kere beş yirmi, (yaz sıfırı) elde var iki.. -elde bir, 'iki' kaldı zaten.- dört kere bir dört.. iki daha.. altı.. bir de sıfır var en afilisinden.. etti mi sana altıyüz. 600 dakika. böl altmışa.. on.. on saat.. 10/24.. vay vayy.. 0,416666666666666666666666667.. her gün, o günün %41,67 sini sigaraya defediyordu. 'iyi rakam' dedi kafasını sallayarak, onaylarcasına. iyi rakam.. ..'yarınlarımı yiyorum işte' diye düşündü yeni bir sigara yakarken. 'yarınlarımı yiyorum'.. dudakları bu kelimeleri fısıldarken, düşünceleri çoktan başka zamanlara yelken açmıştı. yarınsızlığının çıplak gerçeği ile yüz yüze kalmanın verdiği rahatlama duygusu ile dudağının kenarına adi bir gülümseme yerleştirdi. gözleri yine kısılmış, kaşlarından biri alaycı kıvrımlarla yerçekiminin aksi yönde 'hazır ol'a geçmişti.. |
|
|
|
#1
Gönderen
NihiList KeLebeK
on
23-05-2005, 06:59
|
|
..saatler sonra kapı çaldığında; adamın gözleri hala aynı çatlak ile sevişiyor, kafasında hesaplar yapmaya devam ediyordu. gözlerini çatlaktan ayırmadan doğruldu, terliklerinin yerini tespit için gerekliydi gözlerini ayırması. ayırdı; bir an için yere baktı; terliklerinin yerinden emin olunca, ayakları terliklerle birleşirken, gözleri tekrar kaçamak bir bakış attı düşünce çatlağına. hole geçti. kapıya doğru yaklaşırken, bir an durdu. koşar adım geri döndü salona. minik çatlakçığının halen orada olup olmadığından emin olmak için yapıştırdı gözlerini tekrar tavana. evet, oradaydı.. içi rahat, kapıyı açmaya gitti..
..'günaydın' dedi genç kadın. adam kadının suratına baktı, hiçbir şey söylemeden kapattı kapıyı kadının suratına. 'pazarlamacılardan nefret ederim ben' diye söylene söylene yerine döndü. çatlakçıkla, kaldığı yerden sevişmeye devam etmek istiyordu. aradı, aradı.. ama bir türlü göremedi.. paniğe kapılmıştı. eli ayağına dolandı. 'terk etti beni! olamaz!' diye geçirdi içinden. evi köşe bucak aradı. yoktu! gitmişti işte! 'ben sana ne yaptım kör olası, ne yaptım'.. ..kapı çalıyordu yeniden. koşa koşa kapıya gitti. 'belki geri dönmüştür' diye düşündü. soluk soluğa açtı kapıyı. karşısında, az önce kapıyı suratına kapattığı kadın vardı. 'sana aşık saatlerimi sevdiğini söyleyen adam, başkasına aşık saatlerini kıskanmaya başlamışsam, gitmeliyim..' dedi. dizlerinin bağı çözüldü adamın. çöktü kaldı kapının eşiğinde.. |
|
#2
Gönderen
cavanagh
on
23-05-2005, 07:00
|
|
çok eğlenceli bir anlatım.. betimlemeler çok iyi, okurken kadın.. yok yok adam.. evet, adam.. gözümün önünde canlandı
sanki okumuyor, bir kısa film izliyor gibi..bu arada o adam ya da kadın her neyse.. sen değilsin dimi? o kadar sigarayla.. bilemiyorum yani |
|
#3
Gönderen
NihiList KeLebeK
on
23-05-2005, 07:02
|
|
..artık yazdıklarımda olmamaya karar verdim.. adam mıyım, kadın mıyım, çatlak mıyım, eşik miyim.. bilemiyorum..
![]() |
|
#4
Gönderen
yedi
on
23-05-2005, 09:47
|
|
'Eşik cini' olmaya ne dersin. Hulki Aktunç, son iki eylül, sanırım. Nisa ve diğerleri...
![]() /ben sıladan göçeli bir fasıla /günüm uzar, bir acıdan ödün'üm |
|
#5
Gönderen
NihiList KeLebeK
on
23-05-2005, 10:56
|
|
..'biliyorum' dedi adam. 'kendine aşık saatlerinde, sana aşık kalmak öyle zor ki'.
..kadın da çöktü yanı başına adamın. elini omzuna koydu, ve kulağına fısıldadı; 'seninle son kez sevişmeden gitmek istemedim'. adam hüzünle baktı kadının gözlerine. gravitasyonel çekimine yenik düştüğünü hissetti kadının gözündeki çatlağın. yoz düşünce ve düşlerin ezici baskısı sebebiyle iç dünyasını dengeleyemeyen, ışığı sönmüş bir adam vardı kadının gözlerinde, ve tüm bu basınca dayanamayıp uzay zaman eğriliğinde çökmeye başlamış bir yıldız misali düşsel tekillik noktasına yönelik geri dönüşü olmayan yolculuğunu sürdürüyordu.* ..düşmeye başladığını hissediyordu kadındaki çatlağa, düştükçe; düşünceler, saplantılı tutkular üşüşmeye başlamıştı zihnine. tüm sokaklarını çepeçevre sarıp sarmalamıştı korkunç düşünceler. ..'sesine tutundum' dedi kadın, suçluluk hissedercesine. 'susarsan, unuturum söylediklerini'** ..adamsa, çatlaktaki ivmeli düşüşünü sürdürmekteydi. kayboluşunun yırtıcı tutsaklığını etinde duymaya başlamıştı. parça parça dökülüyordu sanki hücreleri. sonsuz yoğunlukta, sıkışmış bir kütleye dönüşürken anka kuşu misali kendini yeniden var edip edemeyeceğini düşünmeye başlamıştı. oysa, içindeki çocuk çoktan kadının anka-i mugribinin dişleri arasında can vermişti... ../*http://www.zamandayolculuk.com/cetin...ADELIKLERV.HTM ../**kraliçemin satırları... |
|
#6
Gönderen
esen
on
25-05-2005, 12:24
|
|
ilginçlikten fazlası var sanırım ama hadi hayırlısı, güzel bir yazı oluyor devamını bekliyoruz
![]() |
|
#8
Gönderen
yedi
on
26-05-2005, 00:03
|
|
Alıntı: dewam ![]() |
|
#9
Gönderen
NihiList KeLebeK
on
26-05-2005, 11:23
|
|
..bütün giysileri terden vücuduna yapışmıştı. ince bir deri gibiydi ipek geceliği üzerinde. tüm vücudu kasılmıştı; hareket edemiyor, nefes alamıyordu. bir anlık bir çabayla kendini yataktan aşağı attı. sürüne sürüne kapıya ulaşmayı başardı. tüm gücüyle kapının koluna erişmeye çalışıyordu. bir yandan da, yardım çığlıkları atıyor, avazı çıktığı kadar bağırıyordu ve fakat bir fısıltıdan, ıslıktan öteye geçemiyordu çıkardığı ses.. taş zeminin soğukluğunu tüm vücudunda hissediyordu. titremeye başlamıştı. tüm gücü tükenmişti.. üzerindeki ağırlık gittikçe baskısını arttırıyordu. sırtının tam ortasında, omurlarının arasında, üç noktanın şiddetli ağrısını duymaya başladı. özellikle bu üç nokta canını acıtıyordu. gözyaşlarına hakim olamıyordu artık.. 'yardım edin!..'
..yan odada uyuyan kadının 'ne oluyor?' dediğini duyduğunda ümitlendi. 'anne, yardım et!..' içerideki konuşmaları duyuyor, hareketlenmeyi hissediyordu ama bir türlü kimse gelmiyordu yanına.. saatler geçmişti ve hala aynı ağırlık sırtında canını yakmaya devam ediyordu. ..ümidini yitirmeye başladığı anda, son bir kez daha çabalamaya karar verdi. 'senden korkmuyorum' diyerek son gücüyle itti üzerindeki ağırlığı. gitmişti! ..uyandığında sağ tarafına dönük yatmaktaydı yatağında.. sırtındaki acıyı hala duyuyordu. gözlerini araladı. arkasına dönmeye korkuyordu. arkasında onu bekleyen şeyin ne olduğunu kestiremiyor, kıpırdamadan yatmaya devam ediyordu. yavaş ve derin nefesler alarak içindeki huzursuzluğu gidermeye çalıştı. kaslarına hareket emirleri vermeye başladı sonra. küçük, belirsiz hareketlerle vücudunu oynatmaya başladı. sırtındaki acıdan yüzünü buruşturdu. son ve derin bir nefes alarak sırt üstü döndü. sol yanına bakamıyordu hala.. karanlığın içindeki gölgelerden kaçırıyordu gözlerini. gözlerini yere devirerek doğruldu. rüzgar açık balkon kapısından süzülüp, tül perdeleri havalandırdı ve ıslak vücudunu yalayıp geçti. ürpermişti. ipek sabahlığını üzerine geçirip balkona çıktı. ..hava karanlıktı. şehrin ışıklarının sönmesine henüz çok zaman vardı. sabahlığına iyice sarılıp bambu sandalyelerden birinin üzerine kıvrıldı. gözlerini ışıkların oyunlarına teslim etti, düşüncelerini kabusuna.. ..içini buran sıkıntının ne olduğunu bir türlü anlayamıyordu. karın kasları istemsiz kasılıyor, midesini bulandırıyordu. sanki içinde derin ve doldurulması imkansız bir boşluk vardı. dalgın bakışlarını içine çevirdi... |
![]() |
| Etiketler |
| bana |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| küfür edin bana | standard | FRP & Mithology | 10 | 09-02-2005 19:01 |
| Haha naptıınız lan bana | SiLeNoZ | Road Trip | 21 | 29-03-2004 21:25 |